YAVUZ AĞIRALİOĞLU MİLLETİN BAHTINI KARARTMAYIN! GÖRELİM BAKALIM NE KADAR AKSINIZ?
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
YAVUZ AĞIRALİOĞLU: MİLLETİN BAHTINI KARARTMAYIN! GÖRELİM BAKALIM NE KADAR AKSINIZ?
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Borsadan, fondan milletinizi para kazanma hevesine düşürecek kadar fakirleştirmişsiniz. En son fakir bıraktığınız milletinizin umudunu da çalmışsınız! Son umutlarıyla paralarını yatırdıkları fonu dolandırmışsınız yahu! Şimdi son ricamız şu: Mümkünse bu işe bulaşanlardan hesap sorar mısınız lütfen? Partinizi kurtarın, sistemimizi kurtarın. Yani AK Parti’yi ismiyle müsemma mı yapmak istiyorsunuz? Listeyi açıklayın! AK Parti gerçekten ‘ak’ bir parti mi olmak istiyor? Listeyi açıklayın! Kendinizden bu işe bulaşanlardan hesap sorun, aklanın. Muhalefete diyorsunuz ya ‘Aklayalım’; siz de aklanın! Sistem mi kirlendi? Sistemi de aklayalım. Milletin bahtını karartmayın. Madem siz milletin bahtının akısınız, görelim bakalım ne kadar aksınız! Açıklayın listeyi! Bütün detayıyla paylaşın. Bu süreci kapatarak yönetemezsiniz! Bir tweet atılıyor. Dakikasında buluyorsunuz adamı. Fon mevzusunda bu kadar senelik büyük suistimalin milyarlarca dolar paranın hareketini nasıl takip edemiyorsunuz?” diye konuştu.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:
SONUNA KADAR BÜTÜN LİSTEYİ YAYINLAYIN
“Fon meselesi bütün detaylarıyla ortaya çıkana kadar mevzuyu konuşacağız, hatırlatacağız. Bu tuzak garibana kurulmuş! Milletin kendisine kurulmuş! Yani fakir sofralarında oturarak başlamış bir iktidar, kimsesizlerin dolandırıldığı bir sürecin içerisinde mevzuyu örtmeye çalışıyor şu anda. Açın, sonuna kadar bütün listeyi yayınlayın! Kim varsa, kime dokunuyorsa. Sizin partinizden varsa, hangi partiden varsa, kim bu işlere heves etmişse; milletin hizmetini göreceğiz diye geldikleri makamlarda para kazanma şehvetine kalbini kaptırmış, nüfuz imkânlarını bu para kazanma organizasyonu için kullanmış kimimiz varsa; bakansa bakan, yardımcısıysa yardımcısı, bürokratsa bürokrat, siyasetçiyse siyasetçi... Cumhurbaşkanının gölgesindeyse, Cumhurbaşkanının gölgesine sığınarak yapıyorsa ne varsa ortaya çıksın! Sistem mi çalışmıyor, niye çalışmadı? Denetim mekanizmaları mı çalışmadı, niçin çalışmadı? Sensörler mi kapatıldı, kim kapattı? Para mı kazanıldı; kimin parasını kim kazandı, hangi hisseleri aldı, ne zaman aldı, parayı aldıktan sonra ne yaptı? Hepsinin detayını görmek istiyoruz. ‘Kime dokunursa’ diyorsanız, kime dokunduğunu açıklar mısınız? Kime kadar gidiyorsa gittiğini biliyorsunuz. Listeler tek tek elinizde! Bütün liste, bütün hareketleriyle elinizde. Kim aldı, kim sattı, hangi değerden girdi, hangi değerden sattıktan sonra çıktı... Çıkardığı parayı nereye götürdü, yatırdı; yatırdığı parayı yurt dışına nasıl kaçırdı? Hepsini biliyorsunuz…
Tweet atıyoruz, tweet... Bir tweet atılıyor, dakikasında buluyorsunuz adamı! Bu kadar senelik büyük suistimalin, milyarlarca dolar paranın hareketini nasıl takip edemiyorsunuz? Tweetleri takip eden mekanizmayla SPK’yı yer mi değiştirsek acaba? Para hareketlerini takip etseler... BTK ile SPK yer değiştirsin! Tweetlerin takip edilme hızı, tweetlerin takip edilme dikkati, hükûmete yönelik en ufak bir eleştirinin takip edilme ciddiyeti, güya bu milyarlarca dolar milletin parası çalınırken gösterilmiyor mesela. BTK ile SPK yer değiştirsin kardeşim! Böyle bir çözüm sunuyoruz mesela.
