
Korsan, kâtil, katliamcı, soykırımcı İsrail Devleti’nin, dünya ticâretini ve medyasını elinde tutan, mensuplarını oryantal gibi ve parmağında oynatan Siyonist Yöneticileri; topraklarının bir kısmını Bizans oyunlarıyla, hileyle-alavere dalavereyle satın alarak, bir kısmını metazori ile gasp ederek işgal eden evanjalistler ve arzı mevut inanışlı Yahudiler; korsan devletlerinin kuruluşunu Müslüman Filistin topraklarında ve bundan 77 yıl önce, yani 14 Mayıs 1948 yılında kuruluşunu tamamlamışlar… Ve Türkiye böyle bir korsan, hain, kaypak, kalleş, sapık ideolojinin ve Müslüman, hattâ insanlık düşmanı devleti ilk tanıyan ülkelerin başında gelirken, Müslüman Cezayir Devletini, dolayasıyla da mû’min halkını en son tanıyan ülkelerin yanında yer almış maalesef!
Ve İsrail 77 yıldır Filistin’i Filistinlilere dar eder, Müslümanları Kudüs’te bulunan ilk kıbleleri ve dünyanın en kutsal 3 mescidinden biri olan Mescid-i Aksâ’ya sokmaz, Cuma namazı kılmalarını dahî engellerken; 7 Ekim 2023 tarihinden beri de Gazze’de taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmadı. Ve insanlık âlemi de İslâm Âlemi de (biri ikisi hâriç) bu soykırımı belgesel izler gibi izliyor maalesef!
Yani, son yıllarda Filistin ve Gazze’de olup bitenlere başta ülkemizin Cumhurbaşkanları, Başbakanları, Bakanları Diyanet İşleri Başkanları ve Müslüman din adamları şiddetle ve net bir dille tepki gösterirlerken; İtrail’in katliamlarına-soykırımlarına bugüne kadar birkaç Hristiyan ülke devlet yöneticisi ve aktivisti dışında hiçbir Mûsevî ve Hristiyan din adamından, hiçbir papaz ve hahamdan tepki gelmedi! Ki, bizim câmi ya da Cuma cemaatinden, hattâ tek tük de olsa din görevlilerinden dahî hutbelerde işlenen Gazze konusunu bile gereğinden fazla bulanlar oluyor!
Oysa dört büyük halifeden biri ve ikincisi olan Hz. Ömer (r.a), tek iletişim vasıtasının mektup, tek binitin at ve deve gibi hayvanlardan oluştuğu bir devirde bile “Kenâr-ı Dicle de bir kurt kapsa koyunu, gelirde adl-i İlâhî Ömer’den sorar onu!’’ diyor!
Son alınan bilgiler göre, başta Türkiye olmak üzere birkaç İslâm Ülkesi hâriç, 50 küsur İslâm Ülkesi yöneticisinden Filistin’e herhangi bir destek sözü ve uygulaması gelmezken; yöneticilerinin ve halkının büyük bir çoğunluğu gayrimüslim ülkelerden oluşan Avustralya, İngiltere, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda; Batı Şeria’da Filistinlilere karşı nefreti kışkırttığı için İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı İt omar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’e karşı yaptırım uygulama kararı aldı… Ve Bir(leşmiş (M)illetler (BM) Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu’nun (ÜNİSEF) Sözcüsü James Elder, Gazze’deki ailelerin çocuklarına günde bir öğün yemek almak için mücadele ettiklerini, çocukların gıda eksiklikleri olduğunu, kirli su ve en basit sağlık hizmetlerine dahî ulaşamadıkları için hayatlarını kaybettiklerini-öldüklerini’’ hatırlattı ve Gazze’ye hiç vakit kaybedilmeden yardım gönderilmesi gerektiğini söyledi!
