Gündem Haber Girişi: 29.10.2021 - 21:58, Güncelleme: 30.10.2021 - 11:54

Bucaklı Hemşehrimiz Çalışmalarıyla Gururlandırdı 'Aileler İçin Otizm Rehberi'

 

Bucaklı Hemşehrimiz Çalışmalarıyla Gururlandırdı 'Aileler İçin Otizm Rehberi'

Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından otizmli bireyler ve ailelerinin yolculuğunda rehber olacak “Aileler İçin Otizm Rehberi” isimli bir kitap hazırlandı.
“Aileler İçin Otizm Rehberi” Kitabı Yayımlandı Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından otizmli bireyler ve ailelerinin yolculuğunda rehber olacak “Aileler İçin Otizm Rehberi” isimli bir kitap hazırlandı. Ailelere bilimsel verileri aktarmak amacıyla Üniversitemiz Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Işık ve Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Gökçen editörlüğünde hazırlanan kitapta; sadece tıbbi bilgiler değil, özel eğitim ve diğer alanlar ile ilgili de bilgiler veriliyor. Türkiye’de Az Sayıda Bulunuyor Kitapta geniş bir yazar grubunun otizm ile ilgili her şeyi anlattığını belirten Doç. Dr. Ümit Işık, ailelere otizm konusunda rehber olmayı amaçladıklarını kaydetti. Otizm ile ilgili ailelerin sıklıkla kafalarının karışmasına neden olan sorulara yanıtlar verildiğinin altını çizen Doç. Dr. Ümit Işık şöyle konuştu: “Otizmin belirtilerini, nedenini, tanısını, tedavi sürecini, evde yapılabilecekleri konuştuğumuz ve otizm ile ilgili olarak ailelerin aklını sıklıkla karıştıran sorulara cevap verdiğimiz bu kıymetli eserle, multidisipliner bir ekip ile bilimsel veriler ışığında ailelere rehber olmaya çalışıyoruz. Ülkemizde az sayıda benzeri olan bu kitabın bir başucu eseri olacağını umuyoruz.” Otizm ile ilgili kısa bir bilgilendirmede bulunan Doç. Dr. Işık şunları söyledi: “Otizmin belirtilerinin ilk 2 yaşta ortaya çıkıyor. Belirtilerin şiddeti yıllar içerisinde değişiklik gösterebilir. Otizm yaşam boyu devam edebilen bir bozukluk olup, belirtileri de her çocukta farklılık gösterir. Bu nedenle otizm tanılı her çocuk birbirinden farklı olabilir. Yaşamları boyunca hiç konuşmayan, çevresiyle hiç iletişim kuramayan çocuklar olabildiği gibi, yardıma ihtiyaç duymadan yaşamını devam ettirebilen hatta meslek sahibi olanlar da vardır.” 2020 Yılı Raporuna Göre Her 54 Çocuktan Biri Otizmli Hastalık kontrol ve önlem merkezi raporuna göre 2020 yılında her 54 çocuktan birinin otizm tanısı aldığına dikkati çeken Doç. Dr. Ümit Işık, yapılan çalışmaların otizmin görülme sıklığında ciddi artışlar görüldüğünü ortaya koyduğunu vurguladı. Doç. Dr. Işık şöyle konuştu: “Otizmin geçmiş yıllara göre daha sık görülmesinin en önemli nedeni toplumda otizm ile ilgili farkındalığın artması ve uzmanların otizmi daha iyi tanıması olduğu düşünülmektedir. Cinsiyet açısından bakıldığında otizmin erkeklerde kızlardan 4 kat fazla görüldüğü bilinmektedir. 'Erkek çocukları geç konuşur' şeklindeki kalıp algının düzeltilmesi otizm tanılı erkek çocukların daha erken tanınmasının sağlanması açısından büyük önem arz etmektedir.” Otizmin ortaya çıkmasında en önemli nedenin kalıtım (genetik) olduğu bilinmektedir Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla hiçbir ilişkisi olmadığını söyleyen Doç. Dr. Işık, bu nedenle otizm spektrum bozukluğunun her çeşit toplumda, farklı coğrafyada, ırkta ve ailede benzer oranlarda rastlanmakta olduğuna işaret etti. Doç. Dr. Ümit Işık, “Otizm sıklığındaki artışın, aşılar veya tiyomersal koruyucu madde ile bağlantılı olup olmadığını inceleyen çalışmalar, civa, tiyomersal ve aşılarla otizmin arasında hiçbir bağlantı bulamamıştır. Geçmişte aşılar, ağır metaller, bazı besin maddeleri ve geçirilen hastalıklar gibi bazı nedenlerin otizme yol açtığı düşünülmüş ancak günümüzde yapılan çalışmalar bu