TACEDDİN AKBAŞ YAZDI İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ‘İSLÂMBOL SÖZLEŞMESİ’ HÂLİNE GETİRİLMELİ!

İstanbul’da imzalandığı için adına ‘’İstanbul Sözleşmesi’’ denilen, ancak asıl ve kısa adı GREVİO, yani “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan Ucube; 11 Mayıs 2011 tarihinde …

İstanbul’da imzalandığı için adına ‘’İstanbul Sözleşmesi’’ denilen, ancak asıl ve kısa adı GREVİO, yani “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan Ucube; 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da yapılan Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu Toplantısında imzaya açıldı ve Sözleşmeyi T.C Devleti veya Hükümeti adına dönemin Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu imzaladı. Ve Davutoğlu’nun ‘’Şahsî meselem” dediği o Sözleşme 14 Mayıs 2014 tarihinde TBMM’ye sunuldu ve Meclisten oybirliğiyle, evet yanlış okumadınız oybirliğiyle geçti! Yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin hiç bir üyesinden İstanbul Sözleşmesi’nin geneline olmasa bile, bizim inanç-îman, gelenek görenek, öf ve adetlerimizle taban tabana zıt olan maddelerine itiraz gelmedi!.. Ki, sözleşme maddelerden biri ikisi olan kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve erkeklerin evden uzaklaştırılması gibi uygulamalar da bu güne kadar şiddeti azaltmadığı gibi, erkeği evden uzaklaştırmalar da aile içi ya da eşler arasındaki şiddeti daha da artırdı maalesef.

Başta Ahmet Davutoğlu olmak üzere o Sözleşmeye “EVET..!’’ çeken Milletvekilleri şimdi ne diyor veya ne düşünüyorlar onu bilmiyorum… Fakat, mütedeyyin.. CHP’liler ve inançlı-îmanlı ya da gelenek ve göreneklerine bağlı HDP’li vatandaşlar dahil milliyetçi mukaddesatçı Ak Partililer ve Milliyetçi Hareket Partililer hiç te iyi ya da hoş şeyler söylemiyorlar..! O nedenle, ben ‘o ne idüğü belirsiz Sözleşmeyi iptal etmesek/edemesek bile adam edelim!’ derim.

Kısacası ve açıkçası; İstanbul’da imzalansa ve TBMM üyelerinin tamamı tarafından onaylansa da, büyük bir gayrimüslim sözleşmesi olan İstanbul Sözleşmesi’nin gayri islâmî maddeleri, yapılacak olan düzenlemelerle ıslah edilmeli. Dolayısıyla da Dinimizin emir ve yasaklarına, artı Ülke insanımızın millî töre, yerel gelerek görenek, yerli örf ve âdetlerine uygun hâle getirilmeli…

BİZİM ‘’İSLÂM SÖZLEŞMESİ’’ GİBİ BİR

SÖZLEŞMEMİZ VARKEN, ‘’İSTANBUL’’

SÖZLEŞMESİNE İHTİYACIMIZ OLMAZ

Gayrimüslimlere veya İslâmî kural ve kaidelere inanmayan, inansa bile boş veren, aldırmayan dolayısıyla da uymayan kişilere bir diyeceğim olmaz-olamaz… Ancak, gerçekçi ve aklı başında bir Müslümanın İslâmî Sözleşmeden başka bir sözleşmeye ihtiyacı olmaz-olamaz, olmamalı! Çünkü yüce Dinimiz İslâm, bırakın kadın ya da insan haklarını, kara ve deniz hayvanlarının, karıncaların, böcü börtülerin haklarını bile tanzim ve inananlara harf harf, kelime kelime vaz, emir ve tavsiye etmiş. Yani daha dün denecek kadar kısa bir süre önce ve Avrupa’da hazırlanıp İstanbul’da imzalanan gayriislâmî veya gayrimillî Sözleşme ne idüğü belirsiz maddelerden oluşuyor. En azından bizim coğrafyamıza veya insanımıza uymuyor. Ki, Yüce Yaratıcımız Allah (c.c), kutsal kitabımız Kur’an ve sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav),  o Sözleşmenin çok daha âlâsını, iyisini güzelini, mükemmelini bundan tam 14 asır, 41 yıl önce vaz, emir, tavsiye, telkin ve derç etmiş… O nedenle, bizim Milletimizin İstanbul Sözleşmesi’ne falan ihtiyacı olmaz-olamaz, olmaması gerekir. Amma ve lâkin, madem günümüz şartları veya devletler ya da milletlerarası sözleşme veya hukuk kuralları böyle bir sözleşmenin olmasını gerektiriyor. Bâri biz bu Sözleşme’nin gayridinî ya da gayrimillî maddelerini yeniden düzenleyelim, dolayısıyla da kendimize gelelim!’ diyor ve bu konuda son olarak şunları ilâve etmek istiyorum:

Şükürler olsun ki, bizim ataerkil ailemizin bu güne kadar ‘İstanbul Sözleşmesi’ gibi sözleşmelere hiç ihtiyacı olmadı, bundan sonra da olmaz inşaAllah. Ancak, 80 küsur milyonluk bir Ülke olan Türkiye’de ben bu sözleşmenin çok mağduru insan olduğunu görüyor, duyuyor, biliyor; herkese ‘İslambol sözleşmeli!’ saygılar sunuyor, bugünkü yazımı da Peygamber Efendimiz ile ashabı arasında geçen bir konuşma ile noktalamak istiyorum…

MUHAMMED (SAV) ASHABINA: “SİZDEN ÖNCEKİLERİN YOLUNA ADIM ADIM, KARI KARIŞ TÂBİ OLACAKSINIZ. HATTÂ ONLAR BİR KELER/KERTENKELE DELİĞİNE GİRSELER SİZ DE GİRECEKSİNİZ” BUYURUR. SAHABİDEN BAZILARI DA ‘YA RESULÜLLAH! YAHUDİ VE HIRİSTİYANLARA MI UYACAĞIZ?’ DEYİNCE DE’, YA KİME..? TABİİ Kİ ONLARA UYACAKSINIZ” şeklinde cevap verir!

Hadis (Buharî, Enbiya, Müslim, İbn-i Mace ve İlim…)

09 Tem 2020 - 00:00 Burdur- Gündem

Son bir ayda nnchaber.com sitesinde 2.337.707 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 870 1515
Reklam bilgi