“OTUR! ON…”

O yıl sınıfımızın durumu hiç de parlak değildi. Bırakın parlak olmayı belki orta bile değildi.

Yeni okulumuza alışamadığımıza mı yanalım, bir kişi hariç sınıfın tamamının o dersten zayıf çektiğine mi üzülelim, bu hocanın bize bir garezi var da biz mi anlayamıyoruz ; ona mı ah edelim, bilemiyorduk.

Bildiğimiz tek şey; bu okulun geçen yıl bitirdiğimiz ilkokula hiç benzemiyor oluşuydu…

Canım, burası ortaokuldu ve elbette benzemeyecekti ilkokula!

Meselâ şu Türkçe-Dilbilgisi… İki ayrı dersti ama karne notunda tek ders muamelesi görüyordu. Çünkü iki dersten alınan notların ortalaması bulunuyor ve karneye de (Türkçe- Dilbilgisi) olarak geçiyordu.

Zaten her iki derse de aynı hoca giriyordu.

O yıl birinci dönem karnelerimizi almamıza bir hafta kala bizim sınıfta şöyle ilginç bir durum ortaya çıkmıştı: Diyelim ki, sınıfta kırk öğrenci varsa, otuz dokuzunun Türkçe- Dilbilgisi dersi karneye zayıf olarak geçecekti. Bir kişi ise zayıftan kurtuluyordu.

O, bendim…

O dönem yapılan sınavların sonucuna bakılırsa benim notum karneye 74 olarak geçecekti. Çünkü yeni uygulamaya göre notlar 100 üzerinden verilmekteydi. 50 nin altı zayıf , 50-69 orta, 70-84 iyi, 85-100 pekiyi idi.

Bendeniz Türkçeyi seviyordum ama Dilbilgisinden hiç hoşlanmıyordum. İmlâ kuralları nasıldır, sıfat neye denir; isim, nesne, zarf, edat…gibi sözcükler neyi ifade eder; bunları henüz tam kavrayamamıştım.

Yarıyılın son haftasıydı ve bütün sınavlar bitmişti. Notlar idareye teslim edilecekti.

O günü hiç unutamam! Dersimiz yine Dilbilgisiydi. Hocamız masasına oturdu, not defterini çıkardı, sınıfı şöyle bir süzdü, sonra bana dönerek: Kalk tahtaya bakalım seni sözlü yapacağım, demez mi!

Hem de Dilbilgisinden! Şu başıma gelene bak!

Öteki hocalardan biliyorduk; son anda “kurtarma sözlüsü” filan yaparlardı; ama benim “ kurtarılacak” bir durumum da yoktu ki!

Şaşkınlık içinde süklüm püklüm karatahtanın önüne vardım.

Sözlü başlamıştı:

“Bize pekiştirme sıfatlarını anlat bakalım Ramazan!”

Haydaaa!..

Sonradan öğrendim. Meğer bunlar şu tür kelimelermiş: Masmavi, yemyeşil, koskoca, sapasağlam, çırılçıplak…

Bende şafak atmıştı. Ne sıfatı? Ne pekiştirmesi? Sanki bunları ilk defa duyuyordum! Hık, mık! Bende cevap yoktu…

Sonra bir iki soru daha sordu ama bende cevap, yok oğlu yoktu! Birden kızdı. Zaten incecik, zayıf,sinir küpü bir bayandı.

“Otur! On,” dedi.

Oturduğum sıraya doğru yürürken,

Hah, demiştim, Türkçe-Dilbilgisinden karnesine zayıf geçmeyen tek ben kalmıştım, beni de yedi! Sağ olsun!

Ama aldığım 10 beni ancak 74 den 55 e çekmeye yetebilmişti! Buna da şükürdü!

Ha sizi şu yanılgıya düşürmek de istemem… Şimdi bana; koca sınıfta tek sen paçayı kurtarmışsın, demek ki parlak bir öğrenciymişsin, helâl olsun, filan demeye kalkmayın sakın!

Hiç de öyle sayılmazdım…

Bu hanımefendinin eşi de o yıl üç dersimize giriyordu ve benim birinci dönem o derslerden karne notlarım şöyleydi:

Beden Eğitimi:40

Resim:47

Matematik:38

Yani o dönem üç zayıfım vardı ve hepsi de aynı hocadandı!

Ve bu “zayıflık” hayat boyu devam etti:

Ömür boyu beden eğitimi ve sportif faaliyetleri hiç sevemedim. Hâlâ bu ülkede futboldan hiç anlamayan nadir erkek grubunda yer alıyorum. Şimdi biri bana, en basit bir kuş resmi çiz, dese, abuk sabuk bir şey ortaya çıkar. Matematik ise; dört işlem hariç, en zor anladığım derslerden biridir.

O zaman sen Tıp Fakültesini nasıl kazandın? diye soranlarınız çıkabilir. Çok zor oldu!

Ama rahmetli babamın benden tek bir isteği vardı: Ne yapıp edip şu Tıp’ı kazanmalıydım! Çok çalıştım ve ancak üçüncü hamlede bu isteği yerine getirebildim… Ne derdi, rahmetli Erbakan Hoca: “Siz isteseniz var ya… tekeden süt çıkarırsınız, süüüüüt!..”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ramazan Canural - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 110 15 15
Reklam bilgi