Taceddin Akbaş

Gençler 'Şehirlerde köylü gibi değil' 'Köylerde şehirli gibi' yaşamak istiyorlar!

Taceddin Akbaş'ın 'Gençler 'Şehirlerde köylü gibi değil' 'Köylerde şehirli gibi' yaşamak istiyorlar!' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

GENÇLER ‘ŞEHİRLERDE KÖYLÜ GİBİ DEĞİL’ ‘KÖYLERDE ŞEHİRLİ GİBİ’ YAŞAMAK İSTİYORLAR!

İlk Osmanlı Kadısı veya Müftüsü, ilim ve irfan sahibi olan Şeyh Edebâli, “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın…’’ derken, köylüler ve bilhassa genç köylüler, ‘bizler şehirler de köylü gibi değil, köylerde şehirli gibi yaşamak istiyoruz!’ diyorlar. ‘Bunun gerçeklemesi için de köylerdeki profesyonel ve potansiyel çiftçiliğin-ziraatçiliğin yanı sıra amatör besiciliğin-hayvancılığın ve bilhassa küçük baş hayvan yetiştiriciliğinin planlı projeli ve güçlü bir şekilde teşvik edilmesi-desteklenmesi gerekir!’ diyorlar…

O nedenle ben de daha yazımın başında, ‘bizim gerektiğinde binitimiz, nakliye aracımız-yük taşıyıcımız, gıda maddemiz, gerektiğinde sırtlarına bindiğimiz ve en ağır yüklerimizi taşıttığımız, daha da önemlisi yumurtasını, etini, kaymağını yiyip sütünü içtiğimiz, derisini giydiğimiz, sakatatlarından, hattâ kemiklerinden-tırnaklarından ve boynuzlarından dahÎ yararlandığımız, gübreleriyle meyve ve sebzelerimizi besleyip güçlendirdiğimiz tüm hayvanlarımız ile birlikte doğumumuzda da yaşarken ve öldükten sonra da muhtaç olduğumuz tertemiz topraklarımıza ve verimli arazilerimize sahip çıkalım; hattâ verimsizleri bile verimli hâle getirelim ki, köyden kentlere göçü engelleyelim, en azından mâkul bir seviyeye düşürelim!’ diyorum.

GENÇLER ‘’TARIMDAN UZAKLAŞIP’’ ŞEHİRLERE YERLEŞİYOR; KÖYLER ‘YAŞLILARA VE BEKÇİLERE KALIYOR! ANCAK BUNA BİR ÇARE ARANMIYOR

Yaşı küçük olanlar veya ülkemiz problemleriyle ilgilenmeyenlerle, genelde ilimizin, özelde de köylerimizin-köylülerimizin dertleriyle hemdert olmayanlar da pek bilmezler! Ama ilimiz Burdur bir zamanlar “Türkiye’nin Süt Pınarı, Türkiye’nin Hollanda’sı, göller, güller, gönüller diyarı ve tekeler yöresi” gibi iyi güzel unvanlarla anılırdı! Fakat, her ne olduysa oldu, İlimiz Burdur bu unvanlarını birer birer kaybetmeye başladı maalesef! O nedenle benim en büyük endişem, olmazsa olmazımız ve en büyük, hattâ tek geçim kaynağımız olan tarım ve hayvancılığımızın yok olmaya yüz tutmasıdır… Çünkü, bizim komşu illerimizden Antalya gibi bir turizm Kenti, Denizli gibi bir dokuma-tekstil şehri olma ihtimal ve imkânımız olmadığı gibi, Baba torpilli Isparta’da da olamadık ki, bundan sonra hiç olmaz…

Ve daha önceleri de dile getirdiğim gibi KİT’lerimize (Kamu İktisâdi Teşekküllerimize) sahip çıkamadık… Hal böyle olunca, elimiz de tek tutamağımız şeker fabrikamız, kalkınma aracımız veya metamız, (son yıllarda can çekiştirmekte olan) hayvancılığımız kaldı… O nedenle, can çekiştirmekte olan hayvancılığımıza ve ister amatör olsun ister profesyonel yetiştiricilerimize, artı pancar ve benzer ürünleri üreten köylülerimize sahip çıkalım, sahip çıkalım ki, gıdasız kalmayalım!

