Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Burdur 14°C
Sisli

Su ve Sulak Alanlar değerlidir, çevresine hayat verir

03.02.2019
A+
A-
Su ve Sulak Alanlar değerlidir, çevresine hayat verir

Su ve Sulak Alanlar değerlidir, çevresine hayat verir

Bugün 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü; Ramsar Sözleşmesi olarak bilinen “Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi”, 1971 yılı Şubat ayında İran’ın Ramsar kentinde imzalandı. Sözleşmenin imzalandığı 2 Şubat tarihi, sulak alanların korunmasının önemine kamuoyunun dikkatini çekmek üzere 1997 yılından bu yana “Dünya Sulak Alanlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı.

Sulak Alanlarımızın tüm canlılar için önemini, değerini ne kadar biliyoruz? Sularımıza Sahip çıkabiliyor muyuz? Bu gün bu sorulara evet demeyi, ‘’Sulak Alanlar Gününüzü’ ’kutlamayı çok isterdim. Ne yazık ki Türkiye de son 60 yılda kurutma, doldurma, su sistemine müdahaleler nedeniyle Marmara Denizi büyüklüğünde Sulak alanımız yok oldu. Göller yöresindeki irili ufaklı göllerin (Isparta, Burdur, Afyon, Denizli, Konya’nın bir kısmındaki )65 gölden yarısı kurumuş, birçoğu kuruma tehdidi altında.

Türkiye’nin önemli Sulak Alanlarından birisi olan Burdur ve çevresine, burada yaşayan tüm canlılara, balıklara, kuşlara, bitkilere hayat veren Burdur Gölü de kirlenme ve kuruma tehdidi altında! Son 40 yıl içerisinde sularının üçte birini kaybetti, gittikçe küçülüyor, su seviyesi çok düştü, zaman zaman gölde kirlilik nedeniyle sarıya boyanıyor, gölün kıyısına gittiğimizde sudaki bulanıklığı, kirliliği, küçülmeyi çıplak gözle de rahatlıkla görebiliyoruz.

Dünyada nesli tehlike altında olan dikkuyruklar da beslenme alanları bozulduğu için gelmiyor artık. Sayıları çok azaldı en son sayı 51

Yalnız Burdur Gölünde yaşayan, endemik bir tür olan Burdurikus balıkları da da bundan etkileniyor.

Acil önlemler alamazsak gelecek nesiller bu güzellikleri göremeyecek. Gelecekte Burdur da yaşam sürsün istiyorsak su ve sulak alanlarımıza sahip çıkmalıyız.

Burdur Gölü neden kuruyor?

-Tarımda sulama amaçlı çok sayıda açılan kuyular bunların çoğu kaçak, Yer altı su seviyeleri çok düştü. Eskiden 15 metre derinlikten çıkan su, bugün 30–40 metreden çıkıyor.

-Akarsular üzerine yapılan barajlar ve göletler nedeniyle de akarsular göle ulaşamıyor.

-Küresel İklim değişikliğinin etkilerinin görülmeye başladığı günümüzde yaz kuraklığı daha da arttı, kışın eskisi gibi karlarda yağmıyor. Bundan sonrada bölgemizde kuraklığın artacağını bilim adamları söylüyor.

-Gölün çevresinde bulunan çok sayıda mermer ocakları da çevreyi ve ekosistemi olumsuz etkiliyor.

Havuz problemini hepimiz biliyoruz, dereler göle ulaşamaz, göle su girişi olmaz, göl beslenemezse göl kurur.

-Burdur Gölünde kirliliğin nedenleri?

Tarımda kullanılan kimyasal gübreler, pestisitler, evsel, sanayi atıkları, vahşi depolama ile de toprak ve dolayısı ile sularımız kirleniyor, sular ile kirlilik göle taşınıyor. Su havzalarında yer alan toprak, su kaynakları, orman mera, insan faaliyetleri bir bütünün parçaları aralarında karşılıklı bir ilişki var. Topraklarımızı, yeşil alanlarımızı koruyamadığımızda sularımızı, göllerimizi de koruyamayız.

-Burdur Gölü kurursa ne olur? Burdur da sıcaklık ve kuraklık artar, erken donlar görülür. Bundan tarım ve hayvancılık zarar görür. İşsizlik artar, birbirine bağlı olarak ticaret etkilenir ve göç başlar.

– Burdur Gölünün Korunması için neler yapabiliriz?

— Bunun için acilen Göl havzasında ürün deseni planlaması yapılarak, Şeker pancarı gibi çok su isteyen ürünler yerine su istemeyen ürünler ekilebilir. Su kısıtı olan illerde bazı tarım ürünlerine örneğin, fiğ gibi ürün desteği veriliyor. Bu konuda çalışmalar yapılabilir.

—Salma sulama yerine damlama sulama bölgenin tamamında zorunlu olmalı.

—Su koruma kullanma dengesi gözetilerek özenle yönetilmeli.

—Mevcut yeşil alanlarımızı koruyarak her yıl tohum ekmeli fidan dikmeli yeşil alanlarımızı artırmalı, doğaya dost yaşamalıyız.

-Dağlar, ovalar, akarsular, yeşil alanlar bir bütünün parçaları, birbirine bağlı. Kalkınma planları yapılırken bütüncül bakış açısı ile koruma kullanma dengesi gözetilerek yapılmalı.

Ben Burdur‘u, ülkemi, doğayı seviyorum demek yetmez. Sevmek kuru kuruya olmaz ona hizmet etmeye gönüllü olmalı, çok geç kalmadan, kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri çiftçiler, bilim insanları 7 den 70 ‘e herkes sen, ben demeden bir araya gelmeli el ele vererek bu doğal güzelliğimizi değerlerimizi korumalı yaşatmalıyız. TEMA Vakfı Burdur Temsilcisi -Gülser Bülbül

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.