RAMAZAN CANURAL YAZDI “ÂHESTE ÇEK KÜREKLERİ…”

“ÂHESTE ÇEK KÜREKLERİ…” Artık yaz tam anlamıyla geldi.  Havalar sıcak, günler uzun. Böyle zamanlarda biliyorum,  ciddi konular sıkar sizi. Sadece sizi...

“ÂHESTE ÇEK KÜREKLERİ…”

Artık yaz tam anlamıyla geldi.  Havalar sıcak, günler uzun. Böyle zamanlarda biliyorum,  ciddi konular sıkar sizi. Sadece sizi mi?

Ben de çok sıkılırım.

Bize şimdi hafif şeyler lazım. Yediğimiz yiyecek içecekten,  okuduğumuz yazıya kadar…

Ben de hafif bir yazı yazmaya çalışacağım.

Şu kavurucu sıcaklarda serin havaları da  arıyoruz. Arıyoruz ya… Lâkin nerde bulacaksın öyle havayı?  Belki akşam üzeri deniz kenarında…

Ama sıcağa rağmen yaz güzeldir.  Yaz aşkları yazdan da güzeldir. Şarkıları ise bir başka olur.

Meselâ Yesari Asım Arsoy’un  şu  şarkısı ne muhteşemdir:

              Bu yaz geçen günlerimiz, hatırından hiç çıkmasın,

             Okşadığım o elleri, başka bir el sıkmasın,

            Şen gönlümüz sevişmekten usanmasın, bıkmasın,

             Okşadığım o elleri,  başka bir el sıkmasın…

Ya bu ayın doyumsuz  mehtâbına  ve denizine ne demeli ?

Büyük  besteci Artaki Candan da bir şarkısında  bu  mehtap  özlemini şöyle dile getirir:

Bu gece çamlarda kalsak ne olur?,

Felekten bir gece çalsak ne olur?

Denize, mehtaba dalsak ne olur?

Felekten bir gece çalsak ne olur?  

Dr. Ramazan Canural  ise bir şiirinde  benzer bir tabloyu  şöyle anlatır:  

 

             Rüzgâr  dinmiş, gece ıssız, deniz sessiz,

            Yıldız, mehtap ve sen…  Bir de teknemiz,   

            Kulağım, körfezdeki o büyülü seste,

            İstemem,  bu gece  ışıklar  hiç yanmasın…

            Sevenlerin dilinde,  o güzel uşşak beste:

           “

Âheste çek kürekleri, mehtap uyanmasın.”                    

O güzel uşşak besteyi bildiniz değil mi?

Hani sözlerini Yahya Kemal Beyatlı’nın yazdığı  ve   Münir Nurettin Selçuk tarafından musikimize hediye edilen o muhteşem eseri…

            Âheste çek kürekleri, mehtâb uyanmasın,

           Bir âlemi hayâle dalan âb uyanmasın

         Âğuş’u nev-bahâr’da hâbîdedir cihân,

            Sürsün sabâh-ı haşr’e kadar, hâb uyanmasın.

            Dursun bu mûsikî-i semâvî içinde sâz,

         Leyl-i tarâb’da bir dahî mızrâb uyanmasın.

         Ey gül, sükûta varmayı emr-eyle bülbüle,

           Gülşen’de mest-ü zevk olan ahbâb uyanmasın.

           Değmez Kemâl, uyanmaya ikmâl-i ömr içün,   

        Varsın bu uykudan dil-i bîtâb uyanmasın.

Buradaki sözler zaten musikinin ta kendisi iken  bir de Münir Nurettin Selçuk bunları besteleyince  tam  bir şaheser ortaya çıkmış.

                                                                                                       

      

                              

06 Tem 2020 - 00:00 Burdur- Gündem

Son bir ayda nnchaber.com sitesinde 2.312.418 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 870 1515
Reklam bilgi