nedenlerin otizmin ortaya çıkmasında bir etkisinin olmadığını göstermiştir.” dedi. AİLELER İÇİN OTİZM REHBERİ Doç. Dr. Ümit Işık Süleyman Demirel Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı   Otizm, aileler için çoğu zaman uzun soluklu bir yolculuktur. Ailelerin bu yolcuğunda bir rehbere, doğru yönlendirmeler yapacak bir kılavuza ihtiyacı vardır. Editörlüğünü ve bir bölümünün yazarlığını yaptığım “Aileler İçin Otizm Rehberi” kitabımızla ailelere bilimsel verileri, onların anlayabileceği dilde bir rehber olarak sunmak istedik. Bu kitabımızda sadece tıbbi bilgiler değil, özel eğitim ve diğer alanlar ile ilgili de bilgiler verdik. Oldukça geniş bir yazar grubuyla, otizm ile ilgili A’dan Z’ye her şeyi anlattık. Otizmin belirtilerini, nedenini, tanısını, tedavi sürecini, evde yapılabilecekleri konuştuğumuz ve otizm ile ilgili olarak ailelerin aklını sıklıkla karıştıran sorulara cevap verdiğimiz bu kıymetli eserle, multidisipliner bir ekip ile bilimsel veriler ışığında ailelere rehber olmaya çalışıyor, ülkemizde az sayıda benzeri olan bu kitabın bir başucu eseri olacağını umuyoruz.   OTİZM İLE İLGİLİ BİLGİLER Otizm Nedir?             Otizm bebeklik döneminden itibaren ortaya çıkan, çocuğun çevresiyle iletişim ve etkileşim kurmasını engelleyen, tekrarlayıcı, basmakalıp davranışlar göstermesine yol açan bir bozukluktur. Otizm belirtileri ilk 2 yaşta ortaya çıkar ve belirtiler ve belirtilerin şiddeti yıllar içerisinde değişiklik gösterebilir. Otizm yaşam boyu devam edebilen bir bozukluk olup, belirtileri de her çocukta farklılık gösterir. Bu nedenle otizm tanılı her çocuk birbirinden farklı olabilir.             Yaşamları boyunca hiç konuşmayan, çevresiyle hiç iletişim kuramayan çocuklar olabildiği gibi, yardıma ihtiyaç duymadan yaşamını devam ettirebilen hatta meslek sahibi olanlar da vardır.   Otizmin Sıklığı Nasıldır?             Otizmin görülme sıklığı ile ilgili yapılan çalışmalar sıklığının giderek arttığını göstermektedir. Hastalık kontrol ve önlem merkezi raporuna göre 2020 yılında her 54 çocuktan biri otizm tanısı almaktadır. Otizmin geçmiş yıllara göre daha sık görülmesinin en önemli nedeninin toplumda otizm ile ilgili farkındalığın artması ve uzmanların otizmi daha iyi tanıması olduğu düşünülmektedir.             Cinsiyet açısından bakıldığında otizmin erkeklerde kızlardan 4 kat fazla görüldüğü bilinmektedir. 'Erkek çocukları geç konuşur' şeklindeki kalıp algının düzeltilmesi otizm tanılı erkek çocukların daha erken tanınmasının sağlanması açısından büyük önem arz etmektedir.   Otizmin Nedenleri Nelerdir?             Otizmin ortaya çıkmasında en önemli nedenin kalıtım (genetik) olduğu bilinmektedir. Çeşitli genetik ve çevresel faktörler suçlanmıştır, fakat bozukluğun sebebine ilişkin kesin bir neden bulunamamıştır.             Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla hiçbir ilişkisi yoktur; bu nedenle otizm spektrum bozukluğunu her çeşit toplumda, farklı coğrafyalarda, ırkta ve ailede benzer oranlarda rastlanmaktadır.             Otizm sıklığındaki artışın, aşılar veya tiyomersal koruyucu madde ile bağlantılı olup olmadığını inceleyen çalışmalar, civa, tiyomersal ve aşılarla otizmin arasında hiçbir bağlantı bulamamıştır. Geçmişte aşılar, ağır metaller, bazı besin maddeleri ve geçirilen hastalıklar gibi bazı nedenlerin otizme yol açtığı düşünülmüş ancak günümüzde yapılan çalışmalar bu nedenlerin otizmin ortaya çıkmasında bir etkisinin olmadığını göstermiştir.   Otizmin Belirtileri Nelerdir?             Otizm tanısı alan çocukların önemli bir kısmında belirtilerin 13-14 aylık iken görülmeye başladığı bilinmektedir. Ancak en sık başvuru yaşı 2-3 yaştır. Sıklıkla konuşma gecikmesi nedeniyle aileler doktora başvurur. Otizm belirtileri her çocukta farklılık gösterebilir.             