Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Burdur 29°C
Açık

OKULLAR AÇILIRKEN İHL’LERİN DURUMU!!

19.08.2019
A+
A-

OKULLAR AÇILIRKEN
İHL’LERİN DURUMU!!
Nasip ve kısmet olursa ki, inşaAllah hayırlısıyla olur ve tüm okullar gibi İHL‘ler de kazasız belâsız açılır, ‘problemsiz ve aralıksız’ bir şekilde öğretim-eğitime devam ederler ve sonunda hepisi de vatana, millete ve devlete olduğu kadar dîne-diyânete yayarlı birer birey olarak mezun olurlar… Eylül ayının başında Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve orta dereceli okullarda 2019-2020 Öğretim Eğitim Yılı başlayacak inşaAllah… O nedenle, ben daha şimdiden ve yazımın başında bu yılın tüm öğrenci, öretmen ve velilerimiz için hayırlı-uğurlu olmasını diliyorum… Daha sonra da genelde tüm öğretmenlerimiz ile öğrencilerimizin, özelde de kendisi eski bir İmam-Hatip Okulu mensubu ve 3 oğlundan 3’ü de İHL mezunu olan bir velî ve nâçiz bir gazeteci olarak İmam Hatip Lisesi (İHL) öğretmen ve öğrencilerimizin durumlarını ele almak istiyorum:
Şöyle ki, Türkiye de okulların tamamı Cumhuriyetle yaşıt ve binaların tamamına yakını Devletin malı olsa da, İmam Hatip Liselerinin durumları biraz faklı. Çünkü, bu okulların binalarının ve yurtlarının bir çoğu fakir ama dindar halkımız tarafından yaptırıldı.
Yani, 1924 yılında ve ‘İmam Hatip Oulları’ adı altında ve 29 Merkez de açılan bu okullar, 4 yıllık eğitim seviyesinde ama öğremenlerinin hiç biri dînî eğitim ve öğretim görmemişleridi! Ki, bu okulları açtıranların esas niyetleri ve asıl maksatları da zâten dindar insanların, köylülerin kasabalıların.., kısaca Anadolu insanının gönlünü almak, lâik Cumhuriyete bağlı ve ‘güya’ aydın din adamı yetiştirmekti. Ki, bu okullarımız da meslek dersi öğretmeni olmadığı gibi, ders saatlerinin büyük bir bölümü de bilim ve yabancı dil ağırlıklı idi…
Hal böyle olunca da dindar halkımız bu okullara fazla rağbet etmedi..! Dolayısıyla da 1924 yılında 20 olan İmam Hatip Okulu sayısı 1930 yılına gelince “Öğrenci yokluğu” gerekçesiyle-bahanesiyle kapatıldı!
Ve, ve, ve koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti Millî Eğitimi, 1930-1948 yılları arasını, yani Ülkemiz 20 yıla yakın bir süre bir tane bile din öğretimi ve eğitimi veren okuldan mahrum ve insanı da bunlardan mahzun bir 20 yıl geçirdi maalasef! Ve ülke bu yokluğun acısını çok çekti…
1930’LU YILLAR İMAM HATİPLERİN ÖLÜM YILLARI
1950’Lİ YILLAR İSE, İHL’LERİN DOĞUM YILI OLMUŞ
Türkiye’de İmam Hatip okullarının 1924-1930 yılları arasındaki durumu aşağı yukarı böyle… Ancak, dindar, dînine-dîyanetine bağlı, hattâ aşık olan necip milletimiz bu okulların mâkus talihini 1950 yalında iktidara taşıdığı Adnan Menders’in Partisi’nin aracılığıyla değiştirmeye başlamış… Yani, Menderes Hükümeti, içindeki mason bakanların ve TBMM’deki imam hatip okulu karşıtı milletvekillerinin itirazlarına rağmen ülke de 7 İmam Hatip Okulu açmış; dolayısıyla da talihsiz ülkemizin ve dindar halkımızın kem talihini değiştirmişti! 1970 yılına gelindiğinde de bu sayı 72’ye çıkartılarak bu okullarımızın önleri açılmış ve sayıları çoğaltılmıştı!
BİZ AİLECE VE MİLLETÇE İHL’LİYİZ!
Hatırlatmakta fayda var: Bütün okullar, tüm öğrenci, öğretmen ve velîler bizim. Ancak, biz aile ve çevre olarak İHL’ye daha yakın ve ilgiliyiz. Çünkü, bizde bu okulların mezunu da, mensubu da, en azından gönüllüsü veya sempatizânı da oldukça fazla…
Şimdiki durumlarını bilmiyorum, fakat bir dönem bu okullarımız da 17 ayrı ders vardı. Ve bu 17 ders içinde Kur’an-ı Kerim derslerine ayrılan günlük süre bir saat civarında idi… Daha doğrusu, bu okullarımız o dönemler de dîn eğitimi veren bir okul olsa da din derslerine ayrılan süre oldukça kısa; din dersi veren öğretmen sayısı ise çok az idi! Yani, bu okulların öğrencileri, diğer okullarda verilen derslerin tamamını görüyorlar, sadece artan zamanlarda din öğretimi görüyorlardı. Din eğitimi ise (yok) denecek kadar azdı!
İHL’LİLER FARKLI OLMALILAR!
Yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, bütün okullar bizim ve bütün okulların öğretmen, öğrenci ve velîleri muhteremdir. Ancak, askerî okulda okuyan ve bir komutan adayı olan öğrenci nasıl askerliği iyi öğreniyor ve komutanlığa hazırlanıyorsa; bir imam-müezzin, müftü ya da din insanı veya dindar bir vatandaş ya da yönetici olmaya aday olan bir İHL’li de hem iyi bir öğretim görmeli ve eğitim almalı. Ve aldığı o eğitimin de, gördüğü dersin de ve mezun olduğu okulunun da hakkını verip diğer okulların mezun ya da mensuplarına iyi-güzel örnek olmalı! Çünkü, insanımız bu okullarımızın öğrenci, öğretmen ve velîlerinde, diğerlerinden daha fazla hassasiyet istiyor, bekliyor. Ve bunların en küçük hata ya da kusurlarını bile büyük görüyor…
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; İmam Hatip kökenli, kitap, sünnet, icmâ ve kıyası fuhaka çevreli bir ailenin en mücrim bir ferdi olarak ben bu okullarımıza büyük önem veriyorum… Ve bu okullarımızın maddî-mânevî başarılarıyla seviniyor, tersi durumlarda ise üzülüyorum. Ve okulların açılmasına kısa bir süre kaldığı için böyle bir hatırlatmada bulunmak istedim…’ diyor, herkese ‘İHL’li saygılar sunuyorum.
AMACIMIZ İNSAN, AHLÂKIMIZ KUR’AN
Büşra Oruç (Ebû Sadık Anadolu İHL Öğrencisi)
TACETTİN AKBAŞ

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.