AİLENİN YENİ ÜYESİ KARDEŞ KISKANÇLIĞI

Birden fazla çocuğa sahip anne babaların çocuk yetiştirmede en sık karşılaştıkları yaşantılardan biri de kardeş kıskançlığı.

Ebeveynler, kendi çabalarıyla bu sorunun üstesinden gelmeye gayret etse de çoğu zaman başarısız oluyorlar. Çocukların yaşlarının birbirine yakın ve benzer gelişimsel ihtiyaçlarının olması ebeveynlerin başarısızlık oranlarını daha da arttırıyor.

“Hocam, yeni bir çocuğumuzun olmasını bizden çok o istedi. Her gün bana kardeş yapın diye ağladı. Gelin görün ki şimdi de ‘ben bunu evde istemiyorum, geri verin’ diyor.” Bu cümleyi annelerden sıklıkla duyuyorum. Öncelikle dünyaya yeni bir çocuk getirmek diğer çocuğun isteğine bağlı olmamalı. Kardeş isteyen çocuğun arzusu, yeni bir oyuncağa sahip olma arzusundan farksızdır. Onu kendisi için ister; fakat beraberinde getireceği değişimlerden habersizdir. Bu arzusunun kendisi için “felakete” dönüştüğünü fark ettiği andan itibaren ise anne baba için zor bir süreç başlayıverir. 

Ruh sağlığı yerinde her ebeveyn bu durumu önemser ve fark ettiği andan itibaren üstesinden gelmek için çabalar. Eve yeni gelen bebek nedeniyle çocuğun hayatında bir değişim olmadığını göstermeye çalışır; fakat çoğunlukla afallarlar. Yeni gelen bebek, ebeveynine daha çok ihtiyaç duyar haliyle. Annesinin bedeninin ve vaktinin çoğu yeni gelenindir artık. Baba telafi etmeye çalışsa da çocuk için yeterli gelmez; çünkü o anneyi istiyordur. Bu durumda anne baba çocuklarını yeni gelen bebekle olan ilişkilerine dahil etmeye çalışırlar. Onun bakımına yardım ederse kardeş kıskançlığı duygularının hafifleyeceğini düşünürler. Oysa bu yöntem birçok çocukta ters teper. Kaybettiği ilgi ve alakayla birlikte gelen fazladan bir yük gibi görürler.

Çocuk, kardeşine olan hasedini ifade ya da ima ettiğinde anne babalar; “Kardeşini nasıl sevmezsin. O senden küçük. Sen onun ağabeyi/ablasısın.” diyerek çocuğu sevmeye motive etmeye çalışırlar. Bu çabanın çocukta kardeşini sevmeye ilişkin motivasyon yaratması zordur; aksine vicdani bir rahatsızlık yaratabilir. Kardeşini sevmesi gerektiği anne babası tarafından söylenmesine rağmen “sevememe” durumu kendisinin kötü bir insan olduğuna ilişkin bir inanç geliştirmesine neden olur; çünkü kardeş kıskançlığı çocuk için de baş etmesi güç bir duygudur.

Peki bu duygu için ne yapılmalıdır ?

Öncelikle kıskançlığın doğal bir duygu olduğunu unutmamalısınız.

Eğer çocuğunuz kardeşini kıskanmıyor ve bunu ifade etmiyorsa daha çok endişelenmelisiniz.

Kardeşine duyduğu hasedi bastırarak içe alan çocuklarda genel bir mutsuzluk ve suçluluk duygusunun yaşanması olasıdır.

O nedenle çocuklar bu duygularını ifade edebilmeli ve ifade etmeleri için cesaretlendirilmelidir.

Yeni bir bebek dünyaya getiren ebeveynler olarak kendi çocukluğunuza dönün. Eğer kendinizden küçük bir kardeşe sahipseniz o eve geldiğinde neler hissettiğinizi ve kendi kıskançlığınızla nasıl baş ettiğinizi anımsayın.

Gebeliğin ilk aylarından itibaren annesinin bedenindeki değişimi fark eden ve anlamaya çalışan çocuğa bu değişimin nedenini yaş grubunu göz önünde bulundurarak anlatın. Kendisinin de dünyaya gelmeden önce benzer bir süreçten geçtiğini anlatmaya çalışın.

Doğum yaklaşırken, kardeşinin yakın zamanda aranıza katılacağını onunla iyi anlaşacaklarını umduğunuzu söyleyin. Başlarda alışmakta güçlük çekebileceğini ve bunun normal olduğundan bahsedin.

Kardeşinin henüz yeni doğmuş bir bebek olduğu için daha fazla ilgi ve bakıma ihtiyaç duyabileceğini, sizin onunla ilgilenmeniz halinde zaman zaman üzgün hissedebileceğini söyleyin. Eğer böyle hissederse bunu sizinle paylaşabileceği konusunda güven verin.

Çocuk dünyaya geldikten sonra çocuğunuz kardeşine karşı saldırgan davranıyorsa şöyle bir konuşma işe yarayabilir: “Kardeşine olan öfkeni anlıyorum. Onun gelmesiyle alışık olduğun bazı şeyler değişti. Özellikle annen seninle eskiye göre daha az ilgileniyor. Bunun nedeni seni daha az seviyor olmamız değil. Seni hala eskisi gibi seviyoruz. Sadece kardeşinin bakıma daha çok ihtiyacı var. Bir zamanlar senin de öyleydi. Kardeşini sevmek zorunda değilsin. Belki zamanla ona daha çok alışır ve seversin. Böyle olmak zorunda değil; fakat yine de ona zarar vermene izin veremem. Tıpkı başkalarının sana zarar vermesine izin veremeyeceğim gibi.”

Sözü edilen yaklaşım ve öneriler ile baş edemediğinizi, çocuğunuzun sorunlarının büyüdüğünü gözlemlediğiniz taktirde ise mutlaka bir uzman desteğini ihmal etmeyiniz

PSİKOLOG Rabia ATALAY

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Rabia Atalay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 870 1515
Reklam bilgi