Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Burdur 10°C
Yağışlı

Taceddin Akbaş Yazdı: TV’ler Reyting İçin Herşeyi Yapıyorlar

05.11.2019
A+
A-

TV’LER, REYTİNG İÇİN

HERŞEYİ YAPIYORLAR

İyi bir tv izleyicisi olmamakla birlikte, ATV’de bir müddettir yayınlanmakta olan “Bir zamanlar Çukurova” dizisinin beğenerek izliyordum. Çünkü, konu bizim çocukluk dönemimize hitâbediyor, oyuncularda rollerini iyi oyuyorlardı. Meselâ Kerem Alışık’ın rolü de, sözleri de iyi ve güzeldi. Ancak, dizinin son birkaç bölümünde bizim inanç ve kültürümüze veya genel ahlâkımıza uymayan bir ilişki devreye girmeye, yani evli bir kadın eski bir sevgilisine ilânıaşk etmeye başladı! Derken hiç seyretmediğim bir dizi olan ve Show Tv’de yayınlanan Çukur adlı dizi’ye de başta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olmak üzere çok kişiden eleştiriler gelmeye başladı…

Diğerleri neyse ne amma, bir dönem benim de içinde bulunduğum Ahmet Çalık’ın eski kanalı Sabah Grubu’nun yeni ATV’si de zıvanadan çıkmış olacak ki, yayınlanan diziler ve bu dizilerin bazı bölümleri genel ahlâk, yerli ve de millî prensip, sahneleri ise müstehcenlikte sınır tanımamaya başlamış. Ve bunlardan biri ise Çukur adlı Dizi imiş! Ve bu dizinin senaryosu, daha doğrusu dakikalarca süren müstehcen,müptezel, bayağı-âdî sahneleri Dallas ve benzeri dizileri aratmıyor olmalı ki, o ahlâksız sahneleri ODA Tv bile eleştirmiş…

YOZLAŞMANIN, HATTÂ SOYSUZLAŞMANIN

ADI ÖNCE SİNEMA İDİ, SONRA DİZİ TV; EN

SONUNDA DA TELEFON/İNTERNET OLDU!

Biz delikanlığa adım attığımız yıllarda ‘televizyon’ diye bir ucube, dolayısıyla da tv filmi ya da dizisi yoktu… Fakat, yazlık ve kışlık sinema salonları vardı ve biz sık sık o sinemalara giderdik ve bazı filimlerde de ahlâksız sahneler olurdu. Ancak, o ahlaksız sahneleri sadece sinemalara giden insanlar görüp seyrederdi… Ancak, önce televizyonun, bilgisayarın ve internetin evlerimize, sonra da telefonların ceplerimize girmesiyle birlikte hemen herkes ve bilhassa gençler, hattâ küçük yaştaki çocuklar her şeyi seyreder, her ahlaksızlığı öğrenir oldu!

Yani, yozlaşmanın, ahlâksızlaşmanın, hattâ soysuzlaşmanın adı önce sinema, sonra tv, en sonunda da telefon ve internet oldu!

SUÇ ALETLERDE DEĞİL, KULLANICILAR DA

Aslında internet, televizyonlar ve telefon gibi aygıtlar mükemmel îcatlar ve güzel aletler. Çünkü, küçük abdestine bile söz geçiremeyen insanoğlu, îcâd edip geliştirdiği bu aygıtlar sâyesinde dünyanın bir ucundan diğer bir ucunda olan hemen herşeyi görüp duyabiliyor… Ve yaptığı küçük bir atom bombasıyla koca dünyayı yerle yeksân edebilme imkânı yakalıyor! Bu da insanoğlunun kendisini de, kâinatı, televizyonun ve telefonun da, internetin de, bilgisayarın ve atom bombasının bir molekülü, elementi ve sairesi olduğunu, bunları da yararatan birinin olduğunu ya da olması gerektiğini akla getiriyior! O (Bir)in de yüce Allah olduğunu hatırlatıyor..!

Kısacası, ne sinema veya televizyon, ne bilgisayar veya internetin aslında kötü birşey olmadığını, onu kötü yapan şeyin kullanıcıları olduğunu; meselâ bir bıçağın cerrahın elinde can kurtardığı gibi, ketilin elinde de can aldığını hatırlatlak istiyorum:

DİZİLER YALNIZ MÜSTEHCENLİĞİ DEĞİL

HER TÜRLÜ ŞİDDETİ ve CİNÂYETLERİ DE

KAVGAYI DÖVÜŞÜ DE TEŞVİK EDİYOR!!!

Yukarıda da belirttiğim gibi, sinemalar belirli sayıda kişilere hitabediyordu. Fakat, tv’ler, telefon ve internet hatları hemen herkese ulaşıp hitabedebiliyor. Yani, adına tv dizisi, sosyal medya ve telefon-cep telefonu gibi şeyler denen aygıtlar hemen her insanın evinde ve cebinde cirit atıyor! Yani, dünyanın globalleştiği, âdetâ bir köy haline geldiği ve bu kadar çok sayıdaki ahlâk bozucunun evlerimize yerlerimize ve ceplerimize girecek kadar küçüldüğü bir devir ve ülke de kimsenin can, mal, ırz ve namus emniyetinden söz edilemez..! O nedenle, ben ‘Cenab-ı Hakk nefsimizi ve neslimizi bütün şerlerden, şerli yapım, yapıt ve insanlardan korusun..!’ diye dua ediyor, herkese ‘emniyetli’ saygılar sunuyorum.

KÖTÜ AHLÂK YOKSULLUK GETİRİR

Câferî Sâdık

———————————————– ——–

AHLÂK, CEMİYETİMİZİN TEMELİDİR

De Cheteaaubriand

AHLÂK CENNETİN BİR KAPISIDIR

Yeşim Uğurlu

———————————————————–

AHLÂKSIZ BİR MİLLETİN BATMASI HAKTIR

BİZ SÂHİP ÇIKARSAK BU MİLLET BATMAYACAKTIR

Taceddin Akbaş

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.