Gündem Haber Girişi: 14.01.2022 - 00:21, Güncelleme: 14.01.2022 - 00:21

Yargıtay'dan emsal karar! Lüks harcama kusur sayılmaz

 

Yargıtay'dan emsal karar! Lüks harcama kusur sayılmaz

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasında ortak kusurlu bulunan çiftten kadının durumunun iyi olması nedeniyle erkeğe tedbir nafakası verilmesini doğru bulmadı. Uzun süren yargılama sonrasında ilk derece mahkemesince ortak kusurlu bulunan çift boşanırken, kadının durumunun iyi olmasından kaynaklı olarak erkek lehine nafaka verilmesine hükmetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin bu kararını, "Kadının mali durumunun iyi olması erkek yararına tedbir nafakası tayinini haklı kılmaz" diyerek bozdu. Aynı zamanda boşanma nedenleri arasındaki kadının lüks harcamaları da kusur sayılmadı.
Eskişehir'de yaşayan Ayten T., eşi Yunus T. ile mal paylaşımı sebebiyle yaşadığı tartışma sonrasında evi terk ederek Fethiye'ye gitti. Fethiye'de yaşamaya başlayan Ayten T., kocası Yunus T.'nin kendisini öldürmekle tehdit ettiğini, evden kovduğunu, baskı uyguladığını belirterek boşanma davası açtı. Bunun üzerine Yunus T. de, Ayten T.'nin tekrar Kuşadası'na dönerek orada yaşamak istediğini, daha sonra evi terk ettiğini, eşinin habersiz yaptırdığı estetik ameliyatı ile lüks harcamalarını sorun etmediğini, iddiaların doğru olmadığını, davanın reddini istedi. ÇİFT ORTAK KUSURLU BULUNDU Eskişehir 3. Aile Mahkemesinde görülen davada, Ayten T.'nin, Yunus T.'den rahatsız olması ve ailenin yaşadığı ekonomik sıkıntıya rağmen tekrar Kuşadası'na gidip orada yaşamasını istediği, taraflar arasında mal paylaşımı sebebiyle tartışma çıktığı, Yunus T.'nin eşine tehdit içeren sözler sarf ettiği, tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda ortak kusurlu olmaları nedeniyle her iki davanın da kabulü ile boşanmalarına karar verildi. ERKEK LEHİNE NAFAKAYA HÜKMEDİLDİ Tarafların tazminat taleplerinin ve kadının nafaka taleplerinin reddine karar veren mahkeme, Yunus T.'nin bin lira emekli maaşı ve bin 200 lira kira gelirine sahip olmasına rağmen üç yıllık kirayı peşin aldığı ve kesintilerden sonra geriye 600 lira emekli maaşının kaldığını göz önünde bulundurdu. Ayten T.'nin yüklü bir mal varlığına sahip olduğu, kira gelirinin 10 bin liranın üzerinde olduğu, erkeğin bu durumunun geçici olduğunu dikkate alan mahkeme, Yunus T.'nin lehine aylık 800 lira tedbir nafakası ile toptan 20 bin lira yoksulluk nafakası almasına hükmetti. DOSYA YARGITAY'A GİTTİ Yerel mahkemenin kararı sonrasında hüküm Ayten T. tarafından erkeğin lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile kadının reddedilen tazminat ve nafaka talepleri yönünden temyiz edildi. Temyiz istemi sonrasında dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesine geldi. Daire heyeti, kocanın eşini "öldürmekle" tehdit ettiği, "dinine imanına" diyerek sinkaflı küfürler ettiğinin anlaşıldığına dikkat çekerek, Ayten T.'den kaynaklanan evlilik birliğini temelinden sarsıcı nitelikte hiçbir kusurlu tutum ve davranışın ispatlanamadığına dikkat çekti. YARGITAY HÜKMÜ BOZDU Yunus T.'nin emekli olarak sürekli ve düzenli gelirinin bulunduğunun, ayrıca kira gelirinin mevcut olduğunun anlaşıldığı bildirilen daire kararında, Yunus T. lehine "geçimi" için geçici tedbir alınmasını gerektirici bir sebep bulunmadığından bahsedildi. Ayten T.'nin mali durumunun iyi olmasının, Yunus T. lehine tedbir nafakası tayinini haklı kılmayacağından bahsedilen kararda, bu husus nazara alınmadan koca yararına tedbir nafakası tayin edilmesinin doğru bulunmadığı belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verildi. KADININ LÜKS HARCAMASI BOŞANMADA KUSUR SAYILMADI Dairenin kararında, yerel mahkemece verilen kararda Ayten T.'ye aile ekonomik yönden zor bir dönem geçirirken lüks sayılabilecek harcamalar yapma vakıasının kusur olarak yüklendiğine dikkat çekilerek, ilk kararda bu durumun Ayten T.'ye kusur olarak yüklenmediği ve kararın Yunus T. tarafından temyiz edilmemesi sebebi ile ilk hükümdeki kusurlar yönünden kadın yararına usulü kazanılmış hak oluştuğundan bahsedildi. Buna göre, usulü kazanılmış hakka aykırı şekilde aile ekonomik yönden zor bir dönem geçirirken lüks harcamalar yapma vakıasının kusur olarak yüklenilmesinin doğru bulunmadığına yer verildi. Yunus T.'nin emekli olup sürekli ve düzenli gelirinin bulunduğu, ayrıca kira gelirinin de mevcut olduğunun anlaşıldığı kaydedilen kararda, erkek lehine "geçimi" için geçici tedbir alınmasını gerektirici bir sebep bulunmadığına bildirilerek, "Kadının mali durumunun iyi olmasının erkek yararına tedbir nafakası tayinini haklı kılmaz. Bu husus dikkate alınmadan erkek yararına tedbir nafakası tayin ve takdiri doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir" denildi. MEVLÜT HASGÜL kaynak: Sabah
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasında ortak kusurlu bulunan çiftten kadının durumunun iyi olması nedeniyle erkeğe tedbir nafakası verilmesini doğru bulmadı. Uzun süren yargılama sonrasında ilk derece mahkemesince ortak kusurlu bulunan çift boşanırken, kadının durumunun iyi olmasından kaynaklı olarak erkek lehine nafaka verilmesine hükmetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin bu kararını, "Kadının mali durumunun iyi olması erkek yararına tedbir nafakası tayinini haklı kılmaz" diyerek bozdu. Aynı zamanda boşanma nedenleri arasındaki kadının lüks harcamaları da kusur sayılmadı.

