Dr. Esma Özdaşlı ; Ermenistan’ın 27 Eylül 2020’de Azerbaycan’ın SİVİL YERLEŞİMLERİNE Saldırısı

Ermenistan’ın 27 Eylül 2020’de Azerbaycan’ın SİVİL YERLEŞİMLERİNE Saldırısı ile İlgili Bilgi Notu1. Öncelikle saldırılarda hayatını kaybeden kardeşler...

Büyütmek için resme tıklayın


  1. Ermenistan’ın 27 Eylül 2020’de Azerbaycan’ın SİVİL YERLEŞİMLERİNE Saldırısı ile İlgili Bilgi Notu
    1. Öncelikle saldırılarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Azerbaycan topraklarının yaklaşık olarak %20’sini işgal eden Ermenistan (Dağlık Karabağ ve etrafındaki yedi rayon) 1994’te Bişkek’te yapılan Ateşkes Anlaşması’ndan bugüne kadar sık sık saldırılar yapmış ve bugünkü saldırılarda olduğu gibi sivilleri hedef almaktan çekinmemiştir.
    2. Ermenistan’ın sivillere yönelik saldırıları şaşırtıcı değildir. Zaten Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarına yönelik işgal siyasetinin en önemli ayağını sivillere yönelik saldırılar oluşturur. 1992’de yaşanan
  2. HOCALI SOYKIRIMI

