Taceddin Akbaş
Köşe Yazarı
Taceddin Akbaş
 

BU DOKTORUN KENDİSİ TEŞHİS ÖĞRENCİLERİ TEDAVİ EDİYOR!!

  Bazıları aşağılasa veya hor görse de, atalarımız ‘ölümüz de hoca ile dirimiz de hoca ile!’ derler. Dolayısıyla da hocaların, insanların doğumundan ölümüne kadar yanlarında olduğuna, yani inanan bir insanın hocasız olamayacağına vurgu yaparlar, Bugün ben de bu söze ilâve olarak ‘ölümüz de doktor ile dirimiz de!’ Çünkü yediğimiz içtiğimiz gıdalar başta olmak üzere giydiğimiz kuşandığımız ve kullandığımız birçok eşya bizi hasta, dolayısıyla da doktorluk ve hastanelik yapıyor! Ayrıca doğumlar doktorlar tarafından, yani sezaryen ile yapıldığı gibi ölüm raporlarını da yine doktorlar tarafından veriliyor!’diyeceğim. Ve bu vesileyle sözü genelde işinin ehli ve hakkaniyetli olan doktor ve sağlık çalışanlarına, özelde de benim bacak ağrıma isâbetli bir teşhis koyan ve tedavi yapmaya çalışan bir doktor ile birlikte öğrencilerine getireceğim: Şöyle ki; Bendeniz gençlik yıllarımda ve uzunca bir süre tekvando sporu ile meşgul olmuştum. Ki, hocalarım ve beraber çalıştığım arkadaşlarım, benim iyi bir performans gösterdiğimi söylerdi. Ancak hayat şartlarının zorlamasıyla sporu bir anda bırakmış, bir süre sonra da şiddetli bir bel ve bacak ağrısına dûçar olmuştum, ama o dönem gençliğin verdiği güç ve kuvvetten dolayı olsa gerek, kısa sürede iyileşmiştim. Ancak, günümüzün oturma, daha doğrusu ‘bilgisayar hastalığı’ olarak adlandırılan hastalıklarından biri olan kas-adale ağrıları, birçok kişiyi, hattâ genci olduğu gibi 2 yıldır beni de rahatsız ediyordu. Ve önceki yılın sonlarına doğru bacağımın birinde meydana gelen şiddetli ağrım nedeniyle tam 30 gün ayağa kalkamamış, yazılarıma da ara vermek zorunda kalmıştım! Dolayısıyla da başta Burdur ve Gebze Devlet Hastanesi olmak üzere SDÜ Hastanesine de, Isparta’daki özel bir hastaneye de gitmiş ve ağrılarımın teşhisi ve tedavisi için çareler aramıştım. Ancak yapılan onca tetkik ve tahlile rağmen, doktorlar bacaktaki şiddetli ağrımın adını koyamamış, ağrımın nedeni hakkında net bir şey söyleyememişlerdi! Öyle olunca ben de İlimiz de özel bir Akupuntur ve Tamamlayıcı Tıp Kliniği açan Fizyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Ekici’ye gitmiş ve O’nun bel ve bacağımdan yaptığı iğneler sayesinde ayağa kalkmıştım. Fakat bir süre sonra ‘bele bağlı olan’ aynı bacağımın ağrısı (şiddetli olmasa da) 2 aydır beni