
Cumhurun başı olan Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün yaptığı bir konuşma da biz cumhura ‘’Fahiş fiyata boykot edin” çağrısında bulundu… Ancak ben bu çağrıyı hem yadırgadığım hem de çok geç kalınmış bir çağrı olarak gördüm. Ve bu boykota kaç kişi, kaç kurum veya kuruluş katılır orasını da bilmiyorum ama bizim ataerkil ailenin ‘fahiş fiyatı’ doğdu doğalı boykot ettiğini biliyorum… Çünkü babamız resmi din görevlisi değildi ama gönüllü bir din görevlisi, dolayısıyla da büyük bir tasavvuf ve tasarruf ehli idi… O nedenle bizim eve de midemize de haram bir lokma girmediği gibi zaruri ihtiyaç dışında hiçbir yiyecek, içecek, giyecek ve kullanılacak eşya da girmezdi. Yani, rahmetli ve namı diğer Durmuş Hoca babamız, maddi imkânlarımız birçok şeyi almaya müsait olduğu halde israfa neden olacak hiçbir şeyi almaz, satmaz, yemez, içmez, kullanmaz ve eve sokmazdı… Çünkü O, israfın, hatta tevazunun israfının bile haram olduğuna inanır, dolayısıyla da hiçbir şeyi israf etmezdi! Amma velâkin günümüzde bu kurallara uyan kişi ve aile sayısı çak az maalesef! Hal böyle olunca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın boykot çağrısına katılacak birey ve aile sayası da sınırlı olacaktır!
Pandemi, Ortadoğu depremi ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi olumsuzluklar Dünya genelini madden de mânen de ve olumsuz yönde etkilediği bir gerçek… Ancak bu gerçek ve gerekçelerle bazı üreticilerin ürettikleri ve bilhassa gıda toptancılarının veya hal işletmecileri ile zincir marketlerin ürettirdikleri ya da alıp sattıkları ürünleri fahiş fiyata satmaları hiç te gerçek ve gerekçe değil… Ve bu durumdan her dar, hattâ orta gelirli kişi ve aile reisi olduğu gibi devlet reisi de (Cumhurbaşkanı Erdoğan da) şikayetçi! Yani seçilmiş bir devlet reisi olan Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşlara ‘’Fahiş fiyatla satılan ürünleri boykot edin-almayın!’’ diyor… Oysa bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na bağlı koskoca bir Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı; ayrıca en küçük bir beldede bile belediye başkanlıkları, artı ticaret ve sanayi odaları, esnaf dernekleri, STK’lar-sivil toplum örgütleri var ve bu kurumların da kuruşların da oldukça kalabalık çalışanları, tam yetkili amir ve memurları var… Ancak bu kurum ve kuruluşlar görevlerini tam yerine getirmiyor olmalılar, yani sorumsuz sorumlular denetim görevlerini tam yapmıyor olmalılar ki, bütün kurumların ve devletin başı olan Cumhurbaşkanı dahî fiyatların gereğinden fazla artmaması veya fahiş fiyata satılmaması için halktan yardım istiyor, bazı ürünlere-gıda maddelerine boykot yapılmasını tavsiye ediyor!
Bizim çocukluğumuz da ve gençliğimiz de sigortasız çırak, kalfa çalıştıran terziler, berberler-kuaförler dahi Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) elamanlarınca ve sık sık denetlenir, küçücük bakkallar, manavlar bile faturasız mal alamaz satamazlar, satanlara da caydırıcı cezalar verilirdi. Ki, o dönemin bakkalları, manavları ve tüccarları bugününkilere göre daha insaflı ve daha kanatkâr idi… Dolayısıyla da tek tük istisnası hâriç hiçbir şeyi hiçbir ürünü fahiş fiyattan satmazdı… Satamazdı çünkü buna vicdanı elvermez, devlet ise izin vermezdi! Amma velâkin yine istisnâları hariç günümüz muhteris insanları, üreticileri, aracıları, toptancıları doymak bilmiyor, kazandıkça kazanmak, kârlarına kâr katmak istiyorlar! Ve devlet onca görevlisine, etkili ve yetkilisine rağmen bu muhteris, yani bir türlü doymak bilmeyen, yani tıpkı bir vadi dolusu altını olup ta ikinci vadiden hisse isteyen aç gözlü insanlara, ‘Ver Allah’ım ver, bu kulun ne versen ver!’ diyen satıcılarla baş edemiyor!
Tamam, fahiş fiyatla ürün satışları önlemek için vatandaşın boykotu önemli, ancak tek başına yeterli değil. Çünkü insanların hayatta kalabilmeleri için başta ekmek olmak üzere bazı gıda maddelerine ihtiyaçları ve birçok insan da tatminsiz olduğu için ben Erdoğan’ın boykot teklifinin de çok işe yarayacağını sanmıyorum… O nedenle vatandaş boykot etsin, ancak devlet te üzerine düşeni yapsın. Dolayısıyla da gözü gönlü doymak bilmeyen satıcılar hizaya gelsin…
Velhâsıl-ı kelâm; bilindiği gibi, Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri İstanbul’u fethetmeye karar vermeden önce tebdili kıyafetle çarşıda dolaşır ve bazı esnaflardan alışveriş yapmak ister… Ve esnaftan bazıları ‘ben siftah yaptım, şu karşıdaki komşum yapmadı. Alışverişinizi oradan yapın’ diyerek tanımadıkları Fatih’i komşularına yönlendirirler… Ve Fatih de ‘benim esnafım böyle kanaatkâr ve bu kadar diğergam ise, ben İstanbul’u rahatlıkla fethedebilirim’ der ve fetih hareketini başlatır…
Hülâsâ-i netice; Erdoğan’ın yeni teklif ettiği-önerdiği boykotu biz yıllardır uyguluyoruz ama bazı kişiler değil boykot etmek, birbirleriyle alışveriş, hattâ stoklama yarışına giriyorlar… O nedenle devlet-millet ele ele vermeli ve devlet te, millet de alışverişlerinde israftan kaçınmalı!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
EY İNSANLAR! YERYÜZÜNDE BULUNAN MADDELERİN HELÂL VE TEMİZ OLANLARINDAN YİYİN; ŞEYTANIN PEŞİNDEN GİTMEYİN, ÇÜNKÜ O APAÇIK DÜŞMANINIZDIR… Bakarı Sûresi Âyet 168
YEDİKLERİNİN HELÂL OLMASINA DİKKAT EDERSEN DUASI KABUL EDİLEN BİRİ OLURSUN. Hadis-i Şerif
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, "Soykırımı finanse eden ürünlerin okul, üniversite ve yurt kantinlerinde satışına son verilmelidir" dedi.
Eğitim-Bir-Sen, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine yönelik hazırlıklarını sürdürüyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası yapılan "boykot çağrısı" Doğu ve Güneydoğu'da karşılık bulmadı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin sosyal ve ekonomik hayatına yönelik boykot ve operasyon girişimlerinin, ifade özgürlüğü ve demokratik haklarla bağdaşmadığını belirtti.
Adıyaman'da İsrail ürünlerinin satışını yapmayan esnaf, her ayın ilk ve son cuma günü elde ettiği geliri ise Filistinlilere yolluyor.
Türkiye'nin İsrail ile tüm ticari ilişkileri kesme kararı dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, ülkede yaşanabilecekler Tel Aviv yönetimini kara kara düşündürmeye başladı.
Yorumlar (0)