Taceddin Akbaş
Köşe Yazarı
Taceddin Akbaş
 

ÇIKARIN AĞZINIZDAKİ BAKLAYI BEYLER!

Türkiye iki gürdür iki politikacının yurt içindeki ve dışındaki insanları, yabancı, hattâ yerli yatırımcıları, turistleri ve turizmcileri dehşete düşüren, ürküten, korkutan, paniğe sevk eden “Türkiye de siyâsî cinâyetler olabilir-işlenebilir…” şeklindeki açıklamalarını konuşuyor ve tartışıyor! Konuşuyor-tartışıyor çünkü o sözlerin sahipleri sıradan kişi ya da zevzek veya boşboğaz insanlar değil; biri Anamuhalefet Partisinin Genel Başkanı ve aynı zamanda Millet İttifâkının ‘muhtemel’ Cumhurbaşkanı adayı; Diğeri ise Millet İttifâkının önemli isimlerinden biri ve yaşı 67’sine merdiven dayamış, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı yapmış, MHP Genel Başkanlığına aday olmuş ama kazanamamış ve İyi Parti’den Ankara Milletvekili olarak Parlamentoya girmiş olan bir politikacı! O nedenle ben kendimi ‘Duyum ne demek? Çürümeden, hattâ ıslanmadan çıkarın ağzınızdaki baklayı beyler!’ demekten alamadım! KAYNAKLARINIZ SAĞLAM, DUYUMLARINIZ DOĞRU İSE, GEREĞİNİ YAPMANIZ, YETKİLİ MERCİLERE İLETMENİZ GEREKMEZ MİYDİ? Kemal Kılıçdaroğlu ve Koray Aydın Beylere ben ‘duyumlarınızı ulusal ya da uluslar arası istihbarat örgütlerine mi, Türk polis ya da jandarma istihbarat birimlerine mi dayandırıyorsunuz? Yoksa kulaktan dolma, yakıştırma, takıp takıştırma, katıp karıştırma veya paranoya yapma ya da mahalle bakkallarına, köy kasaba veya şehir kahvehanelerinde yapılan dedikodulara, söylentilere, falcı veya medyumlara mı dayandırıyorsunuz? Daha da beteri halüsinasyon falan mı görüyorsunuz? Yani ‘siyasi suikast yapılabilir’ şeklindeki duyumlarınızı söylentilere, ya da dedikodulara mı dayandırıyorsunuz, yoksa ciddi haber kaynaklarınıza mı?’ diye sormak istiyorum: Kaynaklarınız sağlam, duyumlarınız doğru veya gerçek ise, bunun gereğini yapmanız, yani (ciddî) duyumlarınızı yetkili kurum veya adlî mercilere iletmeniz gerekmez miydi?.. BU DA BİR ÇEŞİT ‘DUYUM PANDEMİSİ VEYA PARANOYASI’ OLSA GEREKTİR(!) Sözün özü, ben şahsen ‘duyumlarınızı dedikodulara, asılsız astarsız söylentilere dayandırıyorsanız, bunu açıklamak ya da paylaşmak sizin gibi siyasetçilere ve devlet yönetmeye talip olan kişilere yakışmaz! Yok duyumlarınızı ciddi kaynaklara veya bir şekilde irtibâtınız olan ulusal ya da uluslar arası istihbarat örgütlerine veya istihbaratçı dostlarınıza dayandırıyor da bunu ilgili ve yetkili mercilere iletmiyor, onlarla paylaşmıyorsanız, bu durumda da ‘hem maddî mânevî suç işliyorsunuz, hem de büyük vebal altında kalıyorsunuz’ diye düşünüyorum! Ayrıca ‘bu vahim iddiayı Ülkemizin gündemine getirerek ve kamuoyuyla paylaşarak 83 milyon insanı töhmet altında bıraktığınıza, tamamının tüylerini ürperttiğinize, Ülkemize gelecek ve gelmiş olan yabancı yatırımcıları ve turistleri de korkuttuğunuza inanıyorum!’ Yani ‘Ülkemiz de bir çeşit ‘duyum pandemisi-paranoyası’ oluşturuyorsunuz’ diyorum!   BUNUN ANLAMI, ALLAH (c.c) KORUSUN! SİYÂSÎ BİR SUİKAST OLSA, ‘BİZ DEMİŞTİK’ DİYECEKLER..! OLMAZ İSE Kİ, İNŞAALLAH OLMAZ. O ZAMAN DA BUNU SUİKASITÇI KİŞİ YA DA KİŞİLERİN.. BECEREKSİZLİĞİNE VEYA BENZER ŞEYLERE BAĞLAYACAKLAR Kısacası ve açıkçası duyum iddiasında bulunan kişiler bu duyumlarını yukarıda sayıp döktüğüm kişilere değil de, gerçek ve ciddi kişi ve kuruluşlara dayandırıyorlarsa eğer, bunu bir dakika bile geciktirmeden yetkili mercîlere ihbar etmeliler, değilse eğer muhataplarından da, milletimizden de özür dilemeliler! Yoksa kendilerine olan güveni bir yana, güzel ülkemize ve büyük devletimize, asil ve necip milletimize olan güveni sarsarlar ve sarsmaya başladılar bile… BUNU BİLİYORSANIZ DA, BİLMİYORSANIZ DA, DERHAL GEREĞİNİ YAPIN! DEĞİLSE “FELÂKET TELLALLIĞI” VEYA ‘HAYÂLET AVCILIĞI’’ YA DA GÖLGE BOKSÖRLÜĞÜ” YAPMAYIN BEYLER(!!) Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; bu iddiaların sahipleri duyumlarını yetkili makam veya mercilere iletmişler, onlar da gereğini yapmamışlarsa eğer, o zaman bunu kamuoyuyla paylaşmakta yerden göğe kadar haklı olurlar… Ama sırf siyâsî rakiplerini yıpratmak için her yolu mübâh gören politikacılar gibi yapmışlarsa.., o zaman ben de eski bir gazeteci ve ülkesinin, devletinin ve milletinin kılına bile zarar gelmesini istemeyen bir vatandaş olarak ‘politikacılar kendilerine biraz çeki düzen verseler, dillerini tutsalar; meselâ, konuşurken kılı kırk kere yarsalar ve biliyorlarsa da, bilmiyorlarsa da gereğini yapsalar iyi olur!..’ diyor, herkese ‘lütfen dikkâtli’ saygılar sunuyorum. HAKKINDA KESİN BİLGİN OLMAYAN BİR ŞEYİN ARDINA DÜŞME! ÇÜNKÜ KULAK, GÖZ VE GÖNÜL, BUNLARIN HEPSİ YAPTIĞINDAN SORUMLUDUR Kâf Sûresi, âyet 18 KİŞİNİN HER DUYDUĞUNU SÖYLEMESİ O KİŞİYE ‘YALAN OLARAK’ YETER Hadis-i Şerif BİLİYORSAN KONUŞ; İBRET ALSINLAR, BİLMİYORSAN SUS; ADAM SANSINLAR! Atasözü
Ekleme Tarihi: 13 Ekim 2021 - Çarşamba