Üç yaşından küçük çocuklarda otizm varlığını düşündüren belirtiler; Göz teması kurmada ve sürdürmede zorluk yaşar İsmiyle seslenildiğinde dönüp bakmaz, tepki göstermez. Normal gelişim gösteren bir çocuk genellikle 10 aylık olduğunda kendi ismini tanır ve ismiyle seslenildiğinde dönüp bakar İstediği bir nesneyi parmağı ile işaret ederek göstermez. Örneğin uzanamadığı bir yerden bir eşya isteyeceğinde parmağı ile göstermek yerine annesinin elini tutarak gösterir ya da o nesnenin önünde bekler. Normal gelişim gösteren bir çocuk genellikle 12 aylık olduğunda bir nesneyi parmağı ile göstermeye başlar. Ona bir şeyi işaret ederek göstermek istediğinizde ilgi göstermez. İşaret edilen yere dönüp bakmaz. Oyun oynama ve taklit becerisi yetersizdir. Hayali oyun ya da -miş gibi oyun olarak adlandırılan oyuncak bebeğe yemek yediriyormuş gibi yapma, oyuncak bir telefonla konuşuyormuş gibi yapma, arabayı sürüyor ve kaza yapıyormuş gibi yapma oyunları oynamaz. Bay bay yapma, ce-e yapma ya da fış fış kayıkçı gibi oyunlar 1,5 yaşında olmasına rağmen gelişmemiştir. Yalnız kalmayı tercih eder. Arkadaşlık kuramaz ve tek başına oynamayı ister. Arkadaşları ile karşılıklı oyun oynamaz, grup oyunlarına katılmaz ve ailesini oyununa davet etmez. Yabancı bir ortamda yalnız başına kaldığında anne babasını aramayabilir ve/veya dışarıdan geldiklerinde onları karşılamayabilir. Konuşma gelişimi gecikmiştir. 16 aylık olmasına rağmen anlamlı kelimeleri ('su', 'ver', 'al') ve 24 aylık olmasına rağmen anlamlı iki kelimelik cümleleri ('Anne gel!') başlamamıştır. Otizm tanılı çocukların en dikkat çekici yönleri, konuşmasındaki gecikmedir. Motor gelişimleri çoğunlukla normal olmasına yani, zamanında oturup, zamanında yürümelerine karşın, dil gelişimleri ve konuşmaları oldukça geridir. Beş yaşına geldiklerinde sadece %60'ı tek kelimelerle konuşabilir. Konuşma, ilişki kurmaktan çok ihtiyaçların giderilmesi için kullanılır. Sallanma, kendi etrafında dönme, kollarını çırpma, elleri ile oynama gibi tekrarlayıcı davranışları vardır. Dönen cisimlere ilgi duyma, çamaşır makinesinin karşısında uzun süre vakit geçirme gibi takıntılı davranışları vardır. Değişime karşı direnç gösterebilirler. Otizm tanılı çocuklar hayatlarını adeta tekrarlar üzerine kurmuş gibidirler. Örneğin, yemekleri hep aynı şekilde hazırlanmalı, bakkala hep aynı yoldan gidilmeli, hep aynı yemeği yemeli, hep aynı giysileri giymeli gibi       Otizm Tanısı Nasıl Konur?             Çocuğunuzda otizm belirtileri olduğundan şüphelendiğinizde zaman kaybetmeden bir Çocuk Psikiyatristine başvurmak gerekir. Bir çocuğun otizm tanısı alıp almadığını anlamak için deneyimli bir çocuk psikiyatristinin yaptığı ayrıntılı değerlendirme gereklidir. Otizm tanısı çocuk psikiyatrisi alanında uzman doktorlar tarafından klinik öykü, muayene, izlem ve hekimin gerektiğinde kullandığı tetkiklerle konur. Otizm tanısı koymak için herhangi bir tıbbi tahlili ya da tetkik (kan tahlili, beyin filmi ya da EEG gibi) yoktur. Ancak bazı durumlarda bazı hastalıklarla ayırıcı tanısını yapmak için bazı tetkikler istenebilir (işitme testi, genetik inceleme, nörolojik değerlendirme gibi).   Çocuğuma Otizm Tanısı Konuldu, Ne Yapmalıyım?             Otizm tanılı çocukların ebeveynlerinin çoğu çocuklarındaki sorunları 1,5 yaşından önce fark ettiklerini belirtmektedir. Ancak otizm tanısının konması ortalama 4-5 yaşlarını bulmaktadır. Bunun en önemli nedeni ayrıntılı bir değerlendirme için gecikilmesidir. Ebeveynlerin 'Biraz Bekleyelim!' düşüncesi ile zaman kaybetmek yerine, var olan sorunun bir an önce adının konması ve gerekliyse erken tedavi çalışmalarına başlanması önemlidir. Şu an için otizmi kesin olarak tedavi edebilen bir ilaç ya da yöntem yoktur. