• DOLAR
    6,7368
    %1,85
  • EURO
    7,3003
    %1,25
  • ALTIN
    350,71
    %2,20
  • BIST
    8,2747
    %0,45
YA PANDEMİ HASTÂNESİ  YA DA EV HAPİSHÂNESİ!!

YA PANDEMİ HASTÂNESİ YA DA EV HAPİSHÂNESİ!!

Reklam Reklam Reklam Reklam

Hemen herkesin bildiği gibi, küçücük, mini minnacık bir virüs, bir müddettir 7’den ..7’ye; Asya’dan Avrupa’ya, Amerika’ya, hattâ Avustralya’ya varıncaya, (Afrika’da bir bu virüs yok herhalde) dağdaki çobandan apartmandaki kapıcıya, mahalledeki bekçiye ya da güvenlikçiye, en korunaklı veya donanımlı hastanelerin doktorlarına, üniversite hastanelerinin profesörlerine, Dünyanın en büyük ve en güçlü devlet başkanına, yine Dünyanın en zengin, en varlıklı ve en güçlü insanından en fakir ve en zayıf insanına varıncaya kadar hemen herkesi ‘zorunlu’ ilgi, etki veya kapsam alanına aldı ve en aktif insanları bile pasifleştirip ev hapishânesi ile bir pandemi hastânesi arasında tercih yapmaya zorladı!

VİRÜSÜN ŞAKAYA YA DA İHMÂLE GELİR YANI YOK!

Hayvanların hiç yanından geçmeyen, küçük çocukların yanına yaklaşmayan, gençleri pek, yaşlıları ise hiç affetmeyen bu korona belâsının, virüs keratasının şakası da yok ihmale gelir yanı da!  O nedenle, yaşlılar ayrı; bin de, on binde bir bile olsa çocuklarımızı, yüz de ? olsa da gençlerimizi korumak için, (çok mecbur olmadıkça) hiç birimiz, ama hiç birimiz sokağa çıkmayalım ve ‘korona’ belâsının uğradığı semtlerden geçmeyelim ki, o bizim değil, biz onun canını okuyalım! Dolayısıyla da, adı ister pandemi olsun, ister devlet veya şehir ya da üniversite hastanesi olsun hiçbir hastanenin zorunlu, sürekli, hattâ öldürücü misâfiri olmayalım! Yani hastânelerin, en yakın akrabalarımızın ve sevdiklerimizin bile korkulan veya çekinilen, kendisinden kaçılan hastası ya da kalıcı veya ömrübillâh misâfiri olmaktansa evlerimizin yerlerimizin geçici sakini olalım!

Daha doğrusu, kısacası ve açıkçası; belli bir süreliğine de olsa zorunlu hastâne yerine gönüllü ev hapishânelerimizi tercih edelim. Evlerimizi yerlerimizi ‘gönüllü’ tercih edelim ki, hastanelerin zorunlu ve uzun süreli misâfiri ya da hastası, hattâ ‘ihmal mevtâsı ..!’ olmayalım! Ve bu tür virüs ve bulaşıcı hastalıklar Dünya tarihinde de, İslâm Tarihinde de, Osmanlı, hattâ Cumhuriyet tarihinde de çok görülüp yaşandığını ve çok kişinin hayatına mâlolduğunu unutmayalım! Ki, dönemin tıp otoriteleri de, âlimleri de bu tür hastalıklardan korunmanın en önemli şartlarından birinin mümkün olduğu kadar az insan ve satıhla temas kurmak olduğunu ve işinin ehli uzmanların ve ulâmânın telkin ve tavsiyelerine, âmirlerin de emirlerine uymak olduğunu hatırlatıyorlar…

Ben nâçiz de, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in “BİZİM ŞER BİLDİĞİMİZ ŞEYLER DE HAYIR, HAYIR BİLDİĞİMİZ ŞEYLERDE DE ŞER OLABİLECEĞİ ve BUNU SADECE ALLAH’IN (c.c) BİLDİĞİ” şeklindeki Hadis-i Şerifi ile Yüce Yaratıcımız’ın, kutsal kitabımız olan Kur’an-ı Kerîmî’nin Şûrâ Sûresi ve 30. Âyet-i Kerîmesi’nde, “SİZE İSÂBET EDEN SIKINTI ve MUSÎBETLER KENDİ ELLERİNİZLE YAPTIĞINIZ (yanlış işler) YÜZÜNDENDİR… ÜSTELİK (CENAB-I HAKK HATALARINIZIN) BİRÇOĞUNU DA AFFETMEKTEDİR…” babındaki buyruklarını hatırlatmak istiyorum:

