TARIM ve Orman Bakanlığı tarafından yeni balık av sezonunda avcılığa bazı düzenlemeler getirildi. 1915 Çanakkale Köprüsü'nün 200-250 metre çevresinde balık avcılığı yapmak yasaklandı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi'nden Prof. Dr. Uğur Altınağaç, "Bu hem seyir emniyeti, hem köprünün güvenliği ve balıkların da o noktada bir kaçış alanı olması açısından, olması gereken bir yasak. Düzenleme olarak uygulanan metrajlar da gayet makul ve mantıklı" dedi.
Çanakkale Boğazı'nda ve uluslararası sularda gırgır, trol ve çevirme ağlarına av yasağı 1 Eylül itibarıyla kalktı. Yasağın kalkmasının ardından 'Vira Bismillah' diyen balıkçılar denize açıldı. Sezonun başlamasıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ticari ve amatör avcılığa yeni düzenlemeler getirildi. Bu kapsamda 1915 Çanakkale Köprüsü'nün 200-250 metre çevresinde balık avcılığı yapmak yasaklandı.
ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Altınağaç, alınan kararı değerlendirdi. Av sezonun başlamasıyla balıkçılara bol ve bereketli bir sezon dileyen Prof. Dr. Altınağaç, "Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından balık avcılığına ticari ve amatör kapsamda düzenlemeler getirildi. Bu düzenlemenin Çanakkale özelinde bizi ilgilendiren kısmı Çanakkale Köprüsü'nün yaklaşık 200-250 metre civarında etrafına ticari ve amatör olarak bir avcılık yasağı getirilmesiydi. Koordinatlar yeni sirkülerde verilmiş. Bu hem seyir emniyeti açısından hem de köprünün güvenliği açısından ve balıkların da o noktada bir kaçış alanı olması açısından bize göre olması gereken bir yasak. Düzenleme olarak uygulanan metrajlar da gayet makul ve mantıklı" diye konuştu.
'AMATÖR AVLANAN BALIKLARIN DA KONTROLÜ İÇİN BÖYLE BİR SİSTEM GELİŞTİRİLDİ'
Amatör balıkçılıkta orkinos avcılığına izin belgesi getirildiğine dikkati çeken Prof. Dr. Altınağaç, "Daha önce amatör olarak avlanan balıklar Tarım ve Orman müdürlüklerine bildiriliyordu. Fakat şimdi denize çıktığında 'Artık ben Orkinos avlayacağım' diye izin belgesinin oluşturulması gerekiyor. Bunun gibi birçok düzenleme, mesela iç sularda yüzen adaların üstüne çıkarak avcılık yapılması yasaklanmış. Zaten ekolojik olarak çok mantıklı bir şey değildi. Bunun gibi pek çok yasak getirilmiş. Orkinosun avcılığını Uluslararası Atlantik Ton Balıklarını Koruma Komisyonu açılımı ile ICCAT dediğimiz kuruluş yürütüyor. ICCAT bütün orkinosun kotasını kontrol eden bir kuruluş. Ticaride bu kota teknelere, özellikle gırgır teknelerine verilerek avcılığı yapılıyordu. Fakat amatörde bunun hiçbir şekilde bir kontrolü yoktu. Bu amatör olarak avlanan balıkların da kontrol edilebilmesi amacıyla böyle bir sistem geliştirildi. Çünkü Türkiye'de ICCAT'a bu kota konusunda bir bilgi ve hesap vermek durumunda. O nedenle Türkiye'nin orkinos kotasının belirlenmesi konusunda böyle bir uygulama yapıldı" dedi.
Prof. Dr. Altınağaç, şöyle devam etti: "Yüzen adalar, daha çok iç sularda ekolojik olarak koruma altında olan bölgeler. Bu yüzen adaların üzerine çıkarak balıkçılık yapmak ekolojik anlamda adaya zarar veriyor. Çeşitli yosun, ot gibi floranın birleşmesiyle oluşan yapıya zarar vermemek açısından bu adaların üzerine çıkarak balık avcılığı yapmak yasaklanmış durumda. Yeni düzenlemeler kapsamında bazı sahalar avcılığa açılırken, bazı sahalar da kapatılmış. Mesela Antalya'nın Üç Adalar mevkisi avcılığa kapatılırken, diğer avcılığa yasak olan bölgeler de koordinatları genişletilerek avcılığa açılmış. Bu değişen süreçte bazı şeylerin güncellenmesi gerekiyordu. Tarım ve Orman Bakanlığı da bunu yapmış. Yani yeni güncellemelerle balıkçılık sahalarını da düzenlemeye gitmiş." (DHA)