Demem o ki, Tarım Orman İl ve ilçe müdürlüklerimiz, ziraat odalarımız, yetiştirici birliklerimiz, ilgili ve tarımcılığımızla birlikte hayvancılığımıza geliştirme amaçlı, en azından koruyup gözetme ve sulama maksatlı kurulan-oluşturulan köy ve kasaba kooperatiflerimiz; benzer kurum, kuruluş ve teşekküllerimiz rutin görevlerinin veya işlerinin yanı sıra, köylerde yaşayan gençlerin tarım ve hayvancılıktan uzaklaşmalarının ve kentlere yerleşmelerinin önlerine geçmeliler… Bunun için de çareler arayıp yöntemler geliştirmeli, teşvikler yapmalılar. Çünkü, köylerden kentlere göçler de ciddi bir artış olduğu için köyler boşalmış, birçok köyümüz yaşlılara ve bekçilere, yani üretim yapmayan-yapamayan kişilere kalmış, dolayısıyla da yerli-yerel, artı organik üretim azalmış durumda! Ve ben bu tezimi, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı ve konunun uzmanı olan Şemsi Bayraktar’ın bahsime konu hakkında yaptığı açıklamaları köşeme iktibas ederek desteklemek istiyorum:

“Kırsal nüfusumuz, ekonomik, sosyal ve eğitim alan ve imkânları kısıtlı olması nedeniyle her geçen yıl azalıyor. Yaklaşık 30 yıldır çocuk doğurmayan, kışın tamamen boşaltılan, dolayısıyla da bekçilerle korunan köylerimiz var. 2024 yılında 18-24 yaşındaki çiftçi sayısı yüzde 6, 33-49 yaş arası çitçi sayısı ise yüzde 4 azaldı. Evlenme çağına gelen gençlerimiz kentlere asgari ücretle çalışmayı köyünde çiftçilik yapmayı tercih eder hâle geldi. Bu durumu tersine çevirmek için âcilen harekete geçmeliyiz. Genç nüfusu tarıma-tarımcılığa dönüştürülecek tedbirler alınmalı politikalar geliştirilmeli, üreticilerimizin gelirleri artırılmalı ve sosyal güvenceleri güçlenririlmelidir. Prim borçları üreticilerimizin sırtında kambura dönüşmüş durumdadır. Özellikle genç ve kadın çiftçilerin sosyal güvenlik primleri hafifletilmeli…”

Ve herkesin bildiği gibi, hayvancılık sektörü; artan insan nüfusunun et, süt ve yumurta gibi biyolojik yaratılışlı yüksek besin-gıda ihtiyaçlarını karşılamak ve dengeli beslenme de hayâtî öneme haiz bir önemli bir sektör olduğu gibi; yem, et-süt ürünleri, ziraat ve veteriner hizmet ve ilaçları, hayvancılık ve ziraat ekipmanları, dericilik ve yan sanayi gibi daha birçok sektörde istihdam alanları oluşturmakta, dolayısıyla da hem ilimizin hem de ülkemizin ekonomisine önemli miktarda katma değer sağlamakta… Hele hele sanayisi ve ticareti gelişmemiş, göç almadığı gibi göç vermiş illerden biri olan Burdur’umuz için hayvancılık çok daha önemli… Ancak, son zamanlarda, diğer birçok sektörümüz de olduğu gibi, ister büyük baş olsun küçükbaş hayvan ve isterse kanatlı hayvan olsun üretim sayımız, oranımız ve kalitemiz de önemli düşüşler yaşandığını, dolayısıyla da hayvancılığımızın gerileme trendine girdiğini üzülerek görüyor, duyuyor ve müşahede ediyorum. Dolayısıyla ve karınca kararınca da olsa tüm ilgili, etkili ve yetkililerin dikkâtlerini çekme ihtiyacı duyuyorum:

Uzun lâfın kısası, meselenin hülâlâsı; her ne kadar eski bir gazeteci ve büyüme bir Şehirli olsam da doğma bir köylü (Düğerli) ve çiftçi bir ailenin en küçük evlâdı olduğumu için olsa gerek; genelde ülkemizin, özelde de ilimizin tarım, orman ve hayvancılık gibi millî ve yerli üretim ve tüketim konuları gündeme geldiğinde veya bunlardan biri aklıma düştüğünde heyecanlanıyor ve ‘bu sektörümüzün çorbasına bir miktar tuzum da benim olsun istiyor, herkese ‘üretimli’ saygılar sunuyorum.

