
Çok istememe ve çok uğraşmama rağmen, bendeniz bu yaşıma kadar hoca olamadım ama haramlarla helâlleri ayırt edecek kadar dînî bilgiler edindim elhamdülillâh. Ki, zaten haramlar da helâller de ‘apaçık bir şekilde’ bellidir ve arada bazı şüpheli şeyler vardır, inananlar da o şüpheli şeylerden uzak durarak kendilerini haramdan koruyabilir, dolayısıyla da haram yoluyla günaha girmekten kurtulabilirler… O nedenle, ben ‘haram olan bir şeye ‘helâl’ demenin de helâl olan bir şeye ‘haram’ demenin de insanı dinden çıkaracağına’ inanırım! Onun için ben, nefsimle beraber neslimi de sözüm geçen kişileri de şüpheli şeylerden uzak tutmaya çalışarak kendimle birlikte diğer yakınlarımı haramlardan kurtarmaya veya uzaklaştırmaya ya da yaklaştırmamaya çalışırım… Çünkü ben helâl dairesinin keyfe kâfî geldiğine ya da geleceğine inananlardanım…
Her neyse bu kadar girizgâhtan sonra sözü şimdi de son günlerde, Mehmet Şimşek’e bağlı olarak çalışan Merkez Bankası’nın yükselttikçe yükselttiği faiz oranlarına getirmek istiyorum:
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın fâize ‘açıktan’ “haram…” dedi mi bilmiyorum ama ‘’nas” dediğini “faiz sebep enflasyon sonuç” dediğini; faizin haram olduğunu, dolayısıyla da maddî mânevi zararlarını anlatmaya çalıştığını duyuyor, görüyor ve biliyorum! Ancak İslâm Ülkeleri dâhil, Türkiye’deki tüm bankalar, hattâ adları finans kurum veya kuruluşu olan müesseselerin tamamı faiz, yani çalışmadan çabalamadan, havadan sudan paradan; daha doğrusu paradan para kazanma sisteminin üzerine kurulmuşlar ve öyle de çalışıyorlar maalesef...
Hâsılı; dünya ekonomi veya para çarkının dişlileri tamamen fâiz veya haksız hukuksuz, daha doğrusu paradan para kazama sistemi üzerine oluşturulmuş… Böyle bir çarkın dişlilerini durdurmak veya tersine döndürmek ise kolay olmaz-olmaz ve olamadı da zaten!
Ve bırakın Dünyayı veya Avrupa’yı, Türkiye’deki tefecilerin veya faiz lobisinin çarkını durdurmaya veya tersine döndürmeye çalışmakla arı kovanına çomak sokmak arasında fark olmadığı için olsa gerek, Tayyip Erdoğan daha fazla direnemedi, dolayısıyla da fâizlerin roket hızıyla ilerlemesini engelelleyemedi!
Velhâsıl-ı kelâm; sevelim sevmeyelim ve doğru oturup doğru konuşalım ama, bence Recep Tayyip Erdoğan, dolaylı yollardan da olsa ‘fâize haram’ diyen, yasal ya da gayri yasal olarak çalışan faiz lobisine savaş açan tek Başbakan ve Cumhurbaşkanı… Ancak bu lobi öyle güçlü öyle güçlü ki, bunlar dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de hükümetler kurmaya ve hükümetler yıkmaya muktedirler! Yani fâizden geçinen ulusal ve uluslararası lobiler, vampirler-kan emiciler, tefeciler, tek gelir kaynakları fâiz olan bankalar ve saireler Tayyip Erdoğan’ı fâizleri fâhiş bir şekilde artırmaya zorladılar ve başarılı da oldular maalesef…
Başarılı oldular çünkü azgın akan bir selin önünde durmak ne kadar zor ve deprem fay hattının üzerine yapılmış olan bir binanın içinde oturmak ne kadar riskli ise, faiz kurumlarının veya tefecilerin önlerinde durmak, yeniçerilerin hoşaflarının yağını kesmek gibi bir şey olmalı!
