Taceddin Akbaş
Köşe Yazarı
Taceddin Akbaş
 

KALPLERİ ÎMAN, KAFALARI KÜFÜR KOKAN İNSANLAR!!

Genelde her zaman, özelde de son zamanlarda güzel Dînimiz İslam içeriden ve dışarıdan kuşatma altına alındığı gibi; gençliğin bir kısmı satanizmin, bir kısmı paganizmin, bir kısmı deizmin, bir kısmı da ahlâksızlığın kuşatması altında ve ister orta olsun ister çok, bazı yaşlıların kalpleri iman, kafaları ise küfür kokar hâle geldi-getirildi maalesef! Ve ehli küfür atlı karınca gibi çalışırken, ehli îman tevessülsüz tevekkül yapar hâle geldi! Oysa ashab-ı kiram’dan yatağında ölen kişi sayısı ‘yok’ denecek kadar az idi. Ve Peygamber Efendimizi dünya gözüyle gören, sofrasında oturan ve vaazı nasihatlerini can kulağı ile dinleyen Müslümanlar; Efendimizin dizinin dibinde oturmak varken, dünyanın çeşitli noktalarına dağılmış ve bir kişiyi bile imana getirmenin.. gayreti içine girmişlerdi! Atalarımızın at üstünden inmedikleri ve cihattan cihada koştukları ise herkesin mâlûmu! Her neyse, sözü günümüze getirmek ve kalpleri îman olsa da kafaları karmakarışık olan, hattâ küfür kokan günümüz insanına getirmek ve bunu da Hz. Ali (r.a)’ye yöneltilen bir soru ve Hazret’in verdiği mükemmel cevapla başlamak istiyorum: Şöyle ki; Komşularından birisi bir gün Hz. Ali (r.a) Efendimize gelerek, “Ya Ali! Sen hep ibâdet ve taatle meşgul oluyor, ahret için çalışıp çabalıyorsun. Yani sen yatırımın büyük bir bölümünü ‘öbür dünya’ ‘ahiret’ dediğin dünyaya yapıyorsun! Ya senin inandığın ya da dediğin gibi bir ‘öte dünya’ veya ‘âhiret hayatı’ yoksa bütün emeklerin, çalışıp çabalamaların boşa gidecek!” şeklinde bir soru yöneltir. O büyük 4 halifeden biri ve 4’üncüsü olduğu gibi, Hz. Peygamber (sav)’inde sevili damadı olan Hz. Ali Efendimiz de âhiret veya öbür dünya hayatına şek ve şüphesiz inanmasına rağmen, “Senin bahsettin gibi bir dünya yoksa ben bir şey kaybetmem! Amma velâkin, varsa eğer o zaman sen çok şey, hattâ her şeyini kaybedersin!” diyor, dolayısıyla da komşusunun kalbine iman kuşkusu sokuyor! TEBLİĞ DE EFENDİMİZİN YOLUNDAN GİTMEK BİZLERİ HEDEFE ULAŞTIRIR! Bilindiği gibi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) tebliğe ateistlerden değil, putperestlerden, yani herhangi bir kutsal varlığa ya da yaratıcıya-tanrıya inanma ihtiyacı duyan kişilerden başlamış, sırasıyla hemen herkesi imana, inanca ve İslâm’a dâvet etmiş ve başarılı da olmuştur… Genelde hocalarımız, özelde de Müslümanlar tanrıtanımazları şüpheye, şüphede olanları inanca-îmâna, inançlı-imanlı olan kişileri de takvaya davet veya teşvik etmeliler ve ediyorlardır da! Ancak, küfür tek millet hâlinde, Müslümanlar da paramparça oldukları ve rahatlarına düştükleri veya keyiflerine baktıkları için olsa gerek küfürle ‘yeterince’ mücadele edemedikleri gibi, azınlıkta olan Müslümanların nüfus ve nüfuzlarının artmasına, sây ve sayılarının çoğalmasına katkıda bulunamıyorlar! Gerisi neyse ne amma, birinci paragrafımda da belirttiğim gibi Müslümanlar deizmin, satanizmin, paganizm ve İslâm dışı izmlerin, ayrıca ahlâksız dizi ve televizyon filmlerinin, kafa karıştırıcı ‘güyâ’ dini yapımların veya programların, basın yayın organlarının, sosyal medya cellâtlarının ve daha birçok akımın girdabında boğulup gidiyorlar: BİR ELDE KADEH, BİR ELDE KUR’AN; BİR HELÂLDİR İŞİMİZ, BİR HARAM. ŞU YARIM YAMALAK DÜNYA DA, NE TAM KÂFİRİZ, NE DE MÜSLÜMAN.! Günümüzde tıpkı Ömer Hayyam’ın modeline uyun bir Müslüman türü oluştu ya da oluşmaya başladı maalesef. Çünkü bu gün “Bende Müslüman’ım…’’ diyen birçok insan “Ben hacca gidip veya umre yapıp Araplara para yedirmem... Namaz kılmasam, oruç tutmasam da benim kalbim temiz..! Bu devirde faiz harım mı olur muş! Ben alkol alıyorum ama hem kendi paramla alıyorum, hem de az alıyor ve kimseye zarar vermiyorum…” gibi belki maksadını aşan argümanlara sarılarak veya cümleler kurarak inancını-îmânını tehlikeye atıyor maalesef…Çünkü helâle ‘haram’ demek de, harama ‘helâl’ demek de insanı dinden îmandan çıkarır! Uzun lâfın kısası, meselenin hûlâsası; hayat şartları bir yandan, şeytanın askerleri bir yandan Müslümanların kalplerini etkileyemese bile ki, birçok kişiyi etkiliyor, kafalarını karıştırıyor, duru beyinlerini allak bullak ediyor! Dolayısıyla da Müslümanları bir o yana bir bu yana savuruyor. O nedenle ben bu konu da ‘hocalarımıza büyük iş düşüyor…’ diyor, herkese ‘sağlam akîdeli ve gayretli’ sayılar sunuyorum. DİN NASİHATTİR veya DİN NASİHATLE KAİMDİR! Hz. Muhammed (sav) SENİ İBÂDET YAPMAYA LÂYIK GÖRMESİ, ALLAH’ın (c.c) ARMAĞANI OLARAK SANA YETER! Hz. Ebûbekir (r.a) İNSANLARIN EN CÂHİLİ, ÂHİRETİNİ BAŞKASININ DÜNYASI İÇİN SATANDIR… Hz. Ömer (r.a) ŞÂYET KALPLERİNİZ GERÇEKTEN TEMİZ OLSAYDI, KUR’AN OKUMAYA DOYAMAZDINIZ! Hz. Osman (r.a) BANA BİR HARF ÖĞRETENİN 40 YIL KÖLESİ OLURUM! Hz. Ali (r.a) NAMAZ KILAN YAŞLIYI SEVERİM AMA NAMAZ KILAN GENCE AŞIĞIM! Anonim   KUL, GÖZLERİ GÖRDÜĞÜ HALDE ALLAH’ın (c.c) KENDİSİNİ ÂMÂ OLARAK YARATMASINDAN KORKSUN! Hz. Osman (r.a) GÖREN GİZE KARANLIK PERDE OLMAZ! ÖRMEK İSTEMEYEN GÖZE IŞIK NE YAPSIN? Hz. Ali (r.a)
Ekleme Tarihi: 23 Haziran 2022 - Perşembe

