Göz seyirmesi neden olur? Ne zaman tehlikeli
Göz seyirmesi neden olur, nasıl geçer? Stres, uykusuzluk ve diğer nedenler hakkında detaylı bilgiler.
Gözün bir anda kendi kendine atmaya başlar ya… Hani sen hiçbir şey yapmazken üst kapakta böyle minik minik titremeler olur. İlk başta “geçer herhalde” dersin ama uzayınca insan ister istemez düşünmeye başlıyor. “Bir şey mi var?” diye. Sen de yaşadın mı hiç, günlerce sürüp sinir eden o seğirmeyi?
Bak şöyle, göz seyirmesi dediğimiz şey aslında kasların istemsiz çalışmasıdır. Buna “miyokimi” denir, yani şu demek: kasın kendi kendine, kontrolsüz şekilde kasılması. Hani telefon titreşimde kalır da masada dururken hafif hafif oynar ya… göz kapağı da biraz öyle davranır. Ama bu genelde ciddi bir hastalık anlamına gelmez.
İşin aslı şu ki, en büyük sebep yorgunluk. Özellikle uykusuzluk. Vücut dinlenemediğinde sinir sistemi de hassaslaşıyor. Göz kapağındaki o ince kaslar da bu durumdan en hızlı etkilenenlerden. Ben bir dönem geceleri çok az uyuduğum bir süreçte bunu sürekli yaşamıştım. Sabah kalkıyorum, daha güne başlamadan gözüm titriyor. Düşünsene, daha kahveni içmeden moralin bozuluyor.
Tek göz seyirmesi neden olur?
Şimdi dikkat ettiysen genelde tek gözde olur bu durum. Sağ ya da sol fark etmez ama çoğu zaman iki göz birden seyirmez. Bunun nedeni de o kasların ayrı ayrı çalışması. Yani bir gözdeki kas yorulurken diğeri normal kalabilir.
Bir de stres faktörü var. Aslında en önemli nedenlerden biri. Gün içinde fark etmiyorsun belki ama zihnin sürekli çalışıyor. Buna “kronik stres” denir, yani şu demek: kısa süreli değil, sürekli devam eden gerginlik hali. Bu da sinir sistemini etkiliyor. Göz seyirmesi de bunun dışa vurumu oluyor.
Ben açık konuşayım, ne zaman kafam dolu olsa bu başıma geliyor. Sanki vücut “bir dur artık” diye sinyal veriyor. Ama biz çoğu zaman o sinyali görmezden geliyoruz, değil mi?
Göz seyirmesi neyin habercisi?
Şimdi burası biraz kafa karıştıran yer. Çünkü herkes bunu farklı yorumluyor. Kimisi “uğursuzluk” der, kimisi “hastalık belirtisi” der. Ama gerçek şu, çoğu zaman basit nedenlerden kaynaklanır. Yorgunluk, stres, fazla kafein tüketimi…
Ama nadiren de olsa uzun süren seyirmeler farklı şeylerin habercisi olabilir. Mesela magnezyum eksikliği. Magnezyum dediğimiz şey, yani şu demek: kasların düzgün çalışmasını sağlayan bir mineral. Eksik olunca kaslar daha kolay kasılır. Yani göz kapağın da bu durumdan etkilenir.
Ama burada önemli olan süre. Birkaç gün sürüyorsa genelde sorun yok. Ama haftalarca devam ediyorsa, işte o zaman bir uzmana görünmek gerekir. Çünkü vücut bazen gerçekten bir şey anlatmaya çalışır.
Göz seyirmesi nasıl geçer?
Şimdi herkesin merak ettiği yer burası. “Nasıl geçecek bu?” diyorsun, haklısın. Ama bak, çözüm çoğu zaman düşündüğünden daha basit.
Öncelikle uyku. Gerçekten. Vücut dinlenmeden bu iş çözülmez. Birkaç gün düzgün uyuduğunda farkı hissedersin. Sonra stres… Tamamen yok etmek zor ama azaltmak mümkün. Biraz yürüyüş, biraz kafa dağıtma… küçük şeyler ama etkili.
Bir de kafein meselesi var. Kahve, çay… Fazlası sinir sistemini uyarır. Bu da seyirmeyi artırabilir. Ben bunu birebir yaşadım. Günde 4-5 kahve içtiğim bir dönem gözüm hiç durmuyordu. Azaltınca fark ettim, resmen kesildi.
Seğirme gerçekten bir sinyal mi?
Düşünsene, vücudun sana küçük küçük işaretler gönderiyor. Göz seyirmesi de onlardan biri. Büyük bir alarm değil belki ama “kendine dikkat et” diyen bir uyarı gibi.
İnsan çoğu zaman bunu ciddiye almaz. Ama biraz durup dinlediğinde aslında her şey çok net. Yorgunsun, streslisin, belki biraz ihmal etmişsin kendini. Ve vücut bunu saklamıyor.
Şimdi kendine şunu sor… Son zamanlarda gerçekten dinlendin mi, yoksa sadece günü mü bitirdin? Çünkü bazen göz kapağındaki o küçücük titreme, aslında çok daha büyük bir yorgunluğun habercisi oluyor.