
Birçok şey gibi, Dünya var olalı ormanlarda var ve dünya durdukça da olacaktır. Ancak, benim aklım erdi ereli, hiçbir devirde bu yılki kadar fazla orman yangını çıkmamış, bu kadar ağacımız ve canımız, ciğerimiz yanmamıştı! (Allah’u âlem) O nedenle ben Cenab-ı Allah’tan başta orman şehidlerimiz olmak üzere tüm şehidlerimize ganî ganî rahmetler diliyor, uzak yakın akraba ve dostlarına sabrı cemil, ecri cezil diliyorum… Ve şimdide sözü asıl konuma getirmek istiyorum:
Yukarıda da dikkat çekmeye çalıştığım gibi, dünya genelini bilmiyorum ama Cennet misâli Ülkemiz de hiçbir dönem de bu yılki kadar orman yangını olmamış; dolayısıyla da insan ve hayvan canı yanmamıştı! Ve konunun uzmanlarını bilmiyorum, ama hayvan yetiştiricileri, yangınların bu kadar kolay çıkmasına ve hızlı bir şekilde çevreye yayılmasına, ormanlık alanlarda yetişen ot, yabani bitki ve çalılık gibi bitkilere bağlıyorlar ve ‘ormanlık alanlarda küçükbaş hayvanlar otlatılsın!’ diyorlar.
Ben de büyüme bir kentli olsam da doğma bir köylü çocuğu olarak bu görüşlere aynen katılıyorum…
Bahsime konu hakkında Anadolu Ajansı (AA) Muhabirine bir açıklama yapan Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, son günlerde çeşitli illerde meydana gelen orman yangınlarının herkesi derinden üzdüğünü söylemiş ve yangınların bir an önce bertaraf edilmesi temennisinde bulunmuş… Çelik, her yıl yaşanan bu hadiseye karşı yangından sonra değil, yangın çıkmadan önleyici tedbirlerin alınması gerektiğini ifade etmiş. TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik, “Koyunlar keçiler, orman altı bitki örtüsünün biriken kuru ot, çalı ve yabanî bitkileri temizleyerek yangına sebebiyet veren materyallerin birikmesini önleyip yangın riskini önemli ölçüde azaltmaktadır. Yıl boyunca hayvanlarıyla birlikte ormanlık alanlarda vakit geçiren ve doğayı yakından tanıyan çobanların, ilk fark edebilecek doğal gözlemciler konumundadırlar. Geçmiş yıllarda uygulamaya konulan otlatma yasaklarının doğal dengenin bozulmasına ve orman altı temizliğinin yetersiz kalmasına yol açıyor ve bu durum da orman yangınlarının yayılma hızını ve etkisini artırıyor…” demiş.
Orman ağaçları her yerde ve her devirde olmuştur, bundan sonra da olacaktır… Ancak, bu yıla kadar böyle bir orman yangını faciası yaşanmamıştı! O nedenle bunun nedenleri niçinleri iyi araştırılmalı, soruşturulmalı ve yangınların sayıları da zararları da asgarî seviyeye düşürülmeli… Bunun için de orman mühendislerimizin, orman işçilerinin ve yangın söndürücülerin, hattâ orman köylülerinin, konunun uzmanı kişilerin görüşleri mutlaka alınmalı ve söyledikleri yapılmalı… Ancak, Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Nihat Çelik’in tespit, teşhis ve tedavi şekilleri de yabana atılmamalı… Çünkü, Başkan Çelik’in Başkanı olduğu Birliğin üyeleri, soğanı yiyen taraftan çok doğrayan tarafta oldukları için ormanların kurallarını, kanunlarını ve yangınların çıkma ve büyüme nedenlerini niçinlerini çok iyi bilirler! Çünkü onların tecrübeleri teoriye değil, pratiğe dayalıdır… Ve bazı tecrübeler okuyarak yazarak veya konuşarak değil, bizzat çalışarak edinilir-kazanılır!
