Yalova’da yaşanan ve üç emniyet personelinin şehit düştüğü alçak saldırı, Türkiye’de terörle mücadele stratejilerini yeniden tartışmaya açtı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bucak İlçe Başkanı Av. Ahmet Sedat Oktay, bölgedeki terör dinamiklerine dair çarpıcı bir analiz paylaşarak, terör örgütleri arasındaki "hafıza devri" tehlikesine dikkat çekti.
"Doğal Çözülme Süreci Bilinçli Engellendi"
Yalova’daki hain saldırıda şehit olan emniyet mensuplarına rahmet dileyerek sözlerine başlayan Başkan Oktay, Türkiye’nin uzun yıllardır mücadele ettiği etnik ayrılıkçı terörün, emperyalist güçlerin yönlendirmesiyle belli bir aşamaya geldiğini belirterek, PKK’nın Türkiye içinde eleman temini ve toplumsal karşılık noktasında tıkandığını ifade etti.
“PKK, Örgüt Hafızasını IŞİD’e devretmeye hazırlanıyor.”
Cumhuriyet Halk Partisi Bucak İlçe Başkanı Av. Ahmet Sedat Oktay yaptığı açıklamada, " Yine büyük bir acıyı hep birlikte yaşadık.
IŞİD terör örgütünün Yalova’da gerçekleştirdiği alçak saldırı sonucunda üç emniyet personelimiz şehit olmuştur. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır; milletimize başsağlığı diliyoruz.
Türkiye’nin uzun yıllardır mücadele ettiği etnik ayrılıkçı terör örgütlerinin, ABD ve emperyalist güçlerin yönlendirmesiyle belirli bir aşamaya ulaştığı; bu yapıların artık Türkiye içinde eleman temini ve toplumsal karşılık üretme konusunda tıkandığı bilinen bir gerçektir. Bu tıkanıklık, plansız ve ilkesiz biçimde başlatılan yeni bir ihanet sürecini beraberinde getirmiştir.
Aksi halde, bölücü terör örgütü İmralı’da lideriyle birlikte siyasal ve toplumsal karşılığını yitirerek tarihe karışacak; liderinin ölümüyle de fiilen sona erecekti. Ancak bu doğal çözülme süreci bilinçli biçimde engellenmiştir.
Bugün gelinen noktada, iktidar bloğuna MHP üzerinden, terör örgütünün varlık gerekçelerini meşrulaştırma ve yeniden dolaşıma sokma görevi verilmiştir. Bu tercihle, bir yandan PKK’nın siyasal beklentileri tatmin edilirken, diğer yandan Suriye ve Irak’taki yapılanmalar üzerinden ABD’nin bölgedeki etkinliği artırılmak istenmektedir.
Bazı çevrelerce başlatılan ve hızlandırılan “PKK’ya iltifat” sürecinin temel nedeni, bu örgütün etnisite temelli siyasetinin artık Türkiye toplumunda karşılık bulmamasıdır. Anadolu’nun tamamına dağılmış Kürt kimliğiyle bütünleşemeyen PKK, bu nedenle Türkiye açısından bir iç tehdit olmaktan çıkmıştır.
Ancak bu durum, tehdidin sona erdiği anlamına gelmemektedir. ABD’nin yeni dönemdeki stratejisi; giderek sekülerleşen Türk toplumunu, bu kez İslamcı terör örgütleri eliyle istikrarsızlaştırmaktır. İmralı’daki caninin son dönemde verdiği “İslam temelli toplum” mesajları, bu yeni taşeronluğa hazır olunduğunu açıkça göstermektedir. PKK’nın feshi görüntüsü altında, örgütsel hafızanın ve kadro deneyiminin radikal İslamcı yapılara aktarılması hedeflenmektedir.
Yalova’da yaşanan saldırı, ne yazık ki Türkiye’nin herhangi bir yerinde tekrar edilebilecek niteliktedir. Yeni yıla girerken yurttaşlara yönelik “kutlama yapamazsınız” tehditlerinin artacağı, bu saldırıların toplumsal gerilimi ve ayrışmayı derinleştireceği açıktır.
Türkiye’nin ihtiyacı; terörle pazarlık değil, terörle kararlı ve tutarlı mücadeledir.
Bu topraklar, emperyal projelere ve taşeron yapılara teslim edilemez. " ifadelerine yer verdi.