MİLLÎ EKONOMİNİN TEMELİ TARIMDIR…

TÜRKİYE’NİN GERÇEK SAHİBİ VE EFENDİSİ

GERÇEK ÜRETİCİ OLAN KÖYLÜDÜR…

MİLLETİMİZ ÇİFTÇİDİR. O NEDENLE MİLLETİN

ÇİFTÇİLİKTEKİ ÇALIŞMA İMKÂNLARINI, ASRÎ

VE İKTİSÂDİ TEDBİRLERLE EN YÜKSEK

SEVİYEYE ÇIKARMALIYIZ! K. Atatürk

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

14
EKİM

2026

AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!

Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı

13
EKİM

2026

Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'

Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı

13
EKİM

2026

Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!

Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı

12
EKİM

2026

Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak

Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı

09
EKİM

2026

Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı

Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı

09
EKİM

2026

Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!

Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı

07
EKİM

2026

Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor

Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı

05
EKİM

2026

Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!

Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı

05
EKİM

2026

Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım

Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı

02
EKİM

2026

'Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!

Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı

İlgili Haberler

Yenimahalle'de Köylü ve El Emeği Pazarları 21 Temmuz'da Kapılarını Açıyor
Yerel Yönetim

Yenimahalle'de Köylü ve El Emeği Pazarları 21 Temmuz'da Kapılarını Açıyor

Yenimahalle Belediyesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen Köylü ve El Emeği Pazarı, 21 Temmuz itibarıyla yeni sezonuna başlıyor. Çevre ilçe ve köylerde üretilen doğal sebze ve meyveler ile el emeği ürünlerin satışa sunulacağı pazarlar, 31 Ekim'e kadar hizmet verecek.

Özgür Özel Kastamonu'da Orman Köylüleriyle Buluştu: "Esas Hedefimiz Ülkedeki Sömürüyü Bitirmek"
Siyaset

Özgür Özel Kastamonu'da Orman Köylüleriyle Buluştu: "Esas Hedefimiz Ülkedeki Sömürüyü Bitirmek"

Özel, CHP'ye yönelik siyasi baskılar olduğunu savunarak, "Ankara'da bizi meşgul etmek istedikleri gündemle uğraşmak yerine bugün 18'inci ilde vatandaşlarımızla buluşuyor, sorunları yerinde dinliyoruz" dedi.

Mersin'de arazi dolandırıcılığı iddiası: Köylüler organize çetenin hedefi oldu
Bölgesel

Mersin'de arazi dolandırıcılığı iddiası: Köylüler organize çetenin hedefi oldu

Mersin'in merkez Mezitli ilçesine bağlı Davultepe ve Tece mahallelerinde köylü vatandaşların, taşınmaz satışları sırasında organize bir dolandırıcılık çetesi tarafından mağdur edildiği iddia edildi.

Hasat edilip dünyaya gönderiliyor Antalya'da köylünün cebine fayda sağlıyor
Bölgesel

Hasat edilip dünyaya gönderiliyor Antalya'da köylünün cebine fayda sağlıyor

Antalya'nın Akseki ilçesinde bu yıl 300 ton defne yaprağı hasadı yapıldı. Amerika ve Avrupa ülkelerine yapılan ihracatla köylüler önemli bir gelir sağladı. Detaylar haberimizde.

Gebe ineğin yardımına köylüler yetişti
Bölgesel

Gebe ineğin yardımına köylüler yetişti

Afyonkarahisar’da kaybolan gebe inek 2 gün sonra dağlık alanda yorgunluktan bitap düşmüş halde bulundu.

Köylülere Dağıtılan Arazileri Sordu! Köylerde Ev Yapma Süresi Uzatılacak mı?
Bölgesel

Köylülere Dağıtılan Arazileri Sordu! Köylerde Ev Yapma Süresi Uzatılacak mı?

CHP Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, artan inşaat maliyetleri nedeniyle ev yapamayan veya taksitlerini ödeyemeyen köylüler için soru önergesi verdi. Detaylar haberimizde...