Yukarı ki paragraflarımda da hatırlatmaya ve vurgulamaya çalıştığım gibi, bu yılki orman yangınları hem ciğerlerimizi yaktı hem de canlarımızı-cânanlarımızı yaktı maalesef! Ve bu yangınların bilimsel birer açıklaması mutlaka vardır… Ancak, bu ve bu gibi konularda bilim insanlarından ve işinin uzmanı kişilerden istifade edildiği gibi, ormanın içinde doğup büyüyen ve ömrünü ormana yakın köy ve kentlerde geçiren kişilerin, çobanların da mutlaka görüşleri alınmalı. Dolayısıyla da hem yangınların sayıları azaltılmalı hem de maddî mânevî zararları asgarî seviyeye düşürüymeli…
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; genelde her yıl, özelde de bu yıl çıkan orman yangınları ciğerlerimizi parçaladı, parçalamaya devam ediyor ve bir müddet daha devam edecek gibi de gözüküyor… O nedenle ben konunun uzmanlarına inanmak ve güvenmekle beraber orman içinde ya da kıyısında köşesinde doğup büyüyen çarıklı erkan-ı harbin bireyleri olan çobanların görüş ve düşünceleri de yabana atılmamalı!’ diyor, bu günkü yazımı tecrübe konusunda söylenmiş sözlerden seçmelerle noktalamak istiyor, herkese ‘yangınsız, kazasız belâsız’ saygılar sunuyorum.
BAŞKALARININ ACILARINDAN DERS ALANLAR
GERÇEKTEN MUTLU KİMSELERDİR! Hz. Ali (r.a)
TECRÜBE, ÖĞRETMENLERİN EN İYİSİDİR. YALNIZ
OKUL MASRAFLARI BİRAZ AĞIRDIR! Anonim
TECRÜBE SERT BİR ÖĞETMENDİR. ÖNCE SINAY
YAPAR, SONRA DERS VERİR! Anonim
TECRÜBE BİLGİNİN ANASADIR… Cervantes
PRATİK BÜTÜN ÖĞRETMENLERİN EN İYİSİDİR
Anonim
HERŞEYİNİZİ KAYBETSENİZ BİLE TECRÜBENİZ
SİZE KALIR… Thomas Babington Macaulay
TECRÜBENİN BİR DEĞERİ VARSA O DA BİR ACI
MUKABİLİNDE ELDE EDİLMİŞ OLMASIDIR!
VE TECRÜBE DÜŞÜNCENİN ÇOCUĞUDUR.
DÜŞÜNCE İSE EYLEMİN ÇOCUĞUDUR. ONUN
İÇİN KİTAPLARDAN ÖĞRENİLMEZ… Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Antalya’daki orman yangınından Eskişehir’e dönen arazözün Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde otomobille çarpışması sonucu İsmail D. hayatını kaybetti. Kazada arazöz sürücüsü ve orman işçilerinin de aralarında bulunduğu 5 kişi yaralandı.
Antalya’nın Aksu ilçesinde devam eden orman yangınına müdahale eden ekipler, rüzgârın aniden yön değiştirmesiyle büyüyen alevlerin arasında kalmaktan son anda kurtuldu. Tehlikeli anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
Bucak Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, Antalya’nın Kumluca ilçesinde çıkan orman yangınına destek vermek amacıyla bölgeye sevk edildi. Ekipler, havanın kararmasının ardından alevlerle mücadeleyi karadan sürdürdü.
Antalya Valisi Hulisi Şahin, “Şu an itibarıyla yerleşim yerlerini tehdit etmiyor, enerjisi düşürüldü. 10 kadar eve zarar verdi. Şu an müdahale devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Antalya’nın Aksu ilçesinde ikinci gününe giren orman yangınına müdahale sürüyor. Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, sürekli yön değiştiren rüzgârın çalışmaları güçleştirdiğini, Karaöz bölgesindeki alevlerin zaman zaman yeniden hız kazandığını açıkladı.
Yorumlar (0)