GİDİŞİN OLSUN GELİŞİN OLMASIN EMİ!

GİDİŞİN OLSUN GELİŞİN

OLMASIN EMİ! 2 BİN 20

Aslında yılların kendileri izâfi olmakla beraber masum birer takvim yıllarıdır. Ancak biz insanoğlu kişileri gelişigüzel-rastgele, günleri, haftaları, ayları ve yılları içinde bulunduğumuz duruma göre değerlendiririz. Ve ben de bugün öyle yapacağım. Yani 2020 yılına kendi penceremdem bakacağım ve geçtiğimiz yılın kısa bir özetini çıkaracağım… 2021 yılının ise İslâm Âlemi için de, insanlık âlemi için de kazasız belâsız, maddî manevi felâketsiz bir yıl olmasını dileyeceğim.

Şöyle ki, beterin beteri vardır ki, insanlık âlemi tarih boyunca 2020 yılında yaşadığı sıkıntıların farklısını ama kat be kat daha fazlasını yaşamıştır elbette. Ancak bizim kuşağın görüp yaşadığı en büyük felâket veya âfet, dünyanın baş belası durumunda olan korona-kovid 19 virüsü olsa gerektir. O nedenledir ki, ben daha yazımın başında Cenab-ı Hakk’tan cümlemizi ve bilhassa gencecik evlat ve körpe kuzularımızı kollayıp gözetmesini niyaz edeceğim, hattâ bunun için Allah’a yalvarıp yakaracağım...

MEVLÂ BİZLERİ MUSÎBETLERLE.. DEĞİL

NASİHATLERLE.. USLANAN KULLARININ

ZÜMRESİNE DÂHİL EYLESİN İNŞAALLAH

Gerçi merhum Ziya Paşa, ‘Nus ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir…’ Yani ‘nasihatten anlamayanı önce azarlamalı, o da olmazsa cezalandırmalı-dövmeli’ diyor! Amma velâkin yüce Yaratıcımız, tek Hâlıkımız, kısacası bizleri yoktan var eden ve bizi bizden çok daha iyi bilen Rabb’imiz, “Rahmetim gazabımı geçti…” buyuruyor. Dolayısıyla da bizlerden Kendisinin rahmetinden, af ve mağfiretinden ümit kesmememizi, ancak bütün bütün de umutlanarak günahlara dalmamamızı; kısaca havf ve reca (korku ile ümit) arasında bulunmamızı istiyor. Fakat biz insanoğlu bazen haddimizi aşabiliyor, günahlara dalabiliyor, günah işlemekten geri durmuyoruz…

Daha da önemlisi, sayısız kere şükürler olsun ki, ‘haşâ ve kellâ’ Cenab-ı Hakk’a şirk-ortak koşmuyoruz ve son nefesimizi verene kadar da böyle bir bataklığa saplanmayız inşaAllah. O nedenle ben Cenab-ı ‘Hakk bizleri deprem, sel, yangın ve son ayların cirmi en küçük ama cürmü cirminden bilmem kaç bin kat daha büyük bir âfet olan kovid 19, muhtemel kovit 20-21 ve diğer serîlerinden ve benzerlerinden koruyup gözetsin. Daha doğrusu bizleri hemen her âfet veya felâketten, kazadan belâdan, hastalıktan korusun ve bir an bile olsa bizi bize bırakmasın inşaAllah’ diye dua ediyor, niyaz da bulunuyorum.

Her neyse; konu çok derin ve bizim terazi bu sıkleti çekmez-çekemez. O nedenle ben bu ağır konuyu burada noktalıyor, sözü yeni yıla getirmek istiyorum:

Yukarıda izah etmeye çalıştığım gibi 2020 yılı yalnız bizim ve ailemiz, İlimiz ve ülkemiz için değil; kendisinin tamamı gramlarla ifade edilen, ancak koca koca insanları deviren, zengin fakir, güçlü güçsüz, genç yaşlı, yetkili yetkisiz kişi tanımadan, nereden ve nasıl geldiği belli olmayan, yani yakaladığı insanların canlarını okuyan, hattâ laboratuarlarda üretildiği bile iddia olunan bir virüs dünyanın başına belâ oldu maalesef. O nedenle ben ‘Cenab-ı Hakk İslâm Âlemini de insanlık Âlemini de kovit 19’un, 20, 21 ve diğer serilerinin tasallutundan korusun…’ diyeceğim ama bunu demeye yüzümün-yüzümüzün olmadığını da itiraf edeceğim. Çünkü günümüzde başta ben olmak üzere insanımıza ne nasihat ne de musîbet tesir ediyor! Ancak yine de dünya da çalınacak başka kapı ve dertlerimizin devasını, hastalıklarımızın şifasını verecek bir makam olmadığı için aynı kapının tokmağına vurmaya çalışacağım…

Kısacası ve açıkçası ben mücrim, ‘Allah’tan (c.c) umut kesilmez ama hiçbir nasihat ve musibetten ders almayan, dolayısıyla da günâhlara dalan, günah deryasının içinde yüzen genelde insanların, özelde de Müslümanların bu yıl veya bundan sonraki yıllarda daha büyük virüslerle, âfet veya felâketlerle, artı savaşlarla cezalandırılmalarından endişeleniyorum!

Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı ; Mîlâdî 2020 yılını gerek kendi, gerek Ülkemiz açısından ve gerekse Dünyamız açısından genelde acı hatıralarıyla kapattık-kapatıyoruz maalesef! 2021 yılının daha büyük âfet ve felâketlerle kapanmaması için insanoğlu ve bilhassa Müslümanlar akıllarını başlarına almalılar. Yani önce Cenab-ı Hakk’ın, sonra da ulü’l emrin emir, yasak, tavsiye ve telkinlerine uymalılar…’ diyor, insanımızın kazasız belâsız, afetsiz, felâketsiz ve sağlıklı bir yıl geçirmesini diliyor, herkese saygılar sunuyorum.

NOT: Dünkü Mekke’nin fethi ile alâkalı yazım da Bedir Savaşını anlatıp, sözü Uhud’un okçularına getirmeye çalışırken, dalgınlık nedeniyle ‘Uhud’un adını vermeyi unutmuşum. O nedenle ben sevgili okurlarımdan özür, Bedr’in Arslanlarından ise haklarını helâl etmelerini diliyorum. Saygılarımla T.A

EY MÜ’MİNLER! YÜREKTEN TÖVBE EDEREK ALLAH’A (c.c) DÖNÜN Kİ, RABB’İNİZ DE SİZİN KÖTÜLÜKLERİNİZİ ÖRTSÜN VE SİZLERİ İÇLERİNDEN IRMAKLAR AKAN CENNETLERE KOYSUN(!)

Tövbe Sûresi, 66/8

ALLAH (c.c) İHSÂNI (GÜZEL DAVRANMAYI) EMRETMİŞTİR

Hadis-i Şerif

İSLAM GÜZEL AHLÂKTIR

Hadis-i Şerif

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Taceddin Akbaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 870 1515
Reklam bilgi