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar erken tanı ve yoğum eğitimin olumlu sonuçlar verdiğini göstermektedir. Erken yaşlarda başlayan yoğun eğitim programları şu an için bilinen en etkin yöntemdir. Bu nedenle otizmi mümkün olduğu kadar erken yaşta fark etmek büyük önem taşımaktadır.             Otizm tanılı çocuklara, bireysel terapi, grup terapisi, özel eğitim ve gerekirse ilaç tedavisi uygulanır. Tedavide ailenin bilgilendirilmesi ve eğitimi de önemli basamaklardan biridir. Otizmde tedavi edici bir ilaç yoktur. İlaç tedavisi sıklıkla eşlik eden davranış bozuklukları, hiperaktivite, tekrarlayıcı hareketlerin azaltılması veya uykunun düzenlenmesi amacıyla tedaviye eklenmektedir. Kullanılan bazı ilaçların çocukları konuşma becerileri ve sosyal becerilerinde olumlu gelişmelere yardımcı olabildiği bilinmektedir.             Bu zorlu süreçte ailenin yapabilecekleri; Sorunu kabullenmeye çalışın Kendinizi ya da eşinizi suçlamayın Çocuğunuza özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde eğitim aldırın Aile olarak siz de eğitim sürecine katılın Televizyonu kısıtlayın Evde bol miktarda konuşulan bir ortam oluşturun Asla pes etmeyin - vazgeçmeyin! Gerekirse ebeveynler olarak psikolojik destek alın   Otizm İle İlgili Yanlış Bilinenler   1)         YANLIŞ: Erkek çocukları geç konuşur             DOĞRU: Bütün çocukların 18 aylığa kadar konuşması gerekir. Ancak işitme engeli, yarık damak, zihinsel engellilik, sözel anlatım bozukluğu azlığı gibi durumlarda da geç konuşma olabilir. Ayırıcı tanı için mutlaka çocuk psikiyatri hekimine başvurulmalıdır. Otizm erkek çocuklarında daha sık görüldüğü için bu daha da önemlidir.   2)         YANLIŞ: Kıskandığı için geriledi, konuşmayı unuttu             DOĞRU: Bununla ilişkili bilimsel bir gerçek yoktur. Kazanılan yeteneklerin geriye gitmesi ciddi beyin hastalıklarının bir göstergesi olabilir. Bazen travmatik olaylardan sonra da geriye gitmeler olabilir. Otizm hastalığının bir belirtisi olarak da karşımıza çıkabilir   3)         YANLIŞ: Aşılar otizm yapar             DOĞRU: Aşılar kesinlikle otizm yapmaz. Kızamık Kabakulak Kızamıkçık (MMR) aşısının otizme yol açtığına dair yanlış bilgi ve inanç, 1998’de yayınlanmış ve daha sonra yayından geri çekilmek zorunda kalınmış, sadece 12 çocukla yapılan, yöntemi hatalı bir çalışmadan kaynaklanmıştır. Yapılan çalışmaların analizinde, çalışmalarda yer alan 1 milyon 256 bin 407 (1.256.407) çocukta kızamık-kabakulak-kızamıkçık aşısının, aşılarda koruyucu olarak kullanılan thiomersalin otizmin ortaya çıkmasında etkisi olmadığı açıkça ortaya konmuştur. Kardeşinde otizm olan, yani otizm açısından daha riskli olan çocuklarla yapılan yaklaşık 100.000 çocuğun yer aldığı bir çalışmada, aşı olan çocuklarda kardeşlerinde otizm olsa bile otizm riskini artırmadığı gösterilmiştir.   4)         YANLIŞ: Konuşması var, göz teması var. Otizm olamaz!             DOĞRU: Konuşma, göz teması gibi sosyal iletişim ve etkileşim becerilerinin varlığı-yokluğu önemli olduğu kadar bunların kalitesi de önemlidir. Sosyalliğinde sorun hissedilen çocukların mutlaka bir çocuk psikiyatri uzmanı kontrolünden geçmesi gereklidir. Anne-babaya göre konuşması ve göz teması olup otizm hastalığı olabilir.   5)         YANLIŞ: Benim çocuğum yeterince zeki, otizm olamaz!             DOĞRU: Otizm bir zeka geriliği değildir. Otizm hastalarının önemli bir kısmının zekası normal, hatta bazılarının zeka seviyeleri normalden daha da iyidir.
Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından otizmli bireyler ve ailelerinin yolculuğunda rehber olacak “Aileler İçin Otizm Rehberi” isimli bir kitap hazırlandı.

