Ankara’da Susuzluk Kader mi, Yönetim Sorunu mu?

Ankara’daki su krizi gökten inmiyor; yerden yükseliyor. DSİ verilerine göre kayıp–kaçak oranı yüzde 37 seviyesinde. Yönetmelik hedefi yüzde 25. Avrupa ortalaması da yüzde 25 civarında. Hollanda ve Almanya’da bu oran tek haneli devamı haberimizde

Ankara’daki su krizi gökten inmiyor; yerden yükseliyor. DSİ verilerine göre kayıp–kaçak oranı yüzde 37 seviyesinde. Yönetmelik hedefi yüzde 25. Avrupa ortalaması da yüzde 25 civarında. Hollanda ve Almanya’da bu oran tek haneli. Basit bir hesapla başlarsak: Ankara kayıp–kaçak oranını yüzde 37’den yüzde 25’e düşürebilse, 53 günlük içme suyu kazanacak. Ne yağmur gerek ne baraj ne de yeni iletim hattı. Bu tek veri bile suyun barajda değil, şebekede kaybolduğunu gösteriyor.

Ankara’da Kişi Başı Tüketim Avrupa’nın Çok Üzerinde
Avrupa ile fark sadece boruda değil; muslukta da açılıyor. Avrupa’da kişi başı günlük su tüketimi yaklaşık 150 litre, Hollanda’da 129 litre. Ankara’da bu rakam 240 litre. Ankara’daki bir birey bir Avrupalı bireyden her gün ortalama 90–100 litre daha fazla su kullanıyor.
Bu farkın adı iklim değil; alışkanlık. Ve en önemlisi: bu fark bireyin elinde. Su krizi bireysel ölçekte azaltılabilir bir krizdir.

“Avrupa Seviyesine İnsek Ne Olur?” Sorusu Cevabını Veriyor
Kayıp–kaçak Avrupa ortalamasına inse 53 gün, İstanbul seviyesine inse 75–80 gün, Bursa seviyesine inse 70–75 gün, bireysel tüketim Avrupa düzeyine inse yaklaşık 70 gün kazanılıyor.
Bu iki etki birleştiğinde Ankara yaklaşık beş aya yakın bir nefes payı kazanıyor. Bunun için gökyüzüne değil, boruya ve musluğa bakmak yeterli. Krizin yaz mı, sonbahar mı yoksa hiç mi yaşanacağı bu farkla belirleniyor.

İstanbul, Bursa, İzmir ve Antalya Ankara’ya Ayna Tutuyor
Aynı ülkenin içinde dört büyük şehir Ankara’ya güçlü bir ayna tutuyor. İstanbul kayıp–kaçak oranını yüzde 18,6’ya çekerek beş yılda 50 günlük suyu borudan kurtardı. Bursa 1990’lardaki yüzde 65 kayıptan yüzde 20’nin altına inerek su yönetimi açısından “ders kitabı” oldu. İzmir fiyatlandırma ile davranış yönetimini birleştirdi. Antalya turizm baskısı altında depo ve SCADA yatırımlarıyla kesintiyi minimize etti.
Bu dört örnek Ankara’ya şunu söylüyor: Su krizi iklimden önce yönetim farkı meselesidir.

Bu İş Sadece Belediyelerin Meselesi Değil
Su sistemi dört ayak üzerinde durur: merkezi yönetim, yerel yönetim, sanayi ve halk. Biri eksik kaldığında kriz hızlanır. Ankara’da bugüne kadar su tasarrufu basit uyarı afişleriyle yürütülmeye çalışıldı. “Su hayattır” yazıp, ertesi gün 240 litre tüketerek bu iş çözülmez.
Bu işler sloganla değil, politika, teknoloji ve davranışla yürür.

Sanayi Bakanlığı Bu Tabloya Dahil Olmak Zorunda
Su çoğu zaman konut üzerinden tartışılıyor. Bu doğru ama eksik. Sanayi suyu enerji kadar kritik bir girdi haline geliyor. Avrupa sanayisi bu nedenle kapalı devre soğutma, gri su kullanımı, atık su geri kazanımı ve zorunlu verimlilik etiketlemesi ile dönüşüm yaptı. Türkiye enerjide verimlilik seferberliği yaptıysa, suda da yapmak zorunda. Aksi halde yarın üretim kaybı gündeme gelir.

