OKUMANIZ DİLEĞİM DİYEN MUHABİR MURAT ÇOBAN YAZDI

Burdur ilimiz Karamanlı ilçesinde gönül adamı yaygın medya muhabiri ve Karamanlı haber internet medya yayımcısı Karamanlı ve Halkı için çalışan genç gazeteci Murat Çoban kendi gözü ve düşüncesiyle Çalışan gazetecileri anlatmış bizde NNCHABER  okurları ile …

Burdur ilimiz Karamanlı ilçesinde gönül adamı yaygın medya muhabiri ve Karamanlı haber internet medya yayımcısı Karamanlı ve Halkı için çalışan genç gazeteci Murat Çoban kendi gözü ve düşüncesiyle Çalışan gazetecileri anlatmış bizde NNCHABER  okurları ile buluşurduk.

Merhaba sevgili okurlar

Bugün sadece tek taraflı olarak yazacağım. Kişilere ve topluma bakış açım benim gözümden yani gazeteci, muhabir, editör gözünden olacak.

Gazeteciliğin ve gazetecilerin ülkemizde, Burdur’umuzda ve Karamanlı gibi küçük ilçelerde pek önemsenmediğini biliyorum. Kişiler, sadece işi düştüğü zaman, reklamını yaptıracağı zaman arar bulur bizi. Ya da çözülemeyen, istediği gibi sonuçlanmayan bir konu vardır. Birisi veya bir kuruma tepki göstermek, intikam almak, gününü göstermek veya bunun gibi sebeplerle aranırız.

Biz de konunun haber değeri var mıdır? Varsa toplumda nasıl sonuçlar doğurur? Yaptığımız haber ile topluma, kişilere fayda mı sağlarız, zarar mı? Huzur ortamını etkiler mi? Devletin gizlilik uygulamalarına zarar verir mi? Ve buna benzer bazı kriterleri inceler ve sonucu öngörerek değerlendirmede bulunuruz. Ben şahsen daha çok olayın medya ortamına düşmeden, kurum ve kişilerin zarar görmesine neden olmadan, toplumsal kaosa sürüklenmemesi noktasında çözüm için çabalarım. Bu doğrultuda kurum ve kişileri bulur durumu anlatırım. Bilenler bilir…

Bırakın plaketi, şilti, anmalığı, bir teşekkür bile çok görülür basın emekçilerine. Gerçek medya çalışanları için ödülün pek bir önemi yoktur. Hatta verilmemesini daha çok isteriz. Ödül alırsak, aldığımız kurum ya da kişiye kalemimizin kaymaması, bir beklenti olmamasıdır isteğimiz. Esas korkumuz budur. Ama tabi bu arada emeğin bedeli de teşekkür ile ödenmiyor. Haber yapmak masraflı iş. Bunun için finans gerekiyor. Teknolojik cihazlar oldukça pahalı. Bilgisayar, fotoğraf makinesi, video kamera ve ulaşım için bütçe ayırmak lazım. Ben kendi adıma konuşayım; bunlar için kendi çocuklarımın, ailemin harcamalarından kesmek zorunda kalıyorum. Yeri gelmişken, eksik olmasınlar bu konuda bize destek olan belediyemiz, firmalarımız, iş adamlarımız var. Onların sayesinde bu çarkı döndürebiliyoruz. Onlara da buradan çok teşekkür ediyorum.

Aslında bence gazetecilik mesleğini önemsememek, toplumu ve demokrasiyi önemsememek, anlamına gelir. Çünkü bu meslek temelinde, toplum için çalışır, insanların haber alma özgürlüğü için mücadele eder.

Hep söylenir ya basın emekçisi diye… Ne emeği bu? Emek bunun neresinde? Yahu bu işte emek vermek, çaba sarf etmek olur mu? Oturduğun yerden, bilgisayarın başında yazıyorsun işte. Terlemiyorsun bile… Hatta yanında çayın bile var daha ne istiyorsun? Hep böyle düşünülür değil mi? Ama öyle değil işte. Türlü türlü sıkıntıları vardır bu mesleğin. Ama bunu kimse görmez, belki de bilemez… Bu haber okuyucuya nasıl ulaşır? Nasıl emek verilmiştir? Bir çırpıda okuduğunuz ya da okumadan sadece başlığına bakıp geçtiğiniz, sosyal medya ortamında “beğen” butonuna tıklayıverdiğiniz ya da “boşver” deyip geçiverdiğiniz her haber nasıl yapılır? Bu kimsenin umurunda da değildir…

Gerçek bir gazeteci, muhabir, (Kopyala-Yapıştırcılar hariç) bir haber hazırlamak için önce sahaya iner. Olay varsa olay yerine, yoksa habere konu olacak yere gider. Ulaşım süreci ve olay yeri her zaman uygun hava koşulunda olmayabilir. Kar, yağmur, çamur, fırtına… Önce konuyu iyice bir anlar. Kafasında düzenlemeyi yapar. Sonra ilgili kişi ya da kişilerden bilgiler alır, röportajlarını yapar. Daha sonra görselleri çeker. Bu da ayrı bir meziyet ister. Çünkü burada da bir kompozisyon vardır. Onu yakalamak gerekir. Ardından haberi hazırlamak için büro ya da evine gider. Haberi bilgisayar ortamında yazmaya başlar. Bu aşama da bambaşka bir emek ister. Haberi anlatacak kelimeler, uygun cümleler kullanması gerekir. Bir açıdan değil onlarca açıdan değerlendirmek gerekir. Saatlerce yazar, haberi düzenler. Bitince sıra görsellere gelir. Fotoğraf ve videoyu da bilgisayar ortamında düzenler. Onun için de ayrıca emek verir. Bu da saatlerce sürer. Ardından her yönüyle tamamladığı haberi, yayınlanması için gönderir.

