
Önceki söyledikleri varsa da 2 yıldır ‘’Araplardan bize ne kardeşim..? Onlar bizi arkadan vurmadılar mı..? Ne halleri varsa görsünler… İsrail hepinizi dize getiriyor. Filistin’den bize ne..? Suriyeliler ve Somalililer ve saireliler yetmedi şimdi de Filistinli mülteciler veya sığınmacılar mı gelecek Ülkemize..?” gibi lâflar eden bazı partilerin temsilcileri veya sözcüleri ve malûm medyaların dilşör ve klavyeşörleri, şimdi de Gazze de sağlanan ateşkes için sevinmenin değil, yas tutmanın gereğinden dem vuruyorlar! Ki, ben yas tutma konusunda da samimi olduklarına kânî değilim! Çünkü, önceleri ‘’Hamas bir terör örgütüdür…’’ diyen CHP’nin Genel Başkanı Özgür Özel şimdi ‘’60 bin kişi ölmüş. Bu neyin sevinci? Yas tutulmalı yas. Biz yas tutuyoruz, biz yas eviyiz, siz (düğün evi gibi) seviniyorsunuz…’’ diyor… Aslında ölen değil, şehid olan kişi sayısı 60 bin değil, 70 bine yakın! Bu 70 bine yakın kişinin, bırakın yeryüzündeki din kardeşlerini, gönüldaşlarını, sevenlerini sayanlarını, uzak yakın akrabaları, eş ve dostları da hesaba katıldığında hanelere düşen ateşin derecesini ve sayısını hesap etmek bile mümkün değil! Ve korsan İsrail Devleti’nin Siyonist Başbakanı Netanyahu’nun her an bir bahane uydurup ateşkesi bozması, dolayısıyla da soykırıma kaldığı yerden devam etmesi mümkündür! Ki, İsrail’in Siyonist pilotları perşembe günü Lübnan’a bombalar yağdırdılar! O nedenledir ki, insan İsrail’in ateşkes sözünü tutmayacağı ve Gazze’yi kaldığı yerden yakıp yıkmaya devam etme ihtimali nedeniyle ne sevineceğimizi biliyoruz ne de yas tutacağımızı! Ancak, 2 yıl süren bir orantısız savaş nedeniyle Gazze halkı çok yakınını, malını mülkünü ve evini yerini kaybetti… Onun için değil bir 2 yıl, 2 gün daha sürüp 2 kişinin ölmesine dahî gönlümüz razı olmadığı ve olmayacağı için bu ateşkese sevindik. Yani, gönlümüzün veya kalbimizin bir kısmıyla sevinirken, bir kısmıyla yas tuttuk! Ve ‘Cenab-ı Hakk başta Siyonist Netanyahu ve Emperyalist Trump’ın ve destekçilerinin müstehâklarını; 2 yıldır süren Gazze kuşatması ve 70 bine yakın kişinin şehid edilmesi karşısında herhangi bir tepki vermeyen, dertleriyle dertlenmeyen Müslümanların da uyanışlarını vermesini diliyorum!
Biz inananlar savunma dışında ve savaş haricinde kimseyi öldürmediğimiz ve öldürmeyeceğimiz gibi, çok gerekmedikçe hiçbir insanın, hattâ hayvanın öldürülmesine, yaralanmasına dadî sevinmeyiz… Hele hele içinde 20 küsur bin çocuğunda bulunduğu ve 70 bine yakın Gazzeli Müslümanın şehid edilmesi ve sağ kalanlarında perişan edilmesi karşısında sevinmemiz mümkün değildir… Ancak, Emperyalist ABD’nin bir dediği bir dediğine uymayan, sabah başka, akşam başka konuşan iri kıyım, dayı, kabadayı ve .yı Başkanı Trump’ın maddi manevi desteğiyle tam 2 yıldır Korsan İsrail Devleti ve Siyonist Başbakanının Gazze de ‘kısa süreli bile olsa’ akan kanın durması bizler de kısa süreli ve buruk ta olsa bir sevinç oluşturdu. ‘Buruk sevinç’ diyorum, çünkü 2 yıldır anavatanları (Gazze) kendilerine dar edilen ve 70 bine yakın çifti birbirinden ayıran, 20 bine yakın çocuğu öksüz ve yetim, aylardır aç susuz, evsiz yersiz bırakan, çocukların geçici ateşkesten sonra yıkılan evlerine dönecek olmalarının sevinçlerini görünce biz de buruk bir sevinç yaşadık, yaşıyoruz… Tek temennimiz bu ateşkesin sürekli olması, Gazze’nin en kısa sürede normale dönmesi ve Gazze de 70 bine yakın masum insanı, çoluğu çocuğu, kadını kızı ve hastayı, yaşlıyı katleden başta Netanyahu ve Trump olmak üzere tüm katillerin-soykırımcıların hak ettikleri cezaya çarptırılmaları!
