
Hemen herkesin bildiği ya da bilmesi gerektiği gibi, İstiklâl Şairimiz-İstiklâl Marşı Yazarımız ve ilimizin ilk milletvekili olan merhum Mehmed Akif Ersoy, Çanakkale Şehidleri için yazdığı bir şiirinin ilk mısrasında “Ey, toprak için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdat inerek öpse o pak anlı değer…” diyerek toprağın ehemmiyetini vurgularken; Arif Nihat Asya, “Ey, mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü. Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, ışık ışık dalga dalga bayrağım! Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım…”; Merhum Mithat Cemal Kuntay, (On beş Yılı Karşılarken) başlıklı şiirinin son mısrasında, “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak ‘eğer üstünde ölen varsa’ vatandır!..’’ der… Yani, millî şairlerimizin ve toprak, vatan ve bayrak sevdalılarımızın tamamı şiirlerinde ayrı ayrı ama harkulâde birer toprak analizi ve mükemmel bir bayrak yorumu yapmışlar! O nedenle ben daha yazımın başında büyük bir toprak ve bayrak dostu olan, dolayısıyla da toprak ve bayrağın mânevî analizini yapan şairlerimizin aflarına sığınarak, “Çiftçi giderse köylü gider, köylü giderse toprak gider, toprak giderse (muhafazanAllah) bayrak gider; Bayrak gidince de her şey gider!’’ diyeceğim ve konu hakkında yazıma, önce K. Sultan Süleyman’ın söylediği, sonra da K. Atatürk’ün tekrarlayıp desteklediği ‘’Köylü Milletin Efendisidir’’ şeklindeki veciz sözü hatırlatarak gireceğim. Konuma girerken de toprak uzmanı ve çiftçi dostlarının beyanlarından alıntı yapacağım:
Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken “Köye Dönüş’’ projelerinde uygulanan yaş sınırının kaldırılması gerektiğini belirterek, “Bugün büyükşehirler de 2-3 aylık kira, kırsalda bir yıllık gelire eşit hâle geldi. İnsanlar bu yüzden köylerinde kalmak istiyorlar. Bunun için kırsala pozitif ayrımcılık şart! Aksi takdirde fiyatlar düşmez, üretim olmaz. Onun için çiftçiye hem destek verilmeli hem de üzerindeki ağır vergiler kaldırılmalıdır…” derken; Saadet Partisi (SP)’nin çiftçi kökenli (Hatay) Milletvekili Doç. Dr. Necmeddin Çalışkan, yaptığı bir açıklama da buğday üretiminin ciddi şekilde düştüğünü belirtmiş ve Hatay’ın yeniden inşasında bütüncül bir yaklaşım gerektiğini söylemiş ve “Çiftçiye acil destek verilmeli…’’ demiş.
Bendeniz de hiç çiftçilik veya rençberlik yapmasam ve büyüme bir şehirli olsam da doğma bir köylü ve çiftçi bir ailenin evlâdı olarak toprağa büyük önem veririm. Ve köyümüzdeki ata yadigarı tarlalarımıza olmasa da vakti gelince bağ ve bahçelerimize gider ve dikili çubuklarımızı budar-budatır ve çevresini yabânî otlardan temizler veya temizlettiririm! Çünkü, Kur’an-ı Kerimin Taha Suresi ve 55. Âyet-i kerîmesinde Cenab-ı Hakk, “Sizi topraktan yarattık; sizi yine oraya döndüreceğiz ve bir kez daha sizi oradan çıkaracağız…” buyururken, atalarımız ‘toprağın verdiğini hiçbir şey vermez!’’ diyerek toprağın önemine vurgu yaparlar. Hakikaten de öyle… Çünkü, bizim yediğimiz içtiğimiz, giydiğimiz ve kullandığımız her şey bir toprak ürünü olduğu gibi, biz insanlar en yakın ve en çok sevdiğimiz insanların cenazelerini dahî toprağa veririz… Çünkü, öyle yapmazsak ceset çok kısa sürede kokar ve başta en yakınındaki kişiler olmak üzere hemen herkesi rahatsız etmeye başlar… O nedenledir ki, atalarımız bazı kişiler için ‘Bu kişinin ayıplarını ancak toprak paklar-örter’ derler! Ki, biz böyle bir şey söylemez ve istemeyiz ama, bazı kişiler, ölüleri için ‘toprağı bol olsun’ diyerek toprağın önemine vurgu yapmak isterler.
