
Cumhuriyetle yaşıt olan ve Atatürk tarafından kurulan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP Yerel Yönetimlerde) iktidar oldu, ama ‘genel başkanlar partiye’ bir türlü hâkim ya da muktedir olamadılar! Dolayısıyla da partilerini Genel Seçimlere hazırlama çalışması yapamadılar ya da başlatamadılar… Yani, CHP’liler son zamanlarda, şiddetli geçimsizlik yaşayan eşler, kavga dövüş bitmeyen evler ve sağa sola savrulan yavrular gibi oldular ve bütün bu olanlar da tüm aileye, ailenin kavgası ise mahalleye, hattâ ülkeye zarar vermeye başladı!
Ve büyükler neyse ne amma, yavrular öz babalarından veya annelerinden ayrılıp üvey babanın ya da annelerinin ellerinde büyüyeme mahkûm edilmiş çocuklara döndüler-dönüştürüldüler!
Bilindiği ve uzun zamandır beklenildiği gibi, ilgili mahkeme ‘mutlak butlan’ kararı vermedi… Dolayısıyla da ve kesin olmasa da ve bir müddetliğine de olsa Özgür Özel ve taraftarlarını sevindirir, mutlu ederken; Kemal Kılıçdaroğlu ve taraftarlarını mutsuz edip üzdü! Yani, mahkeme CHP’nin butlan davasını 24 Ekim’e erteleyince, kesin olmasa bile, butlancı karşıtlarını umutlandırdı, taraftarlarını ise umudunu kırdı ki; Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararının ardından göründüğü gibi suratı asık, yüzü hiç gülmüyordu! Bu da O’nun karardan hoşnut-memnun olmadığını gösteriyordu!
CHP’liler mahkemelerden kendileri lehine çıkan kararlar için bazen ‘Ankara da hâkimler var’ diyorlar, bazen de ‘direne direne kazandık!’ diye nara atıyorlar; Aleyhlerinde bir karar çıktığı zaman da mahkemeler için ‘AKP’nin mahkemesi, saygıdeğer hâkimler için de ‘AKP’nin veya Tayyip’in, falan filanın hâkimi’ diyorlar! Dolayısıyla da hâkim ve savcılara karşı bühtan da bulunuyorlardı! O nedenledir ki, CHP’liler mahkemeden mutlak butlan kararı çıkma ihtimaline karşı Partiyi ya da Genel Merkezi Kemal Kılıçdaroğlu’na ve taraftarlarına teslim etmemek için Genel Merkezi boşaltmama kararı almışlar ve bunu için kapsamlı ve geniş katılımlı bir direniş ekibi hazırlamışlardı! Ve bu direnişe katılacak olanların yemeleri içmeleri için makarna, su, limon ve benzer gıda maddeleriyle birlikte maske bile hazırlamışlardı…
Mahkemenin kararından sonra CHP’liler o makarnaları limonları ve maskeleri nâptılar bilmiyorum ama hep hâlükârda yanlarında olduklarını söyledikleri fakirlere fukaralara dağıtırlar ya da dağıtacaklardır herhalde!
Kamuoyunda da Kemal Kılıçdaroğlu’cu partililerde de mahkemenin, CHP kongresi öncesinde ‘mutlak butlan’ ve ‘kayyım’ atanması kararı bekleniyordu. Ancak, CHP’lilerin her gün eleştirdikleri mahkemelerden biri olan Ankara 42. Aslî Hukuk Mahkemesi, butlan karşıtlarını rahatlatan, taraftarlarını ise üzen ya da bir müddet daha beklemelerini gerektiren bir karar verdi… Yani, mahkeme duruşmayı 24 ekime, CHP’nin Kurultayının bir ay sonrasına erteleyerek siyaseti de yargıçları ve ülkeyi de rahatlattı…
Velhâsıl; Mahkeme CHP’nin 21 eylülde yapacağı Olağanüstü Kurultayın durdurulması ve kayyım atanması anlamına gelen ‘tedbir’ talebini reddetti! Hal böyle olunca CHP 21 Eylül de hiçbir hukuk engeline takılmadan olağanüstü kurultayını yapabilecek. Ve bu duruma göre, Kurultay’ın gâlibi de büyük bir olasılıkla(!) Kemal Kılıçdaroğlu değil, Özgür Özel olacak!