Erdoğan ve AK Parti karşıtlığı ya da muhalifliği ile bilinen Halk TV’de bile Şarm El Şeyh’de zirvenin yapıldığı günkü program da Mehmet Tezkan ‘’En büyük çabayı Erdoğan gösterdi…’’ derken, Seda Selek de ‘’Erdoğan çaba gösterdi mi? Gösterdi. Zirve de olması önemli miydi? Önemliydi…’’ dedi! Dolayısıyla da Erdoğan’ın hakkını teslim ve teyit etti.
Ben de ‘yiğidi öldürmeyelim ve hakkını verelim’ anlayışına sahip bir gazeteci ve sade bir vatandaş olarak Gazze şehidleri için üzülen-yas tutan ve geçici bile olsa sağlanan ateşkes nedeniyle sevinen insanları da, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ateşkes sağlanması konusundaki çabasını takdir eden Mehmet Tezkan’ı ve Seda Selek’i de tebrik ediyor, herkese saygılar sunuyorum.
İNSAN BİR AĞACA BENZER; KÖKÜ,
AHDİNDE DURMAKTIR… Ve
SÖZÜNÜ TARTMADAN SÖYLEYEN,
ALDIĞI CEVAPTAN İNCİNMEMELİDİR!
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmi (r. aleyh)
GÖRMEYİ BİLMEYENE, SEVMEYİ BİLMEYENE
İKİ GÜZEL SÖZÜN KIYMETİ BİLMEYENE
DEĞERDEN ASLA BAHSETME!
YANLIŞ BİLDİĞİN YOLDA HERKESLE BİRLİKTE
YOL ALACAĞINA, İNANDIĞIN YOLDA TEK
BAŞINA YÜRÜMEK-YOL ALMAK EVLÂDIR!
Ts Eliot
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. oturumunda yaptığı konuşmada Gazze'deki gelişmeler, Filistin meselesi, BM'nin yapısı ve uluslararası güvenlik gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Gazze'de yaşananların sona erdirilmesi için İsrail üzerindeki uluslararası baskının artırılması gerektiğini söyledi.
Burdur’da yeni eğitim öğretim yılının ilk günlerinde düzenlenen etkinlikte, Gazze’deki çocuklara dayanışma mesajı gönderildi.
İyilik Derneği, Gazze’de 10 çift için toplu düğün organizasyonu gerçekleştirdi. Yeni evli çiftlere çeyiz desteği de sağlandı.
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) İlahiyat Fakültesi akademisyenleri, personeli ve öğrencileri, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla örnek bir etkinliğe imza attı. Fakülte yerleşkesinin arka kısmında oluşturulan hatıra ormanında yüzlerce fidan toprakla buluşturulurken, üniversite yönetiminden tüm dünyaya adalet ve merhamet mesajı verildi.
Gazze Şeridi’nde insani kriz derinleşirken, yakınlarını kaybeden gençler için toplu nikah organizasyonu düzenlendi. İşte can kaybının 72 bin 740’a ulaştığı bölgeden dayanışma ve umut dolu kareler...
Suat Kılıç, Gazze filosuna yönelik saldırıyı sert sözlerle eleştirdi ve Türkiye’ye daha güçlü adım çağrısı yaptı.
Yorumlar (0)