GEREKSİZ.. YERE SOKAĞA… ÇIKARSAK

HİÇ ÇIKAMAYACAK HÂLE GELEBİLİRİZ

Ve KORONAYAK OLMAYALIM! ANCAK

VİRÜSÜ DE PEK HAFİFE ALMAYALIM!!

Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice;  bugünkü yazımın asıl muhatapları, sokağa çıkması yasak ya da sınırlı olmasına rağmen bir marifetmiş gibi ve sorumsuzca sokaklarda, çarşı ve pazarlar da fellik fellik dolaşan yaşlılar ile ister genç olsun ister yaşlı, hiç gerekmediği halde sokağa çıkan.. kişiler idi! Ve bu kişilere, evde yerde kalmanın, hastanelerde kalmadan daha hayırlı bir uyma-uygulama olacağı hususunu hatırlatmaktı. Ancak, 10-15 gündür Ülkemizin başına püsküllü bir belâ veya şermiş gibi görünen küçük bir virüsün yayılma ve bulaşma nedeninin yine biz insanlar olduğunu hatırlatmadan edemedim… O nedenle, ben şimdi asıl meramıma dönüyor ve tekraren sevgili hemşerilerime ve sözüm geçen okurlarıma ‘ne olur çok mecbur olmadıkça dışarıya çıkmayalım ve işinin ehli olan Bilim Kurulu’nun tavsiyelerine ve idarenin aldığı kararlara uyalım-uymaya çalışalım! Uymayanları uyaralım!’ diyor ve bu konuda son olarak ‘gereksiz yere sokağa çıkarsak eğer, gün gelir hiç sokağa çıkamayabiliriz!’ diyor, herkese ‘DİKKÂTLİ ve RİKKÂTLİ’ saygılar sunuyorum.

HESAP GÜNÜ, BAŞINIZA GELECEK HER FELÂKET, KENDİ ELLERİNİZLE YAPIP ETTİKLERİNİZDEN OLACAKTIR;  BUNUNLA BERABER ALLAH (c.c) ÇOK BAĞIŞLAYICIDIR!

Şûrâ Sûresi, âyet 30

Reklam Reklam
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  • YENİ
  • YORUM
SON DAKİKA 18…20 YAŞ ARASI GENÇLER İÇİN EK GENELGE

SON DAKİKA 18…20 YAŞ ARASI GENÇLER İÇİN EK GENELGE

5 Nisan 2020, SON DAKİKA 18…20 YAŞ ARASI GENÇLER İÇİN EK GENELGE için yorumlar kapalı
BURDUR’DA FECİ KAZA BİR ÖLÜ BİR AĞIR YARALI

BURDUR’DA FECİ KAZA BİR ÖLÜ BİR AĞIR YARALI

5 Nisan 2020, BURDUR’DA FECİ KAZA BİR ÖLÜ BİR AĞIR YARALI için yorumlar kapalı
YEŞİLOVA VEFAT MUTLU DÖNMEZ

YEŞİLOVA VEFAT MUTLU DÖNMEZ

5 Nisan 2020, YEŞİLOVA VEFAT MUTLU DÖNMEZ için yorumlar kapalı
YEŞİLOVA VEFAT  HÜSEYİN ATAGÜN

YEŞİLOVA VEFAT HÜSEYİN ATAGÜN

5 Nisan 2020, YEŞİLOVA VEFAT HÜSEYİN ATAGÜN için yorumlar kapalı
BUCAKLILAR DİKKAT! CORONA VİRÜS OLABİLİRSİNİZ…

BUCAKLILAR DİKKAT! CORONA VİRÜS OLABİLİRSİNİZ…

5 Nisan 2020, BUCAKLILAR DİKKAT! CORONA VİRÜS OLABİLİRSİNİZ… için yorumlar kapalı