
Allah’a (c.c) emânet, biri kız 6 torunumun durumları ayı, biri ikiz 3 oğlundan en az birinin polis, subay ya da astsubay olmasını isteyen, ancak (o dönem de İHL çıkışlı oldukları için) bir tanesi bile bu mesleklerden birinin mensubu yapılmayan bir baba olduğum; Ayrıca askerliğimi (kâht-ı ricalde ve) Konya’nın Yarma Nâhiyesine bağlı İsmil Beldesinin jandarma asayiş Karakol Komutanı, Kadınhanı İlçesine bağlı Kurthasanlı Nahiyesinin Jandarma Karakol Komutan Vekili olarak yaptığım; artı yarım asra yakındır da gazetecilik yaptığım için devamlı güvenlik güçleriyle içli dışlı, dolayısıyla da iyi bir polis-jandarma ve zabıta dostu bir gazeteci olduğum gibi, ‘emniyet mensuplarına hep sevgi, saygı ve gıpta ile bakan ve onların burunlarının dahî kanamasını istemeyen bir vatandaş oldum…
Aslında herkesin polisi, jandarması, zâbıtası, hattâ mahkemesi ve güvenlik kamerası kendi vicdanı, inancı îmânı olması gerekir! Ancak bu her zaman ve bilhassa günümüzde pek mümkün ya da kolay olmuyor-olamıyor… Yani, insanlar genelde kimsenin, özelde de polisin, jandarmanın ve zâbıtanın olmadığı ya da görmediği mekân ve zamanlarda, nefislerine uyup her türlü suça tevessül edebiliyorlar! Amma velâkin, şükürler olsun ki, ülkemizin her yerinde ve gece gündüz demeden, yaz kış, soğuk sıcak demeden, ‘sorumlu oldukları bölgelerdeki’ insanların, hattâ hayvanların, hattâ hattâ teröristlerin ve kendi can düşmanlarının dahî ölmemesi veya öldürülmemesi için şehâdeti; kimsenin yaralanmaması için de gâzi olmayı göze alan inançlı îmanlı polislerimiz ve jandarmalarımız var elhamdülillâh!
Bütün bunları söylerken, ‘koskoca bir Polis Teşkilâtı’nın içinde, yâni sayıları 350 binlere yaklaşan Emniyet mensupları arasında hiç hata veya yanlış, hattâ mesleğine ihânet eden, vatandaşına kötü davranın bir polis memuru ve âmiri, jandarma eri ve komutanı, artı zabıta memuru ya da âmiri yoktur’ demem-diyemem! Çünkü ben hemen her meslek ve toplum, hattâ birçok aile içinde ve az sayıdaki basın mensupları arasında dahî yanlış yapan kişi ya da kişilerin olduğunu görüyor, duyuyor ve biliyorum! O nedenle, ben ‘mesleğe alınırken sıkı bir araştırma, soruşturma ve ciddi bir istihbârat süzgecinden geçirilen, ancak, yine de gözden kaçabilen kötü polislerin-emniyet mensuplarının olması mümkündür, ama bu bir istisnâdır… Onun için ‘istisnâları kaide yapmak doğru değildir’ diyorum!