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; toprak ve su Hz. Adem ve Havva Anamızdan günümüze kadar gelmiş olan bir nimet olduğu gibi, Peygamber Efendimiz (sav)’de “Kıyamet kopuyor bile olsa ve elinizde de bir fidan varsa eğer, onu dikin!’’ buyuruyor. Dolayısıyla da toprak ve ağacın hayatî önemine vurgu yapıyor! Ben mücrim de hayatlarını toprağa adamış ve ömürlerini toprak üzerinde geçirmiş olan kişi, kurum, kuruluş ve sivil toplum teşkilâtı başkan ve temsilcilerinin sözlerine kulak verilmesini ve önerilerinin mutlaka değerlendirilmesini diliyor ve bugünkü yazımı toprak için söylenmiş iyi güzel sözlerden seçmelerle noktalıyor, herkese saygılar sunuyorum.
DENİZİ KİRALA, AMA TOPRAK ÜZERİNDE YAŞA!
TOPRAK ASLA ÖLMEYEN ANADIR-ANNEDİR!!
TOPRAK VE ÇAMUR OLMASAYDI, BİTKİLER BOY
ATMAZ-ATAMAZDI…
EĞER ELİNİZ TOPRAĞA DEĞECEKSE, TOPRAĞA
DÜŞMEK İYİDİR…
İHMAL EDİLEN TOPRAK ‘YABÂNÎ OT’ ÜRETİR!
DÜNYANIN SONU GELMEDEN ÖNCE, EN KÖTÜ
TOPRAK, EN İYİ BUĞDAYI VERECEK…
BAŞKASININ TOPRAĞINA BİNA DİKEN, HARCIYLA
TAŞINI KAYBEDER…
BİR AVUÇ TOPRAĞA OLAN, TÜM DÜNYAYA OLUR!
TOPRAK BÜTÜN İNSANLARIN ANASI VE MEZADIR!
HER İNSANIN BİR ÖLÜM SAATİ VARDIR, AMA
TOPRAK ÖLÜMSÜZDÜR!
TOPRAĞIN ÜSTÜNDE EŞİTLİK YOKTUR, AMA ALTINDA
VARDIR. İYİLİK, HAYIRSAVERLERİN TOPRAĞINDA YETİŞİR
VE BİR ÜLKENİN ÇOCUĞU, YILLARCA BAŞKA YERDE
YAŞASA DA KENDİ TOPRAĞINI ÖZLER VE DÜŞÜNÜR!
Toprak için söylenmiş Atasözlerinden seçmeler…
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Ankara Pursaklar’da uygulama noktasında durdurulan araçtan inerek polis memuru Ahmet Türkoğlu’na iki el ateş eden şüpheli, saldırının ardından kendine ateş etti . Türkoğlu şehit olurken araçtaki 2 kişi yakalandı.
Adana’nın Saimbeyli ilçesinde kısa aralıklarla 4,8 ve 4,9 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Bu sarsıntıların ardından Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde 5,2 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınında öğrencilerin üzerine ateş açılması sonucu 11 çocuğun yaralanmasının ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, olayın tüm yönleriyle soruşturulduğunu açıkladı. Çiftçi, yaralı öğrencilerden 3’ünün yoğun bakımda tedavi gördüğünü belirterek, saldırıda kullanılan silahın çocuğun ailesine ait evden alındığını söyledi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da gerçekleştirdiği ziyaretlerde farklı kesimlerle bir araya geldi. Ulu Camii’nde cuma namazının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, tutuklu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel ayrıca fon işlemleri, erken seçim tartışmaları ve YENİ Parti’nin adıyla ilgili değerlendirmeler yaptı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin başlatılan soruşturma devam ederken, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’den operasyonların süreceğine yönelik açıklama geldi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kazakistan’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 3. İçişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, Türk devletleri arasında güvenlik ve suçla mücadele alanındaki iş birliğinin kurumsallaştırılması için yeni bir adım atıldığını duyurdu.
Yorumlar (0)