ÇIKARIN AĞZINIZDAKİ BAKLAYI BEYLER!

Türkiye iki gürdür iki politikacının yurt içindeki ve dışındaki insanları, yabancı, hattâ yerli yatırımcıları, turistleri ve turizmcileri dehşete düşüren, ürküten, korkutan, paniğe sevk eden “Türkiye de siyâsî cinâyetler olabilir-işlenebilir…” şeklindeki açıklamalarını konuşuyor ve tartışıyor! Konuşuyor-tartışıyor çünkü o sözlerin sahipleri sıradan kişi ya da zevzek veya boşboğaz insanlar değil; biri Anamuhalefet Partisinin Genel Başkanı ve aynı zamanda Millet İttifâkının ‘muhtemel’ Cumhurbaşkanı adayı; Diğeri ise Millet İttifâkının önemli isimlerinden biri ve yaşı 67’sine merdiven dayamış, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı yapmış, MHP Genel Başkanlığına aday olmuş ama kazanamamış ve İyi Parti’den Ankara Milletvekili olarak Parlamentoya girmiş olan bir politikacı! O nedenle ben kendimi ‘Duyum ne demek? Çürümeden, hattâ ıslanmadan çıkarın ağzınızdaki baklayı beyler!’ demekten alamadım!

KAYNAKLARINIZ SAĞLAM, DUYUMLARINIZ

DOĞRU İSE, GEREĞİNİ YAPMANIZ, YETKİLİ

MERCİLERE İLETMENİZ GEREKMEZ MİYDİ?

Kemal Kılıçdaroğlu ve Koray Aydın Beylere ben ‘duyumlarınızı ulusal ya da uluslar arası istihbarat örgütlerine mi, Türk polis ya da jandarma istihbarat birimlerine mi dayandırıyorsunuz? Yoksa kulaktan dolma, yakıştırma, takıp takıştırma, katıp karıştırma veya paranoya yapma ya da mahalle bakkallarına, köy kasaba veya şehir kahvehanelerinde yapılan dedikodulara, söylentilere, falcı veya medyumlara mı dayandırıyorsunuz? Daha da beteri halüsinasyon falan mı görüyorsunuz? Yani ‘siyasi suikast yapılabilir’ şeklindeki duyumlarınızı söylentilere, ya da dedikodulara mı dayandırıyorsunuz, yoksa ciddi haber kaynaklarınıza mı?’ diye sormak istiyorum:

Kaynaklarınız sağlam, duyumlarınız doğru veya gerçek ise, bunun gereğini yapmanız, yani (ciddî) duyumlarınızı yetkili kurum veya adlî mercilere iletmeniz gerekmez miydi?..