Eskişehir'de yaşayan Ayten T., eşi Yunus T. ile mal paylaşımı sebebiyle yaşadığı tartışma sonrasında evi terk ederek Fethiye'ye gitti. Fethiye'de yaşamaya başlayan Ayten T., kocası Yunus T.'nin kendisini öldürmekle tehdit ettiğini, evden kovduğunu, baskı uyguladığını belirterek boşanma davası açtı. Bunun üzerine Yunus T. de, Ayten T.'nin tekrar Kuşadası'na dönerek orada yaşamak istediğini, daha sonra evi terk ettiğini, eşinin habersiz yaptırdığı estetik ameliyatı ile lüks harcamalarını sorun etmediğini, iddiaların doğru olmadığını, davanın reddini istedi.

ÇİFT ORTAK KUSURLU BULUNDU

Eskişehir 3. Aile Mahkemesinde görülen davada, Ayten T.'nin, Yunus T.'den rahatsız olması ve ailenin yaşadığı ekonomik sıkıntıya rağmen tekrar Kuşadası'na gidip orada yaşamasını istediği, taraflar arasında mal paylaşımı sebebiyle tartışma çıktığı, Yunus T.'nin eşine tehdit içeren sözler sarf ettiği, tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda ortak kusurlu olmaları nedeniyle her iki davanın da kabulü ile boşanmalarına karar verildi.

ERKEK LEHİNE NAFAKAYA HÜKMEDİLDİ

Tarafların tazminat taleplerinin ve kadının nafaka taleplerinin reddine karar veren mahkeme, Yunus T.'nin bin lira emekli maaşı ve bin 200 lira kira gelirine sahip olmasına rağmen üç yıllık kirayı peşin aldığı ve kesintilerden sonra geriye 600 lira emekli maaşının kaldığını göz önünde bulundurdu. Ayten T.'nin yüklü bir mal varlığına sahip olduğu, kira gelirinin 10 bin liranın üzerinde olduğu, erkeğin bu durumunun geçici olduğunu dikkate alan mahkeme, Yunus T.'nin lehine aylık 800 lira tedbir nafakası ile toptan 20 bin lira yoksulluk nafakası almasına hükmetti.

DOSYA YARGITAY'A GİTTİ

Yerel mahkemenin kararı sonrasında hüküm Ayten T. tarafından erkeğin lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile kadının reddedilen tazminat ve nafaka talepleri yönünden temyiz edildi. Temyiz istemi sonrasında dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesine geldi. Daire heyeti, kocanın eşini "öldürmekle" tehdit ettiği, "dinine imanına" diyerek sinkaflı küfürler ettiğinin anlaşıldığına dikkat çekerek, Ayten T.'den kaynaklanan evlilik birliğini temelinden sarsıcı nitelikte hiçbir kusurlu tutum ve davranışın ispatlanamadığına dikkat çekti.

YARGITAY HÜKMÜ BOZDU

Yunus T.'nin emekli olarak sürekli ve düzenli gelirinin bulunduğunun, ayrıca kira gelirinin mevcut olduğunun anlaşıldığı bildirilen daire kararında, Yunus T. lehine "geçimi" için geçici tedbir alınmasını gerektirici bir sebep bulunmadığından bahsedildi. Ayten T.'nin mali durumunun iyi olmasının, Yunus T. lehine tedbir nafakası tayinini haklı kılmayacağından bahsedilen kararda, bu husus nazara alınmadan koca yararına tedbir nafakası tayin edilmesinin doğru bulunmadığı belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verildi.

KADININ LÜKS HARCAMASI BOŞANMADA KUSUR SAYILMADI

Dairenin kararında, yerel mahkemece verilen kararda Ayten T.'ye aile ekonomik yönden zor bir dönem geçirirken lüks sayılabilecek harcamalar yapma vakıasının kusur olarak yüklendiğine dikkat çekilerek, ilk kararda bu durumun Ayten T.'ye kusur olarak yüklenmediği ve kararın Yunus T. tarafından temyiz edilmemesi sebebi ile ilk hükümdeki kusurlar yönünden kadın yararına usulü kazanılmış hak oluştuğundan bahsedildi. Buna göre, usulü kazanılmış hakka aykırı şekilde aile ekonomik yönden zor bir dönem geçirirken lüks harcamalar yapma vakıasının kusur olarak yüklenilmesinin doğru bulunmadığına yer verildi. Yunus T.'nin emekli olup sürekli ve düzenli gelirinin bulunduğu, ayrıca kira gelirinin de mevcut olduğunun anlaşıldığı kaydedilen kararda, erkek lehine "geçimi" için geçici tedbir alınmasını gerektirici bir sebep bulunmadığına bildirilerek, "Kadının mali durumunun iyi olmasının erkek yararına tedbir nafakası tayinini haklı kılmaz. Bu husus dikkate alınmadan erkek yararına tedbir nafakası tayin ve takdiri doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir" denildi.

MEVLÜT HASGÜL

kaynak: Sabah

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nnchaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.