Velhâsıl-ı kelâm; ben 12 Eylül 1980 sabahından bu yana hiçbir partili olmadığım gibi, CHP’li de olmadım… Ancak, ülkem, devletim ve milletim adına bu ülkenin güçlü bir iktidara olduğu kadar güçlü bir(kaç) muhalefet partisine de ihtiyacı olduğuna inandım… O nedenle, diğer partilerin olduğu gibi, CHP’nin de doğrularının yanında, yanlışlarının ise hep karşısında oldum… Ve mahkemenin ‘muhakkak butlan’ kararını CHP Kurultayından bir ay kadar sonraya ertelemesine sevindim… Çünkü, parti genel başkanlarını veya yöneticilerini hâkimler ya da mahkemeler değil, partililerin veya seçmenlerin kendilerinin belirlemeleri gerektiğine inandım…
Hülâsâ-i netice; asrımızda ülkeler birbiriyle savaşıyor, aşiritler, aileler, kardeşler ve evlatlar, konu komşular, meslektaşlar birbirleriyle ya kavga ediyor ya da dövüşüyorlar! İktidarlar ve iktidara talip olan partiler olsun birbirleriyle koltuk veya miras kavgası yapmasınlar da ülkelerini ve seçmenlerini üzmedikleri gibi sevindirsinler!’ diyor, herkese ‘kavgasız dövüşsüz’ saygılar sunuyorum.
HAYAT İKİ GÜNDEN İBÂRETTİR. BİR GÜN LEHİNE
BİR GÜN DE ALEYHİNEDİR. GÜN LEHİNE OLDUĞUNDA
ŞIMARMA, ALEYHİNE OLDUĞUNDA DA DARALIP
FERYAD-U FÎGAN ETME… Hz. Ali (r.a)
ADÂLET, HER ŞEYİ LÂYIK OLDUĞU YERE KOYMAKTIR
AYAKKABI AYAGINDIR, KÜLÂH BAŞIN!
Hz. Mevlânâ (r. aleyh
ADÂLET EVRENİN RUHUDUR… Ömer Hayyam
ADÂLET KÖRDÜR, TOPALDIR, AĞIR YÜRÜR,
FAKAT GİDECEĞİ YERE ‘ER GEÇ’ VARIR!
Mirabeau
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
CHP Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Halk TV’ye kayyım atanmasına ve fon krizine ilişkin hazırlanan kanun teklifine tepki gösterdi. Kayyım uygulamalarının basın özgürlüğünü tehdit ettiğini savunan Sarı, fon krizinde yatırımcıların zararlarının karşılanması ve siyasi sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halk TV’ye yönelik operasyon ve kanala kayyum atanmasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, müdahalenin muhalif medyaya yönelik baskıların yeni bir halkası olduğu savunularak, halkın haber alma özgürlüğünün ve medya çalışanlarının haklarının korunması çağrısı yapıldı.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılması üzerine toplanan Büyükşehir Belediye Meclisi, başkanvekilini belirlemek için sandık başına gitti. Yapılan üç turlu oylama sonucunda CHP’nin adayı Gülşah Yıldırım Genç, 47 oy alarak Mersin Büyükşehir Belediye Başkanvekilliğine seçildi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki makam odasında bir araya geldi. İki eski sınıf arkadaşı, yaklaşık 15 dakika süren görüşmede samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Görüşmede Kılıçdaroğlu’nun, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Bahçeli’ye teşekkür ettiği öğrenildi.
Ankara CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada fon soruşturması, yargı bağımsızlığı, tarım politikaları ve belediye başkanlarının AK Parti’ye geçişlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu
CHP TBMM Grup Başkanı Öztrak, fon soruşturmasına ilişkin Meclis araştırması önergelerinin reddedilmesine tepki göstererek, kararın Meclis denetimini engellediğini savundu. Öztrak, AK Parti’ye araştırma komisyonu kurulması için öncülük etme çağrısında bulunurken, yargıdaki kadrolaşma iddialarını ve Türkiye, Suudi Arabistan ile Pakistan arasında imzalanan Mekke Antlaşması’nı da gündeme taşıdı.
Yorumlar (0)