Mustafa Uslu
Köşe Yazarı
Mustafa Uslu
 

MEVLÎD KANDİLİ

Efendimiz s.a.v. Rebiülevvel ayının 12. gecesi dünyaya gelmişti. Onun dünyaya teşrifleri mevlid kandili olarak kutlanmaktadır. Mevlid doğum demektir. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan Peygamberimiz’in doğumu, Allah’ın, insanlığa bir lütfudur. Hz. Adem a.s. cennetten indirilince, “Ey Rabbim! Muhammed’in hürmetine beni affet” diye dua etti. Allah Tealâ, “Ey Adem, ben onu henüz yaratmamışken adını nereden bildin?” diye sordu. “Ey Rabbim! Arş’ın üzerinde senin isminin yanında onun isminin, “Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Rasulullah” diye yazılı olduğunu gördüm ve anladım ki, senin şerefli isminin yanına ancak en çok sevdiğinin ismini layık görürsün.” dedi. Buna karşılık Allah Tealâ, “Ey Adem, doğru söylüyorsun. O bana insanların en sevgilisidir. Onun hürmetine duanı kabul edip senin affettim. Eğer Muhammed olmasaydı, seni yaratmazdım.” buyurdu. Kur’an-ı Kerim’de, Efendimiz s.a.v.’e hitaben, “(Ey Muhammed!) Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ, 107) buyrulmakta, Efendimiz’in buyurduğu bir kudsî hadiste de Cenab-ı Hak, “(Ey Muhammed) Sen olmasaydın, alemleri yaratmazdım.” demektedir. (Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, 2/232) İnsanlık tarihinin en önemli hadisesi hiç şüphesiz Hz. Muhammed Mustafa s.a.v. Efendimiz’in dünyayı teşrif etmeleridir. Hz. Musa a.s. kendisine indirilen Tevrat’ta, “Vasıfları müjdeci, uyarıcı, katı yürekli olmayan, sokaklarda bağırıp çağırmayan, kendisine yapılan kötülükleri iyilikle karşılayan, affeden...” şeklinde zikredilen Peygamber Efendimiz’in gelişini beklemiştir, Hz. İsa a.s. da, “Ey İsrailoğulları! Ben size Allah’ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberin de müjdeleyicisiyim.” (Saff, 6) demişti.   Rebiülevvel ayının 12. günü, Miladî takvime göre 571 yılının Nisan ayının yirminci günü ve pazartesi gecesiydi. Hz. Âmine o gün çeşitli olağanüstü haller yaşamaya başladı. Gerçi daha önce de zaman zaman böyle şeyler görüyordu. Fakat bu sefer çok başkaydı. Vakit geceye yaklaştıkça doğum yapacağı hissine kapıldı ve yakın komşusu Şifa Hatun’a kendisine yardımcı olması için haber gönderdi. Şifa Hatun beraberinde birkaç kadınla birlikte Hz. Âmine’nin evine geldi. Hz. Âmine birden evinin nurla kaplandığını, etrafın gündüz gibi aydınlık olduğunu fark etti. Uzandığı yatağın yanında bir kâse vardı. Bu kâse nereden gelmişti, kim koymuştu bilmiyordu. Kâseden birkaç yudum alınca içine bir ferahlığın dolduğunu hissetti. Derken, güzellikleriyle göz kamaştıran bazı kadınlar geldi evine. Onları şimdiye kadar hiç görmemişti. Kendisi ve karnındaki bebeği hakkında konuşuyorlar, birbirlerini ve Âmine’yi tebrik ediyorlardı. Dünya yaratıldı yaratılalı gelip geçen bu en hayırlı gecede, yeryüzünün her tarafında Allah’ın emriyle gerçekleşen çeşit çeşit hadiseler oluyordu. Bütün gökyüzü, zuhur edecek olan o nura, yani Allah’ın Habibi’ne hürmet etmek ister gibi kapanmıştı yeryüzüne. Yalnız Hazret-i Âmine’nin evindekiler değil, Mekke içinde, yakın kabilelerde ve dünyanın her tarafında bir faklılık hissediliyordu. Kiliselerdeki papazlar, havradaki hahamlar gözlerini gökyüzünden ayırmıyorlardı. Kitaplarından öğrendiklerine göre ahir zaman peygamberinin doğuşunu gökte parlayan yeni bir yıldız müjdeleyecekti bütün insanlara. O yıldız görünür görünmez kitapların müjdelediği peygamber yeryüzünü şereflendirecekti. Nihayet Hz. Âmine, Şifa Hatun’un “Müjdeler olsun bir erkek evladın oldu!” sesiyle kendine geldi. Doğum gerçekleşmişti, fakat Hz. Âmine hiç farkına varmamıştı. Bebeği kucağına aldı, göbeği kesilmişti ve sünnetliydi. Sırtında, iki kürek kemiği arasında mühre benzer bir iz vardı. “Doğrusu biz bunun gibi bir çocuk görmedik!..” diyerek hayrette kaldı görenler. Bu olaya şahit olanlardan Osman b. Ebi’l-Âs’ın annesi şöyle demektedir: “Rasulullah s.a.v.’in doğduğu evde her neye bakarsam nur oluyordu. Yıldızlara baktığımızda bize o kadar yaklaşıyorlardı ki, neredeyse üzerimize düşecek sanıyordum.” Rabbim cümlemize bu geceyi anlamayı, anladığıyla  amel işlemeyi nasip etsin. Âmin
Ekleme Tarihi: 08 Ekim 2021 - Cuma

MEVLÎD KANDİLİ

Efendimiz s.a.v. Rebiülevvel ayının 12. gecesi dünyaya gelmişti. Onun dünyaya teşrifleri mevlid kandili olarak kutlanmaktadır. Mevlid doğum demektir. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan Peygamberimiz’in doğumu, Allah’ın, insanlığa bir lütfudur.


