İstanbul’da 2000 yılında kendi evinde vahşice katledilen lise öğrencisi Çağla Tuğaltay cinayetinde, zamanaşımı kıskacından kurtarılan dosyada tarihi gelişmeler yaşanıyor. Savcılığın talimatıyla cinayetin işlendiği binada ve çevresinde nefes kesen adli simülasyonlar gerçekleştirilirken, şüpheli listesindeki ölmüş kişilerin mezarlarının açılması kararlaştırıldı.
Acılı anne Gülnur Tuğaltay’ın "7 torba delille çıktılar, çok heyecanlıyız" açıklaması ise katilin kimliğinin belirlenmesi konusunda umutları yeniden yeşertti.
Olay Yeri 26 Yıl Sonra Yeniden Canlandırıldı: Ses ve Mesafe Ölçümleri Yapıldı
Cumhuriyet Savcılığının talimatıyla, cinayetin işlendiği apartmanda ve mahallede çok geniş kapsamlı bir keşif çalışması yürütüldü. Kriminal ekipler ve adli uzmanlar eşliğinde yapılan çalışmada adeta zaman geriye sarıldı:
Ses İletim Deneyleri: Komşu binalar arasındaki ses iletim mesafesi ölçüldü. Olay günü duyulması muhtemel olan kapı kilit sesleri, anahtar sesleri ve bağırma seslerinin hangi mesafelerden işitilebileceği akustik testlerle test edildi.
Kan İzleri Kayıt Altına Alındı: Teknolojik imkanlar kullanılarak olay yerindeki kan izlerinin bulunduğu noktalar yeniden haritalandırıldı ve kriminal inceleme için yüksek çözünürlüklü olarak kayıt altına alındı.
Senaryolar Yarıştırıldı: Tanık ifadeleri temel alınarak katilin binaya giriş, cinayeti işleyiş ve kaçış güzergahları saniye saniye yeniden canlandırıldı.
Şüpheli 4 Kişi İçin "Fethi Kabir" Kararı: Mezarlar Açılıyor!
Soruşturmanın en radikal adımı ise şüpheli profilleri üzerinde atıldı. Geçmiş dönemde şüpheli olabileceği değerlendirilen ancak soruşturma sürecinde hayatını kaybeden 4 kişinin mezarının açılmasına (fethi kabir) karar verildi.
Planlanan adli takvime göre, mezarlar açılarak alınacak kemik ve diş örnekleri, Çağla Tuğaltay’ın tırnakları arasında ve olay yerinde bulunan katile ait DNA profilleriyle Adli Tıp Kurumu’nda karşılaştırılacak.
kaynak : 2eylül