Ramazan Canural
Köşe Yazarı
Ramazan Canural
 

SERACILIKTA PARA KAZANAMAYIŞIMIZIN ÖYKÜSÜ…

Para kazanmak önemli. Bir işi yapıyorsan ona emek veriyorsan, ter döküyorsan, karşılığını da az çok alacaksın. Öyle değil mi? Yoksa bizim ailede olduğu gibi her gün huzursuzluk, her gün kavga, sinir harbi seansları bitmez! “Serayı yaptın, başımıza belâ açtın!” “Ya ne yapsaydım, evde boş mu otursaydım?” “Sen seracılıktan anlar mıydın?” “Öğreniriz!” “Battıktan sonra mı?” “Korkma, batmayız!” “Görüyoruz, manzara ortada!” ………, …………??? ……….!! ………!! Biz şimdiye kadar batmadık ama para da kazanamadık! Bunda işin yabancısı oluşumuzun yanında muhakkak ki şans faktörünün de rolü vardır. Geçelim… Üretim diye yola çıktık. Hâlâ daha aynı şeyi söylüyoruz. Üretirsek ülke kazanır milletimiz kazanır, diyoruz. Ülkemize kazandırdık ama biz kazanamadık… Önce 2016 da 5 dönüm domates 5 dönüm silor salatalıkla işe başladık. İşin garibi ilk yılımız olmasına rağmen o yıl en yüksek kârı elde ettik. Ciro 280 bin, masraf 205 bin, kâr 75 bin TL. 2017 de kendimizi daha bilinçli ve bilgili sanmaktaydık! Gündemde yine domates ve silor salatalık vardı. Güya 2016 ya göre daha fazla kazanacaktık… Olmadı. Ciro 253 bin, masraf 200 bin, kâr: 53 bin. Geçen yıla göre 22 bin daha az kârdaydık. Yıl 2018 olduğunda epey yorulmuştuk. Hem Belediye Başkanlığı hem seracılık! E kolay değildi! Zaten hanım da bu işi kerhen yaptığından o yıl serayı kiraya verdik. 58 bin TL den sözleşme yaptık. Sezon sonu paramızı alacaktık. Aldık almasına da, o yıl seraya hırsız girmiş, 30 bin TL. lik malzememizi çalmıştı. Aküler, kablolar… Bize 30 bin TL ya kaldı ya kalmadı. İlgisizlikten o yıl seranın bakımsız kalması da cabasıydı. Nasip işte! 2018 yılında da seracılar bu işten rekor kazançlar elde ettiler. Bizimkisi kirada! 2019 a geldiğimizde… Artık daha çok boş zamanımız olacaktı. Öyle ya… Belediye işine nokta koyuyorduk. Herhalde serayla daha fazla ilgilenir dolayısıyla daha çok kazanırdık… Sezona yine büyük ümit, şevk ve heyecanla başladık. Baştan iyiydik! 20 Temmuzdan sonra şans birden döndü. Tuta belası, pas akar, kırmızı örümcek hastalığı, sebze piyasasındaki kötü gidişat…derken sezon sonu birde baktık, Ciro 215 bin, masraf 192. 500 TL. Paranın 22.500 TL sini dolandırıcıya kaptırdık; hasılı o yıl sadece 500 TL kazanmıştık(Yazıyla BEŞ YÜZ!) Bu böyle olmayacaktı! Sebze işinden pey der pey vazgeçmeli, kademeli olarak esas hedefimiz olan kesme gül işine girmeliydik! 2020 de öyle yaptık…4.5 dönüm patlıcan 3 dönüm domates, 2.5 dönüm gül yaptık. O yıl da seramızda hastalıklar kol gezdi, hava sıcaklıkları, iklim değişiklikleri, piyasanın kısırlığı vs. derken domates ve patlıcan tarafından hatırı sayılır bir zararla karşı karşıyaydık; ama gül tarafındaki nispî iyilik bizi eksiye düşmekten kurtarmıştı. Bilanço, Ciro: 178 bin TL Masraf:172 bin TL Kâr: 6 bin TL Ama alacağımızın 5 bin TL sini henüz alamadığımız için 2020 kârımız halen 1000 TL olarak görülmekteydi…Buna da şükürdü. Geçen yılın iki katı para kazanmıştık.(Hatırlayın geçen yıl kazanç 500 TL idi. Şaka gibi yahu!) 2021 de ise tamamen kesme çiçeğe geçtik. Sezon henüz bitmedi ama şimdiden masraf ve kazanç başa baş olacak gibi görünüyor. Hanemizde azıcık bir kâr da görülebilir. Tabii pandeminin çiçek piyasasına olumsuz etkisi olmuş mudur; bu konuda rivayet muhtelif! Ama bir şeyin farkındasınızdır sanırım. Her yıl ciro ve masraf rakamları giderek küçülmekte…Batmamışız ama su çenemizde! Kafamız her an suya gömülebilir. Zaten üç yıldan beri hanımla beraber kıyasıya çalıştığımızı da göz önüne alırsanız…(Bunu masrafa yazmadık.) Esasında biz zarardayız! Ama… Sezar ne demiş? “Yenile yenile yenmesini öğreneceğim!” O halde… Yılmak yok yola devam!
Ekleme Tarihi: 09 Ekim 2021 - Cumartesi

SERACILIKTA PARA KAZANAMAYIŞIMIZIN ÖYKÜSÜ…

Para kazanmak önemli. Bir işi yapıyorsan ona emek veriyorsan, ter döküyorsan, karşılığını da az çok alacaksın. Öyle değil mi? Yoksa bizim ailede olduğu gibi her gün huzursuzluk, her gün kavga, sinir harbi seansları bitmez!

