Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Burdur 10°C
Yağışlı

Bir alın yazısı efsanesi (7 MEHMET VE HİKAYESİ)

01.12.2019
A+
A-
Bir alın yazısı efsanesi    (7 MEHMET VE HİKAYESİ)
Reklam

Bir alın yazısı efsanesi

(7 MEHMET VE HIKAYESI) kaynak: Oguz KARA

Mehmet Akdağ 8 yaşında babasını kaybedince annesi onu Hacı Hasan adlı ustanın yanına çırak vermek zorunda kalmış O dönemde Antalya’ya gelen Atatürk’e Belediye binasının bahçesinde yemek vermişler. Birçok bahçeyi dolaşarak topladıkları taze fasulye, ancak bir porsiyon yemek yapacak kadarmış. İlkbaharın ilk ayı olmasına rağmen Büyük Kurtarıcı’ya mahcup olmamışlar ve çok sevdiği taze fasulye yemeğini kendisine sunmuşlar.

Mehmet Akdağ, 1937 yılında Belediye iş hanının yanında bir çorbacı dükkanı açmış. Buraya ‘Belediye Lokantası’ adını koymuş. Ancak bir karar çıkıp da, belediyenin isim olarak kullanılması yasaklanınca Mehmet Akdağ da lokantanın ismini ‘7 Mehmet’ olarak değiştirmek zorunda kalmış. Burası tek masalı bir yermiş. İlk gün komşu esnafa askıda çorba servisi yapmış, ertesi gün dükkânında beklemeye başlamış. Çorbanın tadını alan esnaf dükkâna akın etmiş. Sonra daha büyük bir dükkâna geçmiş ve ilk tabelasını buraya asmış.

7 Mehmet adı, küçükken eşekten düşmesi sonucu alnında oluşan, Arapçadaki 7 harfine benzeyen “V” şeklindeki iz yüzünden kendisine ustası Hacı Hasan tarafından konmuş. O da bu lakabı lokantasına isim yapmış. Antalya’ya gelen ilk turist kafilesine 7 Mehmet servis yapmış. Cumhuriyet Bayramlarındaki kortejde 7 Mehmet, kiraladığı traktörün arkasına iki römork takar, öndeki römorkta pişen helvalar, pilavlar halka dağıtılırken, arkadaki römorkta kendisi arkadaşlarıyla içki içerek geçermiş. Daha sonra Konyaaltı sahildeki yerine taşınmış. Burada 1985 yılında büyük bir yangın geçirmişler ama dükkânı yeniden inşa edip ayağa kaldırmışlar. 1997 yılından beri Atatürk Kültür Parkı içindeki şık restoranda hizmet veriyorlar.

7 Mehmet 1988 yılında vefat ettikten sonra, işletmeyi, oğlu Hakkı Akdağ devralmış. Babasının el becerisini ve kaliteye düşkünlüğünü onun yanında, görerek öğrenen Hakkı Akdağ, kardeşi Sadullah Bey’le beraber işletmeyi sürdürmüş. Ancak Hakkı Bey’in zamansız rahatsızlığı nedeniyle vefat etmistir, görev, gencecik oğlu Mehmet Akdağ’a düşmüş.

Lokantanın üçüncü kuşağı torun Mehmet Akdağ, Antalya’nın yöresel yemeklerini hiç değiştirmeden yapan, aynı zamanda ananaslı ya da bergamotlu iç pilav, avokadolu ve narlı kırma salata gibi yeni tatları da deneyen ve deneten yenilikçi bir usta. Hibeş, grida buğulama, kabak tatlısı, kulaklı çorba da spesiyaller arasında. Hatta bu kulaklı çorbayı 7 Mehmet’in annesi evde pişirir, 7 Mehmet dükkanda satarmış.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.