Uyuşturucu Kullanmak akla Ziyan;Üretmek ve Alıp Satmak İse Bütün İnsanlığa İhânettir!

UYUŞTURUCU KULLANMAK AKLA

ZİYAN; ÜRETMEK ve ALIP SATMAK

İSE BÜTÜN İNSANLIĞA İHÂNETTİR!

İlgilenenlerin bilecekleri gibi, 26 Haziran tarihi “Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücâdele Günü”. Ve biz bu günü de diğer sıradan, göstermelik veya sembolik günler gibi lâflar ederek ve nutuklar çekerek geçiştireceğiz. Dolayısıyla da bu illetin üreticilerini ve alıp satıcılarını güldüreceğiz; bir şekilde müptelâsı olan ya da az çok kullanan genelde insanların, özelde de gençlerin perişan hallerini ve acıklı akibetlerini ‘üzülerek’ seyredeceğiz maalesef. Yani bu günün sayesinde, dünyanın korkulu rüyası ve bilhassa geçliğin, dolayısıyla da geleceğimizin baş belası durumunda olan uyuşturucu illetini üretenleri, alıp satanları ve kullananları hiçbir şekilde etkileyemeyeceğiz veya engelleyemeyeceğiz… Bir(kaç) gün sonra da bu hayâtî günü unutup gideceğiz!

ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR AMA

UYUŞTURUCU ‘İNSANLIĞI’ YAKAR

Ateşler, yıldırım ve benzer âfetler genelde düştükleri yerleri ya da komşuları veya belli çevreleri yakarlar. Ancak, uyuşturucu üreticilerinin, alıcı ve satıcılarının, hattâ tüketicilerinin-kullanıcılarının âhîret hayatları külliyen harap olacağı gibi; önce kendi hayatlarını, daha sonra da sırasıyla ailelerini, uzak yakın akraba ve arkadaşlarını, konu koşularını, kısaca ulaşabildiği herkesi yakabilir!

BİR ÇİVİ.. BİR NALI, BİR NAL BİR ATI, BİR AT

BİR KOMUTANI, BİR KOMUTAN BİR ORDUYU

BİR ORDU DA BİR DEVLETİ DÜŞÜREBİLECEĞİ

GİBİ, BİR GRAM UYUŞTURUCU DA BÜTÜN BİR

İNSANLIĞIN İKİ DÜNYASINI KA-RAR-TA-BİLİR!

Kısacası biz nefsimizi ve neslimizi bu illetten maske, mesâfe ve hijyen gibi kolay ve gelip geçici önemlerle değil, daha ciddi ve daha caydırıcı tedbirlerle, daha da önemlisi el ve gönül birliğiyle mücadele ederek koruyabileceğimiz gibi; uyuşturucu ateşinin yalnız düştüğü yeri veya sadece nefsimizi değil, bütün insanlığı yakabileceğini unutmamalıyız!

Alkollü içecekleri sağda solda görüp tanıyabilsem bile uyuşturucu ve benzer illetleri sadece mesleğim dolayısıyla ve haber için gittiğim karakollar da, bir de jandarmalığım sırasında ve cezaevlerinde yaptığımız rutin aramalar esnasında gördüm. Ki, haftada bir yaptığımız arama taramalar da az ya da çok ama mutlaka bir uyuşturucu; hattâ gereğinden fazlası yutulduğunda uyuşturucu yerine geçen veya alkol gibi sarhoşluk veren haplar bulurduk. Ve bugün ben onları görsem tanıyamam, tanımak ta istemem… Ancak insanının kahır ekseriyeti mazbut ve mütedeyyin insanlardan oluşan ve mütecanis bir toplum yapısına da sahip olan İlimiz de bile zehir tacirleri boş durmuyor, polis, jandarma ve zabıtanın onca

çabasına rağmen insanları zehirlemeye devam ediyorlar maalesef’ diyor, bugünkü yazımı bir hatırlatma ile noktalamak istiyorum:

GÖREV ve UYUŞTURUCU KAÇAKÇILARI

DİKKÂTLİ OLUN!! Ve ‘HER AN’ TEBDÎL-İ

KIYÂFET DOLAŞAN BİR SAYIN VALİ İLE

KARŞILAŞABİLECEĞİNİZİ UNUTMAAYIN

Diğer Valilerimizde benzer şeyler yapmış olabilirler ama benim hatırladığım eski bir Valimiz (ismi bende mahfuz) İlimize atandıktan sonra özel aracıyla ve sade bir vatandaş olarak Burdur’a geldiğini, şehir de dolaştığını ve hastane de muayene bile olduğunu, (o dönemde internet de olmadığı ya da çok yaygın olmadığı için de) kimsenin o kişinin Vali olduğunu bilemediğini ve bu anlatılanların bir şehir efsanesi olmadığını biliyorum!

Ve o Valinin daha sonra kime ne dediğini veya ne yaptığını bilmiyorum. Amma ve lâkin (kaynaklarım ve gözlerim beni yanıltmıyorsa eğer) şu anki Valimiz Ali Arslantaş’ın da bahsime konu Vali(leri)miz gibi yaptığını biliyorum. Daha doğrusu, Erzincan Valisi iken Burdur’a atanan Ali Arslantaş’n da göreve başlamadan önce özel aracıyla İlimize geldiğini ve sade bir vatandaş gibi şehrimiz de bir müddet kaldığını ve bazı alış verişlerde bulunduğunu, daha sonraki günlerde de gelip Burdur Valiliği görevine başladığını duyuyorum…

Maske ve mesafe uygulaması nedeniyle olsa gerek Vali Arslantaş’ı da kimse tanımamış… Bütün bunlar neyse ne amma, Vali Arslantaş ilçelere ‘tebdil-i kıyafet..’ gidiyor mu bilmiyorum, ancak genelde gündüzleri ve tatil günleri, özelde de geceleri kendi özel aracının direksiyonuna geçerek şehirde dolaştığını, fırınlardan ekmek aldığını ve marketlerden alışveriş yaptığını, bazı kişi, kurum ve kuruluşları dışarıdan denetlediğini görüyor, duyuyor ve biliyorum. O nedenle, ben genelde ‘vazife kaçkını kamu görevlilerine, özelde de kanun, kural ve kaide tanımayana kişilere, uyuşturucu üreten, alıp satıcılarına, kullanıcılarına ve denetleyicilerine, kendilerinin de her an bir Vali tarafından denetlenebileceklerini, gerektiğinde de cezalandırılabilecekleri, gerektiğinde de mükâfatlandırılabileceklerini hatırlatıyor, herkese ‘vicdan denetimli..’ saygılar sunuyorum.

GEÇMİŞİ DENETİM ALTINDA TUTAN,

GELECEĞİ DE DENETİM ALTINDA TUTAR;

ŞİMDİYİ DENETİM ALTINDA TUTAN,

GEÇMİŞİ DE DENETİM ALTINDA TUTAR…

George Orwell

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Taceddin Akbaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NNC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NNC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NNC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NNC Haber değil haberi geçen ajanstır.



Burdur Markaları

NNC Haber, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (545) 110 15 15
Reklam bilgi