Dengelenmemiş ve Adil Olmayan Güç

DENGELENMEMİŞ VE ADİL OLMAYAN GÜÇ

ADALET HAKLININ GÜÇLÜ OLDUĞU halin adıdır. DEMOKRASI ise TEMEL INSAN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERININ GÜVENCE ALTINA ALINMIŞ OLDUĞU BIR REJIMIN ADIDIR.

1960 dan sonra tek başına iktidar şansı bulan üç partiden birinin adının DEMOKRAT idi. Diğer iki partinin adlarında ADALET kelimesinin geçmesi tesadüf olmayıp halkın DEMOKRASI VE ADALET özlemlerinin bir yansıması olsa gerek.

Demokrasilerde asıl olan devleti teşkil eden YASAMA YÜRÜTME VE YARGI GÜÇLERININ AYRI OLMASIDIR. Yetmez demokrasiden bahsedebilmek için ayrıca güçler arasında bir DENGE bulunması bu güçler ile basın medya Sivil Toplum Kuruluşları gibi ilave sosyal denetim vasıtalarıyla GÜCÜN KULLANIMININ DENETLENMESIDIR.

İktidarda bulunan ADALET VE KALKINMA PARTISININ  son zamanlarda demokrasi tarihimizde görülmemiş bir GÜCE kavuşması hemen herkesi ENDIŞELENDIREN bir SOSYAL/SIYASAL OLAY haline geldi.

YASAMA VE YÜRÜTME güçlerini başından beri eline geçirmiş olan AKP iktidarı YARGIYI MEDYAYI ve büyük ölçüde STKLARI da ele geçirdi. Böylece yeni sistemle artık bir KUVVETLER AYRILIĞINDAN bahsedemez olduk.

AKPnin gücü CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SISTEMINE geçilmesi ile inanılmaz derecede arttı. İktidar bu gücünü son derece PERVASIZ VE HOYRATÇA kullanmaktan çekinmez oldu.

Daha önce kontrol altına alınan TSK YÖK HSK AYM gibi kurumlar etkisizleşti. MERKEZ BANKASI TÜİK YSK BDDK gibi bağımsız olması gereken kurumlar da bağımsızlıklarını yitirdiler.

Bunlar bile yetmedi. Tamamını kendi atadıkları ANAYASA MAHKEMESI gibi yargı gücünün en tepesindeki bir kurumun KARARLARINI BILE ISTEDIĞINDE UYGULAR ISTEMEDIĞINDE UYGULAMAZ OLDULAR.

İÇIŞLERI BAKANI ILE ANAYASA MAHKEMESI arasında Twitter üzerinden POLEMIK ÜRETILMESI kurumların DEVLET CIDDIYETINDEN ne kadar uzaklaşıldığını gösterdi. Binlerce yıllık devlet geleneğine sahip Türk Devletinin adeta bir kabile devleti seviyesine düşmesi içimizi kanattı.

Geride kala kala muhalif görüştekilerin hâkim olduğu iki meslek kuruluşu kalmıştı. TÜRKIYE BAROLAR BIRLIĞI VE TÜRK TABIPLERI BIRLIĞIne dahi tahammül edemez oldular. Çoklu Baro Çoklu Tabip Odası uygulamasına geçerek ile kendi baroları ve Tabip Odalarını yaratmak gayreti içine girdiler.

HER IKTIDAR KENDI ZENGININI YARATIR sözü bu dönemde de en parlak örneklerini verdi. TÜRKIYE BEŞTEN BÜYÜK MÜ gibi sorular tartışılır oldu. Bu yeni zengin dostlar vasıtasıyla EKONOMIK GÜCÜN kontrolünde çok ciddi mesafe alındı.

TARIKAT VE CEMAATLERLE sağlanan sıkı iş birliği AKP iktidarının bir yandan BLOK OYLAR diğer taraftan DEVLETTE KADROLAŞMA için istediği insan gücünü sağladı.