“Serayı yaptın, başımıza belâ açtın!”

“Ya ne yapsaydım, evde boş mu otursaydım?”

“Sen seracılıktan anlar mıydın?”

“Öğreniriz!”

“Battıktan sonra mı?”

“Korkma, batmayız!”

“Görüyoruz, manzara ortada!”

………, …………???

……….!! ………!!

Biz şimdiye kadar batmadık ama para da kazanamadık! Bunda işin yabancısı oluşumuzun yanında muhakkak ki şans faktörünün de rolü vardır.

Geçelim…

Üretim diye yola çıktık. Hâlâ daha aynı şeyi söylüyoruz. Üretirsek ülke kazanır milletimiz kazanır, diyoruz.

Ülkemize kazandırdık ama biz kazanamadık…

Önce 2016 da 5 dönüm domates 5 dönüm silor salatalıkla işe başladık. İşin garibi ilk yılımız olmasına rağmen o yıl en yüksek kârı elde ettik. Ciro 280 bin, masraf 205 bin, kâr 75 bin TL.

2017 de kendimizi daha bilinçli ve bilgili sanmaktaydık! Gündemde yine domates ve silor salatalık vardı. Güya 2016 ya göre daha fazla kazanacaktık… Olmadı. Ciro 253 bin, masraf 200 bin, kâr: 53 bin. Geçen yıla göre 22 bin daha az kârdaydık.

Yıl 2018 olduğunda epey yorulmuştuk. Hem Belediye Başkanlığı hem seracılık! E kolay değildi! Zaten hanım da bu işi kerhen yaptığından o yıl serayı kiraya verdik. 58 bin TL den sözleşme yaptık. Sezon sonu paramızı alacaktık. Aldık almasına da, o yıl seraya hırsız girmiş, 30 bin TL. lik malzememizi çalmıştı. Aküler, kablolar… Bize 30 bin TL ya kaldı ya kalmadı. İlgisizlikten o yıl seranın bakımsız kalması da cabasıydı.

Nasip işte! 2018 yılında da seracılar bu işten rekor kazançlar elde ettiler. Bizimkisi kirada!

2019 a geldiğimizde… Artık daha çok boş zamanımız olacaktı. Öyle ya… Belediye işine nokta koyuyorduk. Herhalde serayla daha fazla ilgilenir dolayısıyla daha çok kazanırdık…

Sezona yine büyük ümit, şevk ve heyecanla başladık. Baştan iyiydik! 20 Temmuzdan sonra şans birden döndü. Tuta belası, pas akar, kırmızı örümcek hastalığı, sebze piyasasındaki kötü gidişat…derken sezon sonu birde baktık,

Ciro 215 bin, masraf 192. 500 TL. Paranın 22.500 TL sini dolandırıcıya kaptırdık; hasılı o yıl sadece 500 TL kazanmıştık(Yazıyla BEŞ YÜZ!)

Bu böyle olmayacaktı! Sebze işinden pey der pey vazgeçmeli, kademeli olarak esas hedefimiz olan kesme gül işine girmeliydik!

2020 de öyle yaptık…4.5 dönüm patlıcan 3 dönüm domates, 2.5 dönüm gül yaptık. O yıl da seramızda hastalıklar kol gezdi, hava sıcaklıkları, iklim değişiklikleri, piyasanın kısırlığı vs. derken domates ve patlıcan tarafından hatırı sayılır bir zararla karşı karşıyaydık; ama gül tarafındaki nispî iyilik bizi eksiye düşmekten kurtarmıştı. Bilanço,

Ciro: 178 bin TL

Masraf:172 bin TL

Kâr: 6 bin TL

Ama alacağımızın 5 bin TL sini henüz alamadığımız için 2020 kârımız halen 1000 TL olarak görülmekteydi…Buna da şükürdü. Geçen yılın iki katı para kazanmıştık.(Hatırlayın geçen yıl kazanç 500 TL idi. Şaka gibi yahu!)

2021 de ise tamamen kesme çiçeğe geçtik. Sezon henüz bitmedi ama şimdiden masraf ve kazanç başa baş olacak gibi görünüyor. Hanemizde azıcık bir kâr da görülebilir. Tabii pandeminin çiçek piyasasına olumsuz etkisi olmuş mudur; bu konuda rivayet muhtelif!

Ama bir şeyin farkındasınızdır sanırım. Her yıl ciro ve masraf rakamları giderek küçülmekte…Batmamışız ama su çenemizde! Kafamız her an suya gömülebilir. Zaten üç yıldan beri hanımla beraber kıyasıya çalıştığımızı da göz önüne alırsanız…(Bunu masrafa yazmadık.)

Esasında biz zarardayız!

Ama…

Sezar ne demiş?

“Yenile yenile yenmesini öğreneceğim!”

O halde…

Yılmak yok yola devam!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nnchaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.