rahatsız ediyordu! O nedenle ben de bundan bir ay kadar önce Burdur Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Ebru Acar’a gittim. Ve Ebru Hanım önceki doktorların yaptırdığı tetkik ve tahlillerle birlikte kendisi de beni iyi bir muayeneden geçirdikten sonra bacak ağrımın beldeki kireçlenmeden kaynaklandığını söyledi. Dolayısıyla da benim Hastanenin fizik tedavi ünitesinde tedavi görmemi sağladı. Ve ben 10 gündür Burdur Devlet Hastanesi’nin Fizik Tedavi Ünitesinde ve günde 20’şer dakikalık fizik tedavisi görüyorum... Her neyse, bunları aktarmaktaki maksadımdan ilki, sağlığın önemini vurgulamak, ikincisi de sağlıkçıların da sağlık kadar önemli olduğunu hatırlatmaktı! O nedenle şimdi sadede geliyor ve asıl meramıma geliyorum: BENİ ‘DOKTOR İSÂBETLİ TEŞHİSİYLE’ STAJER.... ÖĞRENCİLER İSE TATLI DİL Ve GÜLER... YÜZLERİYLE… BİRLİKTE TEDAVÎ ETMEK İÇİN ÇABALIYORLAR! Şöyle ki; Ünite’nin sorumlusunu veya diğer kadrolu çalışanlarını görmedim bilmiyorum… Çünkü benim bulunduğum bölümde çalışanların tamamı Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ)’ye bağlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu öğrencileri! Ve benim tedavimle ilgilenen stajyer öğrenciler İzmirli Ceyda, Ispartalı Muharrem, Suriyeli Muhammed ve adını unuttuğum bir kız öğrenci de beni önce tatlı dilleri ve güler yüzleriyle moral veriyorlar, sonra da fizik tedavi uyguluyorlar… O nedenle ben genelde Burdur Devlet Hastanesi Fizik Tedâvi Uzmanı Dr. Ebru Acar Hanım’a özelde de Fizik Tedâvi Ünitesinin sevgili stajyer öğrencileri Ceyda’ya, Muharrem’e, Muhammed’e adını unuttuğum stajyer öğrenciye buradan teşekkürlerimi iletiyor; kendilerine ve hastalarına sağlık, sıhhat ve âfiyet dileklerimle birlikte sevgiler sunuyorum. İNSANLARA TEŞEKKÜR ETMEYEN ALLAH’A DA (C.C) ŞÜKRETMEZ… Hz. Muhammed (sav) ELDEN GİTMEDEN DEĞERİNİ ANLAYAMADIĞIMIZ İKİ ŞEY VARDIR; BİRİ GENÇLİK, DİĞERİ SAĞLIKTIR Hz. Ali (r.a) ŞİFÂSIZ HASTALIK YOKTUR, İRÂDE EKSİKLİĞİNDEN BAŞKA. DEĞERSİZ BİTKİ YOKTUR, TANINMAMASINDAN BAŞKA! İbn-i Sînâ (r.aleyh) “NASILSINIZ? DİYECEĞİM, SİZ DE, “İYİLİK SAĞLIK” DİYECEKSİNİZ. TAM DA “İYİLİK SAĞLIK” DENECEK ZAMANDAYIZ!.. Kemâl Tahir SAĞLIK EN BÜYÜK ARMAĞAN, MEMNUNİYET EN BÜYÜK ZENGİNLİK, SADAKÂT EN İYİ İLİŞKİDİR… Buddha İNSANA MUTLULUK KADAR SAĞLIK KATAN BİR ŞEY YOKTUR VE EN BÜYÜK MUTLULUK DA BİR BAŞKA İNSANI MUTLU ETMEKTİR. Stefan Zweig
Ekleme Tarihi: 21 Nisan 2022 - Perşembe