Aileler İçin Otizm Rehberi” Kitabı Yayımlandı

Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından otizmli bireyler ve ailelerinin yolculuğunda rehber olacak “ Aileler İçin Otizm Rehberi” isimli bir kitap hazırlandı.

Ailelere bilimsel verileri aktarmak amacıyla Üniversitemiz Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Işık ve Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Gökçen editörlüğünde hazırlanan kitapta; sadece tıbbi bilgiler değil, özel eğitim ve diğer alanlar ile ilgili de bilgiler veriliyor.

Türkiye’de Az Sayıda Bulunuyor

Kitapta geniş bir yazar grubunun otizm ile ilgili her şeyi anlattığını belirten Doç. Dr. Ümit Işık, ailelere otizm konusunda rehber olmayı amaçladıklarını kaydetti. Otizm ile ilgili ailelerin sıklıkla kafalarının karışmasına neden olan sorulara yanıtlar verildiğinin altını çizen Doç. Dr. Ümit Işık şöyle konuştu: “Otizmin belirtilerini, nedenini, tanısını, tedavi sürecini, evde yapılabilecekleri konuştuğumuz ve otizm ile ilgili olarak ailelerin aklını sıklıkla karıştıran sorulara cevap verdiğimiz bu kıymetli eserle, multidisipliner bir ekip ile bilimsel veriler ışığında ailelere rehber olmaya çalışıyoruz. Ülkemizde az sayıda benzeri olan bu kitabın bir başucu eseri olacağını umuyoruz.”

Otizm ile ilgili kısa bir bilgilendirmede bulunan Doç. Dr. Işık şunları söyledi: “Otizmin belirtilerinin ilk 2 yaşta ortaya çıkıyor. Belirtilerin şiddeti yıllar içerisinde değişiklik gösterebilir. Otizm yaşam boyu devam edebilen bir bozukluk olup, belirtileri de her çocukta farklılık gösterir. Bu nedenle otizm tanılı her çocuk birbirinden farklı olabilir. Yaşamları boyunca hiç konuşmayan, çevresiyle hiç iletişim kuramayan çocuklar olabildiği gibi, yardıma ihtiyaç duymadan yaşamını devam ettirebilen hatta meslek sahibi olanlar da vardır.”

2020 Yılı Raporuna Göre Her 54 Çocuktan Biri Otizmli

Hastalık kontrol ve önlem merkezi raporuna göre 2020 yılında her 54 çocuktan birinin otizm tanısı aldığına dikkati çeken Doç. Dr. Ümit Işık, yapılan çalışmaların otizmin görülme sıklığında ciddi artışlar görüldüğünü ortaya koyduğunu vurguladı. Doç. Dr. Işık şöyle konuştu: “Otizmin geçmiş yıllara göre daha sık görülmesinin en önemli nedeni toplumda otizm ile ilgili farkındalığın artması ve uzmanların otizmi daha iyi tanıması olduğu düşünülmektedir. Cinsiyet açısından bakıldığında otizmin erkeklerde kızlardan 4 kat fazla görüldüğü bilinmektedir. 'Erkek çocukları geç konuşur' şeklindeki kalıp algının düzeltilmesi otizm tanılı erkek çocukların daha erken tanınmasının sağlanması açısından büyük önem arz etmektedir.”

Otizmin ortaya çıkmasında en önemli nedenin kalıtım (genetik) olduğu bilinmektedir

Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla hiçbir ilişkisi olmadığını söyleyen Doç. Dr. Işık, bu nedenle otizm spektrum bozukluğunun her çeşit toplumda, farklı coğrafyada, ırkta ve ailede benzer oranlarda rastlanmakta olduğuna işaret etti. Doç. Dr. Ümit Işık, “ Otizm sıklığındaki artışın, aşılar veya tiyomersal koruyucu madde ile bağlantılı olup olmadığını inceleyen çalışmalar, civa, tiyomersal ve aşılarla otizmin arasında hiçbir bağlantı bulamamıştır. Geçmişte aşılar, ağır metaller, bazı besin maddeleri ve geçirilen hastalıklar gibi bazı nedenlerin otizme yol açtığı düşünülmüş ancak günümüzde yapılan çalışmalar bu nedenlerin otizmin ortaya çıkmasında bir etkisinin olmadığını göstermiştir.” dedi.

