Dünya Yetimler Günü ve Bu Günün Hatırlattıkları!

DÜNYA YETİMLER GÜNÜ

Ve BU GÜNÜN HATIRLATTIKLARI!

İlgilenenlerin bilecekleri gibi, Dünya İslâm İşbirliği Teşkilâtı (İİT), bundan 8 yıl önce (2013 yılında) aldığı bir kararla her Ramazan Ayının 15. Gününü “Dünya Yetimler Günü” olarak belirlediğini duyurmuş ve belirlenen bu gün 2014 yılında da uygulamaya konulmuştu! Yani Dünya da sayıları 100 milyonlarla ifade edilen yetimler bir günlüğüne de olsa hatırlandılar, anıldılar veya anılacaklar. Ve bu yıl 8’inci kutlanmakta olan “Dünya Yetimler Günü” nün ‘İslâmî’ amacı, gayesi veya maksadı, ‘her doğan İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra annesi babası onu Yahudi yahut Hıristiyan veya Mecusî yapar..!’ Hadis-i Şerîfi’nin ruhuna uygun bir şekilde hareket etmek, dolayısıyla da tüm yetim, artı öksüz çocuklara sahip çıkmak olmalı idi..!

EN GARİP YETİM HZ. MUHAMMED (SAV)’DİR

Genelde Dünya da, özelde de Ülkemiz de analı babalı yetimler, öksüzler, garipler, gurebâlar olduğu gibi, anasını babasını, doğum esnasında veya sonrasında kaybeden birçok yetim ve öksüz çok vardır. Ki, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) hemen her türlü işkenceden, ağrıdan nasibini aldığı gibi, çocuk yaşta yetim ve öksüz kalmış. O nedenle, hemen her şeyden olduğu gibi, yetimlerin ve öksüzlerin hâlinden de en iyi O anlar..!

YETİMLERİN HAKLARI KÂĞIT ÜZERİNDE VAR

FAKAT, PRATİK DE, UYGULAMA DA HİÇ YOK!!

Hemen her devletin ve milletin kabul ve taahhüt ettiği ‘Çocuk Hakları Bildirgesi’nin üzerinden 30 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen, bu günü kadar 3 metrelik bile mesafe alınmış değil, maalesef. Yani O Bildirge’nin altına imza atan ülkeler; Çocukların yaşama haklarının olduğunu, eğitim ve sağlık hizmetlerinden âdil bir şekilde yararlanma haklarının bulunduğunu, çocuklar arasında din, dil, ırk ve mensubiyet ayrımı yapılmaksızın eşit şartlarda imkanlardan yaralanabileceklerini kabul ve taahhüt ediyorlar… Ancak, taahhütlerinin binde birini bile uymuyor ve sözlerini yerine getirmiyorlar. Getirmiyorlar! Çünkü onlar kendi çoluk çocuklarıyla ilgilenmekten yetimlere, öksüzlerle ilgilenmeye vakit bulamıyorlar…

Velhâsıl-ı kelâm; gerisi de varsa, asrımız da savaşlar, kuraklık ve kıtlıklar, yetersiz gıda ve tıbbî beslenme, salgın hastalıklar, sûnî, arzî-ârizî âfet ve felâketler nedeniyle ihmal edilen, hattâ unutulan genelde sıradan ailelerin çocuklarına, özelde de yetim ve öksüz çocuklara hayat hakkı tanınmıyor. Onlar da yetimlikleri ve diğer dert ve sıkıntılarıyla baş başa yaşamak zorunda kalıyor, hatta aç, sefil ve rezil bir şekilde ya ölüp ya da kaybolup gidiyorlar. Ancak, zengin ülkeler ve aileler kendi çoluk çocuklarına gözleri gibi bakıyorlar ve onlara sinek, toz dahî kondurmuyorlar. Oysa her çocuk bizimdir, her yetim ve öksüz bizim yetimimiz-bizim göksüzümüzdür!

Hülâsâ-i netice; Cenab-ı Hakk hiç birimizin çoluğunu çocuğunu bilhassa genç ya da çocuk yaşta yetim ve öksüz bırakmasın..! Ancak, yetim ve öksüz çocukların yaraları, bir hançer yarası gibi her gün kanıyor. Ama, kimse bunu umuruna katmıyor! Yani, uluslar, hattâ

uluslar üstü sözleşme ve kanunlarla ve iri iri cümlelerle kabul edilen ve taannüt altına alınan genelde çocuk hakları, özelde de yetim ve öksüz hakları konusunda dünya insanı ve bir avuç Müslüman haricinde kimse vazifesi yapmıyor maaselef. Ancak, büyük devletimiz ve bir yetimin başının okşanmasının bile büyük sevap olduğuna inanan necip Milletimiz, bilindiği üzere Ülkemizde Suriye, Somali ve Sudan başta olmak üzere milyonlarca sığınmacı ve mülteciye ev, yer veriyor ve onların yetim ve öksüzlerini bağrına basıyor! Ayrıca Kızılay başta olmak üzere birçok hayır kurum ve kuruluşu, dernek ve vakıf aracılığıyla Dünyanın dört bir yanında ve şu veya bu şekilde mahsur kalan, felâkete veya âfete uğrayan, çaresiz kalan hemen herkese, her yetim ve öksüze ulaşmaya, ağrısını dindirmeye, acısını azaltmaya çalışıyor. Dolayısıyla da Müslüman’a-kendisine, atasına yakışanı yapıyor… Daha doğrusu, bu gün veren el iken, yarın alan el durumuna düşmemek için elinden gelen gayreti gösteriyor, fedâkârlığı yapıyor. Ancak, gayrimüslim ülkeler veya kapitalist-materyalist, Siyonist ve bilmem ne ist ülkeler neyse ne amma, petrol ve doğalgaz zengini, ancak inanç-îman fakiri ülkelerinin özelde yöneticileri, genelde de halkları kendi saltanatlarını sürdürüyorlar. Dolayısıyla da boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan dahî hakkını alacağı, ayrıca haramın azabının, helalinin de hesabının olduğu ve, ve, ve ananın babanın evladından, evladın anasından basanından kaçacağı gün olan çetin hesap gününü unutuyorlar!’ diyor ve bu konuda son olarak Dünyanın neresinde olursa olsun tüm yetim ve öksüz çocukların gözlerinden öpüyor, bizlere olan hak ve hukuklarını helâl etmelerini diliyor, herkese saygılar sunuyorum.

DOĞRUSU, YETİMLERİN MALLARINI HAKSIZCA YİYİP BİTİRENLER, KARINLARINI SÂDECE ATEŞLE DOLDURMUŞ OLURLAR! ONLAR ÖBÜR DÜNYADA DA ÇILGIN BİR ATEŞE GİRECEKLER(!)

Nisâ Sûresi, Âyet 10

ERGİNLİK ÇAĞINA ULAŞINCAYA KADAR, YETİMİN MAL VARLIĞINA ONUN İYİLİĞİ VEYA FAYDASI OLMADIKÇA DOKUNMAYIN!

Enam Sûresi, âyet 152

BİR KİMSE, MÜSLÜMANLARIN ARASINDA BULUNAN BİR YETİMİ ALARAK YEDİRMEK İÇİRMEK ÜZERE EVİNE YERİNE GÖTÜRÜRSE, AFFEDİLMEYECEK BİR SUÇ İŞLEMEDİĞİ TAKDİRDE, ALLAH (c.c) ONU CENNETİNE KOYAR(!)

Tirmizi Hadisi

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Taceddin Akbaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 870 1515
Reklam bilgi