BU DOKTORUN KENDİSİ TEŞHİS ÖĞRENCİLERİ TEDAVİ EDİYOR!!

 

Bazıları aşağılasa veya hor görse de, atalarımız ‘ölümüz de hoca ile dirimiz de hoca ile!’ derler. Dolayısıyla da hocaların, insanların doğumundan ölümüne kadar yanlarında olduğuna, yani inanan bir insanın hocasız olamayacağına vurgu yaparlar, Bugün ben de bu söze ilâve olarak ‘ölümüz de doktor ile dirimiz de!’ Çünkü yediğimiz içtiğimiz gıdalar başta olmak üzere giydiğimiz kuşandığımız ve kullandığımız birçok eşya bizi hasta, dolayısıyla da doktorluk ve hastanelik yapıyor! Ayrıca doğumlar doktorlar tarafından, yani sezaryen ile yapıldığı gibi ölüm raporlarını da yine doktorlar tarafından veriliyor!’diyeceğim. Ve bu vesileyle sözü genelde işinin ehli ve hakkaniyetli olan doktor ve sağlık çalışanlarına, özelde de benim bacak ağrıma isâbetli bir teşhis koyan ve tedavi yapmaya çalışan bir doktor ile birlikte öğrencilerine getireceğim:

Şöyle ki; Bendeniz gençlik yıllarımda ve uzunca bir süre tekvando sporu ile meşgul olmuştum. Ki, hocalarım ve beraber çalıştığım arkadaşlarım, benim iyi bir performans gösterdiğimi söylerdi. Ancak hayat şartlarının zorlamasıyla sporu bir anda bırakmış, bir süre sonra da şiddetli bir bel ve bacak ağrısına dûçar olmuştum, ama o dönem gençliğin verdiği güç ve kuvvetten dolayı olsa gerek, kısa sürede iyileşmiştim. Ancak, günümüzün oturma, daha doğrusu ‘bilgisayar hastalığı’ olarak adlandırılan hastalıklarından biri olan kas-adale ağrıları, birçok kişiyi, hattâ genci olduğu gibi 2 yıldır beni de rahatsız ediyordu. Ve önceki yılın sonlarına doğru bacağımın birinde meydana gelen şiddetli ağrım nedeniyle tam 30 gün ayağa kalkamamış, yazılarıma da ara vermek zorunda kalmıştım! Dolayısıyla da başta Burdur ve Gebze Devlet Hastanesi olmak üzere SDÜ Hastanesine de, Isparta’daki özel bir hastaneye de gitmiş ve ağrılarımın teşhisi ve tedavisi için çareler aramıştım. Ancak yapılan onca tetkik ve tahlile rağmen, doktorlar bacaktaki şiddetli ağrımın adını koyamamış, ağrımın nedeni hakkında net bir şey söyleyememişlerdi! Öyle olunca ben de İlimiz de özel bir Akupuntur ve Tamamlayıcı Tıp Kliniği açan Fizyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Ekici’ye gitmiş ve O’nun bel ve bacağımdan yaptığı iğneler sayesinde ayağa kalkmıştım. Fakat bir süre sonra ‘bele bağlı olan’ aynı bacağımın ağrısı (şiddetli olmasa da) 2 aydır beni rahatsız ediyordu! O nedenle ben de bundan bir ay kadar önce Burdur Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Ebru Acar’a gittim. Ve Ebru Hanım önceki doktorların yaptırdığı tetkik ve tahlillerle birlikte kendisi de beni iyi bir muayeneden geçirdikten sonra bacak ağrımın beldeki kireçlenmeden kaynaklandığını söyledi. Dolayısıyla da benim Hastanenin fizik tedavi ünitesinde tedavi görmemi sağladı. Ve ben 10 gündür Burdur Devlet Hastanesi’nin Fizik Tedavi Ünitesinde ve günde 20’şer dakikalık fizik tedavisi görüyorum...

Her neyse, bunları aktarmaktaki maksadımdan ilki, sağlığın önemini vurgulamak, ikincisi de sağlıkçıların da sağlık kadar önemli olduğunu hatırlatmaktı! O nedenle şimdi sadede geliyor ve asıl meramıma geliyorum:

BENİ ‘DOKTOR İSÂBETLİ TEŞHİSİYLE’

STAJER.... ÖĞRENCİLER İSE TATLI DİL

Ve GÜLER... YÜZLERİYLE… BİRLİKTE

TEDAVÎ ETMEK İÇİN ÇABALIYORLAR!

Şöyle ki; Ünite’nin sorumlusunu veya diğer kadrolu çalışanlarını görmedim bilmiyorum… Çünkü benim bulunduğum bölümde çalışanların tamamı Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ)’ye bağlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu öğrencileri! Ve benim tedavimle ilgilenen stajyer öğrenciler İzmirli Ceyda, Ispartalı Muharrem, Suriyeli Muhammed ve adını unuttuğum bir kız öğrenci de beni önce tatlı dilleri ve güler yüzleriyle moral veriyorlar, sonra da fizik tedavi uyguluyorlar…

O nedenle ben genelde Burdur Devlet Hastanesi Fizik Tedâvi Uzmanı Dr. Ebru Acar Hanım’a özelde de Fizik Tedâvi Ünitesinin sevgili stajyer öğrencileri Ceyda’ya, Muharrem’e, Muhammed’e adını unuttuğum stajyer öğrenciye buradan teşekkürlerimi iletiyor; kendilerine ve hastalarına sağlık, sıhhat ve âfiyet dileklerimle birlikte sevgiler sunuyorum.

İNSANLARA TEŞEKKÜR ETMEYEN

ALLAH’A DA (C.C) ŞÜKRETMEZ…

Hz. Muhammed (sav)

ELDEN GİTMEDEN DEĞERİNİ ANLAYAMADIĞIMIZ

İKİ ŞEY VARDIR; BİRİ GENÇLİK, DİĞERİ SAĞLIKTIR

Hz. Ali (r.a)

ŞİFÂSIZ HASTALIK YOKTUR, İRÂDE EKSİKLİĞİNDEN

BAŞKA. DEĞERSİZ BİTKİ YOKTUR, TANINMAMASINDAN

BAŞKA! İbn-i Sînâ (r.aleyh)

“NASILSINIZ? DİYECEĞİM, SİZ DE, “İYİLİK SAĞLIK”

DİYECEKSİNİZ. TAM DA “İYİLİK SAĞLIK” DENECEK

ZAMANDAYIZ!.. Kemâl Tahir

SAĞLIK EN BÜYÜK ARMAĞAN, MEMNUNİYET EN

BÜYÜK ZENGİNLİK, SADAKÂT EN İYİ İLİŞKİDİR…

Buddha

İNSANA MUTLULUK KADAR SAĞLIK KATAN

BİR ŞEY YOKTUR VE EN BÜYÜK MUTLULUK DA

BİR BAŞKA İNSANI MUTLU ETMEKTİR. Stefan Zweig

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nnchaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.