Sütün Değer Ölçüsü Yağı Nasıl Artırabiliriz?
Süt üreticilerine kritik yaz uyarısı! Sıcaklık stresi süt yağını nasıl etkiliyor? Veteriner Hekim Coşkun Alp, süt yağı düşüşünü önlemenin yollarını ve serinletme sistemlerini anlattı. İşte işletmenizi kurtaracak stratejiler...
NNC Medya ekranlarında her cuma günü canlı olarak yayınlanan, sektörün nabzını tutan programda bu hafta süt üreticilerini yakından ilgilendiren önemli başlıklardan biri ele alındı. Hikmet Çangır’ın sunup yönettiği programın bu haftaki konuğu Veteriner Hekim ve Bovifeed Beslenme Danışmanı Coşkun Alp oldu.
Programda özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte süt işletmelerinde sıkça karşılaşılan “süt yağı düşüşü” konusu tüm yönleriyle değerlendirildi. Yayında sıcaklık stresinin hayvanlar üzerindeki etkileri, süt yağını artırmanın yolları, kaliteli kaba yem kullanımının önemi, asidoz riski, toksin kaynaklı problemler, işletmelerde doğru besleme stratejileri ve yaz döneminde uygulanması gereken serinletme sistemleri gibi birçok kritik başlık masaya yatırıldı.
Canlı yayında ayrıca üreticilerin sık yaptığı besleme hataları, süt yağı ile protein dengesi, yem katkı ürünlerinin doğru kullanımı ve hayvan sağlığının süt verimine etkisi üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulunuldu.
Süt üreticilerinin yaz aylarında en sık karşılaştığı sorunlardan biri olan “süt yağı düşüşü”, sektör temsilcilerinin katıldığı kapsamlı bir programda tüm yönleriyle masaya yatırıldı. Hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren üreticiler ve uzman isimler, özellikle sıcak havaların başlamasıyla birlikte süt yağındaki düşüşün nedenlerini, işletmelere etkilerini ve çözüm yollarını detaylı şekilde değerlendirdi.
Programda konuşan uzman veteriner hekim Coşkun Alp, hava sıcaklığının 25 derecenin üzerine çıkmasının süt verimi ve süt kalitesi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti. Alp, sıcaklık stresine giren hayvanların yem tüketimini azalttığını, özellikle kaba yem tüketiminden kaçındığını ve bunun da doğrudan süt yağında düşüşe yol açtığını söyledi. Hayvanların sıcak havalarda saman, yonca ve ot gibi kaba yemleri daha az tüketmeye yöneldiğini ifade eden Alp, “Hayvan daha kolay sindirilen kesif yemlere yöneliyor. Ancak bu durum işkembede asidoz riskini artırıyor. Asidoz da süt yağını düşüren en önemli etkenlerden biri” dedi.
Süt yağının yalnızca kalite değil aynı zamanda ekonomik kazanç anlamına da geldiği vurgulanırken, düşük süt yağının üreticiye ceza olarak döndüğü, yüksek süt yağının ise prim ve destek avantajı sağladığı ifade edildi. Uzmanlar, kaliteli kaba yem kullanımının bu noktada kritik rol oynadığını belirtti. Özellikle saman ve yonca gibi yemlerin temiz, tozsuz ve toprak karışmamış olması gerektiğine dikkat çekildi. Kalitesiz kaba yemlerin geviş problemlerine neden olduğu, bunun da süt yağını doğrudan etkilediği aktarıldı.
Programda üreticilere yönelik önemli beslenme tavsiyeleri de paylaşıldı. Soda (sodyum bikarbonat), magnezyum oksit ve canlı maya gibi tamponlayıcı ürünlerin yaz aylarında mutlaka kullanılması gerektiği belirtildi. Özellikle yaz dönemlerinde günlük minimum 150-200 gram soda kullanımının önerildiği, bu ürünlerin işkembe dengesini koruyarak süt yağını desteklediği ifade edildi. Ayrıca baypas yağı kullanımının da süt yağı artışında etkili olduğu kaydedildi.
Uzmanlar, yalnızca yem değil işletme yönetiminin de süt kalitesinde belirleyici olduğuna dikkat çekti. Yaz aylarında hayvanların günlük 150 litre civarında su tüketmesi gerektiği belirtilirken, sulukların sürekli temiz tutulmasının önemine vurgu yapıldı. Ayrıca fan sistemlerinin tek başına yeterli olmadığı, duşlama ve ardından güçlü fanlarla kurutma yapılmasının sıcaklık stresini ciddi ölçüde azalttığı ifade edildi.
Sürü yönetimi ve hayvan gözleminin önemine de değinilen programda, üreticilerin hayvanların geviş sayısını, dışkı yapısını ve kondisyonunu düzenli takip etmesi gerektiği belirtildi. Özellikle dışkıda köpük ve sindirilmemiş yem parçalarının görülmesinin asidoz belirtisi olabileceği ifade edildi.
Programda ayrıca çiğ süt için kabul edilen ideal yağ ve protein oranlarına ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Uzmanlar, süt yağının 3.6’nın, proteinin ise 3.2’nin altına düşmemesi gerektiğini belirtti. Yağ-protein oranının 1’in altına yaklaşmasının ciddi asidoz belirtisi olduğuna dikkat çekildi.
Konuşmacılar, üreticilerin yalnızca süt verimine değil hayvan sağlığına odaklanması gerektiğini vurgulayarak, “Sağlıklı hayvan zaten verimi getirir” mesajı verdi. Özellikle kaliteli yem, doğru rasyon ve düzenli işletme yönetiminin uzun vadede hem süt kalitesini hem de işletme kârlılığını artırdığı ifade edildi.