
Kemal Kılıçdaroğlu’nun büyük bir mârifetle ama büyük bir siyâsî kayıp ihtimaline rağmen ‘vehim ve lehimle’ yapıştırdığı 6-7, hattâ 8 ayaklı masanın ayakları durumunda olan Millet İttifakı’nın bileşenlerinden bazıları; 14-28 Mayıs 2023 te yapılan Genel Seçimlerde hak etmedikleri bir milletvekili sayısına ulaşsalar da; Cumhurbaşkanı seçimlerinde istedikleri sonucu elde edemeyince tıpkı bir palaz yavrusu gibi dağılır ve birbirlerine girerlerken, Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı koltuğunun altından gitmesiyle de ‘düşman kardeşler gibi oldular! Bunu fırsat bilen Kılıçdaroğlu’nun Partisinin içindeki muhalifleri de alel acele bir Kurultay toplayıp Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığına son verip yerine en yakın arkadaşı, TBMM’deki vekili olan Özgür Özel’i (beklenmedik bir şekilde) getirdiler!
Kısacası ve açıkçası; bu ve buna benzer olumsuzluklar içinde 31 Mart Yerel Seçimlerine hazırlanan CHP’liler Kılıçdaroğlu’nun, Partilerinin başından gitmesiyle birlikte Partilerini değil eş başkanlı, çok başkanlı-çok başlı bir parti hâline getirdiler! Çünkü Özgür Özel CHP’nin resmî Genel Başkanı iken; İBB Başkanı ve Adayı Ekrem İmamoğlu da Ankara ABB Beledi Başkanı ve Adayı Mansur Yavaş da Afyonkarahisar Belediye Başkan Adayı ve aynı zamanda Özgür Özel’in TBMM’deki Vekili olan Burcu Köksal’ da CHP’nin eş ya da müstakbel genel başkanı gibi davranmaya ve konuşmaya başladılar ki, bahsime konu CHP’liler ‘son günlerde’ bir araya bile gelmiyor-gelemiyorlar…
Hemen herkesin bildiği gibi, CHP’nin TBMM’deki Grup Başkanvekili olan ve 31 Mart’ta yapılacak olan Yerel Seçimlerde Partisi tarafından Afyonkarahisar Belediye Başkan Adayı yapılan Burcu Köksal; Afyon da yaptığı bir seçim konuşmasında “Ben Belediye Başkanı seçilirsem DEM Parti hâriç bütün partiler belediyeden içeri girecek…” demişti! Köksal’ın bence bu yerinde ve haklı konuşmasından rahatsız olan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Burcu Hanım aradı sürçü lisan olmuş…” derken; Burcu Köksal “Hayır. Sürçü lisan falan yok. Ne söylediğimin ve neyi kastettiğimin farkındayım…” diyerek Genel Başkanını yalanlarken, İmamoğlu’na ‘’Sen kendi işine bak…’ dedi! Ancak, İBB Başkanlığına yeniden seçilebilmesi için DEM’li seçmenlerin oylarına şiddetle ihtiyaç duyan Ekrem İmamoğlu dellenip Parti içindeki ‘sicil’ âmiri durumunda olan Burcu Hanım’a kapıyı gösterdi ve “Kendine ya başka bir parti ya da başka bir iş bul’’ deyince de Burcu Hanım “Ben dededen CHP’liyim. O’nun gibi ANAP’lı değilim. O nedenle o müteahhit (İmamoğlu) istedi diye ben bu partiden gitmem…” diyerek kendince haklı bir tepki ortaya koydu…
Önceleri kendisinin kazanacağına kesin gözüyle bakarken son zamanlarda Murat Kurum’un kendisinin önüne geçtiğini gören veya hisseden Ekrem İmamoğlu agresifleşti ve sinirli bir siyasetçi hâline geldi… Yani, şu anda CHP’nin yanında 6’lı, 7’li, hattâ 8’li masanın ortaklarından genelde CHP’nin, özelde de İmamoğlu’nun yanında DEM’den başka Parti kalmadı! O nedenledir ki, CHP Esenyurt’un ve bazı ilçelerin Belediye Başkan adaylarını DEM’lilere bırakmak zorunda kaldı! Fakat, yine de DEM Parti seçmeninin Burcu Hanım’ın o açıklamalarından kırıldığını, dolayısıyla da en azından İstanbul’da kendisine verdiği veya vereceği desteği asgarî seviyeye çekeceğini düşünen İmamoğlu; DEM’lilere ’31 Martta beni destekleyin ve beni tekrar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı yapın ki, ben de 1 nisandan itibaren hem partimin içindeki DEM karşıtlarını temizleyeyim hem de benim desteğimle Partimin Genel Başkanlığına gelen, ancak DEM karşıtlarına sesini çıkarmayan Özgür Özel’i koltuğundan indirerek yerine ben oturayım. Dolayısıyla da sizin en yakın dostunuzun ben olduğumu ispatlayayım…’ diyor-demek istiyor!