DEMOKRASİ Mİ BU

YÖNETENLERIN DENETLEMEDIĞI HESAP SORULAMADIĞI VE VATANDAŞLARIN FIKIRLERINI BEYAN ETMEKTEN KORKTUĞU bir rejimin DEMOKRASI olabileceğini söylemek mümkün mü

Literatürde YÖNETIMIN BIR TEK KIŞI BIR GRUP YA DA ZÜMRE ELINDE OLMASI OTOKRASI HALKIN ELINDE BULUNMASI ISE DEMOKRASI olarak ifade edilmektedir.

Şimdi soralım: Ülkemizde HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ söz konusu mudur Yoksa keyfi bir egemenlikten bahsedebilir miyiz

HAK VE ÖZGÜRLÜKLER yeterli ve güvence altında mıdır Diğerleri bir yana FIKIR/ KONUŞMA HÜRRIYETI tesis edilmiş midir

SIYASI ÖZELLIĞI OLAN YARGILAMALARIN çoğunda TABII HÂKIM ILKESI çiğnenerek mahkeme heyetlerinin değiştirilmesi halinde yargıya güven kalır mı Bazen de istemedikleri bir kararı veren HÂKIMIN CEZALANDIRILMASI örnekleri ne için yaşanıyor

Bu gözdağı vermeler ADALET açısından en vahim sonucu doğuruyor: HAKIMLER KENDI KARARLARINA aman siyasi iradeye aykırı olmasın diye OTOKONTROL uygulamak zorunda kalıyor.

GAZETECILERIN haber ve yorumları sebebiyle hapishanelerde uzun tutukluluk ve mahkûmiyet cezalarına muhatap olması da böyle. Bu gazetecilerin yaşadıklarını gören diğer gazeteci ve yazarların aman siyasi iradeye aykırı olmasın endişesi ile OTO SANSÜR uygulamasına ve görevlerini yapamaz hele gelmesine yol açıyor.

İSLAMCILARIN HEDEFİ DÜNYEVİLEŞTİ

Son 18 yılda İSLAMCI olarak adlandırılan KITLENIN eriştiği siyasi ve ekonomik güç bunların HEDEFLERININ DÜNYEVILEŞMESINI SAĞLADI. Dünyevi gücün haz ve şehveti BU KITLEYI BOZDU.

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır hadisini söyleyenler HAKSIZLIKLARINI DILE GETIREN BÜTÜN DOST VE DÜŞMANLARINI DILSIZ HALE GETIRMEYI BAŞARDILAR.

Sıradan insanlarımızı sosyal medyada beğendiği bir yazı veya görselin altındaki BEĞEN TUŞUNA BASMAKTAN KORKAR HALE GETIRDILER.

Kullandıkları gücün haz ve şehveti HAKSIZ OLDUKLARI DURUMDA BILE GÜCÜNÜ ÖLÇÜSÜZ BIR ŞEKILDE KULLANARAK HAKLI OLAN HASMINI ALT ETMEYI kendilerine mubah ve hatta doğru gösterir oldu.

EMANETI elinde bulunduranlar verilen gücün bir emanet olduğunu ve HAKKIN RIZASI HILAFINA KULLANILMASInın sonucunun ŞIDDETLI BIR AZAP OLACAĞINI unuttular.

Daha fazla DEMOKRASI vaat edenlerin yönettiği ülkede EN TEMEL INSAN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERI EN HOYRATÇA IHLAL EDILMEKTE.

3Y yani YOLSUZLUK YOKSULLUK VE YASAKLARI KALDIRACAĞIZ diye geldiler. 3Y hiç olmadığı kadar arttı karabasan gibi ülkemizin üstüne çöktü.

Kimliğinde MÜSLÜMAN olmayı öne çıkaranların hatası insanları İslamdan soğutur. DEVLETIN DINI ADALETTIR ilkesinin çiğnenmesi devleti sarsar.

Dünyevi güç geçicidir. ADALET VE HUKUK HERKESE LAZIM. Ey güç sahipleri GÜCÜN ZEVALINDE ADALET VE HUKUK ISTEMEYE YÜZÜNÜZ OLMASI IÇIN bugünden yatırım yapınız.

15.10.2020

Ruhittin Sönmez

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ruhittin Sönmez - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 870 1515
Reklam bilgi