Taceddin Akbaş

TELEFONLAR AKILLANDIKÇA KULLANICILARI DELİRİYOR!

Taceddin Akbaş'ın 'TELEFONLAR AKILLANDIKÇA KULLANICILARI DELİRİYOR!' adlı köşe yazısı

Taceddin Akbaş

Bizim ilkokul dönemlerimiz de televizyonun ismi cismi bile olmadığı gibi, köylerimiz de elektrik de yoktu! O nedenle koskoca köyümüz Düğer’de ve sâdece 4 ailede transistörlü-büyük pillerle çalışan radyo vardı bunlardan biri rahmetli kayınpederim de, biri bizde, diğer 2’si de bir başka ailede idi. Ve büyüklerimiz sadece TRT’nin tek yayın organı olan radyodan ajans (haber), biz çocuklar ise şarkılar türküler, artı 27 Mayıs Askerî Darbesi’nin bildirilerini dinlemek için radyonun başında toplanır; Darbe Yönetiminin palavralarını dinler ve çocuk aklımızla da Menderes Hükümetine kızardık! Köyümüz de plak, teyp, taksi ve minibüs gibi araç ve gereçlerin hiçbiri yok, bir veya iki kişide de traktör vardı ve rahmetli kayınpederim de bir otobüs alarak tuttuğu şoförle köyümüzün şehirle irtibatını sağlamaya çalışıyordu. Ki, o devirde traktörü olan kişiler köyün, hattâ çevrenin en vâriyetli, en zengin kişileri idi!

ALMANYA DA YABANCI, TÜRKİYE DE ALMANCI OLAN İŞÇİLERİN… HALLERİ HİÇ GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN GİTMİYOR(!)

Ve 1972-73’lü yıllarda Türkiye’den Almanya’ya işçi olarak giden ve ‘Almanya da yabancı, Türkiye’de ise Almancı’ olarak anılan kişilerin köyündeki kentindeki halleri hiç gözümün önünden gitmiyor… Çünkü onlar Türkiye’ye, köylerine kentlerine ‘izinli olarak’ geldiklerinde önce kılık kıyafetlerinden ve bol para harcamalarından, daha sonra da teyp çalarlı otolarından tanınırlardı. Ki, bizim çocukluk, hattâ gençlik yıllarımızda birçok evde ve kişide saat dahî yoktu! Onun için bizler gezer tozarken, genelde de fotoğraf çektirirken hep kol saatlerimizin görünmesine özen gösterirdik! Ayrıca biz tamı tamına 20 ay (600 gün) askerlik yaptık. Biz askerde iken Köyümüz Düğer’e elektrik geldiği gibi İl Merkezimize de 1977’li yıllarda yine bir devlet kanalı olan TRT’nin paket-bant yayın yapan siyah beyaz televizyon kanalı geldi. Falan oldu filan oldu..!

Sadede geliyor ve sözü şimdi de günümüze ve hemen herkesin evinde yerinde ve cebinde bulunan bilgisayar, internet ve akıllı telefon gibi aygıtlara getirmek istiyorum:

DELİKLİ DEMİRİN ÎCÂDIYLA MERTLİĞİN BOZULDUĞU GİBİ, CEP TELEFONLARININ İCÂDIYLA DA MAHRAMİYET.. BOZULDU!!

Mâlûm olduğu üzere bilgisayar ve internetle birlikte önce cep, daha sonra da akıllı telefonlar icat edildi ve bu aygıtlar önceleri iş insanlarında veya zengin kişilerde bulunurken, son yıllarda fakir zengin, köy kasaba fark etmeden 7’den 77’ye hemen herkesin evine, işyerine ve cebine girdi. Yani bizlerin, telefonlarıyla birlikte bilgi sayarlarımız da bulunan internet vasıtasıyla hemen her yerde, herkesle konuşup görüşebilme, açıktan ya da gizliden fotoğraf ve video çekebilme, doğru ya da yanlış birçok bilgi ve belgeye ulaşabilme imkânı var! Bu imkânlar iyi niyetli kişilerin elinde olduğu zaman iyi-güzel, kötü niyetli kişilerin ellerinde de çirkin maksatlı olarak kullanılabiliyor..

Kısacası ulaşım araçları konusu ayrı; teknolojinin, dijital aygıtların ve iletişim araçlarının baş döndürücücü bir şekilde geliştiği bir devirde istihdam problemi de ortaya çıkıyor. ((Ki, bunların en bariz örneği, eline akıllı bir telefon geçiren hemen herkes gazeteciliğe soyundu. Dolayısıyla da gazeteciliğin veya gazetecilerin ekmeklerini ellerinden aldı!)) Ancak, gerisi neyse ne amma, teknoloji değiştikçe ve aygıtlar geliştikçe insan sağlığı büyük bir tehdit altına giriyor ve bunların en zararlıları da hemen herkesin cebinde, elinde ve yatak odasında ve başucunda bulundurduğu cep telefonları, hattâ şarj aletleri geliyor! Ancak bunu rağmen bu aletler hiçbirimizin elinden düşmüyor!

Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; yediğimiz hormonlu-GDO’lu meyve, sebze ve diğer gıda maddeleri, içtiğimiz kolalı, asitli, katkı maddeli, cilâlı boyalı ve zararlı içecekler, kanserojen içirikli kap kacaklar, giyecek ve plastik-naylon, hattâ aspetli eşyalar ve benzerlerinin konusu ayrı; ancak peynir ekmek gibi alınıp satılan akıllı telefonların ve bilhassa çocukların kullandıkları tablet bilgisayarların ve mesnetsiz, ahlâksız, destursuz oyunlarının aslında bizi ve çocuklarımızı akılsızlaştırdığı yetmezmiş gibi, madden ve mânen de bağımlılaştırıyor! Dolayısıyla da nefsimizi hasta, neslimizi ve istikbâlilimizi de, istiklâlimizi de tehdit ediyor. O nedenle ben ‘hadi yetişkinler neyse ne amma, çocuklarımızı olsun bu teknolojinin zararlarından koruyup kurtaralım!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.

TEKNOLOJİ EVCİLLEŞTİRİLMEMİŞ BİR KÖPEK GİBİDİR

John Shirley

OLAMAZ! İNSANLAR KENDİ KENDİLERİNİN ÂLETLERİ OLDULAR

Henry David Thoreau

TEKNOLOJİ BİR FİKİR DEĞİL, FİKRİ ELDE ETME YOLUDUR. O YÜZDEN TEKNOLOJİYE AŞIRI HAYRANLIK DUYMAMALI, ONDAN KORKMAMALISINIZ

John Hegarty

TEKNOLOJİ HİÇ BİR ŞEYDİR. ASIL ÖNEMLİ OLAN İNSANLARIN ÖZÜNDE İYİ VE ZEKÎ OLDUKLARINA, ONLARA GEREKLİ ARAÇLAR VERİLDİĞİ TAKDİRDE MÜKEMMEL İŞLER BAŞARACAĞINA DUYDUYUMUZ İNANÇTIR

Elyssa Friedland

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

14
EKİM

2026

AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!

Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı

13
EKİM

2026

Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'

Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı

13
EKİM

2026

Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!

Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı

12
EKİM

2026

Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak

Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı

09
EKİM

2026

Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı

Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı

09
EKİM

2026

Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!

Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı

07
EKİM

2026

Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor

Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı

05
EKİM

2026

Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!

Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı

05
EKİM

2026

Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım

Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı

02
EKİM

2026

'Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!

Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı

İlgili Haberler

Ankara Mamak’ta “Köyde Bilim ve Teknoloji Serüveni” Etkinliği
Yerel Yönetim

Ankara Mamak’ta “Köyde Bilim ve Teknoloji Serüveni” Etkinliği

Ankara Mamak Belediyesi, TÜBİTAK 4009 Destek Programı kapsamında düzenlediği etkinlikle çocukları bilim, teknoloji, doğa ve uzay temalı uygulamalı atölyelerde buluşturdu. Kutludüğün İmam Hatip Ortaokulu’nda gerçekleştirilen programda çocuklar, deneyerek ve gözlemleyerek öğrenme fırsatı yakaladı.

Telefon ekranına bakmadan bir gün geçirseydik neler olurdu?
Yaşam

Telefon ekranına bakmadan bir gün geçirseydik neler olurdu?

Akıllı telefonlar hayatımıza yalnızca yeni bir iletişim aracı olarak girmedi. Zamanı kullanma biçimimizi, haber alma alışkanlıklarımızı, çalışma düzenimizi ve hatta boş zaman anlayışımızı da değiştirdi.

Yapay Zeka Mühendisliği Nedir? Kimler Yapay Zeka Mühendisi Olabilir?
İş Dünyası

Yapay Zeka Mühendisliği Nedir? Kimler Yapay Zeka Mühendisi Olabilir?

Yapay zeka mühendisliğinin geleceği, yapay zekanın hayatın daha fazla alanına girmesiyle doğrudan bağlantılıdır. Bugün bilgisayar başında kullanılan bir yapay zeka sistemi, gelecekte otomobillerden fabrikalara, sağlık cihazlarından eğitim platformlarına kadar fiziksel ve dijital dünyanın çok daha geniş bir bölümünde görev alabilir.

Bakan Kacır Salda’ya geliyor Burdur Uzay Dünyasını ağırlayacak
Bölgesel

Bakan Kacır Salda’ya geliyor Burdur Uzay Dünyasını ağırlayacak

Burdur’un dünyaca ünlü Salda Gölü, uluslararası çapta önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapacak.

Ankara Bilim Sincan’da Minik Kaşifler Bilim ve Teknolojiyle Buluşuyor
Yerel Yönetim

Ankara Bilim Sincan’da Minik Kaşifler Bilim ve Teknolojiyle Buluşuyor

Ankara Sincan Belediyesi’nin bilim ve teknoloji üssü Bilim Sincan, yeni eğitim döneminde ilkokul öğrencilerini ağırlamaya devam ediyor. Gaziosmanpaşa ve Fatih İlkokullarından gelen öğrenciler, düzenlenen etkinliklerle bilim ve teknolojinin farklı alanlarını keşfetme fırsatı buldu.

Ankara Gençler Kendi Tasarladıkları Roketleri Gökyüzüyle Buluşturdu
Yerel Yönetim

Ankara Gençler Kendi Tasarladıkları Roketleri Gökyüzüyle Buluşturdu

Ankara Keçiören Belediyesi Prof. Dr. Tunçalp Özgen Teknoloji Merkezi (TEKNOMER) tarafından düzenlenen Model Roket Uçurma Şenliği, bilim ve teknoloji meraklısı gençleri bir araya getirdi. Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ın ev sahipliğinde Fatih Stadı’nda gerçekleştirilen etkinliğe; siyasi parti temsilcileri, belediye yöneticileri, meclis üyeleri, muhtarlar, TEKNOFEST yarışmacıları ve çok sayıda genç katıldı.