Ramazan Canural
Köşe Yazarı
Ramazan Canural
 

BU HAFTA PAZARDAYDIM…

Motorin fiyatları canımızı yakıyor. Serada kullandığım kamyonet haftalardan beri evin önünde yatıyor. Benzin ve diğer petrol ürünleri de çok yüksek. Sadece petrol ürünleri mi? Hayır! Her şeyin fiyatı en az bir kat artmış durumda. Dar ve sabit gelirlinin geçinmesi artık bir yıl öncesine göre çok daha zor. Savaş, pandemi koşulları, ham petrolde fiyat artışları, döviz kurlarındaki yükselmeler…Bu tablodan sorumlu en önemli faktörler. Muhalefete göre sorumlu yüzde yüz hükümet. Çünkü yukarda sözünü ettiğimiz faktörler onları hiç mi hiç ilgilendirmiyor. O halde vur abalıya! İnandırıcı mı bu? Değil… Aslında hükümeti suçlayanlar da işin sorumlusunun tamamen hükümet olmadığını biliyorlar. Her akşam Fox tv izlemem. Ama ne zaman izlesem konu aynı… Hayat pahalılığı, enflasyon, kötümserlik, negatif enerji yayma, felaket tellallığı… Orada haber sunan spikerlere acıyorum doğrusu. Senaryo mudur, nedir bilmiyorum ama, geçenlerde Selçuk Tepeli adlı sunucu elindeki bardağı masaya fırlatarak çekti gitti. Her akşam olumsuzluk…olumsuzluk…olumsuzluk…Valla adam kafayı yer! Neyse konuyu dağıtmayalım… Bu hafta pazardaydım. Denizli’de bir semt pazarıydı bu…Ne yalan söyleyeyim, giderken içimden şöyle geçiyordu: Nereden bakarsan bak, 200-250 TL yi gözden çıkarmalısın! Ya Allah Bismillah dedik ve başladık alışverişe… 1 kg. biber: 10 TL 1.5 Kg domates:4.5 TL 1.5 Kg salatalık: 10 TL Yarım kg. kayısı:5 TL 1 kg. kabak: 5 TL Bir kg taze fasulye: 10 TL 3 yufka ekmeği: 15 TL 3 adet yeşillik: 10 TL Bir parça beyaz peynir: 26 TL TOPLAM: 95.5 TL Yani 100 TL bile değil… Evet ülkede pahalılık var ve işimiz hiç de kolay değil. Bu pahalılıkta, dünyanın içinde bulunduğu koşulların elverişsizliğinden tutun da, uzun vadede ülkenin kalıcı olarak lehine sonuçlar doğurması amacıyla uygulanan ekonomi politikalara kadar bir çok şeyin rolü olabilir. Ama yukarıdaki rakamlara bakılırsa yapılan yaygaranın önemli bir kısmı da tiyatro be kardeşim! Mesela domatesin kilosu üç lira… Yahu ben domates üreticisiyim ve bunun üreticiye maliyetinin bile üç liranın çok üstünde olduğunu biliyorum. Emin olun şu anda iktidarda, muhalefet partilerinden biri olsaydı da yukardaki satırları yazmakta tereddüt göstermezdim. Çünkü doğruya doğru, eğriye eğri demek, adil olmanın ilk koşuludur. En pahalı ürünleri en pahalı semtlerdeki fiyatlarıyla vatandaşa gösterip de ekranlarda algı operasyonları yapanlar hiç de dürüst değiller. Ayrıca döviz kurlarında düşüş sağlamak için durmadan faiz yükseltmeyi tavsiye edip duranlara da şunu sormak lazım: Tek çareniz bu mudur? Eğer öyleyse bunu zaten beşikteki çocuk da biliyor.
Ekleme Tarihi: 18 Haziran 2022 - Cumartesi

BU HAFTA PAZARDAYDIM…

Motorin fiyatları canımızı yakıyor. Serada kullandığım kamyonet haftalardan beri evin önünde yatıyor. Benzin ve diğer petrol ürünleri de çok yüksek. Sadece petrol ürünleri mi? Hayır! Her şeyin fiyatı en az bir kat artmış durumda. Dar ve sabit gelirlinin geçinmesi artık bir yıl öncesine göre çok daha zor.

Savaş, pandemi koşulları, ham petrolde fiyat artışları, döviz kurlarındaki yükselmeler…Bu tablodan sorumlu en önemli faktörler.

Muhalefete göre sorumlu yüzde yüz hükümet. Çünkü yukarda sözünü ettiğimiz faktörler onları hiç mi hiç ilgilendirmiyor. O halde vur abalıya! İnandırıcı mı bu? Değil… Aslında hükümeti suçlayanlar da işin sorumlusunun tamamen hükümet olmadığını biliyorlar.

Her akşam Fox tv izlemem. Ama ne zaman izlesem konu aynı… Hayat pahalılığı, enflasyon, kötümserlik, negatif enerji yayma, felaket tellallığı…

Orada haber sunan spikerlere acıyorum doğrusu. Senaryo mudur, nedir bilmiyorum ama, geçenlerde Selçuk Tepeli adlı sunucu elindeki bardağı masaya fırlatarak çekti gitti. Her akşam olumsuzluk…olumsuzluk…olumsuzluk…Valla adam kafayı yer!

Neyse konuyu dağıtmayalım… Bu hafta pazardaydım. Denizli’de bir semt pazarıydı bu…Ne yalan söyleyeyim, giderken içimden şöyle geçiyordu: Nereden bakarsan bak, 200-250 TL yi gözden çıkarmalısın!

Ya Allah Bismillah dedik ve başladık alışverişe…

1 kg. biber: 10 TL

1.5 Kg domates:4.5 TL

1.5 Kg salatalık: 10 TL

Yarım kg. kayısı:5 TL

1 kg. kabak: 5 TL

Bir kg taze fasulye: 10 TL

3 yufka ekmeği: 15 TL

3 adet yeşillik: 10 TL

Bir parça beyaz peynir: 26 TL

TOPLAM: 95.5 TL

Yani 100 TL bile değil…

Evet ülkede pahalılık var ve işimiz hiç de kolay değil. Bu pahalılıkta, dünyanın içinde bulunduğu koşulların elverişsizliğinden tutun da, uzun vadede ülkenin kalıcı olarak lehine sonuçlar doğurması amacıyla uygulanan ekonomi politikalara kadar bir çok şeyin rolü olabilir.

Ama yukarıdaki rakamlara bakılırsa yapılan yaygaranın önemli bir kısmı da tiyatro be kardeşim! Mesela domatesin kilosu üç lira… Yahu ben domates üreticisiyim ve bunun üreticiye maliyetinin bile üç liranın çok üstünde olduğunu biliyorum.

Emin olun şu anda iktidarda, muhalefet partilerinden biri olsaydı da yukardaki satırları yazmakta tereddüt göstermezdim. Çünkü doğruya doğru, eğriye eğri demek, adil olmanın ilk koşuludur.

En pahalı ürünleri en pahalı semtlerdeki fiyatlarıyla vatandaşa gösterip de ekranlarda algı operasyonları yapanlar hiç de dürüst değiller.

Ayrıca döviz kurlarında düşüş sağlamak için durmadan faiz yükseltmeyi tavsiye edip duranlara da şunu sormak lazım:

Tek çareniz bu mudur?

Eğer öyleyse bunu zaten beşikteki çocuk da biliyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nnchaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.