TACEDDİN AKBAŞ YAZDI O ‘SÖZLEŞME’NİN FESİH YA DA ISLAH ÇALIŞMALARI BAŞLADI

O ‘SÖZLEŞME’NİN FESİH YA DA ISLAH ÇALIŞMALARI BAŞLADI Topluma ‘kadına yönelik şiddeti azaltmaya matuf bir çalışma’ olarak lânsa edilen, ancak kadınlara yapılan şiddeti azaltmadığı gibi artırdığı gözlenen İstanbul Sözleşmesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanları ya da kurmayları tarafından masaya yatırıldı …

O ‘SÖZLEŞME’NİN

FESİH YA DA ISLAH

ÇALIŞMALARI BAŞLADI

Topluma ‘kadına yönelik şiddeti azaltmaya matuf bir çalışma’ olarak lânsa edilen, ancak kadınlara yapılan şiddeti azaltmadığı gibi artırdığı gözlenen İstanbul Sözleşmesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanları ya da kurmayları tarafından masaya yatırıldı ve sözleşmenin ıslah çalışmaları başlatıldı. Yani, yetkililer ünlü, anlı şanlı İstanbul Sözleşmesi’nin topluma yansıyan etkilerini analiz ettikleri geniş kapsamlı bir raporu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a sunmak üzereler…

Hazırlanan o rapor da şöyle deniliyor:

“İstanbul Sözleşmesi’nin amacı kadına şiddeti/ aile (ev) içi şiddeti önlemek olduğu belirtilse de kadın ve erkeklerin kendi toplumlarının, gelenek ve amaçlarının yüklediği rollerden çıkarak ele alınması gerektiğine yönelik bir zihniyet değişikliğini de içerdiği sözleşmenin önsözünden, hükümlerinden ve özellikle kullanılan kavramlardan anlaşılmaktadır. İstanbul Sözleşmesi ile cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet, ev içi vb. kavramlar kabul edilmiş; uluslararası hukukun koruma alanına dahil edilen bu kavramlar üzerinden verilecek mücadelenin önü açılmıştır.

İstanbul Sözleşmesi toplumun temelini oluşturan aile hakkında düzenlemeler içerirken, toplum da din, dil, örf gelenek gibi değerlerini tamamen rafa kaldırmakta; kadını ve erkeği içinde bulunduğu toplumun değerlerinden soyutlamakta ve tüm toplumlara bu konuda tek tip bir anlayışı dayatmakta; bu özelliği ile kadın ve erkek ilişkilerinde sonu “cinsiyetsizliğe” varan bir ideolojiyi, sözleşmeyi imzalayan devletlere kabul ettirmeye çalışmaktır. Sözleşmenin uygulamaya devamı halinde yol açacağı hukûkî, ahlâkî ve toplumsal sonuçlar dikkâte alındığında İstanbul Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından Avrupa Konseyi Genel Sekreterliğine yapılacak bir bildirimle feshedilmesinin yerinde olacağı kanaatindeyiz.

Sözleşmenin feshedilmesinin yerinde olduğuna ya da olacağına dair kanaatimizi belirtmekle birlikte ülkemiz de şiddet olaylarının artmakta olduğu gözlemlemekte; sözleşmenin feshedilmesiyle birlikte iç hukukumuzun toplumumuzun ahlâki, geleneksel, kültürel yapısı ile uyumlu şekilde ve dînî hassasiyetler de gözetilerek ve gerekli düzenleme yapılarak bu alandaki hukûkî boşluğun doldurulması gerektiğini düşünmekteyiz”

BEN DE BU BAY VEYA BAYANLARA

HEM ‘GÜNAYDIN’ DEMEK HEM DE

TEŞEKKÜR ETMEK İSTİYORUM!

Ben nâçiz dahil bazı köşe yazarlarının devamlı karşı çıktığı Sözleşmenin ahlâksız, dinsiz îmansız, hattâ milliyetsiz ve mesnetsiz maddelerini, halkının büyük bir kısmı Hristiyan olan Bulgaristan ve Macaristan gibi ülke parlamentolarının bile kabul etmediği, Parlamentoları kabul etse bile devlet başkanlarının veto ettiği, halklarının da şiddetle reddettiği bir sözleşmeyi bizim Parlamentomuz veya parlamenterlerimiz nasıl kabul ettiler bilmiyorum? Hadi diyelim Parlamento kabul etti, Cumhurbaşkanı nasıl onaylandı ben doğrusu bu güne kadar onu da anlayabilmiş değilim…

DANIŞMANLAR NE İŞ YAPARLAR?

Bildiğim kadarıyla her milletvekilinin bir danışmanı olduğu gibi, bakanların birkaç, başbakanların veya Cumhurbaşkanlarının onlarca danışmanları var! Ve bu danışmanlar sahalarında ihtisas yapmış olan-olması lâzım gelen uzman kişiler. Yoksa ‘salla başı al maaşı mantığı ile danışmanlık olmaz-olamaz, olmamalı!..’diyorum.

HATADAN DÖNMEK ERDEMLİLİKTİR

Sözleşme’nin bazı maddeleri hakkında birçok kere yazılar yazdım ve ‘sözleşmenin anası olmasa da yavrusu yeniden gözden geçirilmeli! Dolayısıyla da fayda yerine zarar vermesinin önüne geçilmeli…’ dedim.

Benim o yazılarımı kimler okudu ya da okumadı veya o yazılarımın etkili ve yetkililer üzerinde ne kadar tesiri oldu onu bilmiyorum. Ancak ben karınca misali görevimi yapıp tarafımı belli ettim… Ve sözleşmeyi benim dışımda da eleştirenler olduğu için, o eleştiriler yetkililerin kulaklarına varmış, gözlerine sokulmuş olacak ki, benim de defalarca ve tekrar tekrar itiraz ettiğim sözleşmenin maddelerine çeki düzen verilecek bir rapor hazırlanmışlar. O nedenle, ben bu raporu hazırlayanlara teşekkür etmek istiyor ve hatadan dönmenin de bir erdemlilik olduğunu hatırlatmak istiyorum. Ve, ve, ve bu rapor Cumhurbaşkanına sunuldu mu sunulmadı mı onu da bilmiyorum. Fakat ben ‘bu rapor Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından mutlaka gündeme alınmalı ve gereği yapılmalı..!’ diyor, herkese ‘millî ve dînî’ saygılar sunuyorum.

ZATEN KÜLTÜR KILICA HEP GALİP GELMİŞTİR

MİLLETLERİ YIKAN, SAVAŞTAKİ DEĞİL

KÜLTÜRDEKİ MAĞLÛBİYETTİR

İskender Pala

KENDİ KÜLTÜRÜ İLE İLGİSİ OLMAYAN

İNSAN ÜLKESİNİN YABANCISIDIR

Ludwik Tieck

16 Tem 2020 - 00:00 Burdur- Gündem

Son bir ayda nnchaber.com sitesinde 2.430.497 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 870 1515
Reklam bilgi