Hemen her konuda konuşan ve gırtlağına kadar günaha batmış, yani haddini hududunu aşmış kişilerin Kiliseye gelip gizli günahlarını açık açık anlatmasını, suçunu itiraf sayan ve günümüzün yaygın tabiriyle etkin pişmanlıktan yararlanma gibi gören Papazlar günâhkârların günahlarını çıkarmaktan vakit bulamadıkları; tahrif edilmiş Tevrat’a ve hahamlara göre, Siyonist olmayan herkesin katledilmesinin mübah, hattâ sevap görüldüğü gibi sapık bir inancın köleleri oldukları için olsa gerek; terörist İtrail Devleti ve Siyonist Netanyahu yıllardır Sünni Müslüman olan Filistin’i, aylardır Gazze’yi, 3-4 gündür de Şii İran’ı bombalaması karşısında adeta dillerini yutmuş veya dut yemiş bülbül gibi susuyorlar! Ancak, boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan hakkını alacağı hesap gününü ve İlâhi Adaletin er ya da geç ama mutlaka tecelli edeceğini, dolayısıyla da kendi ülkelerini de kendilerini ve çoluk çocuklarını da vuracağını ya bilmiyorlar ya da Siyonist İsrail asker ve polislerinin şerlerinden korkuyor olmalılar! Amma velâkin, korkunun ecele faydası olmaz ve Cenab-ı Hakk hiçbir şeyi ihmal etmez. Sadece imhal eder, yani mühlet verir. O mühlet de kâr etmezse, günahkârları, yakıtı sadece taş ve insan olan Cehennem çukuruna gönderir! Yani, Zümer Suresi’nin 71. Ayeti kerimesinde belirttiği kıstasları uygulanır!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; bizim başta Diyanet İşleri Başkanlığı ve Başkanlığa bağlı din adamları olmak üzere Ülkemizin inanan insanları her hâlükârda ve güçleri oranında mazlum ve masum Filistin ile Gazze halkının yanında yer alırken; ne Hristiyan din adamlarından-Papazlardan ne de Mûsevî din adamları olan Hamamlardan bırakın Filistin’e ve Gazze’ye destek sözü vermeyi, Katliamı-soykırımının kınamasını bile yapmadılar-yapamadılar ve yapacak gibi de gözükmüyorlar!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
EVET, O İNKÂR EDENLERİ VE ZULMEDENLERİ
ALLAH (c.c) NE BAĞIŞLAYACAK NE DE ONLARA
BİR KURTULUŞ YOLU GÖSTERECEKTİR. Nisa/168
İŞTE BİZ, KAZANDIKLARI GÜNÂHLAR YÜZÜNDEN
ZÂLİMLERİ KÖTÜLÜK İŞLEME DE BİRBİRLERİNE
DOST VE YARDIMCI YAPARIZ… En’âm/129
MÜSLÜMAN MÜSLÜMANIN KARDEŞİDİR. ONA
ZULMETMEZ, ONU YARDIMSIZ BIRAKMAZ VE
ONU HOR GÖRMEZ… Ve İNSANLAR BİR ZÂLİMİ
GÖRÜRLERDE ONUN ZULMÜNE ENGEL, MÂNÎ
OLMAZLARSA, ALLAH’IN (c.c) ONLARI GENEL
BİR AZABA UĞRATMASI KAÇINILMAZDIR…
Hz. Muhammed (sav)
ZULÜM İKİ TÜRLÜDÜR; BİRİ ZULMEDER, DİĞERİ
ZULME RIZA GÖSTERİR. İKİSİ DE ZÂLİMDİR…
MAZLUMUN ÖÇ ALMA GÜNÜ, ZÂLİMİN
ZULMETTİĞİ GÜNDEN DAHA KORKUNÇTUR!
Hz. Ali (r.a)
ZULÜM İLE ÂBÂD OLANIN AKİBETİ BERBÂT OLUR…
SULAR HEP AKTI GEÇTİ, KURUDU VAKTİ GEÇTİ
NİCE HÂN NİCE SULTAN, TAHTI BIRAKTI GEÇTİ
DÜNYA BİR PENCEREDİR, HER GELEN BAKTI GEÇTİ!
Yûnus Emre
EY ZULÜMLE BİR KUYU KAZAN! SEN KENDİN İÇİN
TUZAK HAZIRLIYORSUN!
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. oturumunda yaptığı konuşmada Gazze'deki gelişmeler, Filistin meselesi, BM'nin yapısı ve uluslararası güvenlik gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Gazze'de yaşananların sona erdirilmesi için İsrail üzerindeki uluslararası baskının artırılması gerektiğini söyledi.
Burdur’da yeni eğitim öğretim yılının ilk günlerinde düzenlenen etkinlikte, Gazze’deki çocuklara dayanışma mesajı gönderildi.
İyilik Derneği, Gazze’de 10 çift için toplu düğün organizasyonu gerçekleştirdi. Yeni evli çiftlere çeyiz desteği de sağlandı.
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) İlahiyat Fakültesi akademisyenleri, personeli ve öğrencileri, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla örnek bir etkinliğe imza attı. Fakülte yerleşkesinin arka kısmında oluşturulan hatıra ormanında yüzlerce fidan toprakla buluşturulurken, üniversite yönetiminden tüm dünyaya adalet ve merhamet mesajı verildi.
Gazze Şeridi’nde insani kriz derinleşirken, yakınlarını kaybeden gençler için toplu nikah organizasyonu düzenlendi. İşte can kaybının 72 bin 740’a ulaştığı bölgeden dayanışma ve umut dolu kareler...
Suat Kılıç, Gazze filosuna yönelik saldırıyı sert sözlerle eleştirdi ve Türkiye’ye daha güçlü adım çağrısı yaptı.
Yorumlar (0)