Halkın Elindeki Kaldıraç: 90–100 Litre
Su krizinin en kritik alanı bireysel tüketimin ölçeğidir. Bir bireyin 90–100 litrelik fazladan tüketimi toplamda dev bir talep yüküne dönüşüyor. Ankara’nın kişi başı tüketimi Avrupa seviyesine inse, şehir sadece beş ay daha geç kriz okumakla kalaz; bazı yıllar krizi hiç yaşamayabilir. Bu durum toplumun gücünün küçümsenmemesi gerektiğini gösteriyor.

Eşit Su Kullanım Hakkı: Kesinti Yükü Adil Dağıtılmalı
Su, yalnızca bir altyapı meselesi değil aynı zamanda bir erişim hakkıdır. Bu nedenle su kesintilerinin planlanması kadar kimin, ne kadar ve hangi sıklıkla kesinti yaşadığı da önemlidir. Çoğu şehirde kesintiler hep aynı mahallelere, aynı hatlara ve benzer sosyo-ekonomik kesimlere yükleniyor. Şebekedeki kaybın maliyeti yukarıda üretilirken, kesintinin bedeli aşağıda hissediliyor. Bu durum su yönetimini teknik bir sorundan çıkarıp adalet ve eşitlik meselesine dönüştürüyor.
Bu tablo aynı zamanda verimsizdir. Su kısıtlamasının en çok uygulandığı bölgeler çoğu zaman zaten suyu en tasarruflu kullanan mahallelerdir. Buna karşılık suyun bol aktığı, kesintinin az hissedildiği bölgelerde tüketim alışkanlıkları daha yüksektir. Böylece tasarrufun bedeli eşitsiz dağılırken tasarrufun potansiyeli de boşa gider. Su krizinin yükü ne kadar adil paylaşılırsa, su krizinin yönetimi de o kadar verimli olur. Bu nedenle su hakkı, eşit yük ilkesi olmadan korunamaz.

Bu İşin Şakası Yok: Zaman Kaybeden Kaybeder
Ankara’da suyu sınırsız zannediyoruz. “Nasıl olsa yağar” diyoruz. Bahçe hortumlarını gündüz açıyor, tasarruf bataryalarını gereksiz masraf sayıyor, arıtılmış suyu denize gönderiyoruz. Bu zihniyetle su değil, zaman kaybediyoruz. Su krizi ise zaman kaybedenleri affetmez.

Su Sorunu Birbirine Top Atarak Değil, İş Birliğiyle Çözülür
Susuzluk kader değildir. Susuzluk koordinasyon eksikliğidir. Devlet “belediye yapsın”, belediye “halk tasarruf etsin”, halk “sanayi çok kullanıyor”, sanayi “devlet teşvik etmiyor” diyecekse bu kent sadece kesinti değil, geri dönülmez bir eşik yaşayacaktır.
Çözümün doğrusu açıktır: Belediye boruyu, devlet sanayiyi, sanayi teknolojiyi, halk musluğu düzeltirse Ankara’nın geleceği değişir. Bu iş bir tarafın değil, tüm tarafların el vermesi gereken bir konudur. Su meselesi politik değil, ortak akıl meselesidir.

Bu içerik, su krizinin yalnızca barajlar ve yağış verileriyle açıklanamayacağını hatırlatmak için hazırlandı. Kayıp–kaçak oranları, kişi başı tüketim ve şehirler arası farklar suyun iklimden önce yönetim, alışkanlık ve koordinasyon meselesi olduğunu gösteriyor.
Suyun geleceği devletin, belediyelerin, sanayinin veya halkın tek başına taşıyabileceği bir yük değildir. Çözümün başlangıç noktası suçlu aramak değil, rol üstlenmektir. Bu nedenle su krizinin kader değil, ortak akıl ve ortak sorumlulukla yönetilebileceği gerçeği önemlidir.

Su krizi kader değildir.
Su, yönetim meselesidir.
Yönetim ise koordinasyon, ciddiyet ve ortak sorumluluk ister. Nizamettin Bilici

 

 

Nizamettin BiliciAnkara Son DakikaAnkara su kesintisiTürkiyeAnkara

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.