BU DA BİR ÇEŞİT ‘DUYUM PANDEMİSİ

VEYA PARANOYASI’ OLSA GEREKTİR(!)

Sözün özü, ben şahsen ‘duyumlarınızı dedikodulara, asılsız astarsız söylentilere dayandırıyorsanız, bunu açıklamak ya da paylaşmak sizin gibi siyasetçilere ve devlet yönetmeye talip olan kişilere yakışmaz! Yok duyumlarınızı ciddi kaynaklara veya bir şekilde irtibâtınız olan ulusal ya da uluslar arası istihbarat örgütlerine veya istihbaratçı dostlarınıza dayandırıyor da bunu ilgili ve yetkili mercilere iletmiyor, onlarla paylaşmıyorsanız, bu durumda da ‘hem maddî mânevî suç işliyorsunuz, hem de büyük vebal altında kalıyorsunuz’ diye düşünüyorum! Ayrıca ‘bu vahim iddiayı Ülkemizin gündemine getirerek ve kamuoyuyla paylaşarak 83 milyon insanı töhmet altında bıraktığınıza, tamamının tüylerini ürperttiğinize, Ülkemize gelecek ve gelmiş olan yabancı yatırımcıları ve turistleri de korkuttuğunuza inanıyorum!’ Yani ‘Ülkemiz de bir çeşit ‘duyum pandemisi-paranoyası’ oluşturuyorsunuz’ diyorum!

 

BUNUN ANLAMI, ALLAH (c.c) KORUSUN!

SİYÂSÎ BİR SUİKAST OLSA, ‘BİZ DEMİŞTİK’

DİYECEKLER..! OLMAZ İSE Kİ, İNŞAALLAH

OLMAZ. O ZAMAN DA BUNU SUİKASITÇI

KİŞİ YA DA KİŞİLERİN.. BECEREKSİZLİĞİNE

VEYA BENZER ŞEYLERE BAĞLAYACAKLAR

Kısacası ve açıkçası duyum iddiasında bulunan kişiler bu duyumlarını yukarıda sayıp döktüğüm kişilere değil de, gerçek ve ciddi kişi ve kuruluşlara dayandırıyorlarsa eğer, bunu bir dakika bile geciktirmeden yetkili mercîlere ihbar etmeliler, değilse eğer muhataplarından da, milletimizden de özür dilemeliler! Yoksa kendilerine olan güveni bir yana, güzel ülkemize ve büyük devletimize, asil ve necip milletimize olan güveni sarsarlar ve sarsmaya başladılar bile…

BUNU BİLİYORSANIZ DA, BİLMİYORSANIZ DA,

DERHAL GEREĞİNİ YAPIN! DEĞİLSE “FELÂKET

TELLALLIĞI” VEYA ‘HAYÂLET AVCILIĞI’’ YA DA

GÖLGE BOKSÖRLÜĞÜ” YAPMAYIN BEYLER(!!)

Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; bu iddiaların sahipleri duyumlarını yetkili makam veya mercilere iletmişler, onlar da gereğini yapmamışlarsa eğer, o zaman bunu kamuoyuyla paylaşmakta yerden göğe kadar haklı olurlar… Ama sırf siyâsî rakiplerini yıpratmak için her yolu mübâh gören politikacılar gibi yapmışlarsa.., o zaman ben de eski bir gazeteci ve ülkesinin, devletinin ve milletinin kılına bile zarar gelmesini istemeyen bir vatandaş olarak ‘politikacılar kendilerine biraz çeki düzen verseler, dillerini tutsalar; meselâ, konuşurken kılı kırk kere yarsalar ve biliyorlarsa da, bilmiyorlarsa da gereğini yapsalar iyi olur!..’ diyor, herkese ‘lütfen dikkâtli’ saygılar sunuyorum.

HAKKINDA KESİN BİLGİN OLMAYAN BİR ŞEYİN ARDINA DÜŞME! ÇÜNKÜ KULAK, GÖZ VE GÖNÜL, BUNLARIN HEPSİ YAPTIĞINDAN SORUMLUDUR

Kâf Sûresi, âyet 18

KİŞİNİN HER DUYDUĞUNU SÖYLEMESİ O KİŞİYE ‘YALAN OLARAK’ YETER

Hadis-i Şerif

BİLİYORSAN KONUŞ; İBRET ALSINLAR,

BİLMİYORSAN SUS; ADAM SANSINLAR!

Atasözü

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nnchaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.