Övünsem mi yerinsem mi bilmiyorum, ama bugüne kadar ne ben kendim ne de ailemden birimiz polislik, jandarmalık, zâbıtalık veya karakolluk olmadık, bundan sonra hiç olmayız, olursak bile yüz kızartıcı veya terör ya da vatan hainliği gibi suç veya suç duyurularından, hattâ zanlılarından veya şüphelilerinden dahî olmayız inşâAllah… Ancak, yarım asırlık bir gazeteci olmam nedeniyle ve şimdiler de pek olmasa da yıllarca başta İl ve İlçe Emniyet Müdürlerimizin kendileri olmak üzere, yardımcılarıyla, şube müdürleri, emniyet âmirleri ve polis memurlarıyla sık görüşüp konuştuğum olduğu gibi, bir başka illere atanan ya da emekli olan Emniyet Müdürlerimiz ile telefon irtibatımı kesmiyor, dostluğumu sürdürüyor ve arada bir de olsa onlarla hasbihal ediyorum…
Burada bir parantez açarak, mesleğim icabı konuşup görüştüğüm ve İlimizden başka İllere atanan Valilerimizle, Merkez Valilerimiz ve Mülkiye Başmüfettişlerimizle olduğu gibi, kendileriyle konuşup görüştüğüm ve haber alışverişinde bulunduğum, ama hiçbir Emniyet Müdürünün, âmirinin, jandarma komutanının ve zabıta memurunun samimiyetine su istimal etmediğimi hatırlatmak isterim!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; kahraman Türk Polisi veya Polis Teşkilâtı hakkında ne kadar methi senâ yapılırsa yapılsın yine az gelir… Onun için, ben ‘her başımız sıkıştığında veya küçük bir olumsuzluk ânında dahî 112 numaralı çağrı merkezi telefonu üzerinden veya 155 numaralı Polis İmdat hattından arayarak ulaştığımız ve ‘imdat’ diyerek yardımlarını istediğimiz; herhangi bir nedenle ve birkaç dakika gecikmesi halinde de kendilerinin bazen yüzlerine, bazen de arkalarından sayıp döktüğümüz, yazıp çizdiğimiz ve ‘nerde bu devlet’ diye serzenişte bulunduğumuz polisleri önce biz koruyalım ki, gerektiğinde onlar da bizi korusunlar!’ diyor; konu hakkındaki yazımı ‘Polis Günü’ sloganlarından yaptığım seçmelerimle noktalamak istiyor ve sevgili polislerimizle birlikte tüm güvenlik kuvvetlerimize kazasız belâsız gün ve uzun ömürler diliyor, bu mütevazı köşemden tamamına sevgi ve saygılarımı yolluyorum.
POLİS VARSA, KORKU YOK!
GÜÇLÜ POLİS, GÜVENLİ TOPLUM!
HUZURUN ADI, POLİSİN VARLIĞI!
POLİS HALK İÇİN, HALK POLİS İÇİN!
POLİS OLMADAN GÜVENLİK OLMAZ!
GÜVENLİ YARINLAR GÜÇLÜ POLİSLE BAŞLAR!
GÜVENLİĞİN GARANTİSİ POLİS TEŞKİLÂTIDIR!
POLİS ADÂLETİN KALKANI, HALKIN KAHRAMANI!
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde polis ve sahil güvenlik ekiplerince düzenlenen müşterek operasyonda, göçmen kaçakçılığı yaptıkları suçlamasıyla gözaltına alınan 4 şüpheliden 3’ü tutuklandı.
BARTIN'ın Amasra ilçesinde balık tutmak için 4,5 metre uzunluğundaki teknesiyle denize açılan maden işçisi İlker Mızrap'tan (35) haber alınamıyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Mızrap için denizde arama çalışması başlattı.
CHP Dış Politika Kurulu, 2 Ekim 2026 tarihli toplantısında dünyada artan jeopolitik gerilimler, Rusya-Ukrayna Savaşı, Karadeniz güvenliği, Orta Doğu’daki gelişmeler, Irak, Yunanistan ve Türkiye’nin hava savunma kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okul çevresinde meydana gelen ve 2’si ağır 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin açıklamalarda bulundu. Olayın hemen ardından iki Cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini belirten Gürlek, saldırıyı gerçekleştiren çocuğun kısa sürede yakalanarak gözaltına alındığını bildirdi.
MERSİN’de Toroslar Belediyesi, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden, çevre ve görüntü kirliliğine neden olan metruk yapıların yıkımına devam ediyor.
MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Erzincan'da bulunan 3'üncü Ordu Ana Ast ve Bağlı Birlik Komutanlıklarınca 'deprem tatbikatı' gerçekleştirildiğini duyurdu.
Yorumlar (0)