Kapat

BÜYÜK OZAN ÖZAY GÖNLÜM…

Anasayfa
Bölge Haberleri BÜYÜK OZAN ÖZAY GÖNLÜM…
Reklam Reklam

BÜYÜK OZAN ÖZAY GÖNLÜM…

On dokuz yıl oldu büyük ozan aramızdan ayrılalı. 1 Mart 2000 de ani ölüm haberini aldığımızda şok olmuştuk. Önemli bir hastalığı olduğunu da duymamıştık doğrusu. Ankara Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Kliniğine kaldırıldıktan üç gün sonra hayata veda etti. Öldüğünde 60 yaşındaydı.

Babasının astsubay olarak görev yaptığı Erzincan da, 1940 yılında doğdu. Birçok sanatçı gibi müziğe erken yaşlarda başladı ve özel bir ders almadı. 60’lı yıllarda TRT ye girdi. Bağlama, üçlü “yaren sazı” çalar, müthiş teatral yeteneği sayesinde, sahne ve plaklarda Denizli’nin yöresel ağzıyla konuşur, dinleyenleri gülmekten kırıp geçirirdi. Onun Ummahan Nine’nin Mektuplarını dinleyip de gülmeyen, neşelenmeyen insan olmaz, dinleyen bir daha dinlerdi.

Sevgili Özay Gönlüm’ün bu mektupları okuyuşu çok ama çok güzeldi, ona kuşku yok. Ama ya mektupların sözleri? Onlar da on numara… Tam da Acıpayam, Tavas, Kızılcabölük ve Denizli’den tutun da; merkezine Gölhisar ve Burdur’u koyduğunuzda bütün Teke yöresi kültürünü bire bir yansıtan çok harika bir şiveydi bu.

Bu mektupların yazarını bilen var mı? Belki var ama, elbette çok az. Bizde modadır ya, bir eser meşhur oldu muydu, hemen onu söyleyen sanatçıyla özdeşleşir. Bestecisi ya da güftecisi çok az bilinir. İşte bu mektuplar da öyle. Bunları yazan kişi, Acıpayam’ın Kırca köyünde doğup büyüyen ve 28 Şubat 1999 da aramızdan ayrılan emekli öğretmen Mehmet Yılmaz. Hocamızı burada anmak elbette bir vefa borcudur.

Gelelim biz yine Özay Gönlüm’ümüze…

Derin izler bırakmış bir sanatçımız, medar-ı iftiharımızdır Özay Gönlüm… Anadolu’yu ve özellikle bizim yöremizi karış karış gezerek sayısız eserin derlenmesini sağlamıştır. Tıpkı Sivaslı Muzaffer Sarısözen, Diyarbakırlı Celal Güzelses, Dirmilli Kadir Turan gibi…

Geçen gün İncilipınar’da yeni hizmete açılan görkemli Nihat Zeybekçi Kültür Merkezinde düzenlenen Özay Gönlümü Anma Gecesinde; Şef İsmail Barkan yönetimindeki Denizli Büyükşehir Belediye Konservatuarı Korosu tarafından söylenen bir çok türkü de yine Özay Gönlüm’ün derlemesiydi: Azimem, Şu Dağlar Tepe Tepe , Denizli’nin Adım Adım yolları, Evlerinin Önü Bulgur Kazanı, Çözdal Mustafali, Asmam Çardaktan, Osmanımın Mendili Saman Sarısı, Cemilem, Dudu Gız, Mendil Verem mi ve daha birçok türkü …

Ben Büyük Ozanla tanışma onurunu yaşamadım. Ama onunla ilgili çok güzel bir anım var. Onu burada yazmazsam, bu yazı benim açımdan eksik kalırdı…

2008 yılı… Denizli Devlet Hastanesi Başhekimliğine yeni atandım. Hastanemizin yan tarafında bulunan eski SSK Hastanesini yıktık ama , 45 adet poliklinik binasına dokunmadık. Çünkü yeni ve kullanılışlıydılar. Kullanıyorduk ama, epeyden beri beni rahatsız eden bir durum vardı. Buranın adını hiç beğenmiyordum. Hastalar orayı sorduğu zaman “Eski SSK Poliklinikleri” diye tarif etmek hiç işime gelmiyordu. Buraya güzel isim gerekirdi. Hastanede hemen bir anket düzenledim. Birçok isim önerildi. Merkezefendi,Pamukkale, Servergazi vs gibi. Hiç birini cazip bulmadım. Bir gün radyo dinliyordum. Birden rahmetlinin adı geçti. Hah bulmuştum! Buranın adı “Özay Gönlüm

Poliklinikleri” olmalıydı. Valilikten ve rahmetlinin Kütahya’da yaşayan eşi ve çocuklarından izin alarak bu polikliniklere “Özay Gönlüm Poliklinikleri” adını verdik. Denizli genelindeki tüm yetkililerin katılımı ve büyük bir törenle tabelayı astık.

Tıpkı Belediye Başkanlığı dönemimizde “Eski Denizli Caddesi” olarak anılan caddemizin adını “Recep Tayyip Erdoğan Caddesi “ olarak değiştirdiğimiz gibi…

Bu büyük insanların adını geleceğe taşımanın minik bir vesilesi olabilirsek kendimizi mutlu sayacağız. Milletimizin ortak değeri kıymetli sanatçımız Özay Gönlüm’e Allah’tan rahmet diliyorum.

Dr.Ramazan Canural

Reklam Reklam Reklam