Taceddin Akbaş Yazdı Geçmişte Birleşemeyen Politikacılar ‘Gelecek'te Birleşmeyi Deneyecekler!

GEÇMİŞTE BİRLEŞEMEYEN POLİTİKACILAR

‘GELECEK'TE BİRLEŞMEYİ DENEYECEKLER!

Eski(mez( okurlarımın hatırlayacakları gibi, bundan 14-15 yıl kadar önceki bir yazım da, yani Anavatan Partisi (ANAP) ile Doğru Yol Partisi (DYP)’ Demokrat Parti (DP) adı altında (ve tabii ki kâğıt üzerinde) birleştiklerinin ertesi günü “Birleştiler mi, yoksa çiftleştiler mi?!” başlıklı bir yazı yazmış ve bu yazım da, birleşenlerin ikbal ve istikballeri hakkında bazı öngörülerde bulunmuş, tahliller yapmıştım!.. O yazımı okuyan eski Belediye Başkanlarımızdan ve müteveffa Süleyman Demirel’in İl Başkanlarından ve aynı zamanda kadim dostlarından biri olan Çetin Bozcu ağabey ve diğer bazı partililer bana biraz gücenmiş ve ciddi sitemler de bulunmuşlardı. Ve en kısa sürede dediğim gibi de olan, dolayısıyla da ANAP ve DYP’nin birleşmesinden umduklarını bulamayan ya da bekledikleri neticeyi alamayan partililerden birçoğu bana ‘sonradan’ hak vermiş ve bunu bana bizzat itiraf etmişlerdi! Ki dönemin ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu şimdilerde hiç gözükmese ve hiç sesi soluğu çıkmasa da, o sıralarda ve her fırsatta, her ortam ve her yerde konuşuyor ve “Yaptığımız iş, hiç şüphesiz vatan hizmetidir…” diyordu! Ancak öyle olmadığı-olamadığı gibi hezîmet oldu ve bu durum benim tarafımdan da bekleniyordu...

BASÎRETLERİ SIFIR, FERÂSETLERİ İSE

SIFIRIN DA ALTINDA İMİŞ MAALESEF!

Koskoca bir ülkeyi, T. C Devletini veya Hükümetini yönetmeye talip olan Ertuğrul Mumcu’nun ve birleşenlerinin bâsiretleri sıfır, ferâsetleri ise sıfırın da altında imiş ki, ‘vatan hizmeti’ dedikleri birleşmenin veya oluşumun hezimetle sonuçlanacağını kestirememişler!

Her neyse, şimdi sadede geliyor ve konuyu günümüze, günümüzün partilerine-particilerine ve politikacılarına getirmek, onu da bir kaç hatırlatma ile yapmak istiyorum:

Şöyle ki; hemen herkesin bileceği ya da hatırlayacağı gibi, Ülkemiz çok partili hayata geçti geçeli, bir çok kişi eski partisinden ayrılarak yeni yeni partiler kurdu! Ancak bu güne kadar bu partilerden hiçbiri varlık gösteremediği ya da kurdukları partilerinin ömürleri uzun olmadığı gibi, bundan sonra da durum farklı olmayacaktır... Çünkü Ülkemiz de bu durumlar tecrübelerle sabittir:

Sözü şimdi de bir AK Parti’den ayrılıp iki ayrı parti kuran 2-3.. kafadardan birincisi olan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na, ikinci olan Ali Babacan’a ve bunların lojistik destekçilerinden biri olan Doç. Dr. Abdullah Gül’e getirmek istiyorum, o sözüm de şu:

Son günlerde en çok konuşulan konulardan biri Davutoğlu’nun Partisi olan Deva ile Babacan’ın Gelecek Partisi’nin birleşerek-birleştirilerek “Deva Gelecek Partisi” yapılacağı yolundaki iddialardır. Ve iddiaların güçlü destekçilerinden biri Abdullah Gül’ün bile, “Babacan ve Davutoğlu’nun AK Parti tabanında en az yüzde 20-30’luk bir çözülmeyi sağlayacağını düşünüyorduk ama olmadı…” demesi; diğeri de SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun “Beceremediniz, o nedenle yeni göreviniz birleşmek ve Erdoğan’ın oyunu hiç olmazsa yüzde 5’e düşürmek…” şeklindeki açıklamaları ve diğerleridir!

Kısacası ve açıkçası; Gül ile Karamollaoğlu’nun lojistik destek verdiği, Babacan’ın ve Davutoğlu’nun ise bizzat-fiîlen, AK Parti’ye ya da Tayyip Erdoğan’a alternatif olma maksatlı olarak kurdukları-kurduruldukları partiler bu güne kadar bir arpa boyu bile yol alamaması ve alma ihtimalleri de bulunmaması üzerine siyaset mühendisleri harekete geçmişler; yeni ama sûnî ya da çakma veya zorlama, çiftleşme demeyeceğim-diyemeyeceğim ama ‘birleştirme partisi’ demeden de edemeyeceğim iki.. partinin çatısını çatmaya ve adını da ‘Gelecek Deva Partisi” demeye başlamışlar!

VEFA, POLİTİKACILAR İÇİN İSTANBUL DA BİR SEMT!

Böyle bir imkân olsaydı ben kendi adımı ‘Vefa’ koyardım. Çünkü ben vefaya çok önem veren bir adamım ki, meselâ bir çeşmeden bir gün bir bardak su bile içmişsem, o çeşmenin yanından bir daha suç içmeden geçmem-geçemem! Ancak, genelde günümüz insanı, özelde de politikacılarına ‘vefa’ denilince akıllarına İstanbul’da bir semtten başka bir şey gelmiyor maalesef!

Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; bizde yıllarca emrinde ya da kıyısında köşesinde, yani alt, hattâ üst makamında çalışan ve attığı her adımı veya yaptığı her icraatı elleri çatlayana-patlayana kadar alkışlayan ((siyâsetçilerin demiyorum, çünkü siyâset başka bir şey..!)) politikacıların millî menfaatleri göz ardı edip şahsi menfaatlerini ön planda tutmaları ve şahsi menfaatleri kesildiği anda da aylarca hatta yıllarca içinde seyahat ettikleri gemileri terk etmeleri, dolayısıyla da kendilerine bir başka gemi veya kaptan aramaları hem vefasızlıktır, hem de ikbâli veya istikbâli olmayan ya da sonu olmayan bir yolculuktur!’ diyor, herkese ‘vefalı’ saygılar sunuyorum.

YENECEK PİLAV BUĞUNDAN BELLİ OLUR..!

ÇORBADAN BOZUK BAŞLAYAN BİR YEMEK

PİLAVA-TATLIYA KADAR BOZUK GİDER(!!!)

II atasözü

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Taceddin Akbaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 110 15 15
Reklam bilgi