Bu Acı Burdur’un Hafızasından Silinmemeli
12 Mayıs 1971’de yaşanan Burdur depremi hafızalardaki yerini koruyor.
12 Mayıs 1971 sabahı saatler 08.26’yı gösterdiğinde, Burdur güne sıradan bir sabahla değil, hafızalara kazınacak büyük bir felaketle uyandı.
Merkez üssü Yazıköy ve Yarıköy çevresi olan 6.2 büyüklüğündeki deprem, yalnızca binaları değil, bir şehrin sosyal yapısını ve yaşam alışkanlıklarını da derinden sarstı. Aradan geçen 55 yıla rağmen, o sabahın izleri Burdur’un hafızasında hâlâ canlılığını koruyor.
Depremde resmi kayıtlara göre 57 kişi hayatını kaybetti, binlerce yapı hasar gördü. Özellikle Yazıköy, Yarıköy ve Hacılar Köyü çevresinde büyük yıkım yaşanırken, Burdur şehir merkezinde de çok sayıda ev kullanılamaz hale geldi. O dönemde yaşanan panik, toz bulutları arasında yakınlarını arayan insanlar ve göçük altından yükselen yardım çığlıkları, felaketin en ağır yüzünü ortaya koydu.
Ancak 1971 Burdur Depremi yalnızca birkaç dakikalık bir sarsıntı olarak tarihe geçmedi. Deprem sonrasında başlayan göç hareketi, kentin ekonomik ve sosyal yapısını uzun yıllar etkiledi. Özellikle zanaat ve ticaretle uğraşan birçok aile, yaşanan yıkımın ardından farklı şehirlere taşınmak zorunda kaldı. Bu süreç, Burdur’un nüfus yapısında ve kent yaşamında kalıcı değişimlerin başlangıcı oldu.
Burdur’un bulunduğu bölge, aktif deprem kuşağında yer alıyor. Tarih boyunca büyük sarsıntılar yaşayan kentte, 1971’de yaşanan felaket bölgenin deprem gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Depremin ardından kentte büyük bir yeniden yapılanma süreci başlatıldı. Devlet ve vatandaşların ortak çabasıyla kısa sürede binlerce konut inşa edilirken, altyapı çalışmaları da hız kazandı. Yüzlerce aile yeniden evlerine kavuşurken, Burdur adeta küllerinden yeniden doğdu.
Bugün ise 55 yıl önce yaşanan o büyük felaket, yalnızca geçmişin acı bir hatırası olarak görülmüyor. Son yıllarda Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan büyük depremler sonrası Burdur’da deprem hazırlığı yeniden gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi. Uzmanlar, uzun süredir büyük bir deprem yaşanmamış olmasının riskin ortadan kalktığı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor.
Kentte bugün hâlâ o günü yaşamış insanların anlattığı hikâyeler konuşuluyor. Bazıları için bir yakınını kaybettikleri gün, bazıları için ise hayatlarının tamamen değiştiği bir dönüm noktası olarak hafızalarda yer alıyor. Burdur’da 12 Mayıs tarihi, yalnızca bir depremin yıl dönümü değil; dayanışmanın, yeniden ayağa kalkmanın ve afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemini hatırlatan güçlü bir hafıza günü olarak görülüyor.