AİLELER İÇİN OTİZM REHBERİ

Doç. Dr. Ümit Işık

Süleyman Demirel Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı

 

Otizm, aileler için çoğu zaman uzun soluklu bir yolculuktur. Ailelerin bu yolcuğunda bir rehbere, doğru yönlendirmeler yapacak bir kılavuza ihtiyacı vardır. Editörlüğünü ve bir bölümünün yazarlığını yaptığım “ Aileler İçin Otizm Rehberi” kitabımızla ailelere bilimsel verileri, onların anlayabileceği dilde bir rehber olarak sunmak istedik. Bu kitabımızda sadece tıbbi bilgiler değil, özel eğitim ve diğer alanlar ile ilgili de bilgiler verdik. Oldukça geniş bir yazar grubuyla, otizm ile ilgili A’dan Z’ye her şeyi anlattık.

Otizmin belirtilerini, nedenini, tanısını, tedavi sürecini, evde yapılabilecekleri konuştuğumuz ve otizm ile ilgili olarak ailelerin aklını sıklıkla karıştıran sorulara cevap verdiğimiz bu kıymetli eserle, multidisipliner bir ekip ile bilimsel veriler ışığında ailelere rehber olmaya çalışıyor, ülkemizde az sayıda benzeri olan bu kitabın bir başucu eseri olacağını umuyoruz.

 

OTİZM İLE İLGİLİ BİLGİLER

Otizm Nedir?

            Otizm bebeklik döneminden itibaren ortaya çıkan, çocuğun çevresiyle iletişim ve etkileşim kurmasını engelleyen, tekrarlayıcı, basmakalıp davranışlar göstermesine yol açan bir bozukluktur. Otizm belirtileri ilk 2 yaşta ortaya çıkar ve belirtiler ve belirtilerin şiddeti yıllar içerisinde değişiklik gösterebilir. Otizm yaşam boyu devam edebilen bir bozukluk olup, belirtileri de her çocukta farklılık gösterir. Bu nedenle otizm tanılı her çocuk birbirinden farklı olabilir.

            Yaşamları boyunca hiç konuşmayan, çevresiyle hiç iletişim kuramayan çocuklar olabildiği gibi, yardıma ihtiyaç duymadan yaşamını devam ettirebilen hatta meslek sahibi olanlar da vardır.

 

Otizmin Sıklığı Nasıldır?

            Otizmin görülme sıklığı ile ilgili yapılan çalışmalar sıklığının giderek arttığını göstermektedir. Hastalık kontrol ve önlem merkezi raporuna göre 2020 yılında her 54 çocuktan biri otizm tanısı almaktadır. Otizmin geçmiş yıllara göre daha sık görülmesinin en önemli nedeninin toplumda otizm ile ilgili farkındalığın artması ve uzmanların otizmi daha iyi tanıması olduğu düşünülmektedir.

            Cinsiyet açısından bakıldığında otizmin erkeklerde kızlardan 4 kat fazla görüldüğü bilinmektedir. 'Erkek çocukları geç konuşur' şeklindeki kalıp algının düzeltilmesi otizm tanılı erkek çocukların daha erken tanınmasının sağlanması açısından büyük önem arz etmektedir.

 

Otizmin Nedenleri Nelerdir?

            Otizmin ortaya çıkmasında en önemli nedenin kalıtım (genetik) olduğu bilinmektedir. Çeşitli genetik ve çevresel faktörler suçlanmıştır, fakat bozukluğun sebebine ilişkin kesin bir neden bulunamamıştır.

            Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla hiçbir ilişkisi yoktur; bu nedenle otizm spektrum bozukluğunu her çeşit toplumda, farklı coğrafyalarda, ırkta ve ailede benzer oranlarda rastlanmaktadır.

            Otizm sıklığındaki artışın, aşılar veya tiyomersal koruyucu madde ile bağlantılı olup olmadığını inceleyen çalışmalar, civa, tiyomersal ve aşılarla otizmin arasında hiçbir bağlantı bulamamıştır. Geçmişte aşılar, ağır metaller, bazı besin maddeleri ve geçirilen hastalıklar gibi bazı nedenlerin otizme yol açtığı düşünülmüş ancak günümüzde yapılan çalışmalar bu nedenlerin otizmin ortaya çıkmasında bir etkisinin olmadığını göstermiştir.

 

Otizmin Belirtileri Nelerdir?

            Otizm tanısı alan çocukların önemli bir kısmında belirtilerin 13-14 aylık iken görülmeye başladığı bilinmektedir. Ancak en sık başvuru yaşı 2-3 yaştır. Sıklıkla konuşma gecikmesi nedeniyle aileler doktora başvurur. Otizm belirtileri her çocukta farklılık gösterebilir.