Velhâsıl-ı kelâm; İmaoğlu’nun DEM’e bu kadar çok yaklaşmasından rahatsız olan samimi CHP’liler ‘Ekrem Bey Türkiye’yi sadece İstanbul ve İzmir’den, Partimizi de kendisinden ibâret sanıyor veya sayıyor! O nedenle Kendisinin tekrar seçilebilmesi ve Partimizin başına geçebilmesi için DEM’e her türlü tavizi veriyor. Ekrem Bey DEM’i bu kadar çok seviyorsa gitsin o Parti de siyaset yapsın…’ diyorlar!
Hülâsâ-i netice; Atatürk’ün Partisi ve Cumhuriyetle yaşıt olan CHP’de işler uzun zamandır yolunda gitmiyordu. Ve bu durumu ganimet bilen DEM’liler CHP’yi kuşatmak, bazı Belediyeleri kazanmak istiyorlar… Bu durum da Partiyi eş başkanlı bir parti gibi değil, çok başkanlı veya çok başlı bir parti haline getirdi! Bunun en yeni ve en bâriz örneği de Özgür Özel’in, Ekrem İmamoğlu’nun, Mansur Yavaş’ın ve Burcu Köksal’ın ayrı ayrı tellerden çalmaları, artı bu kişilerin günlerdir bir araya gelememeleri! Hatta birbirleriyle konuşmuyor-konuşamıyor olmalarıdır…’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
SERTLİĞİN AŞIRISI KİN DOĞURUR. HOŞGÖRÜNÜN
AŞIRISI OTORİTEYİ ZAYIFLATIR. ORTAYI BULABİLİRSENİZ
NE KÜÇÜK GÖRÜLÜR NE DE HAKÂRETE UĞRARSINIZ!
Şeyh Sâdi Şirâzi (r.aleyh)
YERİNDE KONUŞMASINI BİLEN, ÖZÜR DİLEMEK
ZORUNDA KALMAZ… Fatih Sultan Mehmed Han
İNSAN HERKESTEN VEREBİLECEKLERİNİ İSTEMELİ
ÇÜNKÜ BİR OTORİTENİN KABUL GÖRMESİ MANTIKLI
OLMASINA BAĞLIDIR… Antoine De Saint-Exupêry
UNUTMA! İNSANLARIN ÇIKARLARI DEĞİŞTİĞİNDE
ZİHNİYETLERİ VE DAVRANIŞLARI ÇABUK DEĞİŞİR!
Arthur Schopenhauer
ZAMANINDA DAVRANMASINI BİLMEDİKTEN SONRA
SONRA KONUŞMANIN HİÇ BİR YARARI YOKTUR..!
Jean de La Fontaine
SÖZ, DAVRANIŞIN YAKIN AKRABASIDIR… Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
CHP Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Halk TV’ye kayyım atanmasına ve fon krizine ilişkin hazırlanan kanun teklifine tepki gösterdi. Kayyım uygulamalarının basın özgürlüğünü tehdit ettiğini savunan Sarı, fon krizinde yatırımcıların zararlarının karşılanması ve siyasi sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halk TV’ye yönelik operasyon ve kanala kayyum atanmasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, müdahalenin muhalif medyaya yönelik baskıların yeni bir halkası olduğu savunularak, halkın haber alma özgürlüğünün ve medya çalışanlarının haklarının korunması çağrısı yapıldı.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılması üzerine toplanan Büyükşehir Belediye Meclisi, başkanvekilini belirlemek için sandık başına gitti. Yapılan üç turlu oylama sonucunda CHP’nin adayı Gülşah Yıldırım Genç, 47 oy alarak Mersin Büyükşehir Belediye Başkanvekilliğine seçildi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki makam odasında bir araya geldi. İki eski sınıf arkadaşı, yaklaşık 15 dakika süren görüşmede samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Görüşmede Kılıçdaroğlu’nun, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Bahçeli’ye teşekkür ettiği öğrenildi.
Ankara CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada fon soruşturması, yargı bağımsızlığı, tarım politikaları ve belediye başkanlarının AK Parti’ye geçişlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu
CHP TBMM Grup Başkanı Öztrak, fon soruşturmasına ilişkin Meclis araştırması önergelerinin reddedilmesine tepki göstererek, kararın Meclis denetimini engellediğini savundu. Öztrak, AK Parti’ye araştırma komisyonu kurulması için öncülük etme çağrısında bulunurken, yargıdaki kadrolaşma iddialarını ve Türkiye, Suudi Arabistan ile Pakistan arasında imzalanan Mekke Antlaşması’nı da gündeme taşıdı.
Yorumlar (0)