Kısacası ve açıkçası; bahsime konu güç odakları ve fâiz sisteminin kurucuları, destekçileri ve savunucuları Erdoğan’ı alaşağı etmek ve Cumhurbaşkanlığı koltuğundan indirmek için var güçleriyle çalıştılar çabaladılar ama büyük bir basîret ve ferâset sahibi olan asil ve necip milletimiz tercihini şimdiye kadar faizcilerden.. yana değil, hep Erdoğan’dan yana yaptı. Yani insanının yüzde 98-99’u Müslüman olan ve en büyük fâiz karşıtının dahi rüzgârından etkilenen halkımızın geneli tercihini Erdoğan’dan yana yaptı! Yani, asil ve necip milletimiz tefecilere değil fâizin haram olduğuna inanan yöneticilere güvendiğini gösterdi!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; büyük milletimiz, Siyonizm’e, Emperyalizme, kapitalizme veya materyalizme karşı direndiğine ve fâizin haram olduğuna inanan, bunu da dolaylı yollardan anlatmaya ve önlemeye çalıştığına inandığı Tayyip Erdoğan’ı 23 yıldır iktidarda tuttu-tutuyor… Ve bazı insanlar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın devamlı fâizin aleyhine yaptığı konuşmaları ve enflasyonu düşürme konusunda verdiği sözleri tutamadığından yakınıyor, hattâ fâiz helâl olmasa bile, haram olmadığını iddia ediyorlar! Ki, bunu söylerken fâizin anasından değil, danasından şikâyet ediyorlar! Ancak, bazı kişiler faizin de kesinkes haram olduğunu kabul eder ama yine de alır verirler! Ki, Ve alkolün bir damlası da bin.. damlası da haram olduğu gibi, kumarın ve faizin bir lirası da bin.. lirası da haramdır! Ancak bazı insanlar fâizin ve kumarın kendisinden değil, oranının yüksekliğinden şikâyet ediyorlar! O nedenle ben ‘Cenab-ı Hakk en kısa sürede insanımızı ve ülkemizi faiz sarmalından; alkol ve kumar belâsından kurtarsın!’ diyor, herkese ‘faizsiz, alkolsüz, kumarsız’ saygılar sunuyorum.
FÂİZ (RİBÂ) YİYENLER, ANCAK ŞEYTAN ÇARPMIŞ OLANIN KALKIŞI GİBİ, ÇARPILMIŞ OLMAKTAN BAŞKA (BİR TARZ DA) KALKMAZ-KALKAMAZLAR. BU, ONLARIN ‘ALIM-SATIM DA ANCAK FÂİZ GİBİDİR’ DEMELERİNDEN DOLAYIDIR. OYSA ALLAH (c. c) ALIŞ-VERİŞİ HELÂL, FÂİZİ HARAM KILMIŞTIR. KİME RABB’İNDEN BİR ÖĞÜT GELİR DE (FÂİZE) BİR SON VERİRSE, ARTIK GEÇMİŞİ KENDİSİNE, İŞİ DE ALLAH’A AİTTİR. KİM DE (FÂİZE) GERİ DÖNERSE, ARTIK O ATEŞİN HAKKIDIR VE O ‘ORADA’ SÜREKLİ KALACAKTIR! Bakara Suresi, âyet 275
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 37’de sabit tutma kararına tepki gösterdi. Şahin, açıklanan faiz oranları ile reel sektörün ve vatandaşın yaşadığı ekonomik gerçekler arasında büyük bir kopukluk bulunduğunu savundu.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, eylül ayı faiz kararının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı X üzerinden paylaşım yapan Ağıralioğlu, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde olmasına rağmen vatandaşın krediye erişmekte zorlandığını ve hayat pahalılığının devam ettiğini belirtti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nı değerlendirdi. Tarımsal destekler, çiftçinin artan borçları ve tarım ürünleri ithalatındaki yükselişe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sarıbal, iktidarın tarım politikalarını eleştirdi.
Ankara, DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, iktidarın kamuda iki yılda 484 milyar liralık tasarruf sağlandığı yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi. Bütçe gerçekleşmeleri ile faiz giderlerindeki artışa dikkat çeken Şahin, tasarruf rakamlarının tek başına mali başarı olarak sunulamayacağını belirtti.
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, vergi ve SGK borçlarının yapılandırılmasında faiz yükünün azaltılması çağrısında bulunarak, hesaplamaların yalnızca anapara üzerinden yapılmasını istedi. Palandöken, 25 günde 228 bin başvuru yapıldığını belirterek, “Esnaf borcunu ödemek istiyor ancak faizin faiziyle borç ödenebilir olmaktan çıkıyor” dedi.
Ons altın, güçlü dolar ve Fed faiz beklentileriyle 4 bin doların altını test etti. Piyasada haftalık kayıp yüzde 4’e yaklaştı.
Yorumlar (0)