  3. örneğinde olduğu gibi, Ermenistan sivillere saldırarak işgali kolaylaştırmaya çalışmaktadır. Böylece sınır bölgesindeki sivillere şu mesaj verilmek istenmektedir: “Siz de bu toprakları terk etmezseniz sonunuz aynı olur.” Dolayısıyla Ermeniler, Hocalı’da bir soykırım gerçekleştirerek, ileride yapacakları saldırılara yönelik Azerbaycan Türkleri üzerinde psikolojik bir baskı oluşturmayı amaçlamış ve bölgenin asıl sahiplerinin, yani Türklerin bu korku ile bölgeyi terk etmelerini sağlamaya çalışmışlardır. Bu yüzden de Hocalı’da hamile kadınların karınlarının deşilmesi, çocukların derilerinin yüzülmesi gibi en insanlık dışı uygulamalara imza atmışlardır. Bu açıdan, 1991-94 yılları arasında Karabağ’da Ermeni silahlı kuvvetlerine komuta eden Ermenistan’ın eski Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın “Hocalı’ya kadar Azerbaycanlılar bizim sivilleri öldürmeyeceğimizi düşündü. Fakat Hocalı’da biz bunu yıktık” ifadeleri Ermenilerin bu stratejilerinin anlaşılması açısından önemlidir.
    3. Ancak Ermenilerin gözden kaçırdıkları asıl nokta, Azerbaycan’ın 1992’deki Azerbaycan olmadığıdır. Bugün Azerbaycan’ın bütçesindeki askeri harcamalar neredeyse Ermenistan’ın bütçesine yakındır ve bu saldırıların devam etmesi durumunda, askeri müdahale Azerbaycan açısından tek çözüm yolu olarak görülecektir. Zaten bu durumu İlham Aliyev yapmış olduğu açıklamalarda defaatle dile getirmiştir.
    4. Tekrar bugünkü saldırılara gelecek olursak, Azerbaycan saatiyle 06.00 civarında Terter, Ağdam, Fuzuli ve Cebrail’in sivil yerleşimlerine saldırı gerçekleştirilmiştir. Azerbaycan ordusu uzun zamandır böyle bir saldırı beklediği için hızla cevap vermiştir. Zaten daha 2 gün önce, 25 Eylül’de Aliyev ellerinde istihbarat bilgisi olduğunu, Ermenistan’ın sivillere yönelik saldırıları olabileceğini ifade etmiştir.
    5. Azerbaycan ordusunun hızla saldırılara cevap vermesi üzerine çok şükür Ermenistan işgalindeki bazı yerleşim yerleri ait olduğu ülkenin, yani Azerbaycan’ın eline geçmiştir. (Azerbaycan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Yarbay Anar Eyvazov: işgal altındaki Fuzuli bölgesinin Karahanbeyli, Gervend, Köy Gerediz, Yukarı Abdurrahmanlı köyleri ile Cebrayıl bölgesinin Büyük Mercanlı ve Nüzgar köylerinin Azerbaycan ordusunun kontrolüne geçtiğini bildirdi.)
    6. Bugünkü saldırılar, Dağlık Karabağ’da cephe hattında yaşanıyor. Ancak Ermenistan uzun zamandır, Dağlık Karabağ dışındaki stratejik önemi haiz olan Tovuz bölgesine saldırılar düzenlemektedir. Tovuz’un Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan ekonomik işbirliği açısından çok önemlidir. Çünkü Tovuz; Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP), Bakü-Tiflis-Kars Demir yolunun geçtiği yol üzerinde ve Azerbaycan’ın en önemli ekonomik ikmal noktasında bulunmaktadır. Bu nedenle 12 Temmuz ve geçen hafta Tovuz’a yapılan saldırıları Türkiye gerçeğini dikkate almadan okuyamayız. Dolayısıyla bu saldırıların asil faili Rusya’dır. Rusya, Türkiye’nin Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz’deki girişimlerinden rahatsızlık duymakta ve Türkiye’yi ekonomik olarak zor durumda bırakmak için Tovuz’a saldırılar gerçekleştirmektedir. Yoksa bu saldırı sınırlarını bile koruyamayan (Ermenistan sınırının önemli bir bölümü Rus askerlerince korunmaktadır ve Ermenistan Rusya’nın askeri gücünün ve üslerinin bulunduğu tek Güney Kafkasya ülkesidir) Ermenistan’ın askeri gücü yeterli değildir.
    7. Ermenistan bugün ekonomik ve siyasi darboğazdadır ve Paşinyan özellikle pandemi sürecini yönetemediği için kendisine olan halk desteğini yavaş yavaş kaybetmektedir. Bu yüzden en kolay oy kotarma yöntemi olarak halkı dış politik olaylara yönlendirmeye çalışıyor. Hatta bunun için çok komik yöntemlere dahi başvurmaktadır. Takip edenler bilecektir, son günlerde demokratik barışçıl söylemlerle iktidara gelen Paşinyan’ın eşi Dağlık Karabağ’da ermeni kızlara komando eğitimi vermeye başlamıştır. Paşinyan, oğlunu Dağlık Karabağ’da askere göndererek de halka şirin görünmek istemektedir. Paşinyan, Dağlık Karabağ’daki çatışmaların Ermenistan ile Azerbaycan arasında değil, Azerbaycan ile Karabağ’daki ermeniler arasında yaşandığını iddia ederken, oğlunu Dağlık Karabağ’a askere göndererek de eylem ve söylemlerindeki farkı net olarak ortaya koymuştur.
    8. Bu saldırılasıların bizler açısından en üzücü noktalarından biri, ne yazık ki Gürcistan üzerinden Ermenistan’a silah gönderemeyen Rusya’nın askeri mühimmatı Kazakistan, Türkmenistan ve İran’ın hava sahasını kullanarak göndermesidir. İnşallah ilerleyen dönemlerde, Türkistan’daki Türk cumhuriyetleri Azerbaycan topraklarını işgal eden Ermenistan’a dolaylı da olsa verdikleri desteği keserler. Ermenistan’a Türk dünyasının birlikte göstereceği tavır işgalin sona ermesi için önemlidir. Türk Dünyası’nın bilge lideri Nursultan Nazarbayev, Ermenistan’ı işgalci siyaseti nedeniyle sık sık eleştirmiş ve hatta Ermenistan’ın 2014’te Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyeliği sonrasında, işgal altındaki Dağlık Karabağ’da AEB’nin kurallarının uygulanamayacağını bildirmişti. Bu bakımdan Türkistan’ın lider ülkesi Kazakistan’ın Ermenistan’a tepki göstermesi en büyük temennimizdir. Çünkü bunun aksi bir görüntü, hayalini kurduğumuz -siyasi olmasa da ekonomik ve kültürel anlamda- Türk Birliği’ni engelleyen bir durum arz eder.
    9. Son olarak nüfusu her geçen gün azalan, Dağlık Karabağ’da savaştıracak asker bulamayan Ermenistan’ın Suriye ve Irak’tan PKK ve YPG artıklarını Dağlık Karabağ’a savaşmak için gönderdiği yönünde haberler vardır. Hatta geçenlerde Azerbaycan basınına yansıyan bir haberde, Süleymaniye’den Erivan’a ne taşıdığı tam olarak bilinmeyen bir uçağın iniş yaptığı yazmıştı. Zaten Ermenistan’ın Azerbaycan’ın karşı saldırıları neticesinde ölen kişi sayısını açıklayamamasının en temel nedeni de budur. Çünkü Dağlık Karabağ’da PKK’lın teröristleri kullanan Erivan yönetimi, bunun ortaya çıkmasını engellemek için ölen kişileri ve sayılarını gizlemektedir. Geçmişte ASALA PKK işbirliği düşünüldüğünde, Ermenistan’ın Türkiye karşıtı terör örgütleri ile işbirliği yapması zaten şaşırtıcı değildir.

Dr. Esma Özdaşlı

27 Eyl 2020 - 18:37 Burdur- Gündem

Son bir ayda nnchaber.com sitesinde 1.866.898 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 870 1515
Reklam bilgi