Hazine ve Maliye Bakanı 10 ay önce diyor ki, ‘Bu fonlarla ilgili problem var.’ 10 ay ne bekliyorsunuz siz? Niçin beklediniz, kim bekletti sizi? Efendim, borsaya girmesi mümkün olmayan şirketlerin borsaya girmesine kim izin verdi kardeşim? ‘Yahut ben bunlara izin veremem, bu şirketler borsaya giremez, bu şirketlerin mali yapısı borsaya girmeye uygun değildir, ben bunu imzalamam’ diyen, sonra istifa eden ya da görevden aldığınız bürokratlar var mıdır? Listesini rica ederim lütfen!
BİN SENE FAKİRLİK YAŞAMAYACAK KADAR PARA BİRİKTİRDİNİZ!
Türkiye Yüzyılı bu denetimsizlikle inşa edilemez! Bu hesap verilmezlikle inşa edilemez! Türkiye Yüzyılı bu adaletsizlikle, bu israfla, bu şatafat düşkünlüğüyle, bu etrafınızdaki herkese bulaşmış para kazanma azgınlığıyla inşa edilemez! Milletinizi zengin edecektiniz, kendiniz zengin oldunuz! Milletinin fakirlik yaşamayacağı bir ülke hayal ediyordunuz; hiç fakirlik yaşamayacaksınız, bin sene fakirlik yaşanmayacak kadar para biriktiriyorsunuz! Ne güzel dünya!
MİLLETİN BAHTINI KARARTMAYIN…
Siz zengin olmak için yola çıkmadınız; siz milletinizi zengin etmek için yola çıktınız. Vergiydi, cezaydı, millet bunların hepsine alıştı. En son baktınız ki milletin artık para kazanma umudu kalmamış, ev alma ihtimali kalmamış, çocuklarını evlendirme işi zora girmiş... İnsanlar ellerindeki son üç beş kuruşla para kazanma hevesine düşmüşler. Anlamışlar ki artık bu çalışarak olmayacak, artık bu maaşla olmayacak, artık bu ticaretle olmayacak. Ne olacak? Borsadan, fondan milletinizi para kazanma hevesine düşürecek kadar fakirleştirmişsiniz. En son fakir bıraktığınız milletinizin umudunu da çalmışsınız! Son umutlarıyla paralarını yatırdıkları fonu dolandırmışsınız yahu! Şimdi son ricamız şu: Mümkünse bu işe bulaşanlardan hesap sorar mısınız lütfen? Partinizi kurtarın, sistemimizi kurtarın. Yani AK Parti’yi ismiyle müsemma mı yapmak istiyorsunuz? Listeyi açıklayın! AK Parti gerçekten ‘ak’ bir parti mi olmak istiyor? Listeyi açıklayın! Kendinizden bu işe bulaşanlardan hesap sorun, aklanın. Muhalefete diyorsunuz ya ‘Aklayalım’; siz de aklanın! Sistem mi kirlendi? Sistemi de aklayalım. Milletin bahtını karartmayın. Madem siz milletin bahtının akısınız, görelim bakalım ne kadar aksınız! Açıklayın listeyi! Bütün detayıyla paylaşın. Bu süreci kapatarak yönetemezsiniz!
İZMİR’İ ALARAK HİSSENİZE NE DÜŞTÜ?
