Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Burdur 20°C
Az Bulutlu
http://www.nnchaber.com/wp-content/uploads/2019/11/KUZENLER.gif

BİZİ BİZ Mİ MUTSUZ EDİYORUZ YOKSA BAŞKALARI MI?..

BİZİ BİZ Mİ MUTSUZ  EDİYORUZ YOKSA BAŞKALARI MI?..

Hep mutluluk, mutluluk der dururuz ya, bir ömür boyu… Genelde çoğumuz da mutsuzuzdur.

Oysa işin aslını düşünürsek…

Mutluluk;   insanın kendi iç dünyasına, topluma,  ve dünyaya bakış açısına  dair yansımaların bir toplamıdır. Bir başka deyişle mutluluk, büyük ölçüde insanın kendi elindedir.  Yani mutluluk için, bardağın dolu tarafını görüp görememe mes’elesi, denilebilir.

Zaman zaman “bir kitap okudum hayatım değişti” diye bir söylem duyarsınız ya. İşte benimki de aşağı yukarı öyle oldu. On- on iki yıl önce,  elime bir kitap geçti. Doğrusu o zamanlar bir kitabın hayatımı  bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezdim.  Nihayetinde  okuduğumuz yüzlerce kitaptan birisi gözüyle bakmıştım ona. Meğer yanılmışım.

Adı “Büyük Düşünmenin Büyüsü.”  Yazarı Dr. David J. Scwartz.  İlk defa 1959 da basılmış.

İşte bu kitapta, insanın hayatta mutlu ve başarılı olmasına etki eden faktörler sayılırken  sağlıkla ilgili sorunlar da irdelenmiş ve iki ayrı uçta birer örnek verilmiş. Bunlardan birisi gerçekten hasta olmayıp da  “hastalık hastası” olan bir kötümserin ruh hali, diğeri de ciddi manada hasta olup da hastalığına son derece iyimser bir  bakış açısıyla yaklaşan “iyimserin” ruh hali.

İşte o satırlar…

“Bir öğleden sonra sağlığa karşı doğru ve hatalı tutumu gösteren iki deneyim yaşadım. Cleveland’deki  bir konuşmamı henüz bitirmiştim. Çıkışta 30 yaşlarında bir adam benimle birkaç dakika özel olarak konuşmak istediğini söyledi. Önce toplantıyla ilgili olarak beni övdü, ancak sonra ‘Korkarım fikirleriniz kendimi daha iyi hissetmemi sağlamayacak’ dedi.

‘Biliyor musunuz’ diye devam etti, ‘ kalbimden rahatsızım ve kendimi sürekli kontrol altında tutmak zorundayım.’  Daha sonra konuşmasını, dört doktora gittiğini ancak hiçbirisinin sorunu çözemediğini anlatarak sürdürdü ve ne yapmasını önereceğimi sordu.”

Yazar bundan sonra o şahsa karşı önerilerini sıralar ve satırlarına şöyle devam eder:

” Şimdiye dek dört doktora gitmişsiniz ve hiçbiri de kalbinizde anormal bir şey bulamamış. O halde beşinci doktor son kontrolünüz olsun. Belki de mükemmel işleyen bir kalbiniz vardır. Ama kalbiniz hakkında endişe etmeye devam ederseniz sonuçta çok ciddi bir kalp rahatsızlığına sahip olabilirsiniz. Bir hastalık aramak çoğu zaman hasta olmanıza neden olur.

Bu noktada ayrılmam gerekiyordu; çünkü Detroit’e kalkan uçağa yetişmek zorundaydım. Uçakta ikinci fakat çok daha hoş bir deneyim yaşadım. Kalkışın gürültüsünden sonra, bir tik tak sesi duydum. Şaşkın bir şekilde yanımda oturan adama dönüp baktım. Ses o taraftan  geliyor gibiydi.

Koca bir gülümsemeyle bana baktı ve ‘ Bomba değil, sadece benim kalbim’ dedi.

Elbette şaşırmıştım, o nedenle yaşamış olduğu şeyi anlatmaya başladı. Henüz üç hafta önce ameliyat olmuş ve ameliyatta kalbine plastik bir sübap konmuş. Bu tik, tak sesinin  yeni doku yapay sübapı sarana dek birkaç ay devam edeceğini söyledi. Ona ne yapacağını sordum.

‘Oo,’ dedi ‘ büyük planlarım var. Minnesota’ya döndüğümde hukuk okuyacağım. Bir kamu sektöründe çalışmayı ümit ediyorum. Doktorlar birkaç ay hiçbir şeye aldırmamamı ama daha sonra yeni bir insan gibi olacağımı söylediler.”

Yazar bu konuyla ilgili sözlerini şöyle bitirir:

“İşte size kalp problemine karşı alınacak iki tutum. Birinci kişi organik olarak bir problemi olup olmadığından dahi emin değil, endişeli, canı sıkkın, yenilgi yolundaki duygularına destek verecek birilerini, arıyor. İkinci şahıs, en zor ameliyatlardan birini geçirdikten sonra, iyimser ve bir şeyler yapmaya hazır. Fark sağlığa yaklaşımda yatıyor.  

DR.RAMAZAN CANURAL

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.