            Üç yaşından küçük çocuklarda otizm varlığını düşündüren belirtiler;

  • Göz teması kurmada ve sürdürmede zorluk yaşar
  • İsmiyle seslenildiğinde dönüp bakmaz, tepki göstermez. Normal gelişim gösteren bir çocuk genellikle 10 aylık olduğunda kendi ismini tanır ve ismiyle seslenildiğinde dönüp bakar
  • İstediği bir nesneyi parmağı ile işaret ederek göstermez. Örneğin uzanamadığı bir yerden bir eşya isteyeceğinde parmağı ile göstermek yerine annesinin elini tutarak gösterir ya da o nesnenin önünde bekler. Normal gelişim gösteren bir çocuk genellikle 12 aylık olduğunda bir nesneyi parmağı ile göstermeye başlar.
  • Ona bir şeyi işaret ederek göstermek istediğinizde ilgi göstermez. İşaret edilen yere dönüp bakmaz.
  • Oyun oynama ve taklit becerisi yetersizdir. Hayali oyun ya da -miş gibi oyun olarak adlandırılan oyuncak bebeğe yemek yediriyormuş gibi yapma, oyuncak bir telefonla konuşuyormuş gibi yapma, arabayı sürüyor ve kaza yapıyormuş gibi yapma oyunları oynamaz.
  • Bay bay yapma, ce-e yapma ya da fış fış kayıkçı gibi oyunlar 1,5 yaşında olmasına rağmen gelişmemiştir.
  • Yalnız kalmayı tercih eder. Arkadaşlık kuramaz ve tek başına oynamayı ister. Arkadaşları ile karşılıklı oyun oynamaz, grup oyunlarına katılmaz ve ailesini oyununa davet etmez.
  • Yabancı bir ortamda yalnız başına kaldığında anne babasını aramayabilir ve/veya dışarıdan geldiklerinde onları karşılamayabilir.
  • Konuşma gelişimi gecikmiştir. 16 aylık olmasına rağmen anlamlı kelimeleri ('su', 'ver', 'al') ve 24 aylık olmasına rağmen anlamlı iki kelimelik cümleleri ('Anne gel!') başlamamıştır.
  • Otizm tanılı çocukların en dikkat çekici yönleri, konuşmasındaki gecikmedir. Motor gelişimleri çoğunlukla normal olmasına yani, zamanında oturup, zamanında yürümelerine karşın, dil gelişimleri ve konuşmaları oldukça geridir. Beş yaşına geldiklerinde sadece %60'ı tek kelimelerle konuşabilir. Konuşma, ilişki kurmaktan çok ihtiyaçların giderilmesi için kullanılır.
  • Sallanma, kendi etrafında dönme, kollarını çırpma, elleri ile oynama gibi tekrarlayıcı davranışları vardır.
  • Dönen cisimlere ilgi duyma, çamaşır makinesinin karşısında uzun süre vakit geçirme gibi takıntılı davranışları vardır.
  • Değişime karşı direnç gösterebilirler. Otizm tanılı çocuklar hayatlarını adeta tekrarlar üzerine kurmuş gibidirler. Örneğin, yemekleri hep aynı şekilde hazırlanmalı, bakkala hep aynı yoldan gidilmeli, hep aynı yemeği yemeli, hep aynı giysileri giymeli gibi

 

 

 

Otizm Tanısı Nasıl Konur?

            Çocuğunuzda otizm belirtileri olduğundan şüphelendiğinizde zaman kaybetmeden bir Çocuk Psikiyatristine başvurmak gerekir. Bir çocuğun otizm tanısı alıp almadığını anlamak için deneyimli bir çocuk psikiyatristinin yaptığı ayrıntılı değerlendirme gereklidir. Otizm tanısı çocuk psikiyatrisi alanında uzman doktorlar tarafından klinik öykü, muayene, izlem ve hekimin gerektiğinde kullandığı tetkiklerle konur. Otizm tanısı koymak için herhangi bir tıbbi tahlili ya da tetkik (kan tahlili, beyin filmi ya da EEG gibi) yoktur. Ancak bazı durumlarda bazı hastalıklarla ayırıcı tanısını yapmak için bazı tetkikler istenebilir (işitme testi, genetik inceleme, nörolojik değerlendirme gibi).

 

Çocuğuma Otizm Tanısı Konuldu, Ne Yapmalıyım?

            Otizm tanılı çocukların ebeveynlerinin çoğu çocuklarındaki sorunları 1,5 yaşından önce fark ettiklerini belirtmektedir. Ancak otizm tanısının konması ortalama 4-5 yaşlarını bulmaktadır. Bunun en önemli nedeni ayrıntılı bir değerlendirme için gecikilmesidir. Ebeveynlerin 'Biraz Bekleyelim!' düşüncesi ile zaman kaybetmek yerine, var olan sorunun bir an önce adının konması ve gerekliyse erken tedavi çalışmalarına başlanması önemlidir. Şu an için otizmi kesin olarak tedavi edebilen bir ilaç ya da yöntem yoktur. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar erken tanı ve yoğum eğitimin olumlu sonuçlar verdiğini göstermektedir. Erken yaşlarda başlayan yoğun eğitim programları şu an için bilinen en etkin yöntemdir. Bu nedenle otizmi mümkün olduğu kadar erken yaşta fark etmek büyük önem taşımaktadır.

