
Meteoroloji uzmanları ve bölgemizin ziraatçıları veya çiftçileri ne der ne ederler bilmiyorum, ama benim bildiğime ve tecrübeme göre Ülkemiz, bölgemiz ve ilimiz de yaklaşık 40 yıldır şiddetli bir kuraklık hüküm sürüyor ve bu kuraklığın ne kadar daha süreceği veya bol bereketli yağmur ve karların ne zaman yağmaya başlayacağı da belli değil! Ki, yine benim hatırladığım ve özene bezene ölçtüğüm kadarıyla 1985 veya 1986 yılında ilimizin merkezine yağan karın yüksekliği 42 santimetreyi bulmuştu ve ben ondan sonra ilimize ciddi bir kar ve yağmur yağdığını görmedim, duymadım ya da hatırlamıyorum… Ve ben mücrim bu kuraklığın coğrafî, iklim ya da maddî sebeplerinin yanında biraz da mânevî sebeplere, yâni bizim gizli ya da açık saçık veya haddi aştığımız günahlarımıza bağlıyorum!.. Ve bu tezimi de yaşanmış bir hikâye ile güçlendirmek istiyorum:
Yaşanmış olan ve daha öncede yazmış olduğum hikâye mealen şöyle:
Hz. Mûsâ (a.s) döneminde de günümüze benzer ve belki dahada ağır bir kuraklık dönemi yaşanıyormuş. Kuraklığı iliklerine kadar hisseden ve endişeye kapılan halk, Hz. Mûsâ’ya giderek, ‘’Efendim! Beldemizde yaşanan kuraklık öyle bir hal aldı ki, biz insanlar neyse ne amma, hayvanlarımızın açlık ve susuzluktan ölmelerine neden olacak kadar uzadı… Siz de büyük bir Peygambersiniz! Bir dua ediverin de Allah (c.c) bol bereketli ve zararsız ziyansız yağmurlarını ihsân etsin, yağdırsın inşaAllah…’’ diyerek bir istekte bulunurlar!
Kavminin yalvarış ve yakarışlarına dayanamayan Hz. Mûsâ da ‘’Tamam, uygun bir gün ayarlayın ve beldenin herhangi bir yerinde halkı toplayın, halkın yanında çoluk çocukları ve hayvanları da olsun…’’ şeklinde tembihte bulunur. Mûsâ (a.s)’nın dediklerini aynen yerine getiren kavminin önde gelen kişileri halkı beldenin en geniş meydanın da toplar ve Hz. Mûsâ’yı dâvet ederek orada yağmur duası yaptırırlar! Ancak, Hz. Mûsâ’nın onca yalvarış ve yakarışına ve yaptığı en samimi, en geniş kapsamlı duasına rağmen, beklenen ya da istenen yağmurlar bir türlü gelmez-yağmaz!
Kavmi karşısında mahcup olan Mûsâ (a.s) da bunun sebebi hikmetini Cenab-ı Allah’tan öğrenmek ister… (ki, bilindiği gibi, Peygamberler Allah >c.< ile doğrudan konuşup görüşebilirler) Cenab-ı Allah da ‘’Ya Mûsâ! Aranızda bir tane nemmam (koğucu, yâni insanlar arasında lâf getirip götüren birisi var! Onu aranızdan çıkarın ondan sonra dua edin!..’’ şeklinde nidâ eder. Mûsâ (a.s) da ‘o nemmam kim ise bize bildir de biz onu aramızdan çıkaralım.. Ya Rabbi!’’ der. Cenab-ı Allah ta ‘’Olmaz Ya Mûsâ! O nemmamı bildirip (haşa) ben mi nemmam olayım-nemmam durumuna düşeyim!’’ der. Mûsâ (a.s) da ‘’Peki biz ne yapalım, nasıl hareket edelim Ya Rabbi?’’ diyerek Cenab-ı Allahtan ne yapmalarını, nasıl davranmalarını öğrenmek ister. Cenab-ı Allah’ta ‘’Topluca istiğfarda bulunun, ondan sonra bana dua edin…’’ der! Ve Cenab-ı Hakk’ da Kendi emrine uygun davranan Mûsâ (a.s)’ın kavminin üzerine bol bereketli ve zararsız ziyansız yağmurlarını gönderir, dolayısıyla insanları da hayvanları da ‘kuraklık nedeniyle’ ölmekten kurtarır!
Okurlarımdan bazıları benim bu yorumumu biraz uçuk bulabilir, bâtıl bir görüş veya düşünce olarak görebilirler… Ancak, ben bu konuda çok samimiyim! Ve yaşanan olaylar benim bu tezimi güçlendiriyor. Çünkü, günümüz insanlarından bazıları bizzat koğuculuk, bazıları da sosyal medya aracılığıyla nemmamlık yapıyorlar! Hattâ bazı insanlar bazılarına iftira bile atıyorlar ki, iftira atmak daha büyük günahlardandır!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; mâmafih son günlerde Ülkemize, bölgemize, komşu il ve ilçelerimizle birlikte İlimize az da olsa kar veya yağmur yağdığını görüyor, duyuyor, dolayısıyla da seviniyoruz… Ancak, 40 yıldır süren şiddetli kuraklığın telâfisi için insanımızın, topraklarımızın, baraj, göl, gölet ve canlı varlıklarımızın daha çok kar ve yağmura ihtiyacı var! O nedenle, ben mücrim, ‘Rabbimizden sebepler dairesinde ve zararsız ziyansız, bol bereketli kar ve yağmurlar yağdırmasını niyaz edelim!’ diyeceğim. Ancak, bunu demeye yüzüm olmuyor… Çünkü koskoca bir toplum veya topluluk içinde bulunan bir nemmam nedeniyle ve Mûsâ (a.s) gibi bir Peygamberin duasına rağmen yağmur yağdırmayan Allah (c.c), nemmamların cirit attığı bir toplumun-topluluğun veya beldenin üzerine yağmur versin!’ demeye dilim varmıyor! O nedenle, ben ağzı dualı okurlarımdan ve bilhassa masum yavrularımızdan yağmur duası yapmalarını istirham ediyor, herkese saygılar sunuyorum.