Hz. Adem a.s. cennetten indirilince, “Ey Rabbim! Muhammed’in hürmetine beni affet” diye dua etti. Allah Tealâ, “Ey Adem, ben onu henüz yaratmamışken adını nereden bildin?” diye sordu. “Ey Rabbim! Arş’ın üzerinde senin isminin yanında onun isminin, “Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Rasulullah” diye yazılı olduğunu gördüm ve anladım ki, senin şerefli isminin yanına ancak en çok sevdiğinin ismini layık görürsün.” dedi. Buna karşılık Allah Tealâ, “Ey Adem, doğru söylüyorsun. O bana insanların en sevgilisidir. Onun hürmetine duanı kabul edip senin affettim. Eğer Muhammed olmasaydı, seni yaratmazdım.” buyurdu.

Kur’an-ı Kerim’de, Efendimiz s.a.v.’e hitaben, “(Ey Muhammed!) Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ, 107) buyrulmakta, Efendimiz’in buyurduğu bir kudsî hadiste de Cenab-ı Hak, “(Ey Muhammed) Sen olmasaydın, alemleri yaratmazdım.” demektedir. (Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, 2/232)

İnsanlık tarihinin en önemli hadisesi hiç şüphesiz Hz. Muhammed Mustafa s.a.v. Efendimiz’in dünyayı teşrif etmeleridir. Hz. Musa a.s. kendisine indirilen Tevrat’ta, “Vasıfları müjdeci, uyarıcı, katı yürekli olmayan, sokaklarda bağırıp çağırmayan, kendisine yapılan kötülükleri iyilikle karşılayan, affeden...” şeklinde zikredilen Peygamber Efendimiz’in gelişini beklemiştir, Hz. İsa a.s. da, “Ey İsrailoğulları! Ben size Allah’ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberin de müjdeleyicisiyim.” (Saff, 6) demişti.
 

Rebiülevvel ayının 12. günü, Miladî takvime göre 571 yılının Nisan ayının yirminci günü ve pazartesi gecesiydi. Hz. Âmine o gün çeşitli olağanüstü haller yaşamaya başladı. Gerçi daha önce de zaman zaman böyle şeyler görüyordu. Fakat bu sefer çok başkaydı. Vakit geceye yaklaştıkça doğum yapacağı hissine kapıldı ve yakın komşusu Şifa Hatun’a kendisine yardımcı olması için haber gönderdi. Şifa Hatun beraberinde birkaç kadınla birlikte Hz. Âmine’nin evine geldi.

Hz. Âmine birden evinin nurla kaplandığını, etrafın gündüz gibi aydınlık olduğunu fark etti. Uzandığı yatağın yanında bir kâse vardı. Bu kâse nereden gelmişti, kim koymuştu bilmiyordu. Kâseden birkaç yudum alınca içine bir ferahlığın dolduğunu hissetti. Derken, güzellikleriyle göz kamaştıran bazı kadınlar geldi evine. Onları şimdiye kadar hiç görmemişti. Kendisi ve karnındaki bebeği hakkında konuşuyorlar, birbirlerini ve Âmine’yi tebrik ediyorlardı.

Dünya yaratıldı yaratılalı gelip geçen bu en hayırlı gecede, yeryüzünün her tarafında Allah’ın emriyle gerçekleşen çeşit çeşit hadiseler oluyordu. Bütün gökyüzü, zuhur edecek olan o nura, yani Allah’ın Habibi’ne hürmet etmek ister gibi kapanmıştı yeryüzüne.

Yalnız Hazret-i Âmine’nin evindekiler değil, Mekke içinde, yakın kabilelerde ve dünyanın her tarafında bir faklılık hissediliyordu. Kiliselerdeki papazlar, havradaki hahamlar gözlerini gökyüzünden ayırmıyorlardı. Kitaplarından öğrendiklerine göre ahir zaman peygamberinin doğuşunu gökte parlayan yeni bir yıldız müjdeleyecekti bütün insanlara. O yıldız görünür görünmez kitapların müjdelediği peygamber yeryüzünü şereflendirecekti.

Nihayet Hz. Âmine, Şifa Hatun’un “Müjdeler olsun bir erkek evladın oldu!” sesiyle kendine geldi. Doğum gerçekleşmişti, fakat Hz. Âmine hiç farkına varmamıştı. Bebeği kucağına aldı, göbeği kesilmişti ve sünnetliydi. Sırtında, iki kürek kemiği arasında mühre benzer bir iz vardı. “Doğrusu biz bunun gibi bir çocuk görmedik!..” diyerek hayrette kaldı görenler.

Bu olaya şahit olanlardan Osman b. Ebi’l-Âs’ın annesi şöyle demektedir:

“Rasulullah s.a.v.’in doğduğu evde her neye bakarsam nur oluyordu. Yıldızlara baktığımızda bize o kadar yaklaşıyorlardı ki, neredeyse üzerimize düşecek sanıyordum.”

Rabbim cümlemize bu geceyi anlamayı, anladığıyla  amel işlemeyi nasip etsin. Âmin

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nnchaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.