28 ŞUBAT MAĞDURLARININ ÎTİBARLARI İADE EDİLMELİ

28 ŞUBAT MAĞDURLARININ

ÎTİBARLARI İADE EDİLMELİ

         28 Şubat postmoderen (pismodern!) darbesinin ya da yel değirmeninin(!) asker sivil senaristleri, başrol ve figüran oyuncuları, kuklaları, piyonları, dalkavukları, yalakaları, yağcıları ve hazırlayıcıları ile mutemet insanları Müslümanların üzerinden tank gibi geçerken dik duran siyasi parti liderlerinden biri olan Büyük Birlik Partisi (BBP)’nin Yiğit Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’dur. Ki, merhum Yazıcıoğlu “Ordumuz gözbebeğimizdir… Ancak, namlusunu millete çevirmiş-doğrultmuş olan bir tanka ben selâm durmam… Ve Türkiye İran olmaz, Cezayir de olamaz, Suriye olmasına veya yapılanmasına da biz müsaade etmeyeceğiz…” demiş, dolayısıyla da dâhilî ve hâricî düşmanlara, darbe heveslilerine veya girişimcilerine, gölge boksçularına, hayâlet avcılarına meydan okumuştu!

Ben nâçiz de, bugünkü yazım da Erbakan Hocamızın Kendisine, bakanlarına ve dava arkadaşlarına, partisine gönülden destek veren insanlara yapılan kötü muamele ve çektirilen azap ile maddî mânevî çile konusu ayrı; dönemin Başbakanı Necmeddin  Erbakan Hocamızın, Yardımcısı Tansu Çiller’in ve yine dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener’in darbecilere karşı dik duruşlarının her türlü takdirin üzerinde olduğunu hatırlatmak ve TBMM ile AK Parti Hükümetinden bir talepte bulunmak istiyorum:

Talebime geçmeden önce de dönemin müteveffa Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, siyasî müteveffalar Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz ve diğerleri ile dönemin 5’li çetesinin ve darbeci askerlerin durumları ayrı bir yazı konusu olduğunu hatırlatmak istiyorum…

Yani ben bugün 28 Şubatın ölmüş olan ve yaşayan bânîlerini vicdanlar ve vatandaşlar yargıladı ya da ‘yalan söylemeyen’ tarih yargılayacaktır! Bazılarını da mahkemeler yargıladı. Ama bir kısmı öldü, bir kısmı da yaşlanıp elden ayaktan düştü..! Dolayısıyla da bu dünyada yargılanmaktan kurtuldu… Mağdurları da öyle tabii! Amma velâkin, pismodern darbenin tank gibi üzerinden geçtiği, milyonlarca masum insanı, başörtülü kadını kızı, abdestli namazlı, hattâ sünnet sakallı ve ülkesinin sevdalısı Müslüman’ı silindir gibi ezdiği mağdurları ister yaşıyor olsun, ister vefat etmiş olsun tamamının maddî  manevi itibarları iade edilmeli..!’ diyorum.    

       28 Şubatın 24. yılı nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanlığı, yaptığı açıklamada sürecin asker kanadının yargılandığını,  suçlu bulunan askerlerin, komutanların.. ‘sembolikte olsa’ cezalandırıldığını, bunun da mağdurlarca memnuniyetle karşılandığı belirtmiş ve özetle şunları söylemiş:

        “28 Şubat sürecinde seçilmiş hükümetin tüm başarılarına rağmen istifaya zorlandığı, siyasi ve dînî görüşü nedeniyle ayrımcı, dışlayıcı ve insan haklarına aykırı uygulamalar ile milyonlarca insanın hayatı karartıldı… Ve bu süreçte en büyük ayrımcılık ve şiddet kadınlara (kızlara) yönelik olmuştur. İkna odalarında nice kadın (kız) darbeci zihinler dînî tercihleri hiçe sayılarak başörtülerini çıkarmaya zorlanmıştır. Bu odalarda sözde ikna çabalarına, özünde ise ağır psikolojik travmalara maruz bırakılan kadınların (kızların) bir çoğu başarıyla kazandıkları  üniversitelerdeki eğitimlerini yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. Uygulanan kanunsuz başörtüsü yasağı ile kadınların (kızların) çalışma hayatlarında dînî kimlikleriyle var olmaları engellenmiştir.

Ve 27 Mayıs 1960 darbe sürecinde mağdurların açılan soruşturmalar ile uğradıkları zararları hazine tarafından karşılanmasını sağlayan düzenlemenin benzeri 28 Şubat’ın mağdurları için de düzenlenerek mağdurların zararları karşılanmalı. Haksız hukuksuz ve mesnetsiz cezalara çarptırılanlar için de yeniden yargılanma yolu açılmalıdır…”

      Kendim, şahsen ben 28 Şubat’ın fiilî mağdurlarından olmasam da biri ikiz üç oğlum da İmam Hatip Liseli (İHL) oldukları için üçüne de subay ya da astsubay veya polis olma imkânı verilmedi. Kaldı ki, bizim inanç ve îmanımıza göre mazluma kimliği sorulmadığı-sorulmayacağı gibi, kişilerin siyasî görüşü, dînî, dili, rengi, ırkı ne olursa olusun mağdurun yanında olunur ve varsa alacağı iade edilir. Ve genelde tüm askeri darbelerin, özelde de 28 Şubat Askerî Darbesi’nin mağdurları da ülkemizin mağdurlarıdır. O nedenle ben asker kanadının olduğu gibi, pismoderen (postmoderen) Darbenin sivil ve siyasî sorumlularının da yargılanmalarını, mağdurlarının ise maddî mânevî zararlarının ya darbecilerce ya da hazinece tazmin edilmeli; dolayısıyla da muhtemel darbe heveslilerine ders, mağdurlarına da moral verilmeli!’ diyor, herkese ‘darbesiz’ saygılar sunuyorum.

GÜCE DEĞİL, ADÂLETE ÎTİBAR ETMEK LÂZIM

ÎTİBAR 40 YILDA KAZANILIR 40 DAKİKA DA KAYBEDİLİR

Anonim    

     

  

 

 

 

 

  

 

 

 

 

  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Taceddin Akbaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 870 1515
Reklam bilgi