Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Burdur 22°C
Parçalı Bulutlu
http://www.nnchaber.com/wp-content/uploads/2019/11/KUZENLER.gif

ŞEHİRDEN KÖYE GÖÇ TEŞVÎK EDİLMELİ MAKÜ, ŞEHİR ÜNİVERİTESİ OLAMADI FAKAT, ÜNİVERSİTE ŞEHRİ OLABİLİR!!

08.11.2019
A+
A-

DÜNYA ŞEHİRCİLİK GÜNÜ
Kutlanan ve kutlanacak olan günlerin haftaları, haftaların ayları, aylarında yılları kovaladığı ve kutlayıcıların birçoğunun da neyi niçin kutladığını bilmediği günümüz dünyası dün de ‘Şehircilik Günü’nü ve mübârek Mevlid-i Nebevî’yi kutladı. Mevlid konusunu dünkü yazım da değinmiştim. O nedenle, bugün sadece ‘Şehircilik Haftası’na ve MAKÜ’nün İstiklâl Yerleşkesi’nde yaptırdığı Lâvanta Tepesi Hoteli’ne (kısaca) değineceğim:
Bizim kuşağın bileceği gibi, bizim çocukluğumuz da köyden şehire göç furyası, hattâ lüksü-fiyâkası, gençliğimizde de Avrupa’ya gitme, meselâ Almanya, Fransa ve Hollanda gibi batılı ülkelere işçi olarak çalışmaya gitme rüzgârı vardı! (Ki, daha önceki bir yazımda da belirtiğim gibi ‘ben gâvurun işçisi, hattâ memuru olacağıma Müslümanın hizmetçisi olurum!’ demiş ve gidebilme imkânım olduğu halde hiç bir Avrupa ülkesine gitmemiştim) Ve o dönem de Şehrimiz Burdur’un olmasa da “İstanbul’un dağı taşı altın” denilir, dolayısıyla da köylerden şehirlere göç edilirdi.
Gerçi şimdi kim köylü kim şehirli ayırtetmek zorlaştı ama bir zamanlar Burdur’da köylü-şehirli ayrımı yapılır şehirliler köylülere ‘çarıklı..’ ya da ‘yörük..’, köylüler de şehirlilere ‘kınalı..’ diyerek kendilerince birbirlerini aşağılardı!
ŞİMDİDE ŞEHİRDEN KÖYE GÖÇ TEŞVÎK EDİLMELİ
Ve KÖYLÜLER KÖYÜNE EVLİLER EVİNE DÖNMELİ
Hemen herkesin bildiği ve benim de bir nebze bahsettiğim gibi artık şimdi köylü şehirli ayrımı azaldığı gibi, köylü olmak bir iftihar vesîlesi olmaya başladı. Hal böyle olunca, bir dönem köyden şehire göçe teşvik ettiğimiz, hattâ zorladığımız köylüleri şimdilerde köylerine döndürme, hattâ şehirlileri bile köye göç ettirmenin yollarını aramalıyız. Çünkü, şehirler insana, insanlar da birbirlerine doydular-birbirlerinden usandılar. Köy ve kasabalar ise yaşlılara, ihtiyarlara, iş göremezlere kaldı!
KÖYE GÖÇ TEŞVİKLERİ YAYGINLAŞTIRILMALI!
Fellik fellik, yumurta, et ve süt gibi gıda maddelerinin köylüsünü, meyve ve sebze gibi ürünlerin de organiğini arayan günümüz insanı bu aradıklarını rahatça bulabilmesi için köye yerleşmeli, yerleştirilmeli, bunun içinde bazı teşvikler yapılmalı.
Meselâ Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ister amatör olsun ister profesyonel; çiftçilik, ziraatçilik, hayvancılık veya besicilikle iştigal eden köylülere konut, ahır ve samanlık gibi mekânlar yaptırması hususunda yardımcı olmalı. Bankalar düşük, devlet de faizsiz kredi vermeli ve bu sektörün temsilcilerine vergi indirimi sağlamalı. Ki, şartları uyan insanlar şehirden köye dönsünler, köylüler de köylerinde kalsınlar!
TARIM, ZİRAT VE HAYVANCILIK GİBİ
SEKTÖRLERİN TEMSİLCİLERİ, HATTÂ
KENDİLERİ DİNLENMELİ, TAVSİYE ve
ÖNERİLERİNE GÖZ KULAK OLUNMALI