KALPLERİ ÎMAN, KAFALARI KÜFÜR KOKAN İNSANLAR!!

Genelde her zaman, özelde de son zamanlarda güzel Dînimiz İslam içeriden ve dışarıdan kuşatma altına alındığı gibi; gençliğin bir kısmı satanizmin, bir kısmı paganizmin, bir kısmı deizmin, bir kısmı da ahlâksızlığın kuşatması altında ve ister orta olsun ister çok, bazı yaşlıların kalpleri iman, kafaları ise küfür kokar hâle geldi-getirildi maalesef! Ve ehli küfür atlı karınca gibi çalışırken, ehli îman tevessülsüz tevekkül yapar hâle geldi! Oysa ashab-ı kiram’dan yatağında ölen kişi sayısı ‘yok’ denecek kadar az idi. Ve Peygamber Efendimizi dünya gözüyle gören, sofrasında oturan ve vaazı nasihatlerini can kulağı ile dinleyen Müslümanlar; Efendimizin dizinin dibinde oturmak varken, dünyanın çeşitli noktalarına dağılmış ve bir kişiyi bile imana getirmenin.. gayreti içine girmişlerdi!

Atalarımızın at üstünden inmedikleri ve cihattan cihada koştukları ise herkesin mâlûmu!

Her neyse, sözü günümüze getirmek ve kalpleri îman olsa da kafaları karmakarışık olan, hattâ küfür kokan günümüz insanına getirmek ve bunu da Hz. Ali (r.a)’ye yöneltilen bir soru ve Hazret’in verdiği mükemmel cevapla başlamak istiyorum:

Şöyle ki; Komşularından birisi bir gün Hz. Ali (r.a) Efendimize gelerek, “Ya Ali! Sen hep ibâdet ve taatle meşgul oluyor, ahret için çalışıp çabalıyorsun. Yani sen yatırımın büyük bir bölümünü ‘öbür dünya’ ‘ahiret’ dediğin dünyaya yapıyorsun! Ya senin inandığın ya da dediğin gibi bir ‘öte dünya’ veya ‘âhiret hayatı’ yoksa bütün emeklerin, çalışıp çabalamaların boşa gidecek!” şeklinde bir soru yöneltir. O büyük 4 halifeden biri ve 4’üncüsü olduğu gibi, Hz. Peygamber (sav)’inde sevili damadı olan Hz. Ali Efendimiz de âhiret veya öbür dünya hayatına şek ve şüphesiz inanmasına rağmen, “Senin bahsettin gibi bir dünya yoksa ben bir şey kaybetmem! Amma velâkin, varsa eğer o zaman sen çok şey, hattâ her şeyini kaybedersin!” diyor, dolayısıyla da komşusunun kalbine iman kuşkusu sokuyor!