Öyle ya bu bizim görevimiz. Bunu yapmaya mecburuz. Ben kendi adıma konuşuyorum; “Bunu yapmaya mecburiyetim yok.”

Peki bu meslek çok mu kötü? Niye yapıyorsun o zaman diyenleri duyar gibiyim. Elbette mesleğimi seviyorum. Sevmesem yapmazdım. En çok sevdiğim yanı da mazlumun sesi olmak. Yardım bekleyen çaresizleri, imkansızlık içinde bir şeyler yapma çabası içindekileri, kısacası ihtiyaç sahibi kişiler ile devletin veya ilgili kurumların, yardım etmek isteyen hayırseverlerin buluşmasına vesile olmayı seviyorum. Ayrıca insanların her konudan haberdar olmasını sağlamak, mağduriyet yaşanmadan önlenmesi daha hayırlıdır düşüncesindeyim. Böylelikle hem zamandan tasarruf yapmış, hem de milli servetimizi de boşa harcamamış oluruz.

Bu yola 1999 yılında çıktım. Radyo ve TV Yayımcılığı bölümünü bitirdikten sonra 2005 yılında Karamanlı’da Karamanlı Medya Merkezi’ni kurdum. Tam 15 yıl oldu. 2007 yılında Anadolu Ajansı daha sonra da TRT muhabiri oldum. Sevgili arkadaşım Süleyman Demirci’ye de bir selam vermeden geçemeyeceğim. Onun fikir, destek ve yardımı ile ücretsiz bir internet sitesi açtık. Sonrasında da Batı Akdeniz Haber’i kurdum. Yoğunluğum nedeniyle şu an ona biraz ara verdim. Tek amacım vardı. İhmal edilen ilçem Karamanlı’yı, komşu ilçelerimizi, Burdur’umuzu ve bölgemizi tanıtmak. Çok uzaklarda ama gönlü ve ruhu hala burada olan hemşerilerimize bölgeden haberler vermek. Tarihimizi, kültürümüzü ve güzel insanımızı tanıtmak. İnsanları birleştirici, küslükleri giderici haberler yapmak. Tanıtıcı fotoğraflar çekmek, videolar yapmak. Ben elimden geldiği kadar bunları yaptım. Hala da yapıyoruz. Yapıyoruz diyorum çünkü bir süre sonra benimle aynı sevdada olan bir kişiyle yollarımız keşişti. Nedim Çiftçi… Bu kez işe birlikte kol kola giriştik. Sevgili dostum Nedim, tanıtım anlamında editörü olduğu sosyal medya sayfasında birçok işler yaptı. Birlikte gruplar oluşturduk. Bazılarını o kurdu, bazılarını ben… Karamanlı Haber Sitesi, Karamanlının Sesi, KMM Duyuru ve İlan Sayfası, Karamanlı Bisiklet Grubu, Karamanlı Fotoğraf Kulübü, Karamanlı Doğa ve Yürüyüş Kulübü, MN Prodüksiyon ve Karamanlı TV…  Kurmaya da devam edeceğiz.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla, başta Anadolu Ajansı’nı kuran Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, Anadolu Ajansı’nın kurulmasında büyük emeği olan Milli Mücadelenin kadın kahramanı Halide Edip Adıvar’ı ve görevleri başında hayatlarını kaybeden tüm basın şehitlerini saygıyla anıyorum.

Ve sözün sonunda, tabi ki en başta her zaman desteğini esirgemeyen, kahrımı çeken biricik eşim Şevkiye, çocuklarım ve anneme, meslektaşım dediğim sevgili Nedim Çiftçi’ye, birçok yerde birlikte görev yaptığımız basın mensubu arkadaşlarıma… Ayrıca Burdur Valisi Sayın Hasan Şıldak, Burdur Milletvekillerimiz Bayram Özçelik, Yasin Uğur ve Mehmet Göker, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel, Burdur İnternet Gazetecileri Derneği Başkanı Fatih Özcan, AA Antalya Bölge Müdürü Mustafa Yıldırım, TRT Antalya Haber Müdürü Muhammed Ahmet Öcal, Kanal 15 TV Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Dilek, Karamanlı Belediye Başkanı Fatih Selimoğlu, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, AK Parti Karamanlı İlçe Başkanı Ömür Karakaya, CHP Karamanlı İlçe Başkanı Nuri Erdem, Burdur Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Metin Sipahi, Karamanlı Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Erol Gökbayrak, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Muharrem Erkil, İlçe Milli Eğitim Müdürü Salim Oğuz, İlçe Emniyet Amiri Hasan Basri Çiçek, Önceki Maliye Müdürü Eyyup Savaş, Yeşilova Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Erhan Sönmez, desteğini esirgemeyen esnaf ve iş adamlarımızdan Abdurrahman Şener, Oğuzhan Saygın, Kadir Kanal, Oğuz Kurt, Salim Zorba, Oğuz Ötken, Osman Avcıoğlu, Süleyman Demirci, Süleyman Öztunç, Şeref Gündüz, Ömer Öney, İbrahim-Özlem Gümüş, Hüseyin Uğurel, Ahmet Ali Köylü, Metin Tiryakioğlu ve verdiğim emeği beğenen, takdir eden siz takipçilerime çok teşekkür etmek istiyorum. Kalın sağlıcakla…

Murat ÇOBAN

11 Oca 2020 - 00:00 Burdur/ Bucak- Gündem

Son bir ayda nnchaber.com sitesinde 256.680 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 870 1515
Reklam bilgi