Mesela yakasına rozet taktığınız, daha önce bakan gönderip alamadığınız, başbakan gönderip alamadığınız, seçmenin gönlünü kazanarak alamadığınız bir şehri böyle alarak hissinize ne geçti sizin tam olarak? AK Parti de kaybetti, siz de kaybettiniz. Bu size de yakışmadı, siyasete de yakışmadı! Milletin iradesini eğer önemsiyorsanız, millet iradesi adına çıktığınız yarışa da yakışmadı. Sizi millet getirdi, sandıktan getirdi. Siz de sandığa yaslanan bir siyasetçiydiniz. Ne oldu size? ‘Siyasete giremezler’ diyenlere sandık gösterdiniz, ‘Millet karar verir’ dediniz. ‘Yasaklanırlar’ diye size parmak sallanıyordu; ‘Yasak masak dinlemez, millet son sözü söyler, hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ diye siyaset yaptınız. Ne oldu size de milletin iradesini böyle boşa düşürmekten artık mahcup olmadan siyaset yapar hâle geldiniz? Nasıl oldu? AK Parti’ye yaramaz, millet iradesine yaramaz, demokrasiye yaramaz... Hiç kimseye yaramaz bu iş! Size bir faydası olmaz, İzmir’e bir faydası olmaz. Nedir bu heves ettikleriniz? Bütün memleketin yakasına AK Parti rozeti taksanız, bütün belediye başkanları AK Parti rozeti taksa, bütün milletvekilleri sizin partinize geçse, her milletvekilinin yakasında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin rozeti olsa ne geçecek elinize? Enflasyon mu düşecek? Faiz mi düşecek? 25 yıllık iktidarınızdan sonra hissenize, seçimle alamadığınız belediyeleri böyle almak düştü. Size mahcubiyet olarak bu yeter! Size kem söz etmeye gerek yok; sizin kendinize ettiğiniz düşmanlık size yeter! Sizin kendi iddialarınız adına çıktığınız yerden bugün geldiğiniz yerde savrulduğunuz yer size eleştiri olarak yeter, eğer utanıyorsanız. Biz size ayna tutacağız. Bu aynayı size tutuyoruz, kendinizi görün!
O FOTOĞRAFLARI LÜTFEN SAKLAYIN!..
Öcalan için, Meclisi iki ay çalıştırdınız, tatil yapmadınız! Komisyon kurdunuz; Kandil’deki katiller sürüsüne heyetler gönderdiniz. İki ay Meclisi tatil etmediniz, 467 kişiyle bir araya geldiniz. Memleketiniz 18,5 milyar dolar dolandırıldı; onun için toplanması gereken meclisi boşalttınız! O fotoğrafları lütfen saklayın. Öcalan için doldurduğunuz Meclis fotoğrafını da, 18,5 milyar dolar dolandırılmış olduğumuz günlerde Meclisin boş fotoğraflarını da saklayın! Onlar sizin hem utanç fotoğrafınız hem de sandıkta hesabını vereceğiniz fotoğraflarınız…
SEÇMEN SANDIĞA KÜSSÜN İSTİYORSUNUZ…
Sizin yapmak zorunda olduğunuz hâlde yapmadıklarınızdan milletin hissesine düşen bir duygu var. Anahtar Parti bu yüzden ‘ilkeli siyaset’ diyor, Anahtar Parti bu yüzden ‘öngörülebilir siyaset’ diyor, Anahtar Parti bu yüzden ‘hesap verebilir, şeffaf yönetim’ diyor, Anahtar Parti bu yüzden ‘öngörülebilir bir memleket’ diyor. Şimdi siz aslında seçmenin sandığa küsmesine sebep olacak işler yapıyorsunuz. ‘Sandıktan ne çıkarsa çıksın alıyorlar’ duygusu vermeye çalışıyorsunuz. Seçmen sandığa küserse bundan sizin hissenize de iyi bir şey düşmeyebilir. Bu yürüyüşün sonu sandıkta nihayetlenecek. Millet hakem, millet egemen; millet son sözü söyleyecek yerde! Aileleriyle bürokrasiye çöken, devletin bütün imkânlarını aileleriyle beraber kendi hakkı zanneden bu azgınlığa da son vereceğiz, söz veriyoruz! Lale dönemine hükûmetimiz bir de sülale dönemi ekledi. Kamuda lale, yönetimde sülale dönemine son vereceğiz! Bu da bizim sözümüz olsun.”
İletişim: Anahtar Parti Stratejik İletişim ve Medya Ofisi
Telefon: 0505 161 87 73