            Otizm tanılı çocuklara, bireysel terapi, grup terapisi, özel eğitim ve gerekirse ilaç tedavisi uygulanır. Tedavide ailenin bilgilendirilmesi ve eğitimi de önemli basamaklardan biridir. Otizmde tedavi edici bir ilaç yoktur. İlaç tedavisi sıklıkla eşlik eden davranış bozuklukları, hiperaktivite, tekrarlayıcı hareketlerin azaltılması veya uykunun düzenlenmesi amacıyla tedaviye eklenmektedir. Kullanılan bazı ilaçların çocukları konuşma becerileri ve sosyal becerilerinde olumlu gelişmelere yardımcı olabildiği bilinmektedir.

            Bu zorlu süreçte ailenin yapabilecekleri;

  • Sorunu kabullenmeye çalışın
  • Kendinizi ya da eşinizi suçlamayın
  • Çocuğunuza özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde eğitim aldırın
  • Aile olarak siz de eğitim sürecine katılın
  • Televizyonu kısıtlayın
  • Evde bol miktarda konuşulan bir ortam oluşturun
  • Asla pes etmeyin - vazgeçmeyin!
  • Gerekirse ebeveynler olarak psikolojik destek alın

 

Otizm İle İlgili Yanlış Bilinenler

 

1)         YANLIŞ: Erkek çocukları geç konuşur

            DOĞRU: Bütün çocukların 18 aylığa kadar konuşması gerekir. Ancak işitme engeli, yarık damak, zihinsel engellilik, sözel anlatım bozukluğu azlığı gibi durumlarda da geç konuşma olabilir. Ayırıcı tanı için mutlaka çocuk psikiyatri hekimine başvurulmalıdır. Otizm erkek çocuklarında daha sık görüldüğü için bu daha da önemlidir.

 

2)         YANLIŞ: Kıskandığı için geriledi, konuşmayı unuttu

            DOĞRU: Bununla ilişkili bilimsel bir gerçek yoktur. Kazanılan yeteneklerin geriye gitmesi ciddi beyin hastalıklarının bir göstergesi olabilir. Bazen travmatik olaylardan sonra da geriye gitmeler olabilir. Otizm hastalığının bir belirtisi olarak da karşımıza çıkabilir

 

3)         YANLIŞ: Aşılar otizm yapar

            DOĞRU: Aşılar kesinlikle otizm yapmaz. Kızamık Kabakulak Kızamıkçık (MMR) aşısının otizme yol açtığına dair yanlış bilgi ve inanç, 1998’de yayınlanmış ve daha sonra yayından geri çekilmek zorunda kalınmış, sadece 12 çocukla yapılan, yöntemi hatalı bir çalışmadan kaynaklanmıştır. Yapılan çalışmaların analizinde, çalışmalarda yer alan 1 milyon 256 bin 407 (1.256.407) çocukta kızamık-kabakulak-kızamıkçık aşısının, aşılarda koruyucu olarak kullanılan thiomersalin otizmin ortaya çıkmasında etkisi olmadığı açıkça ortaya konmuştur. Kardeşinde otizm olan, yani otizm açısından daha riskli olan çocuklarla yapılan yaklaşık 100.000 çocuğun yer aldığı bir çalışmada, aşı olan çocuklarda kardeşlerinde otizm olsa bile otizm riskini artırmadığı gösterilmiştir.

 

4)         YANLIŞ: Konuşması var, göz teması var. Otizm olamaz!

            DOĞRU: Konuşma, göz teması gibi sosyal iletişim ve etkileşim becerilerinin varlığı-yokluğu önemli olduğu kadar bunların kalitesi de önemlidir. Sosyalliğinde sorun hissedilen çocukların mutlaka bir çocuk psikiyatri uzmanı kontrolünden geçmesi gereklidir. Anne-babaya göre konuşması ve göz teması olup otizm hastalığı olabilir.

 

5)         YANLIŞ: Benim çocuğum yeterince zeki, otizm olamaz!

            DOĞRU: Otizm bir zeka geriliği değildir. Otizm hastalarının önemli bir kısmının zekası normal, hatta bazılarının zeka seviyeleri normalden daha da iyidir.

Burdur HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nnchaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.