RESULULLAH) ALABİLDİĞİNE YEMİN EDEN
AŞAĞILIK, DAİMA KUSUR ARAYIP KINAYAN
DURMADAN LÂF GETİRİP GÖTÜREN, İYİLİĞİ
HEP ENGELLEYEN, MÜTECÂVİZ, GÜNÂHA
DADANMIŞ, KABA VE HAŞİN, BÜTÜN
BUNLARDAN SONRA BİRDE SOYSUZLUKLA
DAMGALANMIŞ KİMSELERDEN HİÇBİRİNE
‘MAL VE OĞULLARI VARDIR DİYE’, ‘KUSUR
PEŞİNDE KOŞAN, DURMADAN LÂF GETİRİP
GÖTÜREN KİMSEYE’ HİÇ BOYUN EĞME!
Kalem Sûresi, âyet 11
İNSAN HİÇBİR SÖZ SÖYLEMEZ Kİ, YANINDA
ONU GÖZETLEYEN, YAZMAYA HAZIR BİR
MELEK BULUNMASIN! Kâf Sûresi, âyet 18
SİZ İFTİRANIN ÖNEMSİZ OLDUĞUNU
SANIYORSUNUZ. HALBU Kİ BU, ALLAH (c.c)
KATINDA ÇOK BÜYÜK BİR SUÇTUR-GÜNAHTIR!
Nur Sûresi, âyet 15
EY ÎMAN EDENLER! ZANNIN BİRÇOĞUNDAN
SAKININ. ÇÜNKÜ ZANNIN BAZISI VARDIR
GÜNAHTIR. BİRBİRLERİNİZİN KUSURLARINI
VE MAHREMİYETLERİNİ ARAŞTIRMAYIN.
BİRBİRİNİZİN GIYBETİNİ YAPMAYIN. HERHANGİ
BİRİNİZ ÖLÜ KARDEŞİNİN ETİNİ YEMEKTEN
HOŞLANIR MI? İŞTE BUNDAN TİKSİNDİNİZ DEĞİL Mİ?
ALLAH’A (c.c) KARŞI GELMEKTEN SAKININ.
ŞÜPHESİZ ALLAH TÖVBEYİ ÇOK KABUL EDENDİR
ÇOK MERHAMET EDENDİR. Hucûrat Sûresi, âyet 12
ONLAR BOŞ SÖZ İŞİTTİKLERİ ZAMAN ONDAN
YÜZ ÇEVİRİRLER. Kasas Sûresi, âyet 55
GIYBET, DİN KARDEŞİNİN HOŞLANMADIĞI
BİR ŞEYİ ANMANDIR… GIYBET EDENİ ALLAH
(c.c) EVİNDE BİLE OLSA REZİL EDER ve KOĞUCULUK
YAPAN KİMSE CENNETE GİREMEZ! II Hadis-i Şerif
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
BEYKOZ’da sabah saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle yollarda su birikintileri oluştu. Bazı noktalarda biriken yağmur suları nedeniyle araçlar ilerlemekte güçlük çekti.
Karasu’nun Darıçayırı Mahallesi’nde kuvvetli sağanak sonrası baraj bölgesinden taşan sular mahalleyi göle çevirdi. Su seviyesinin yer yer 1 metreyi aştığı taşkında 50-60 hanenin etkilendiği belirtilirken, tarım arazileri su altında kaldı ve okulda eğitime 1 gün ara verildi.
Ankara’da gece saatlerinde etkili olan sağanak yağışın ardından Keçiören’de kanalizasyon taşarken, apartmanların giriş katlarını kirli su bastı. Çiçekli Mahallesi Gülgün Sokak’ta saatlerce kanalizasyon suyunu temizleyen vatandaşlar, ASKİ’nin (Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi) müdahalesinin yetersiz kaldığını öne sürerek tepki gösterdi.
YALOVA’da sabah saatlerinde sağanak etkili oldu. Metrekareye 30 kilogram yağışın düştüğü kentte bazı cadde ve sokaklarda su birikintileri oluştu.
Antalya’nın Elmalı ilçesinde aniden bastıran şiddetli sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine neden oldu. Pazar alanına ulaşan sular nedeniyle esnaf ve vatandaşlar zor anlar yaşarken, belediye ekipleri temizlik çalışması başlattı.
METEOROLOJİ Genel Müdürlüğü (MGM), Marmara Bölgesi için yarın kuvvetli yağış uyarısı yaptı.
Yorumlar (0)