Meselâ, yetkililer (istisnâları hariç tabii) meyveyi, sebzeyi manav veya marketlerde, otu veya çiçeği saksılarda, samanı, slajı veya yemi satıcılarda, hayvanı belgesellerde, köylüleri de pazar veya Tarım İl ya da ilçe müdürlüklerinde gören ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerden ziyâde; genelde sektörün mutfağında yetişmiş, tarım alanın da pişmiş ve yıllarca ziraatçılarla, çiftçiler veya köylülerle birlikte olmuş olan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar; özelde de Burdur Ticaret Borsası Başkanı Veteriner Hekim Ömer Faruk Gündüzalp gibi sahasında uzmanlaşmış, alanında otorite olmuş STK başkanları veya temsilcileri dinlenmeli ve onların önerilerine, tavsiye ve telkinlerine kulak verilmeli!
————————————————————————————————————————————–
MAKÜ, ŞEHİR ÜNİVERİTESİ OLAMADI
FAKAT, ÜNİVERSİTE ŞEHRİ OLABİLİR!!
Mâlûm olduğu üzere Burdur yıllarca özlemini çektiği, rüyâsını görüp hayâlini kurduğu üniversitesine 2006 yılında kavuştu. Fakat, Burdur esnafı, sanatkârı ve tüccarı buna fazla sevinemedi. Sevinemedi çünkü bahsime konu kesim, kendilerine Şehir Üniversitesinin değil, Üniversite Şehrinin daha yararlı olacağına inanıyordu! Ancak, günün şartları buna izin vermedi ve Üniversitemiz şimdiki yerine kuruldu. Ve henüz 12-13 yaşında olmasına rağmen yaşıtlarından çok daha iyi duruma geldi. Yani, Üniversite’nin eski yeni tüm Rektörleri ve yöneticileri, yer seçimi açığını kapatabilmek için ellerinden geleni yaptılar…
İçte bu çabaların ürünlerinden biri de İstiklâl Yerleşkesi’ne yaptırılan ‘Lavanta Tepesi Hoteli’ idi. Ve bu Hotel de önceki gün Burdur’un tüm basın mensuplarına tanıtıldı.
Şöyleki; Röktör Prof. Dr. Adem Kormaz Hoca, Hotel’de düzenlediği ‘kahvaltılı’ basın toplantısında gazetecilere MAKÜ’nün genel gidişatı ve birkaç aya kadar hizmete girmesi beklenen Lavanta Tepesi Hoteli hakkında geniş geniş bilgiler verdi. Ve bu konuya yerel gazete, televizyon ve haber sitelerimiz geniş geniş yer verdi… O nedenle ben artık ‘Üniversitemizin yerini, yurdunu, falanını filanını eleştirmeyi ya da tartışmayı bırakalım! Yani, Kampüs Üniversitesi durumunda olan üniversitemizi nasıl Şehir Üniversitesine, Üniversite Şehrine çevirebiliriz?’i konuşalım ve Üniversite Yönetimine yardımcı olalım!’ diyorum ve bu konuda son olarak, ‘Dün, ilgilenenlerin bilecekleri, ancak benim ne anlama geldiğini, niçin ve nasıl kutlanıldığını bilmediğim günlerden biri olan ‘’Dünya Şehircilik Günü” idi! O nedenle biz büyük bir tarım ülkesi, İlimiz de ‘’Türkiye’nin Hollanda’sı veya Süt Pınarı, Tekeler Yöresi, göller, güller ve gönüller diyarı…’ gibi iyi-güzel ünvanları bulunan bir il olduğundan dolayı, biz bu günü bundan sonra ‘’Şehircilik Günü’’ değil, ‘’Köylülük Günü!’’ olarak kutlayalım!’ diyor, herkese ‘köylü’ saygılar sunuyorum.
KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİR
M. Kemal Atatürk
——————————————————-
NE ZAMAN BİR KÖY TÜRKÜSÜ DUYSAM
ŞAİRLİĞİMDEN UTANIRIM
Bedri Rahmi Eyüpoğlu
———————————————————-
HÜKÜMDAR HAKSIZ OLARAK BİR KÖYLÜDEN
YUMURTA… ALIRSA, ADAMLARI KÖYLÜLERİN
BÜTÜN TAVUKLARINI ALIR
Sadi Şirâzî

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.