TEBLİĞ DE EFENDİMİZİN YOLUNDAN

GİTMEK BİZLERİ HEDEFE ULAŞTIRIR!

Bilindiği gibi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) tebliğe ateistlerden değil, putperestlerden, yani herhangi bir kutsal varlığa ya da yaratıcıya-tanrıya inanma ihtiyacı duyan kişilerden başlamış, sırasıyla hemen herkesi imana, inanca ve İslâm’a dâvet etmiş ve başarılı da olmuştur…

Genelde hocalarımız, özelde de Müslümanlar tanrıtanımazları şüpheye, şüphede olanları inanca-îmâna, inançlı-imanlı olan kişileri de takvaya davet veya teşvik etmeliler ve ediyorlardır da! Ancak, küfür tek millet hâlinde, Müslümanlar da paramparça oldukları ve rahatlarına düştükleri veya keyiflerine baktıkları için olsa gerek küfürle ‘yeterince’ mücadele edemedikleri gibi, azınlıkta olan Müslümanların nüfus ve nüfuzlarının artmasına, sây ve sayılarının çoğalmasına katkıda bulunamıyorlar! Gerisi neyse ne amma, birinci paragrafımda da belirttiğim gibi Müslümanlar deizmin, satanizmin, paganizm ve İslâm dışı izmlerin, ayrıca ahlâksız dizi ve televizyon filmlerinin, kafa karıştırıcı ‘güyâ’ dini yapımların veya

programların, basın yayın organlarının, sosyal medya cellâtlarının ve daha birçok akımın girdabında boğulup gidiyorlar:

BİR ELDE KADEH, BİR ELDE KUR’AN;

BİR HELÂLDİR İŞİMİZ, BİR HARAM.

ŞU YARIM YAMALAK DÜNYA DA,

NE TAM KÂFİRİZ, NE DE MÜSLÜMAN.!

Günümüzde tıpkı Ömer Hayyam’ın modeline uyun bir Müslüman türü oluştu ya da oluşmaya başladı maalesef. Çünkü bu gün “Bende Müslüman’ım…’’ diyen birçok insan “Ben hacca gidip veya umre yapıp Araplara para yedirmem... Namaz kılmasam, oruç tutmasam da benim kalbim temiz..! Bu devirde faiz harım mı olur muş! Ben alkol alıyorum ama hem kendi paramla alıyorum, hem de az alıyor ve kimseye zarar vermiyorum…” gibi belki maksadını aşan argümanlara sarılarak veya cümleler kurarak inancını-îmânını tehlikeye atıyor maalesef…Çünkü helâle ‘haram’ demek de, harama ‘helâl’ demek de insanı dinden îmandan çıkarır!

Uzun lâfın kısası, meselenin hûlâsası; hayat şartları bir yandan, şeytanın askerleri bir yandan Müslümanların kalplerini etkileyemese bile ki, birçok kişiyi etkiliyor, kafalarını karıştırıyor, duru beyinlerini allak bullak ediyor! Dolayısıyla da Müslümanları bir o yana bir bu yana savuruyor. O nedenle ben bu konu da ‘hocalarımıza büyük iş düşüyor…’ diyor, herkese ‘sağlam akîdeli ve gayretli’ sayılar sunuyorum.

DİN NASİHATTİR veya DİN NASİHATLE KAİMDİR!

Hz. Muhammed (sav)

SENİ İBÂDET YAPMAYA LÂYIK GÖRMESİ,

ALLAH’ın (c.c) ARMAĞANI OLARAK SANA YETER!

Hz. Ebûbekir (r.a)

İNSANLARIN EN CÂHİLİ, ÂHİRETİNİ BAŞKASININ

DÜNYASI İÇİN SATANDIR… Hz. Ömer (r.a)

ŞÂYET KALPLERİNİZ GERÇEKTEN TEMİZ OLSAYDI,

KUR’AN OKUMAYA DOYAMAZDINIZ! Hz. Osman (r.a)

BANA BİR HARF ÖĞRETENİN 40 YIL KÖLESİ OLURUM!

Hz. Ali (r.a)

NAMAZ KILAN YAŞLIYI SEVERİM AMA

NAMAZ KILAN GENCE AŞIĞIM! Anonim

 

KUL, GÖZLERİ GÖRDÜĞÜ HALDE ALLAH’ın (c.c)

KENDİSİNİ ÂMÂ OLARAK YARATMASINDAN KORKSUN!

Hz. Osman (r.a)

GÖREN GİZE KARANLIK PERDE OLMAZ!

ÖRMEK İSTEMEYEN GÖZE IŞIK NE YAPSIN?

Hz. Ali (r.a)

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nnchaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.