İZMİR'İN Narlıdere ilçesinde 2018 yılında meydana gelen ve yıllardır "intihar" olarak kayıtlara geçen ancak ailenin ısrarlı hukuk mücadelesiyle cinayet şüphesi güçlenen Dorukhan Büyükışık davasında tarihi bir gelişme yaşandı. İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuksuz yargılanan beş sanık hakkında "kasten öldürme" ve "delilleri karartma" suçlamalarıyla yakalama kararı çıkardı. Kararın ardından gözaltına alınan sanıklar, mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Sekiz yıl sonra gelen bu kritik karar, kamuoyunda "adaletin tecelli etmesi adına dönüm noktası" olarak nitelendiriliyor. İşte davanın seyrini değiştiren o sürece dair detaylar...
8 Yıl Sonra Gelen Tutuklama Kararı
Adalet Bakanlığı tarafından yeniden başlatılan ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titizlikle sürdürdüğü soruşturma kapsamında, olayın yaşandığı "Bulut Orman Evleri" projesinde görevli olan ve tutuksuz yargılanan Hüseyin Kaya, Hulusi Aras, Tayfun Çakmakçı, Ali Gülbaşı ve Bilal Çelik hakkında savcılık mahkemeye yeni bir talepte bulundu.
Mahkeme heyeti, savcılığın sunduğu yeni deliller, tanık beyanları ve dijital kayıtları değerlendirerek sanıklar hakkında "kasten öldürme", "suç delillerini yok etme, gizleme ve yer değiştirme" ve "yalan tanıklık" suçlamalarıyla yakalama kararı çıkarttı. Kararın yüzlerine okunmasının ardından cezaevine gönderilen sanıklar, soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyecek ifadelere hazır hale getirildi.
Dosyayı Yeniden Açan Güçlü Deliller
Savcılığın mahkemeye sunduğu talep yazısında, davanın rengini değiştiren ve sanıkların tutuklanmasına gerekçe teşkil eden çok sayıda somut bulgu sıralandı:
Tanık İfadeleri: Olayın arka planına dair yeni bilgiler sunan tanıklar S.Y. ve İ.S.’nin ifadeleri.
Dijital İzler (Polnet ve HTS): Dorukhan Büyükışık’a ait aracın Polnet log kayıtları ile sanıkların olay anındaki konumlarını (HTS/Baz dökümleri) kesinleştiren jandarma tutanakları.
Teknik Belgeler: Cinayet mahalli olan inşaat projesine ait yapı denetim raporları ve olay yeri fotoğrafları.
SGK ve PTS Kayıtları: Şüphelilerin çalışma geçmişleri ve kullandıkları araçlara ait Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları, suçun işlendiği saate dair şüpheleri destekleyen kanıtlar olarak dosyaya eklendi.
Ne Olmuştu?
2018 yılında Narlıdere’de meydana gelen olayda Dorukhan Büyükışık, bir inşaat projesinin içerisinde hayatını kaybetmiş ve ilk incelemelerde "intihar" ettiği öne sürülmüştü. Ancak acılı ailesinin, olayın intihar değil bir cinayet olduğu yönündeki hukuk mücadelesi, 8 yılın sonunda elde edilen yeni delillerle yargı sistemini harekete geçirdi. Haziran 2025'te hazırlanan kapsamlı iddianame ile dava "kasten öldürme" suçlamasıyla evrildi ve dün gerçekleştirilen tutuklamalarla dosya, şüphelilerin cezalandırılması adına en güçlü aşamasına ulaştı.
kaynak t24